KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- Esas no
- 2023/679 Esas
- Karar no
- 2024/481
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/10/2023
Karar Metni
1.506 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 20.10.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalıların malik ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın diğer davalı şirkete ... no.lu ZMSS poliçesiyle sigortalı olduğunu, davalı sürücünün yönetimindeki ... plakalı aracıla seyrederken 15.05.2023 tarihinde kaza yaptığını, olayda davalı sürücünün % 100 kusurlu olduğunu, davacının aracında hasar oluştuğunu, kaza sonucu davacının aracının hasarlı hale geldiğini ve değer kaybettiğini, zarardan davalıların sorumlu olduklarını, ayrıca davacının aracından mahrum kalarak zarara uğradığını,
bilirkişi incelemesiyle belirlenecek zararın davalılardan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğini, açıklanan bu nedenlerle; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla HMK 107 uyarınca değeri arttırılmak üzere;
müvekkilin aracında meydana gelen şimdilik 100,00 TL değer kaybının, kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kaymak kaydıyla HMK 109 uyarınca aracın tamir süresi boyunca kullanılamaması sebebiyle şimdilik 100,00 TL araç mahrumiyet (ikame araç) bedelinin kaza tarihi itibarıyla uygulanacak avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsiline,
Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kaymak kaydıyla HMK 109 uyarınca aracın tamir süresi boyunca kullanılamaması sebebiyle şimdilik 100,00 TL araç mahrumiyet (ikame araç) bedelinin kaza tarihi itibarıyla uygulanacak avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi vekili 13.11.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, delillerin kendilerine tebliğ edilmediğini, davacı tarafından dava açmadan önce sigorta şirketine başvurulması gerektiğini, ancak başvurulmadığından davanın usul yönünden reddedilmesi gerektiğini, davalı şirketin davacıya 17.380,75 TL değer kaybı ve 9.519,91 TL maddi hasar ödemesi yaptığını, ... şirketine 1.875,02 TL ödediğini ve davalı şirketin sorumluluklarını yerine getirdiğini, poliçe limitinin 120.000,00 TL olduğunu, kaza tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini, faiz sorumluluklarının sınırlı olduğunu,
araç mahrumiyet bedelinin poliçe teminatı dışında olduğunu, baro pulu ve vekalet harcından avukatlarının sorumlu olduğunu, açıklanan bu nedenlerle; davanın öncelikle yetki itirazlarının kabul edilerek yetkili mahkemeye gönderilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise usule yönelik cevaplarının dikkate alınarak usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ... ve ... vekili 25.12.2023 Tarihli cevap dilekçesinde özetle; davalı sürücünün dışındaki faktörlerin de etkili olduğunu, davalının % 100 kusurlu olmadığını, kaza nedeniyle kusurların belirlenmesi gerektiğini, davalıya ait aracın ZMS sigorta poliçesinin olduğunu, taleplerden bu sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, taleplerin bu şirkete yöneltilmesi gerektiğini, açıklanan bu nedenlerle; haksız ve mesnetsiz hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Bilirkişi Raporu, SBGM yazı cevabı, Araç tescil ve mülkiyet kayıtları, Sigorta Başvuru ödeme belgeleri, Hasar dosyası, ıslah dilekçesi, taraf beyanları, arabuluculuk anlaşamama tutanağı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
29.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava konusu olayda davalı sürücü ...'ın % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacının talep edebileceği değer kaybı zararının olmadığı, davacının talep edebileceği araç mahrumiyet zararının 2.000,00 TL olduğu, davacının davalı ... Sigorta A.Ş.'den talep edebileceği bir maddi zararının olmadığı, davacının davalılardan ... ve ...'dan talep edebileceği maddi zararının 2.000,00 TL olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 20.07.2024 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinde kısmi olarak 100,00 TL talep ettikleri araç mahrumiyet taleplerini dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu doğrultusunda 2.000,00 TL'ye ıslah ettikleri, ıslah harcının Mahkememiz dosyasına yatırıldığı görüldü.
GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tazmini davasıdır.
Davacı adına kayıtlı ... plakalı araca, davalı sigorta şirketinin sigortalısı ... plakalı aracın çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, mevcut kazada davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 asli kusurlu olduğunu ve araçta meydana gelen değer kaybının tahsili ve hasar bedelinin tazmini amacıyla açıldığı görülmüş, davalının ise davanın reddini savunduğu anlaşılmıştır.
Haksız fiillere dayalı tazminat davalarında mahkemece araştırılması ve hükme esas alınması gereken zarar "gerçek" zarardır. Bu tip kazalarda hasara uğrayan araç işleteni değer kaybı talebinde bulunabileceği gibi aracın pert olması durumunda da buna yönelik tazmin talebinde bulunabilir. Aracın değer kaybının hesaplanması yöntemi Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik ve istikrara kazanan içtihatlarında ayrıntılı şekilde belirtilmiştir. Buna göre aracın kazadan önceki 2. el değeri ile kazalı halindeki 2. el değeri arasındaki fark değer kaybına esas alınacaktır.
Dava konusu trafik kazasında araç sürücülerinin kusur durumunun tespiti ile aracın olay tarihindeki yaşı ve kilometresi, önceki kaza kayıtları, kaza nedeniyle araçta değişen parçalar ve işçilik göz önünde bulundurulmak suretiyle araçta varsa oluşan değer kaybının tespiti için dosyanın İTÜ Otomotiv Kürsüsünde görevli akademisyen bilirkişi (ya da Otomotiv alanında uzman Makine Mühendisi bilirkişiye) ve trafik kazalarında uzman (kusur durumunun değerlendirilmesi için) bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş, Mahkememize sunulan 29.05.2024 tarihli değer kaybı ve hasar tespiti raporunda;
dava konusu olayda davalı sürücü ...'ın % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacının talep edebileceği değer kaybı zararının olmadığı, davacının talep edebileceği araç mahrumiyet zararının 2.000,00 TL olduğu, davacının davalı ... Sigorta A.Ş.'den talep edebileceği bir maddi zararının olmadığı, davacının davalılardan ... ve ...'dan talep edebileceği maddi zararının 2.000,00 TL olduğu, rapor edilmiştir.
Hazırlanan rapora karşı davacı yanca itirazda bulunulmuş ise de, ancak davacı yanın bilirkişi raporuna yapmış olduğu itirazların bir kısmının hazırlanan raporda değerlendirildiği ve bu itirazlara yönelik somut bir delil sunulmadığı, bir kısım itirazların ise hukuki niteleme kapsamında Mahkememizde olduğu ve yeniden rapor alınmasını gerektirir husus bulunmadığından reddine, karar verilmiştir.
Bu aşamada davacı vekiline davasını HMK madde 181 kapsamında ıslah etmek ve buna ilişkin dilekçesini sunması için 1 haftalık kesin süre verilmesine, bu sürenin kanuni süre olduğu hatırlatılarak ıslah işlemi yapılmadığı veya harcın ikmal edilmediği takdirde dava dosyasının mevcut bedel üzerinden karara bağlanacağının ihtarı yapılmış ve davacı vekilince 20/07/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile açmış bulundukları 100,00 TL tutarındaki taleplerinin, bilirkişi raporu doğrultusunda 2.000,00 TL üzerinden devam etmesini talep etmiştir. Mahkememizce hazırlanan raporun usul ve yasaya uygun olduğu, Mahkememiz denetimine elverişli rapor kapsamında yapılan belirli hale getirme dilekçesi doğrultusunda davanın bu bedel yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı yan açılan davada avans faizi talep etmiştir. İşbu davada avans faizi istenebilmesi için borçlunun tacir olması ve borcun da ticari işletmesi ile ilgili bulunmasının yeterli olduğu, alacaklının da tacir olmasının gerekmediği, alacaklının haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacakları için tacir olan borçludan avans faizi oranında temerrüt faizi isteme hakkının bulunduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem de dahil, her türlü nedenden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, açıkça talep edilmesi hâlinde Merkez Bankasının kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmektedir.
Eldeki davada kazaya karışan davalı araç, ticari araç olmadığından ve davanın TTK madde 4'te sayılan ticari ilerden ve nispi ticari dava olmadığı da görülmekle yasal faize hükmedilmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, E: 2020/(17)4-170, K: 2022/698 ve T:18.05.2022 ilamı).
7036 sayılı Yasa ile getirilen zorunlu arabuluculuk müessesi gereği aynı yasanın 3/14, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2.
Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır.
Bu nedenle zorunlu arabuluculuk ücretinin devlet tarafından ödenen kısmının davada haksız çıkan taraftan re'sen alınmasına karar verilmesi gerekli olup, Devlet bütçesinden karşılanan zorunlu arabuluculuk ücretinin davadaki haklılık durumuna göre davalıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/679, K. 2024/481, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama