KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar No
- 2025/324
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Esas no
- 2017/386 Esas
- Dava
- Tazminat (Ölüm ve cismanı zarardan kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/03/2017
Karar Metni
1.775 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
12.04.2015 tarihinde ... da meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ya ait olan ... plaka sayılı aracın diğer davalı ...'nın sevk idaresinde iken, kurallara uygun bir şekilde kendi yolunda giden davacı ...'ye ait ...plakalı aracı çarpması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının gerçekleştiğini, kazanın tamamen davalının kusurundan kaynaklandığını, davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaza sonucunda meydana gelen yaralanmalara ilişkin tedavilerin devam ettiğini, davacıların yaşına, yaşam süresine, beden gücü kayıp oranına,
davalı sürücünün asli kusuruna ve yargılama sırasında toplanacak delillere göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her bir davacılar için ayrı ayrı 2.500,00.TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminat ile her bir davacı için ayrı ayrı 50.000,00.TL er olmak üzere toplam 200.000,00.TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte işleten ve sürücüden müteselsilen tahsiline.
Sigorta Şirketi yönünden maddi tazminatın olay tarihinden tarihinden işletilecek faiziyle, sorumluluk sınırlarına göre yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılarca yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
Kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi, hasar dosyası, hastane tedavi evrakları, kusur ve maluliyete ilişkin ATK raporları, ... 1.Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı uyap dosyası, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE
Davacı tarafından açılan dava, Cismani zarardan kaynaklanan tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf; Trafik kazası nedeniyle davacıların maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadıkları hususlarındadır.
Deliller toplandıktan sonra davaya konu trafik kazasındaki tarafların kusur oranlarının tespiti açısından rapor aldırılmış, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi düzenlemiş olduğu 31/07/2019 tarihli raporunda özetle; "..12.04.2015 günü saat 14:15 sıralarında sürücü ... idaresindeki... plakalı otomobil ile Malkara istikametinden Keşan istikametine doğru seyir halindeyken olay yerine geldiğinde otomobilin sağ yan kısımlarına,
kendisi ile aynı istikamette seyir halindeyken emniyet şeridine girmiş olan ve sonrasında da emniyet şeridi içinden sola yönelen davalı sürücü ... idaresindeki ...plakalı otomobilin sol ön köşe kısımlarının çarpması sonucu davaya konu olayın meydana geldiği kazada.
A) Davalı sürücü ... idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken şerit izleme kurallarına riayet etmediği, önce yolun sağında emniyet şeridi içine girip devamında da sol gerisinden gelen taşıt trafiğine dair gerekli kontrolü yapmadan sola şerit değiştirme manevrasına geçmekle davacı sürücü idaresindeki otomobile çarptığı olayda asli derecede kusurludur.
B) Davacı sürücü ... idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken olay yerine geldiğinde, kendisi ile aynı istikamette emniyet şeridi içinden sola şerit değiştirme manevrasına geçen otomobilin çarpmasına maruz kaldığı olayda atfı kabil bir kusuru bulunmamaktadır.
SONUÇ
Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A) Davalı ...’nın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, B) Davacı ...’nin kusursuz olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Kusur raporunun aldırılmasının ardından maluliyete ilişkin raporlar aldırılmış, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu davacı ...'ye ilişkin olarak düzenlemiş olduğu 22/06/2021 tarihli raporunda özetle; "... oğlu, 2007 doğumlu ...’nin 12/04/2015 tarihinde geçirdiği trafik kazası na bağlı yaralanması nedeniyle 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için,
11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 14 (ondört) güne kadar uzayabileceğinin oy birliği ile mütalaa olunduğunu..." bildirmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu davacı ...'ye ilişkin olarak düzenlemiş olduğu 22/06/2021 tarihli raporunda özetle; "...Kişiye rapor düzenlenebilmesi için Kurulumuz tarafından müzekkere ile son durumunu gösterir ayrıntılı (bilateral taraf açıklarını belirtir) ortopedi muayenesine ait rapor veya kişinin muayene olmak üzere Kurulumuza gönderilmesi gerektiğinin bildirildiği.
Mevcut belgelere göre, 1. ... oğlu 1969 doğumlu ...’nin 12/04/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle ... tarih, ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında kalıcı maluliyet oranının tespit edilemeyeceği,
2. İyileşme(iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceğinin oy birliği ile mütalaa olunduğunu..." bildirmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu davacı ...'ye ilişkin olarak düzenlemiş olduğu 13/10/2023 tarihli raporunda özetle;... oğlu, 1969 doğumlu ... hakkında istenilen hususlarda rapor düzenlenebilmesi için, Kurulumuz tarafından 31/01/2020 tarih, 1547-A karar nolu müzekkeresi ile olay tarihli grafileri, dosya konusu sağlık şikayetleri ile ilgili tüm BT, MR ve grafilerinin mümkün olduğu takdirde dijital ortamda (DICOM), tüm tıbbi evrakının, yatış dosyaları ve ameliyat raporlarının teminen gönderilmesi,
son durumunu gösterir ayrıntılı ortopedi muayenesine ait rapor veya kişinin muayene olmak üzere Kurulumuza gönderilmesi gerektiğinin bildirildiği, her ne kadar dosya ekinde bir takım tıbbi belgeler gönderilmiş olsa da mevcut belgelerle istenilen hususlarda kanaat bildirilemeyeceği cihetiyle;1.
Kişinin dava konusu yaralanması nedeniyle, 12/04/2015 tarihinde ve sonrasında gördüğü tedaviler sırasında çekilen tüm grafilerin DICOM formatında CD kopyaların teminen gönderilmesi, 2. Kişinin muayene edilmek üzere kurulumuza gönderilmesi halinde dosyanın yeniden değerlendirilebileceği oy birliği ile mütalaa olunduğunu.." bildirmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu diğer davacılar ... ve ... yönünden dosyadaki mevcut belgelerle görüş bildirilemeyeceğini bildirmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından istenilen tıbbi evrakların hazır edilmesi yönünde davacı vekillerine tebliğler yapılmış ise de, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca talep edilen tıbbi evraklar dosyaya kazandırılmamıştır.
Mahkememizin 06/03/2024 tarihli celsesinde davacı vekiline son kez süre verilmiş ve dosyanın mevcut hali ile değerlendirileceği ihtar edilmiştir.
Mahkememizce mevcut evraklara göre ATK raporu dikkate alınarak hesap yapılmak üzere aktüer bilirkişiye tevdii edildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 20/09/2024 tarihli raporda; a) Dosya kapsamında yer alan maluliyet raporları incelendiğinde kazazede ..., ...,... ve ... ‘nin maluliyet oranlarının tespit edilemediği ve de 2007 doğumlu davacı ... ‘nin olay tarihi itibariyle 8 yaş ve Geçici iş göremezlik dönemi boyunca efor dönemi içerisinde olduğu görüldüğünden maluliyet raporlarına istinaden sadece ... yönünden Geçici İş Göremezlik zarar hesabı yapıldığı,
b) ... nin maluliyet oranının tespit edilmediği görüldüğünden maluliyet raporuna istinaden kazazede yönünden sadece Geçici İş Göremezlik zarar hesabı yapıldığı, Geçici İş Göremezlik zarar hesabının Geçmiş (Bilinen) Dönem içerisinde sonlanan bir hesap olması sebebiyle, yapılacak hesaplamada hangi Yaşam Tablosunun kullanıldığının ve hesap yöntemi olarak Progresif Rant Yöntemi ya da Aktüeryal Yöntem kullanılmasının ve de hesap tarihi itibariyle bilinen son güncel kazancın (Güncel Asgari Ücret Verisinin) dikkate alınmasının hesaplamaya herhangi bir etkisinin bulunmadığı,
c) Dava dışı herhangi bir kurum tarafından davacıya Geçici İş Göremezlik Zararı yönünden ödeme yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belge tespit edilememiş olup, davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik Zararından bu yönde bir tenzil yapılmadığı,
d) Davacı ... ’nin hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 3.538,25 TL olduğu,
e) Yargıtay kararlarına istinaden Geçici İş Göremezlik zararının karşılanacağı kaza tarihi itibariyle cari
ZMMS Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Giderleri Teminatı Limitinin 290.000,00 TL olduğu Görüş ve kanaatine varılmıştır.
" şeklinde belirtildiği görülmüştür.
Mahkememizin 12/02/2025 tarihli celsesinde, Davacı vekiline dava dilekçesinde belirtmiş olduğu her bir davacı yönünden 2.500,00 TL maddi tazminat talebinin hangi kalemlere (geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik) ilişkin olduğuna dair açıklama yapmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilinin verilen kesin süreye rağmen talebini açıklamadığı, talep arttırım dilekçesi sunulmadığı görüldü.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; Davacı vekili tarafından her bir davacı yönünden talep ettiği alacak kalemlerinin hangi alacaklara ilişkin olduğuna dair açıklama yapılmadığı, alacak kalemlerinin ayrı ayrı belirtilmediği, davacı ...,...,
... yönünden maluliyet oranının net olarak tespit edilemediği, gerekli belgelerin davacı vekilince verilen kesin süreye rağmen sunulmadığı, davacı ... ‘nin olay tarihi itibariyle 8 yaş ve Geçici iş göremezlik dönemi boyunca efor dönemi içerisinde olduğu bu nedenle geçici iş göremezlik hesabı yapılmadığı görüldüğünden davacıların maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Manevi tazminat talepleri yönünden yapılan incelemede. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, ...
E.-K. sayılı kararı).
( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.hukuk Dairesi ... esas, ...Karar sayılı kararı ) Meydana gelen kazada davacıların kusuru olmadığı dikkate alınarak Davacıların manevi tazminat talebi bakımından, davanın kısmen kabulü ile; her bir davacı yönünden 5.000 TL toplam 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/386, K. 2025/324, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama