KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Esas no
- 2025/72
- Karar no
- 2025/106
- Dava
- FSEK-TAZMİNAT
- Dava tarihi
- 24/04/2025
- Karar tarihi
- 28/04/2025
Karar Metni
761 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan FSEK-Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Oyunculuğuyla Yeşilçam döneminde iz bırakan, rol aldığı filmlerin kendi ismiyle anılmasına varan özgünlüğüyle sinemamızda kült bir yer edinen ve halen yer aldığı tüm yapımların jeneriklerinde taltif edilen, bu hususları aldığı sayısız ödülle ortaya koymuş olan müvekkili ...'ın, Yeşilçam döneminde imza attığı yapımların çoğu bakımından, o dönem var olmayan haklarını doğal olarak devretmediğini, hatta çoğu yapımda yazılı bir sözleşme dahi akdetmediğini, buna rağmen, müvekkilinin ismiyle ve performansıyla ünlenen bu yapımların, on yıllardır çeşitli suretlerde, müvekkilinin izni olmaksızın kullanıldığını,
müvekkilinin ise bu kullanımlardan en ufak karşılık elde edemediğini, Yeşilçam döneminde icracı sanatçı olarak sinema yapımlarında rol alan oyuncular bakımından, FSEK 51.maddesi hükmünün kıyasen uygulanması sonucunda, henüz mevcut olmayan hakların, o dönem yapılan bir sözleşmeyle devredilmiş olamayacağını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, 2020/11-350 E., 2022/1638 K. ve 01.12.2022 tarihli ilamıyla sabit hale geldiğini, haliyle, 21.02.2001 tarihinde FSEK 80 maddesi hükmü altında icracı sanatçılara tanınan haklar ve anılan içtihat uyarınca, Yeşilçam filmlerine ilişkin olarak,
yapımcılar veya iyi niyetli olup olmadıklarına bakılmaksızın üçüncü kişiler FSEK 54/1.maddesi tarafından, icracı sanatçının komşu hakları bağlamında bu maddenin yürürlüğe girmesinden sonra gerekli izinleri alınmadan FSEK 80/I-1-A, B maddesinde yapılan umuma iletme, erişime açma, çoğaltma ve genel itibarıyla yayma faaliyetleri, icracı sanatçının mali haklarına aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili bakımından yapılan araştırmalar ışığında, müvekkilinin başrol olarak yer aldığı ve "...
FİLMİ" olarak tanınan birçok yapım bakımından, davalı ile müvekkili arasında akdedilmiş bir sözleşme bulunmadığı ve bulunamayacağını, bir sözleşmenin varlığı öne sürülse dahi davalının gelir elde ettiği mevcut yayma biçimlerinin ... kanalları vb… anılan dönemde ilgili teknolojilerin mevcut olmamasından ve sözleşmelerin yalnızca sinema salonlarında gösterime ilişkin olmasından ötürü ilgili sözleşmelerde FSEK 52 maddesi hükmünün gereği gibi anılmış olamayacağını, münhasır bir sözleşmeden bağımsız olarak,
müvekkilinden icracı sanatçı sıfatıyla bu kullanımların gerçekleştirilmesi için 21.02.2001 tarihinden sonra bu kullanımlara ilişkin yeni komşu hakları doğrultusunda alınmış olması gereken izinlerin alınmadığının ortaya çıktığını, bunlar ışığında, sinema salonlarında gösterimleri sonlanmış olmasına rağmen, bu yeni teknolojilere dayanan yayma yöntemleri üzerinden davalı yanca ciddi gelirler elde edildiğini, anılan kullanımlardaki maddi ve manevi zararların tazmini için bu davanın açılması gereği doğduğunu, izah ettikleri ve mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenlerle yapılacak araştırmalar sonucunda ortaya çıkacak sebep ve gerekçelerle,
her türlü hukuki ve cezai dava, başvuru hakları ve fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, bu davanın, .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...
E. sayılı davası ile birleştirilmesini, yargılama giderleri ve vekalalet ücretlerinin davalıya yükletilmesinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
....FSHHM'NİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI İNCELENDİĞİNDE: Davacının ..., davalının ..., davanın; FSEK - Hukuka Aykırılığın Tespiti, Men'i ve Ref'i, dava tarihinin 21/11/2024 olup derdest olduğu, duruşmanın 19/06/2025 tarihine bırakıldığı görülmüştür.
Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nun 166.maddesinde: "(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.
(2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.
(3) Birleştirme kararı, derhal ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir.(4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır." hükmü yer almaktadır.
....FSHHM'nin ... E. sayılı davası ile bu davanın taraflarının ve dava konusu uyuşmazlığın aynı ihtilafa ilişkin olduğu, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek kararın diğer davayı etkileyecek olması ve usul ekonomisi gereği yargılamanın birlikte yürütülmesinde tarafların menfaatlerinin bulunduğu anlaşılmış, bu nedenle HMK'nın 166/1 maddesi gereğince her iki davanın birleştirilmesi, bu davanın esasının kapatılarak yargılamanın daha önce açıldığı anlaşılan ....FSHHM'nin ... E. sayılı davası üzerinden yürütülmesi gerektiği kanaatine varılmakla, HMK'nın 166. maddesi gereğince davanın birleştirilmesine karar verilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2025/72, K. 2025/106, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama