KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2019
- Esas no
- 2015/1100 Esas
- Karar no
- 2019/413
- Dava
- Tazminat (Ölüm Sebebiyle
- Dava tarihi
- 18/11/2015
Karar Metni
2.170 kelime·11 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Sebebiyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA VE TALEP
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. Davalılardan ...'ın diğer davalı ...'a ait ... plakalı tır kamyonu ile müvekkillerinin murisine ... 3. Köprü dönüşünde çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, davalı şoför hakkında ... 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyasında davanın devam ettiğini ve davalının olayda tam kusurlu olduğunu, açıklanan sebeplerle şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın belirsiz dava olduğundan ek dava açma hakları ve ıslahla müddeabihi artırma hakları mahfuz tutularak olay tarihi olan 31/05/2014'den itibaren davalılardan bankalara uygulanan en yüksek faizle müştereken ve müteselsilen tahsiline, her bir müvekkili için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 25.000,00 TL manevi tazminatın ...
Sigorta A.Ş. haricinde diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak olay tarihinden itibaren müvekkillerine en yüksek banka faiziyle ödenmesine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin karşı taraftan alınarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Şirketi vekili davaya cevap dilekçesinde özetle.
Öncelikle yetki, husumet ve dava şartı itirazlarının olduğunu, esasa ilişkin olarak ise; müvekkili şirketin personelinin trafik kazasında tam kusurlu olduğu iddiasını kabul etmediklerini, kazanın tamamen davacıların murisinin tam kusuru ile vuku bulduğunu, müvekkilinin bu tür kazaların oluşmaması için tüm tedbirleri aldığını ve personellerine gerekli eğitimleri verdiğini, devam eden ceza dosyasında kesinleşmiş bir kusur oranının bulunmadığını, sürücünün mesleğinde tecrübeli bir kişi olduğunu, bu nedenle kusur iddiasını kabul etmediklerini, manevi tazminat talebinin fahiş miktarda olduğunu ve hakkaniyet ölçüsünde olmadığını,
zenginleşmeye sebebiyet verecek niteliklere bürünmemesi gerektiğinin yargıtay içtihatları ile sabit olduğunu, davacıların maddi tazminat taleplerinin de yerinde olmadığını, murisin yaşadığı sürece tedavi masraflarının SGK tarafından karşılandığını, davalı sigorta şirketinin sadece maddi tazminat yönünden davalı olarak gösterildiğini fakat müvekkili şirketin aracına ait kasko sigort poliçesi içinde mündemiç ihtiyari Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında belirtilen limitin hem maddi hem de manevi tazminatı kapsadığını beyan ederek maddi ve manevi davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili davaya cevap dilekçesinde özetle.
Davaya konu aracın 31/12/2013-2014 tarihleri arasında müvekkili şirkete zmms poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, bu nedenle dosyada önce kusur tespiti yapılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacıların murisi ...'in ölmeden önceki sürekli ve düzenli desteğinin maddi olgularla ispat edilmesi gerektiğini, aktüerya hesaplamasında ölüm tarihi itibari ile müteveffanın yaşının önem arzettiğni, davacıların SGK'dan herhangi bir gelir veya aylık alıp almadığının belirlenmesinin gerektiğini,
yine davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte faiz başlangıcının dava tarihi olarak belirlenmesinin gerektiğini beyan ederek davanın reddine ve masrafların davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Destekten yoksun kalma tazminatının ölenin ölmeseydi gerek maddi yardımda bulunarak gerekse işlerinde yardım ederek geride kalanlara sağlayacağı faydanın ölüm sebebiyle imkansız hale gelmesi dolayısıyla geride kalanların uğradığı zararlara karşılık ödenen tutar olduğunu, somut olayda bu tazminat kaleminin talep edilmesinin söz konusu olmadığını, müteveffanın yaşadığı sürece tedavi masraflarının SGK tarafından karşılandığını, tedavi ve hastane giderlerinin talep edilemez olduğunu, söz konusu kazadaki kusur oranlarının yersiz olduğunu, müteveffanın ölüm neticesinin trafik kazasıyla illiyet bağının da kesin olmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... 26. Asliye Ceza Mahkemesi ... E sayılı dosyası, trafik kayıtları, sosyo ekonomik araştırma tutanağı, sigorta poliçesi, hasar dosyası, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporu, aktüeryal bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE
Davacı tarafından açılan dava, destekten yoksun kalma ve manevi tazminata ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıların murisinin vefatı nedeniyle davacıların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat hak edip hak etmedikleri, hak etmiş iseler miktarları hususlarındadır.
Olay yerinde keşif yapılmış olup 01/01/2016 tarihli bilirkişi raporunda aynaları kontrol ettiğinde araç yolunun sağ tarafındaki kavşak çıkışından çapraz olarak yola giren çekicinin sağ tarafına doğru yaklaşan yayayı aracın sağ yan ön köşesindeki sağ yan ve geriyi görme aynalarından aracın sağ yanına yaklaşmış yayayı sağ yan üst kısmında bulunan aynada aracın sağ yanının görme aynasından aracın önünden geçen yayayı aracın ön cam sağ üst köşesinde bulunan görüş aynasından görebileceği tespitinin olduğu, kazaya karışan araçta aracın ön cam sağ üst kısmındaki aracın önünü gösteren ayna ile aracın sağ yanını gösteren aynanın kazaya karışan araçta bulunmadığı iddiasında bulunulduğu anlaşılmıştır.
... 26. Asliye Ceza Mahkemesi ... E sayılı dosyası üzerinden aldırılan 29/08/2016 tarihli raporda 1.durumda çekicinin ön cam sağ üst kısmında bulunan aracın önünü gösteren ayna aracın sağ yanını gösteren aynanın kazaya karışan araçta bulunması durumunda davalı sürücü ...'ın tali kusurlu olduğu, maktul yaya ...'in asli kusurlu olduğu, 2.durumda çekicinin ön cam sağ üst kısmında bulunan aracın önünü gösteren ayna ile aracın sağ yanını gösteren aynanın kazaya karışan araçta bulunmadığı kabulünde davalı sürücü ...'ın kusursuz olduğu, maktul yaya ...'in asli ve tam kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Deliller toplandıktan sonra kusura ilişkin rapor aldırılmış, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi mahkememize hitaben düzenlemiş olduğu raporunda özetle. Çekicinin ön cam sağ üst kısmında bulunan aracın önünü gösteren ayna ile aracın sağ yanını gösteren aynalarının bulunup bulunmaması durumları dikkate alındığında kesin kanaate varılamaDIĞI, alternatifli kusur değerlendirilmesi yapıldığında, 1.Durum.
Çekicinin ön cam sağ üst kısmında bulunan aracın önünü gösteren ayna ile aracın sağ yanını gösteren aynalarının bulunması durumunda.
A) Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki çekicisi ile yaya hareketliliğini dikkate alıp aracının aynalarını kullanarak görüş alanını yeterince kontrol altında bulundurup tedbirli bir şekilde seyretmediği ve yolun belli bir kısmını kateden yayaya karşı zamanında etkin tedbir almayarak mevzu bahis yayaya çarpması ile neticelenen kazada %40 oranında kusurlu olduğu,
B) Maktul yaya ... araçların seyir durumunu dikkate alıp gerekli ve yeterli kontrollerinin akabinde tedbirli bir şekilde geçişini gerçekleştirmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği yaya geçidi bulanan mahalde yaya geçidini kullanmayıp kaplama içerisinde çapraz ve kontrolsüz bir şekilde geçiş yaparak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği, yoğun trafikte araçların arasından dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde geçiş yaparak kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, ilk geçiş hakkını gelen araca vermediği olayda %60 oranında kusurlu olduğu, 2.Durum.
Çekicinin ön cam sağ üst kısmında aracın önünü gösteren ayna ile aracın sağ yanını gösteren aynalarının bulunmaması durumunda.
A) Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki çekicisi ile çapraz bir şekilde görüş alanı dışından gelerek karşıdan karşıya geçiş yapan yayaya çarpması ile neticelenen kazada atfıkabil bir kusuru bulunmadığı, B) Maktul yaya ... araçların seyir durumunu dikkate alıp gerekli ve yeterli kontrollerinin akabinde tedbirli bir şekilde geçişini gerçekleştirmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği yaya geçidi bulunan mahalde yaya geçidini kullanmayıp, kaplama içerisinde çapraz ve kontrolsüz bir şekilde geçiş yaparak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği,
yoğun trafikte araçların arasından dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde geçiş yaparak kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, ilk geçiş hakkını gelen araca vermediği olayda %100 oranında kusurlu olduğu beyan edilmiştir.
Çekicinin ön cam sağ üst kısmında bulunan aracın önünü gösteren ayna ile aracın sağ yanını gösteren aynalarının bulunmamasının hayatın olağan akışı ve yaşanmış hayat tecrübelerine göre uygun olmadığı kabul edilerek mahkememizce benimsenen ATK kusur raporunda belirlenen 2. seçenekteki kusura göre destekten yoksun kalma tazminatı hesabı için dosya aktüeryal bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından mahkememize sunulan raporda özetle.
PMF-1931 yaşam tablosuna göre değerlendirme yapıldığını, ana ve babalarının desteğinden yoksun kalan çocuklar yönünden yaşam tablosunun söz konusu olmadığını, çünkü çocukların destekten yoksunluk sürelerinin sınırlı olduğunu, genel olarak erkek çocukların 18 yaşına kadar, ortaöğretimde iseler 20 yaşına kadar, yüksek öğrenim görüyorlarsa 25 yaşına kadar, kız çocukların 22 yaşına kadar, yüksek öğrenimde iseler 25 yaşına kadar destek görecekleri, davacıların yaşları destek yaşlarını aştığından talep edebilecekleri destekten yoksun kalma tazminatının bulunmadığı beyan edilmiştir.
Bilirkişi Raporu, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcıdır.
Dosya kapsamına göre, 31/05/2014 günü saat 14:15 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı plaka sayılı çekicisi ve arkasına bağlı olan ... plaka sayılı yarı romorku ile ...
Caddesi üzerinde seyir halinde iken kaza mahalli olan yol bölümüne geldiği esnada seyir istikametine göre sağ tarafından çapraz bir şekilde kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçiş yapan maktul yaya ... 'e sol şerit üzerinde çarpması neticesi dava konusu trafik kazası meydana geldiği, olayda müteveffanın tam kusurlu olduğu,
destek kusurlu olsa da olay tarihi itibarı ile davacıların destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanabilecekleri ancak müteveffanın çocukları olan davacıların yaşları destek yaşlarını aştığından talep edebilecekleri destekten yoksun kalma tazminatının bulunmadığı anlaşılmış, davacı tarafın destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin talebinin reddine, manevi tazminat talebi yönünden ise, Yargıtay HGK 2014/21-872 Esas 2014/1086 Karar sayılı, 24/12/2014 tarihli kararındaki kriterler dikkate alınarak duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nisbetinde iadesi amaçlanarak Medeni Kanun'un 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre,
somut olayın özelliği, ekonomik ve sosyal durum, paranın alım gücü, müteveffanın vefatı nedeni ile davacılarca duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırap gözetilerek taleplerin kısmen kabulü kısmen reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip Hakim
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/1100, K. 2019/413, 6 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama