KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/457
- Karar No
- 2025/295
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
Karar Metni
3.058 kelime·15 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2017/457 Esas
KARAR NO: 2025/295
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/04/2017
KARAR TARİHİ: 16/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi tarafından
------- poliçesi ile teminat altında olan, davalı ----maliki olduğu ve davalı----sevk ve idaresindeki --- plakalı aracın müvekkillerinin yaya pozisyonunda yaya kaldırımında bulunduğu sırada çarpması sonucu davacıların yaralanması ile sonuçlanan dava konusu trafik kazasının meydana geldiğini, davalı sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun ceza soruşturmasında belirlendiğini belirterek, ------ günü meydana gelen trafik kazası nedeniyle ağır yaralanan ve malul kalan davacılar için fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik; 2.000,00 TL geçici iş göremezlik, şimdilik
2.000,00 TL sürekli maluliyet, şimdilik 1.000,00 TL bakıcı giderleri olmak üzere toplam şimdilik 5.000,00 TL
maddi tazminat ile 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan (manevi tazminat yönünden sigorta şirketi hariç) müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekilinin davaya cevap dilekçesinde özetle; Başvuru dilekçesinde bahsi geçen
---- tarihli kazaya karıştığı belirtilen ---- plakalı aracın, müvekkil şirkete ---tarihleri arasında geçerli olmak üzere ---------ile sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti 290.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, öncelikle kazadaki kusur durumunun tespitinin gerektiğini, -----tarafından davacılara bağlanan aylıkların ilk peşin sermaye değerlerinin sorularak hesaplanacak tazminattan tenzilinin gerektiğini, geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri ve tedavi giderlerinin ---- sorumluluğunda olduğunu, genel şartlar dahilinde teminat dışı olarak kabul edilmesi gerektiğini, temerrütten söz
edilemeyeceğini ve dava tarihinden itiabren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ----- cevap dilekçesinde özetle; --- tarihinde amcası ---- adına tescilli olan ----- plakalı aracını bir iş icabı aldığını, ------- seyir halinde iken geri geri manevra yaparken kaldırımdan yürüyen mağdur olan davalı arabadan kaçması ile kafasını parke taşına vurduğunu, olaydan dolayı kendisini tedavisi için ----- götürdüğünü, bir saat sonra taburcu olduğunu, tedavisi için babası olan------- tedavisi için devamlı hastaneye götürdüğünü, daha sonra herhangi bir ağır yarasının olmadığını, kendisinde hiçbir kırık ve çıkık olmadığını,
hayati tehlikesinin bulunmadığı halde usulsuz olarak adına açılan kamu davasına dayanarak maddi ve manevi tazminat davasını açtığını, davada davalı olarak gösterilen amcası olan ----- de herhangi bir suçunun olmadığını, arabayı işini görmek için amcasından aldığını, açılan tazminat davasını ödemeye gücünün olmadığını, mal varlığınında olmadığını, açılan bu davanın görev yönü ile de usulsüz olduğunu, olay yerinin ---- olduğunu, bu davanın reddine karar verilmesini, mahkeme masraflarının ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, trafik tescil kayıtları, poliçe ve hasar dosyası, hastane tedavi evrakları, ---- kayıtları, --- araştırması bilgileri, ----raporu, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, 24/07/2015 tarihli trafik kazası nedeni ile trafik kazası nedeni ile davacının, davalılardan manevi ve maddi tazminat talebine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; ihtilafın 24/07/2015 tarihinde meydana gelen kaza sebebi ile davacının yaralanmasından dolayı talep edebileceği geçici, kalıcı tazminat ile bakıcı gideri ve miktarı ve manevi tazminat talep edilip edilemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.6098 Sayılı TBK.
49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir.
Kural olarak 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi (mülga 818 Sayılı BK'nun 53. maddesi) gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir.Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır ----------2918 sayılı Kanunun 88. maddesi ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır.
Özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar” düzenlemeleri yer almıştır.6098 sayılı TBK 61. Maddesinde (818 sayılı BK’nın 50 ve 51. maddelerinde de), haksız eylemin ve bunun sonucunda doğan zararın birden fazla kişi tarafından meydana getirilmesi durumunda, zarar görenin dilediği takdirde eyleme katılanlardan birisinden, birkaçından veyahut tamamından zincirleme olarak sorumlu tutulmalarını isteme hakkına sahip bulunduğu düzenlenmiştir.
Dolayısıyla, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 88/1. maddesinde trafik kazası nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. Davacı dava dilekçesinde zararın tamamını davalılardan talep etmiştir.
Davalıların sorumluluğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 88. maddesine dayanmaktadır. -------- İşletenin, 2918 sayılı KTK.’nun 85. maddesi, sürücünün TBK’nun 49 (BK.’nun 41) vd. madde hükümlerine göre mevcut zarardan davacıya karşı, 2918 sayılı KTK.’nun 88/1. maddesi uyarınca müteselsilen sorumluluğu bulunmaktadır.
Alacaklı taraf, TBK’nun 163. maddesi (BK.nun 142/1) uyarınca, müteselsil borçlulardan hepsinden veya birinden borcun tamamen veya kısmen edasını istemekte muhayyerdir.Mahkememizin 15/05/2019 tarihli duruşması ile. Maluliyet raporu konusunda ----- ana bilim dalı başkanlığına yazı yazılarak.
24/07/2015 kaza tarihi dikkate alınarak, Özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmelik hükümleri çerçevesinden dosyanın yeniden değerlendirilerek, maluliyet oranında bir değişiklik olup olmadığının oluyorsa buna göre tespit edilerek maluliyet oranının ne olduğu hususunda rapor istenilmesine karar verilmiştir------ alınan raporda.
Mahkemenizin ilgi yazısı ile gönderilen, mahkemenizde görülmekte olan Tazminat (ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) davası nedeniyle -------tarihinde geçirmiş olduğu araç dışı trafik kazası nedeniyle oluşan “Yüzde Yaralanma “arızasının.
Hastada Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybına neden olan bir patoloji oluşturmadığı, 2cm uzunluğunda, 0.2 cm genişliğinde, ciltten hafifçe kabarık ve koyu renkte, sınırları düzensiz olup ,YÜZDE SABİT İZ NİTELİĞİNDE OLDUĞU, Hastada Sürekli Bakıcı ihtiyacı oluşturmadığı, Geçici iş göremezlik süresinin (tıbbi şifa) 3(üç) hafta olarak kabulü gerektiği kanaatini bildirmiştir.
Mahkememizin ------ tarihli duruşma ara kararı ile; ------ resmi gazetede yayınlanan ---- Karar sayılı iptal kararı ile ------- tarihli ve 6704 sayılı kanunun 3. Maddesi ile değiştirilen 2918 sayılı KTK 'nın değiştirilen ve iptal edilen maddeleri de dikkate alınmak suretiyle ---- müzekkere yazılarak kaza tarihinin belirtilerek; uygun yönetmeliği göre maluliyet raporunun düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Dosyada alınan maluliyet raporunda;-------------------- tarafından düzenlenen
---nolu kararında; --- doğumlu, ----- tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede
yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında engelliliğine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli ve geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunduğunu bildirmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle. Dava konusu 24.07.2015 tarihinde meydana gelen ve davacının yaralandığı trafik kazasında. Davacının geçici iş görmezlik süresi ve kalıcı iş görmezlik oranına ilişkin iki ayrı rapor bulunmaktadır.
İlk raporda, ------ sayılı raporunda; ------------- tarihinde geçirmiş olduğu araç dışı trafik kazası nedeniyle oluşan “Yüzde Yaralanma” arızasının, Hastada çalışma gücü ve Meslekte Kazanma Gücü kaybı oluşturmadığı Yüzde sabit iz niteliğinde olduğu, Hastada sürekli bakıcı ihtiyacı oluşturmadığı, Geçici iş göremezlik süresinin 3 (üç) hafta olduğu..” belirtilmiştir.
Sayın Mahkeme ------ tarihli 4. celsesinde alınan karar gereği ve30.05.2019 tarihinde ------- tekrar rapor istendiği, ------- sayılı yazısında davacı --------Sağlık Kuruluna müracaat etmediği belirtilmiştir, Sayın Mahkemece --------- tarihli 6.celsesinde -------------yeniden müzakere yazılması kararı alınmış ve ---- tarihinde yeniden müzakere yazılmış; -----yazısı eki ------- nolu Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurul Raporu'nda ise.
Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi:L98-Deri ve Deri altı dokunun diğer bozuklukları ile Ruh Sağlığı ve Hastalıkları :F43.1-Travma Sonrası Stres Bozukluğu teşhisi ile Kişisel Engel Oranının » 40 ve raporun 2(iki) yıl süreli olduğu” bildirilmiştir. Bilindiği üzere.
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun “Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan “ başlıklı 46. maddesinde ( 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel Zarar madde 54) bedensel zarar uğranılması nedeni ile talep edilebilecek maddi tazminatın hesaplanabilmesi için olay sonucu oluşan bedensel zararın sonucu sürekli iş görmezliğin (kalıcı çalışma gücü kaybının) tespit edilmesi gerekmektedir.
Sürekli iş görmezlik (kalıcı çalışma gücü kaybı) iki ana bölüm olan, organ yitimi ve organ zayıflamasının yanı sıra kişinin geçirdiği kaza veya uğradığı saldırı sonucu aklını ve belleğini yitirmesi, ya da ruhsal ve sinirsel dengesinin bozulması ayrı bir değerlendirmeyi gerektirmektedir.
Ancak; dosya muhteviyatında bulunan raporlarda, davacının kaza nedeniyle maruz kaldığı çalışma gücü kaybının KALICI olup olmadığı net olarak anlaşılmadığından hesaplama yapılmamıştır. ----------- yerleşik kararlarına göre davacının, kaza tarihinde yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü kaybı oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılacak kalıcı maluliyet tespiti neticesinde bedensel zarar tazminatının hesaplanarak tekrar rapor sunulabileceği hususunu bildirmiştir.
Mahkememizin 06/12/2023 tarihli duruşmasında verilen ara karar uyarınca. Dosyanın hasar/kusur konusunda uzman bilirkişi ----ve aktüer bilirkişi ----tevdine karar verilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi heyetinin raporunda özetle.
Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavsif, tarafların, masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer istemleri ile İİK Md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Yüce Yargı Makamlarına ait olmak üzere; dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda yukarıda açıklanan nedenlerle. Rapor, tazminat talebinin hukuken oluşup oluşmadığına dair bir değerlendirme içermeyip, sadece tazminatın
hesabına ilişkindir. Talep Konusu; ----- günü meydana gelen trafik kazası nedeniyle ağır yaralanan ve malul kalan davacılar için fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik.
2.000,00 TL geçici iş göremezlik, şimdilik 2.000,00 TL sürekli maluliyet, şimdilik 1.000,00 TL bakıcı giderleri olmak üzere toplam şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminat ile 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan (manevi tazminat yönünden sigorta şirketi hariç) müşterek ve müteselsilen tahsili talebi. Talep Konusu Olay.
24/07/2015 olay tarihinde davalı --- idaresinde bulunan ----- plakalı aracı ile cadde üzerinde geri geri gelerek sokaktan dönüş yapmak istediği sırada fren yerine gaza bastığı ve aracın hakimiyetini kaybederek kaldırımda bulunan davacıya çarpması ile davacının yaralanması ile sonuçlanan dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, Kusur Yönünden, Davalı sürücü -----idaresindeki ---- plakalı otomobili ile manevraları düzenleyen genel şartlara uymadığı, geri geri manevra yaparken yaya kaldırımına çıktığı ve kaldırım
üzerinde bulunan yaya ---- çarparak yaşamını tehlikeye sokmayan, BTM ile giderilebilecek ölçüde hafif olmayan ve yüzünde sabit iz kalacak nitelikte yaralanmasına neden olduğu; sonrasında da yaya kaldırımının diğer tarafına geçerek normal park halindeki ------- plakalı araca çarptığı için KTK 67/b – 84/j ve KTY 137/B – 157/a/10 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; yaralanmalı maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu;
Davacı yaya ----- yaya kaldırımı üzerindeyken kaldırıma çıkan --------plakalı otomobilin çarpması sonucu yaşamını tehlikeye sokmayan, ------ giderilebilecek ölçüde hafif olmayan ve yüzünde sabit iz kalacak nitelikte yaralandığı için yaralanmalı maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı.
Davalı ----- sahibi olduğu----otomobilin sürücüsü ---kusurundan KTK 85/1-5 gereğince kendi kusuru gibi ve kusuru nedeniyle oluşan zarardan müştereken ve müteselsilsen sorumlu olduğu. İşbu rapordaki kusur değerlendirmesinin, --------- gerekçeli kararı ve kararın dayanağı --- tarihli bilirkişi raporu ile uyumlu olduğu.
Maluliyet Raporu; ------- tarafından düzenlenen ---- tarih ve ------- nolu kararında; ---doğumlu, ---- tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, ------- tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında engelliliğine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan.
Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli ve geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunduğu, Maddi Zarar. Davacının 24/07/2015 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası.
3 hafta/21 Gün süre ile geçici iş göremezlik zararının - kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 700,38 TL olduğu, davacıya--------- tarafından davacıya herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı, Kişinin sürekli malul olmadığı, Kişinin geçici ve sürekli olarak bir başkasının bakımına muhtaç durumda olmadığının ----- raporlarında belirtildiği, ---------------Tarihli Güncel Kararında;
“…TBK'nın 54. m. ile KTK'nın 98. m. hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadakiyaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine, poliçe bulunmaması halinde ise ------ aittir.
Geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalı vekilinin sorumluluklarının sona erdiğine ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir ---------denilmiştir.
Yukarıda verilen güncel istinaf kararı ve -----kararları dikkate alındığında, hesaplanan eçici iş göremezlik e bakıcı giderleri zararlarının davalı sigorta şirketinin sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği değerlendirilmiş olsa da, Dava öncesi davalı sigorta şirketi tarafından yapılan yazılı başvuru sonrası ------maluliyet tazminatı ödemesi yapıldığı, her ne kadar ödeme ile ilgili belge dosyaya sunulmamış olmasına karşın, davacı vekili 15/05/2019 tarihli beyanında.
“Davalı sigorta şirketi davadan önce ---- dikkate alarak %5 maluliyet oranı ve %100 kusura göre müvekkile 25.059.99.-TL ödeme yapmıştır.” İfadesine yer verdiği ve 19/01/2021 tarihli duruşmada davacı vekilinin “davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce tarafımıza 25.059,99 TL ödeme yapılmıştır” dediği, davacı vekili tarafından ödemenin yapıldığı kabul edildiği görülmektedir.
Bu bağlamda, davacının işbu hesaplanan geçici iş göremezlik zararını davalılardan talep edip edemeyeceği hususundaki tüm hukuki takdir Sayın Mahkemenindir. Tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesi, 6100 sayılı HMK ’nın md. 279/4 ve md 266/c.2 ahkamıyla 6754 sayılı Kanun’un md. 3/3 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Yargı Makamına ait olmak üzere, görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalılardan ----- adına tescil ve kayıtlı, diğer davalı --- sevk ve idaresindeki --plakalı aracın ---- tarihinde yaya konumunda bulunan davacıya çarptığı, bu kaza nedeni ile davacının yaralandığı iddiası ile --- plakalı aracın malikine, araç sürücüsüne ve sigorta şirketine karşı eldeki maddi ve manevi tazminat davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Belirtmek gerekir ki, davanın temeli haksız fiil hukuksal nedenine dayanmakta olup, davalılar kusurları oranında zararı gidermekle yükümlüdür. Buna göre; dosya kapsamında alınan kusur raporunda.
24/07/2015 olay tarihinde davalı ---- idaresinde bulunan ----plakalı aracı ile cadde üzerinde geri geri gelerek sokaktan dönüş yapmak istediği sırada fren yerine gaza bastığı ve aracın hakimiyetini kaybederek kaldırımda bulunan davacıya çarpması ile davacının yaralanması ile sonuçlanan dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, davalı sürücü ---- idaresindeki --- plakalı otomobili ile manevraları düzenleyen genel şartlara uymadığı, geri geri manevra yaparken yaya kaldırımına çıktığı ve kaldırım üzerinde bulunan yaya ------ çarpması nedeni ile meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu,
davacının ise kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Kusur tespitine ilişkin raporun dosyada mevcut deliller, olayın oluş şekli ve ---- Karar sayılı dosyasında alınan rapor ile uyumlu olduğu görüldüğünden rapormahkememizce hükme esas alınmıştır. Davacının maluliyetinin olup olmadığının tespiti için dosya ----- gönderilmiştir.
Kaza tarihi ---- olup o tarihte uygulanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik dikkate alınarak tespit yapılması gerekmektedir.
Buna göre; ----- tarafından düzenlenen -------- doğumlu, ----- tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında engelliliğine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan.
Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Dosya kapsamında alınan birden fazla rapor ve farklı maluliyet oranları bulunsa da raporlar arasında çelişkiden bahsedebilmek için raporların kaza tarihindeki yönetmeliğe göre hazırlanmış olmasına rağmen farklı tespitler yapılmış olması gerekmektedir.
Bir diğer ifade ile kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre hazırlanan raporların çelişki meydana getirmesi mümkün değildir.
Buna göre, ------raporunda yapılan tespitin maluliyet tespitinin kaza tarihindeki yönetmeliğe göre yapılması ve dosyadaki belgeler nazara alınarak raporun hazırlanması nedeni ile --- raporuna mahkememizce üstünlük tanınmış, rapor hükme esas alınmıştır.Aktüerya bilirkişi tarafından mahkememizce de kabul edilen kusur ve maluliyet oranı üzerinden hazırlanan raporlar dikkate alınarak hesaplama yapılmış, davacının 3 hafta/21 Gün süre ile geçici iş göremezlik zararının 700,38 TL olduğu belirlenmiş, davacıya ----tarafından davacıya herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı, kişinin sürekli maluliyetinin bulunmadığı,
bir başkasının bakımına muhtaç durumda olmadığı tespitleri ile bu kalemler yönünden hesaplama yapılmadığı görülmüştür.Bununla birlikte, dava öncesi davalı sigorta şirketi tarafından yapılan yazılı başvuru sonrası 23/03/2016 tarihinde 25.059,99 TL maluliyet tazminatı ödemesi yapıldığı ileri sürülmüş olup, her ne kadar ödeme ile ilgili belge dosyaya sunulmamış olsa da, davacı vekilinin 15/05/2019 tarihli beyanın bu ödemeyi kabul ettiği görülmüştür.
Buna göre, meydana gelen kazada davacının kusurunun olmadığı, kaza nedeni ile davacı geçici maluliyet tazminatı talep edebilecek ise de bilirkişi raporunda tespit edilen miktarın daha fazlasını dava tarihinden önce sigorta şirketinden tazmin ettiği nazara alınarak davacının geçici maluliyet tazminatı talebinin bu gerekçe ile, sürekli maluliyet tazminatının ve bakıcı giderini ise talep edemeyecek olması nedeni ile reddine karar verilmiştir.Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; hükmedilecek manevi tazminat duyulan elem ve ızdırabın tam karşılığı olmayıp, mağdurlarda kısmen teskin duygusu yaratmaya yöneliktir.
O halde taktir edilecek manevi tazminatın miktarı teskin duygusu yaratacak bir miktar olmalıdır. Manevi tazminat bir zenginleşme aracı da değildir. Acıya özendirir şekilde mağdura o tarihe kadar eline geçmemiş bir paranın manevi tazminat olarak hükmedilmesi de mümkün değildir. Manevi tazminatın miktarının taktirinde olayın ağırlığının da gözönüne alınmasının yanı sıra tarafların sosyal ekonomik durumlarının da değerlendirilmesi gerekir.
Öte yandan manevi tazminat faile verilen bir ceza da değildir. Bu nedenle faili zaruret haline sokacak bir miktara da hükmedilemez. Olayın meydana geliş şekli, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olması, tarafların sosyal ekonomik durum araştırması mahkememizce dikkate alınmış olup, bu açıklamalar itibarı ile manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile Davanın manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile.
15.000,00 TL 'nin olay tarihi olan 24/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ------- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/457, K. 2025/295, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama