KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaîhaklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/197 Esas
- Karar no
- 2024/244
- Dava
- Tazminat (Fikir ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/11/2024
Karar Metni
1.106 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..., ... mahlasını kullanan profesyonel fotoğraf sanatçısı olduğu aynı zamanda "..." URL adresi aracılığıyla ulaşım sağlanabilen Instagram sayfasının kurucusu ve de sahibi olduğunu, müvekkili, söz konusu hesapta paylaşılan eserlerin tümünün üreticisi ve telif hakkı sahibi olduğunu, müvekkili, eser sahipliğinden doğan hakları ile eser üzerinde münhasıran tasarrufta bulunmaya yetkili olduğunu, müvekkilinin iki adet eseri, müvekkilini hiçbir bilgi ve rızası olmaksızın hukuka aykırı şekilde ...dergisinde yayınlanarak satışa sunulduğunu, ihtara konu eserlerin yer aldığıni dergi ayrıca davalı yana ait internet sitesinden,
... de yayınlanmış ve bu sayılanlar sayesinde karşı yan tarafından haksız ve hukuka aykırı bir maddi kazanç elde edildiğini, söz konusu kullanımlar derginin ilgili sayısının ...ve ...
Sayfalarında yer almakta olduğu fotoğrafların alt bölümünde “...” referansları ile yayına konulduğunu, bu durum da karşı yanın eser sahipliği hususunda bilgi sahibi olduğu ve ancak buna karşın kötü niyetli olarak ve de müvekkilinin rızası olmaksızın kullandığını ispatlar nitelikte olduğunu, müvekkili, yukarıda da belirtildiği üzere yaşamını söz konusu eserleri meydana getirerek ve çoğunlukla bunların çeşitli dergilere, internet sitelerine, sosyal medya mecralarına satışını gerçekleştirerek bazı zamanlarda da söz konusu eserleri bizzat bir derleme haline getirerek yayınlamak suretiyle maddi gelir etme yolu ile devam ettirdiğini,
birtakım firmalara söz konusu fotoğrafların satışını gerçekleştirip ödeme aldığına ilişkin kendisi tarafından ihlal tarihinden önce düzenlenmiş fatura suretlerini, hem işbu maddede belirtilen beyanları desteklemek ve delil niteliğinde sunduklarını, nitekim,
davalı yan tarafından izinsiz olarak kullanılan eserleri kendi oluşturacağı bir derleme ile söz konusu eserleri piyasaya sürerek buradan bir maddi kazanç ve bunun ötesinde repütasyon elde etme gayesinde iken davalı yan tarafından kendi müsaadesi alınmadan eserlerin yayınlanması üzerine FSEK m.23'de düzenlenen "umuma arz etme"/ "yayma" şeklindeki münhasıran hak sahibi olduğu hususlar ihlal edilen, müvekkilinin bu vesileyle hem maddi hem manevi zarara yukarıda da belirtilen sebeplerle davalı yan tarafından kasti olarak uğratılmış olduğunu, açıklanan nedenlerle davalı müvekkilinin eserinin izinsiz bir şekilde FSEK'in 21, 22,
23. maddelerinde sayılan işleme, çoğaltma ve yayma haklarım da ihlal ettiğini, aynı şekilde davalı, müvekkiline ait fotoğrafları izinsiz olarak kamuya sunarak FSEK'in 14. maddesini, müvekkili adım belirtmeyerek 15. maddedeki ismin belirtilmesi hakkını ihlal etmiş olduğunu, 1.000 lira maddi, 100.000 lira manevi olmak üzere toplam 101 bin lira tazminatın 31.05.2024 tarihinden itibaren reeskont faizi ile beraber davalıdan tahsiline, Davalı yana ait internet sitesindeki derginin yayımının durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine,
talebimiz doğrultusunda verilecek kararın Türkiye genelinde yayımlanan bir gazetede masrafları davalılardan alınmak suretiyle ilanına ve vekaletname ve ihtarname düzenlenmesi adına müvekkil tarafından gerçekleştirilen apostil, noter, yeminli tercüme masrafları dahil her türlü yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ...'ne dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edilmek üzere postaya verildiği henüz davalı şirkete ulaşmadığı tespit edilmiştir.
GEREKÇE
Dava; 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndan kaynaklanan 1000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın ihlalin başlangıç tarihinden tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsili istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) m.4/1-a bendi gereğince bu Kanundan ve 4/1-d bendi gereğince fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile 4/1-f bendi gereğince fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bir tarafın işletmesiyle ilgili olması şartıyla ticari dava sayılmıştır.
Dava dilekçesi içeriğine göre; davacı taraf, eser sahipliğinden kaynaklı mali ve manevi haklarının davalı (tüzel kişi tacir) şirket tarafından ihlal edildiğini belirterek maddi ve manevi tazminat istemlerinde bulunmuş olup anılı yasal düzenlemeler gereğince davalı tüzel kişi tacir olmakla bir tarafın ticari işletmesi ile ilgili fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan huzurdaki davanın ticari dava niteliğinde olduğu saptanmıştır.
Bu kapsamda somut olaya tatbiki gereken 09/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre; ''Madde 5/A-(1) Bu Kanunun 4. maddesinde verdiğinde kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. '' düzenlemesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile.
“Dava şartı olarak arabuluculuk'' ''MADDE 18/A- (1) İlgili Kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' hükümleri gereğince mahkememizin 04/12/2024 tarihli tensip zaptı ile davacı vekiline dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise son tutanağın mahkememize sunulması için işbu tensip zaptının tebliğinden itibaren bir haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın usulden reddedileceğinin tebliğen ihtarına karar verilmiştir.
İşbu ihtaratı içerir tensip zaptı 05/12/2024 tarihinde davacı vekilinin UETS sisteminden tebliğ alınmış ve 10/12/2024 tarihinde tebliğ edilmiş sayılmıştır. Davacı vekilinin 12/12/2024 tarihli dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağını ibraz ettiği görülmüş ise de arabuluculuk başvurusunun dava tarihinden sonra, tensip zaptının tebliği ile 05/12/2024 tarihinde yapıldığı, dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmadığı tespit edilmiştir.
Anılı yasal düzenlemeler ve tespitler ışığında dava dosyanın tetkiki neticesinde; huzurdaki davanın konusu bir miktar paranın ödenmesine yönelik ticari dava olmakla dava açılış tarihi itibari ile arabuluculuk dava şartına tâbi olduğu, mahkememizce ihtar edilmesine rağmen dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulduğunu gösterir tutanak aslı ibraz edilmediği gibi dava tarihinden sonra arabulucuya başvurulduğu anlaşılmıştır.
Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02/09/2024 tarihli, ...esas, ... karar sayılı ilamı ile Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin ... esas,... karar sayılı ilamlarında da işaret edildiği üzere; davacı tarafın işbu dava açıldıktan sonra arabuluculuğa başvurduğu, dava açıldıktan sonra yapılan arabuluculuk başvurusunun dava şartı eksikliğini tamamlamasının kanunun açık metnine aykırı olduğu, arabuluculuk dava şartının sonradan giderilebilir bir dava şartı olmadığı kanaatine varılmakla; dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dâir aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/197, K. 2024/244, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama