KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/200
- Karar no
- 2024/192
- Dava
- E.T.B'NE TECAVÜZ VE HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, MEN'İ, REF'İ,TAZMİNAT
- Dava tarihi
- 04/06/2015
- Karşı dava tarihi
- 01/07/2015
Karar Metni
2.457 kelime·12 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan E.T.B'ne Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i, Tazminat ve E.T.B'nin Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı - karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin 1940 yılı öncesinde aydınlatma sektöründe kurulduğunu ve kendine has tasarımları ile ev modasında öncü bir işletme olduğunu, bünyesinde 700'e yakın tasarımcı çalıştırdığını, dünyada lider avize firmalarından biri olduğunu, ürünlerinin 1990'dan beri Türkiye'deki müşterilere sunduğunu, müvekkilinin ürün sağlamlığı, kalite tasarımlarını geliştirmek amacıyla AR-GE merkezi kurduğunu, piyasada taklit edilen bir firma olduğunu, müvekkilinin tasarımlarının başta ABD ve Çin olmak üzere tescilli olarak korunduğunu,
müvekkilinin davaya konu edilen tasarımlarının ... tescil numarası ile koruma altında olduğunu ve ülkemizde 8-10 aydır satıldığını, tescilli olmayan koleksiyonlarının ise güzel sanat eseri olarak korunduğunu, karşı tarafın taklit ettiği ..., ..., ..., ..., ... isimli tasarımların 2008 yılından beri ülkemizde ilgi gören ve satılan modeller olduğunu, müvekkilinin bir müşteri aracılığı ile ürünlerinden birer adet sipariş verilmesi halinde aynılarını daha ucuza kendilerine sunabileceğini öğrenmesi ile davalıdan haberdar olduğunu, bu şekilde davalının haksız rekabet ettiğini ve müvekkilini zarara uğrattığını, davalının,
müvekkilinin iş mahsulü olan ürünleri ve kendisinin tanıttığı tasarımları birkaç küçük farkla şekilsel olarak birebir aynı şekilde ürettiğini ve sattığını, daha önce müvekkili tarafından ikame edilmiş... ve ...
D.İş sayılı delil tespiti davalarında tespit edildiği üzere davalının tasarımlarının müvekkilinin tasarımlarına iltibas teşkil ettiğini, söz konusu ürünlerin 2008-2014 yılları arasında ülkemize ithal edildiğini ve faturalardan da görüleceği üzere talebin yüksek olduğunu, davalının fiillerinin tecavüz ve haksız rekabet teşkil ederek müvekkilinin kredisini, mesleki itibarını, ticari işletmesini, iktisadi menfaatlerini olumsuz etkilediğini, davalının,
müvekkiline ait tescilli olmayan tasarımlarında hiçbir teknik zorunluluk yokken tasarımların yandan görünümünden diğer parçalarına kadar ve müvekkilinin ürün serisi olarak algılanmaya sebep olacak şekilde ayırt edilemeyecek kadar benzerlerini ürettiğini ve satışını yaptığını, müvekkiline ait ürünlere ... adlı internet sitesinden ulaşılabileceğini, davalının müvekkiline aitmiş gibi göstermeye çalıştığı “...” ibareli uzantının Site ... isimli firmaya ait olduğunu, müvekkiline ait ürünlerin gösterildiği internet sitesi uzantısında "..." ibaresinin geçtiğini, ancak ürünlerin lansmanının müvekkili tarafından 2015 yılında yapıldığını,
2012 ibaresinin anlamının başka olabileceğini ancak piyasaya sürülme yılına işaret etmediğini, müvekkiline ait ... numaralı- ...sıralarda yer alan tasarımlara yönelik davalı yanca gerçekleştirilen tecavüzün tespiti, taklitlerin toplatılması, imhasını, tescilsiz tasarımlara yönelik olarak gerçekleşen haksız rekabetin tespiti ve önlenmesini, davalının kötü niyetli olduğunun da tespit edilmesini, haksız kullanımların ilk tespit edildiği dava gününden itibaren işletilecek avans faizi ile her bir tasarım için 8.000 TL manevi ve haksız rekabet sebebiyle her bir tasarım için 8000 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı - karşı davacı vekili cevap ve KARŞI DAVA dilekçesinde özetle: Davaya konu tasarımların nitelikleri gereği belli şekillerde yapılmasının gerekli olduğunu, tasarımcıların bu teknik zorunluluklar gereğince tasarım yapma özgürlüğünün sınırlı olduğunu, bu sebeple tasarımlardaki ufak değişikliklerin farklılık yarattığını, tarafların avize tasarımlarının yaprak sayısı ve duruşu bakımından birbirinden farklı olduğunu, davacı tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığını,
yeni ve ayırt edici tasarımların tescil edilerek korunabildiklerini buna karşılık davacının söz konusu tasarımlarının yüzlerce yıldır kullanılan figürler olduğunu ve bu yolla dünyanın her yerine farklı üreticilerce pazarlandıklarını, davacı - karşı davalı adına tescilli ... numaralı endüstriyel tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, fineartlamps markasının davacı - karşı davalı markası olduğunu, bu markayı içeren internet sitesinde yer alan 2012 tarihli katalogda davaya konu... numaralı tasarımların yer aldığını ve bu sebeple tescilden önce kamuya sunulduklarını,
internet sitesinin davacının beyan ettiği üzere kendilerine ait değilse de, tescil tarihinden önce tasarımların piyasada var olduğunu ve hükümsüz kılınması gerektiğini, asıl davanın reddini, karşı davalarının kabulü ile ...tescil numaralı tasarımlardan... numaralı endüstriyel tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
... 1. FSHHM'nin ... E. ... K. ve ... tarihli kararı ile: "...1-ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜNE
2-Davalının eyleminin, davacıya ait tasarımlara tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men'ine, ref'ine
3-Tasarıma tecavüz ve haksız rekabet nedeni ile 8.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 04/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine
4-Karar kesinleştiğinde mütecaviz ürünlerin bulundukları yerden toplatılarak masrafı davalıdan alınmak sureti ile imhasına,
5-Sair taleplerin reddine,
6-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,...KARŞI DAVANIN REDDİNE...." karar verilmiştir.
Anılan karara karşı, taraf vekilleri İSTİNAF yasa yoluna başvurmuştur.
İstanbul BAM 16 H.D'nin ... E.... K. ve 01/11/2023 tarihli ilamı ile: "...İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek ve asıl dava yönünden istinaf istemi bulunmadığından, inceleme karşı dava ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Mahkemece alınan raporlar arasında farklı tespit ve değerlendirmelere yer verildiği, mahkemece bu raporlardan hangisine ve hangi hukuki gerekçeyle üstünlük tanındığı izah edilmeden soyut ifadelerle karar verilmesi usule aykırı olduğundan; bu aşamada denetlenebilir bir karar bulunmadığından sair yönlerden inceleme yapılmaksızın taraf vekillerinin istinaf istemlerinin kısmen kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına..." şeklinde karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl dava: Davalının eyleminin, davacı adına tescilli tasarımlar ile davacının kataloğ numarasını verdiği tescilsiz tasarımlarına ve 2012/302 D.İş dosyasına konu tescilsiz tasarımlara tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, men'i, ref'i, tasarımlara tecavüz nedeni ile 8.000 TL, haksız rekabet nedeni ile 8.000 TL manevi tazminat ve hükmün ilanına ilişkindir.
Karşı dava: TPE nezdinde ... adına tescilli ...numaralı tasarımların hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
6769 sayılı SMK 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe girmiştir, asıl ve karşı davanın açıldığı tarih itibariyle dava, 554 Sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamedeki hükümler çerçevesinde incelenmiştir.
Tasarım hakkının kapsamı 554 sayılı KHK’nin 17. maddesinde düzenlenmiş olup tescilli tasarımın kullanılması hak ve yetkileri münhasıran tasarım hakkı sahibinindir. Tasarım hakkı, tasarım üzerindeki tasarımdan doğan inhisari yetkilerle donatılmış bir mutlak haktır. Tasarım hakkından doğan inhisari mutlak haklar, olumlu ve olumsuz nitelikte yetkiler içerir. 554 sayılı KHK’nin 17 ve 18. maddelerinde bu haklar düzenlenmiştir.
554 sayılı KHK’nin 17. maddesi uyarınca üçüncü kişiler, tasarım hakkı sahibinin izni olmaksızın koruma kapsamındaki tasarımın uygulandığı bir ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, sözleşme yapmak için icapta bulunamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz. Tasarım hakkı sahibi bu hakkını kusurlu veya iyiniyetli olduklarına bakmaksızın herkese karşı ileri sürebilir.
Tasarım hakkının sınırlandırıldığı ve koruma kapsamı dışında kalan durumlar ise 554 sayılı KHK’nin 21. maddesinin, a ila d bentlerinde, özel amaçla sınırlı kalan ve ticari amaç taşımayan fiiller, deneme amaçlı fiiller, eğitim ve referans amaçlı çoğaltmalar, tasarımın yabancı taşıtlarda kullanılması, 12. maddesi uyarınca 5 yıllık yenileme süresi sonunda yenilenmeyen tasarımlar, 22. maddesi gereğince onarım amaçlı kullanım ile 23. maddesi uyarınca önceki kullanımdan doğan hak sahipliği, son olarak 24. maddesinde düzenlenen hakkın tükenmesi ya da ilk satış doktrinidir. Bu hallerin varlığı halinde tasarım hakkının korunması sözkonusu değildir.
Tasarım tescil başvurusundan doğan hakka ya da tescilli tasarım hakkına tecavüz halleri ise 554 sayılı KHK’nin 48. maddesinde düzenlenmiştir. Hukuk ve ceza davalarının açılabilmesi için ya başvuru ya da tasarım hakkına tecavüz olmalıdır. Tasarım hakkına tecavüzden söz edebilmek için 554 sayılı KHK’da belirtilen tecavüz eylemlerinden her hangi birisinin gerçekleşmesi ve hukuka uygunluk sebeplerinin somut olayda mevcut olmaması gerekir.
554 sayılı KHK’nin 48/2. maddesi uyarınca tasarım başvurusu, KHK’nin 34. maddesine göre yayımlandığı takdirde, başvuru sahibi, tasarıma vaki tecavüzlerden dolayı hukuk ve ceza davası açmaya yetkilidir. Yine 48/1. maddesinde tasarım hakkına tecavüz oluşturan fiiller düzenlenmiş olup madde metni;
“a) Tasarım hakkı sahibinin izni olmaksızın tasarımın aynını veya belirgin bir şekilde benzerini yapmak, üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme akdi için icabda bulunmak, kullanmak, ithal etmek ve bu amaçlarla depolama, elde bulundurmak;
b) Tasarım belgesi sahibi tarafından sözleşmeye dayalı lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devir etmek,
c) Bu maddenin önceki a ila b bendlerinde yazılı fiillere iştirak veya yardım veya bunları teşvik etmek veya hangi şekil ve şartlarda olursa olsun bu fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak,
d) Kendisinde bulunan ve haksız olarak üretilen veya ticaret alanına çıkarılan eşyanın nereden alındığını veya nasıl sağlandığını bildirmekten kaçınmak,
e) Gasp” şeklindedir.
Haksız rekabet genel anlamda 6762 sayılı TTK’nın 56. maddesinde “aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suiistimalidir” şeklinde tanımlanmıştır. Yasanın 57. maddesinde ise haksız rekabet halleri sınırlı örnekler ile sayılmıştır.
Maddenin 5. bendine göre, “başkalarının emtiası, iş mahsulleri…hususi ile başkasının haklı olarak kullandığı ad, ünvan, marka, işaret gibi tanıtım vasıtaları ile iltibasa meydan verebilecek surette ad, ünvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak” haksız rekabet teşkil etmektedir. Eylem bu hallerden birini oluşturmadığı takdirde 56. madde uyarınca genel anlamda haksız rekabet koşullarının var olup olmadığına bakılmalıdır.
TTK’nun 56 ncı maddesine göre haksız rekabetin gerçekleşmesi iki koşula tabidir. Bunlar iktisadi rekabet çerçevesi içinde bir eylemin meydana gelmesi ve bu eylemin aldatıcı olması veya dürüstlük kurallarını ihlal etmesidir.
Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticari işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, özellikle başkasının haklı olarak kullandığı, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak haksız rekabettir.
Bir kimsenin iltibas olgusuna dayanarak, yani başka bir kimsenin kendisine ait ad, unvan ya da herhangi bir tanıtma aracı ile karıştırılma tehlikesi yarattığını ileri sürerek dava açılabilmesi, onun kendi tanıtma aracını haklı olarak kullanıyor olmasına bağlıdır. Yanıltıcı duruma yol açma fiilinin haksız rekabet sayılabilmesi için, kusur unsuruna ihtiyaç olmadığı gibi, aynı sektörde veya piyasada rekabet eder durumda olmaları da gerekmez.
Kusur unsuru yalnızca eski TTK. m 64 ve 6102 sayılı Ticaret Kanunu 62. madde bakımından önem taşır. Zira bu maddeler, kusurun bir türü olan kasıt altında işlenen yanıltıcı duruma yol açma fiillerini suç saymıştır. O halde yanıltıcı duruma(karışıklığa) yol açma fiili için objektif olarak iltibasın(benzerliğin veya karışıklığın) mevcudiyeti veya böyle bir tehlikenin bulunması gerekli ve yeterlidir.
Görüldüğü gibi, karışıklığa yol açma bakımından, iltibasın meydana gelmiş olması; yani müşterinin zihninde o malın aynı firma(üretici) tarafından üretildiği düşüncesinin doğmuş olması dahi gerekmeyip, iki malın(tanıtma vasıtası) arasında karışıklık ihtimali( tehlikesi) bulunması haksız rekabet için yeterli görülmektedir. Nitekim madde metninde geçen,”…iltibasa sebebiyet verecek… “ ifadesi de bu düşünceyi doğrulamaktadır.
Ayrıca zararın meydana gelmesi de şart olmayıp, zarar doğma ihtimalinin bulunması haksız rekabet teşkil etmesi bakımından yeterlidir. Yine bu çerçevede haksız rekabetten söz edebilmek için, failin iltibas teşkil eden fiilden fayda sağlamış olması da aranmaz.
554 sayılı KHK 3/a maddesi tasarımın tarifini yapmakta ve bu maddeye göre "tasarım, bir ürünün tümü veya bir parçası veya üzerindeki süslemenin çizgi şekil, biçim, renk, doku, malzeme veya esneklik gibi insan duyularıyla algılanan çeşitli unsur veya özelliklerinin oluşturduğu bütünü" ifade etmekte olup ürün yada ürün parçasının görünümüdür.
KHK 5. maddesine göre yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımlar belge verilerek korunacak, 6. maddeye göre de bir tasarımın aynısı, başvuru ve rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilecektir.
7. maddede bir tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olması için bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile daha önceden kamuya sunulan herhangi bir tasarımın böyle bir kullanıcıda yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılığın olması gerekmektedir.
8. maddeye göre ise, tasarımın kamuya sunulmasından itibaren en geç bir yıl içerisinde tescilinin istenebileceği hüküm altına alınmış olup, son olarak da KHK 43. maddesi yeni ve ayırt edici nitelik taşımayan tescilli tasarımların hükümsüzlüğüne karar verileceğini belirtmektedir.
554 Sayılı KHK 45. maddesinde; "Tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde, kararın sonuçlarının geçmişe etkili doğar. Bu nedenle, tasarım başvurusu veya tescili hukuki bakımdan bu Kanun Hükmünde Kararname ile sağlanan koruma, hükümsüzlük kapsamında doğmamış sayılır." hükmü düzenlenmiştir.
554 Sayılı KHK, TTK hükümleri, TPE kayıtları, bilirkişi raporları ve bütün dosya kapsamından: ASIL DAVADA: Davacı adına tescilli ...numaralı tasarım ve davacının tescilsiz tasarımları ile davalıya ait ürünlerin, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, benzer olarak algılandıkları kanaatine varıldığından, davalının eyleminin; davacının tescilli/tescilsiz tasarımlarından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ref'ine karar verilmiştir.
Davacı manevi tazminat talep etmiştir. Manevi tazminatın amacı; tasarımın haksız kullanımı veya itibarının zedelenmesi sonucu tasarım hakkı sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılmasıdır.
Yargıtay kararlarında, tasarıma tecavüz fiilinin varlığında mutlaka uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, manevi tazminat miktarının tayininde; bu tazminatın bir zenginleşme aracı olması ve hukuka aykırı eylemin yapılmasını istenir hale getirecek aşırı miktarlarda olması kabul edilmemekte, zarara uğrayanda manevi huzuru sağlayacak oranda, tecavüzü yapanda da caydırıcı bir etki bırakacak miktarlarda olmasına özen gösterilmesi gerektiği bilinmekle,
tasarıma tecavüz ve haksız rekabet nedeni ile 8.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 04/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar kesinleştiğinde mütecaviz ürünlerin bulundukları yerden toplatılarak masrafı davalıdan alınmak sureti ile imhasına, dava sonucunda davacının haklı çıktığı dolayısıyla ilan talebinde hukuki menfaat bulunduğu gözetilerek, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıdan alınarak Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına karar verilmiştir.
KARŞI DAVADA
TPE nezdinde ...adına tescilli ... numaralı tasarımların hükümsüzlüğü talep edilmiştir. Mahkememizce itibar edilen 01/11/2019 tarihli kök ve 05/04/2021 tarihli ek bilirkişi kurulu raporunda belirtildiği üzere: Davacı/karşı davalı adına tescilli ... numaralı endüstriyel tasarımın yeni ve ayırt edici olduğu, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığından, davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜNE
1-Davalının eyleminin, davacıya ait tescilli/tescilsiz tasarımlara tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men'ine, ref'ine
2-Tasarıma tecavüz ve haksız rekabet nedeni ile 8.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 04/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine
3-Karar kesinleştiğinde mütecaviz ürünlerin bulundukları yerden toplatılarak masrafı davalıdan alınmak sureti ile imhasına,
4-Sair taleplerin reddine,
5-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,
6- Alınması gereken 546,48 TL ilam harcından; peşin harcın mahsubu ile eksik 273,24 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Tescilli/Tescilsiz Tasarıma Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i talepleri yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 40.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Manevi Tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 8.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Reddedilen Manevi Tazminat yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 8.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Mahkememizin ... D.İş dosyasında yapılan 27,70 TL başvuru harcı, 45,60 TL peşin harç, 500,00 TL bilirkişi ücreti, 33,00 TL tebligat ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 606,30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Davacı tarafın yaptığı 27,70 TL başvuru harcı, 273,24 peşin harç, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.194,94 TL yargılama giderinden; davanın kabul/ret oranına göre 4.129,96 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12-Davalı tarafın yaptığı 2.077,40 TLyargılama giderinden; davanın kabul/ret oranına 692,46 TL' nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
13-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
KARŞI DAVANIN REDDİNE
1-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından; peşin harcın mahsubu ile eksik 414,50 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
2-Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 40.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK 345/1.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve İstinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek sureti ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/11/2024
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/200, K. 2024/192, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama