KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2023/177
- Karar No
- 2025/23
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2025
- Esas no
- 2023/99 Esas
- Karar no
- 2025/25
- Dava
- Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti ve Durdurulması
- Dava tarihi
- 27/04/2023
Karar Metni
1.302 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti ve Durdurulması davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait “...” adresinde yer alan “...” ticaret unvanlı ve “...
” isimli/tabelalı işletmede hukukçu marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasına, Davalıya ait işletmede yapılacak keşifte.
Vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitine, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise; işbu ürünlerin adetinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitine, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin keşif sonrasında düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesine,
davalının eylemlerinin 6769 sayılı smk’nın, 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, 6769 sayılı smk’nın 149/1-c hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasına, 6769 sayılı smk’nın 149/1-d hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasını ve yargılama ve vekalet ücretlerinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait görünen iş yerinde, 06.06.2023 tarihinde yapılan keşfe ve bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, hukuka aykırı olarak yapılan tespitleri kabul etmediklerini, husumet itirazları olduğunu, tespitte belirtilen ürün sayısını kabul etmediklerini, itiraz ettiklerini, iş yeri sadece takım elbise, gömlek ve kravat satışı yapmakta, ayakkabı satışı yapmadığını, müvekkiline ait görünen iş yerinin faaliyet gösterdiği alan takım elbise, gömlek ve kravat ürünleri olduğunu, davacı firmanın markalı ürünü olan ayakkabıdan tamamen farklı olduğunu, yani iş yeri ayakkabı satışı yapmadıklarını,
zaten bu ayakkabılar takım elbiselerin görselinin tamamlamak için dekoratif amaçlı kullanıldığını, satışı söz konusu olmadığını, kutuların üzerilerinde ki fiyatlar da ayakkabılara ait olmadığını güncel ve gerçek olmadığını, bu nedenle fiyata ilişkin yapılan tespite de itiraz ettiklerini, iş yeri bahsi geçen ayakkabıları, davacı firmaya ait olmadığını, marka hakkını ihlal ettiğini ve marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini bilmeden almış olduğunu, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı vekilinin üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı yanın iş yerinde yapılan keşfe yönelik iddialarını içerir cevap dilekçesine karşı davalı yanın somut deliller ile desteklediği davaya ve tespite yönelik itirazlarını kabul etmediklerini, davalının engelli olduğunu, tespit esnasında 9 çift ayakkabı bulunduğunu, ayakkabı satışı yapmadıklarını, ürünlerin satış amaçlı değil dekor amaçlı kullanıldıklarını, ihlalin gerçekleşmediğini ve fiziki engelinden dolayı sorumlu tutulamayacağı şeklindeki ifadeleri destekten yoksun olduğunu, davalının fiziki engelli ve hasta olduğu gerekçeleri ile husumet yönünden itirazını kabul etmediklerini,
davalının davaya cevap dilekçesinde de açıkça belirtilen, dava konusu ürünlerin tespit edildiği adreste bulunan iş yeri, davalı adına kayıtlı olduğundan, idari ve hukuki olarak yükümlü kişi bizzat davalının kendisi olduğunu, bunun yanı sıra, davacının iş yeri ile ilgilenmediği halde, neden iş yerinde devir/kapatma vs. işlemlerin yapılmadığı hususunun takdirini mahkemeye bıraktıklarını, davalının iddialarını, müvekkili markalarını üzerinde barındıran ve marka haklarına tecavüz teşkil eden ürünleri iş yerinde satışa arz ettiğini/sattığını maddi gerçeğini ortadan kaldırmamakta olduğunu,
dava masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; marka hakkına tecavüzün tespiti ve durdurulması istemlerine ilişkindir.
Davacıya ait ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve... numaralı markaların; marka tescil belgeleri, başvuru ve tescil tarihlerinin, ürün listelerinin, varsa yenileme tarihlerinin, devir ve lisans belgelerinin, renkli ise renkli suretlerinin ve halen geçerli olup olmadığının onaylı suretleri TPMK'dan celp ve tetkik edilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen marka vekili bilirkişi ... ve tasarım uzmanı ... tarafından düzenlenen 16/03/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; “...” adresindeki “...” tabelalı iş yerinin sunulan vergi levhasına göre ... tarafından işletildiğini, tespit talep edilen “ ...” mahalde 49 çift ayakkabı emtiasında görselini ve “...” ibaresini ihtiva eden markasal kullanımların gerçekleştirildiği, ilgili kullanımların tespit talep eden yana ait tescilli markadan kaynaklanan hakları ihlal eder mahiyette olduğunun ve ilgili kullanımların tecavüz teşkil ettiğinin değerlendirilebileceği tespit, görüş ve kanaatlerine varıldığı anlaşılmıştır.
Huzurdaki davada; davacının, davalıya ait işletmede, marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğu bilgisinin, lisansörü aracılığı ile bildirildiğini ve taraflarınca ikame edilecek olan huzurdaki davada bu hususu delillendirmek amacıyla davalıya ait işletmeden 1 (bır) cift “...” marka ve logolu ayakkabı satın alınıp satın alınan taklit nitelikteki ürün ve ürüne ait fiş/slip dilekçe ekinde sunulduğunu beyan ederek ''...'' ibareli markalarından doğan hakkına tecavüzün tespiti,
durdurulması ile taklit ürünlere el konulması istemleri mevcut olup davalı tarafın ürünlerin taklit olup olmadığını bilmediğini savunduğu görülmekle, somut olaydaki uyuşmazlığın;davalıya ait işletmede davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığı, bu suretle davalının eyleminin 6769 sayılı SMK’nın 29 ve 149/1 maddesi hükümleri uyarınca davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, tecavüzün durdurulması, marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulması istemleri yönünden yasal koşulların oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı saptanmıştır.
Dava tarihi itibari ile yürürlükte olmakla uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmış olup (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.'' olarak belirtilmiştir.
SMK'nın 149. maddesi de.
"Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması,
özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme altına alınmıştır.
Anılı yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; mahkememizce esas dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunun taraflarca itiraza uğramadığı, davacı adına tescilli marka yönünden davalının tecavüz teşkil eden eylemlerinin saptandığı ve bu yöndeki tespitlerde herhangi bir çelişkinin bulunmadığı, davacıya ait tescilli “...” markasının orijinal olmayan ürünler üzerinde aynen kullanıldığı, davacı adına tescilli markaların taklit edildiği ürünler üzerinde kullanılmasının SMK'nın 29/1-c hükmünün ihlali olması nedeni ile davacının marka hakkına tecavüzün mevcut olduğu saptanmıştır.
Bu nedenlerle SMK'nın 149. maddesi gereğince, davanın kabulü ile davalı yanın davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, bilirkişi raporunda tespit edilen marka hakkına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/177, K. 2025/23, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama