KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2024
- Esas no
- 2024/383 Esas
- Karar no
- 2024/420
- Dava
- Alacak (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/07/2024
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ile davalı arasında 31/05/2017 tarihli işletme (Kira) Sözleşmesi imzalandığını, davalının taraflar arasında imzalanan sözleşme maddelerine aykırı davranarak müvekkilini zarara uğrattığını, ihtarname ve arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alınamadığını, müvekkilinin zararının sunmuş oldukları deliller ve bilirkişi raporu ile ortaya çıkacağını, davalının sözleşmeye aykırı davranması neticesinde müvekkilinin uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu, davacının kira sözleşmesinin davalı tarafından ihlal edilmesi nedeni ile uğradığı zarar miktarını dava tarihi itibari ile tayin ve tespit etmesinin mümkün olmadığından,
davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını ileri sürerek taraflar arasında imzalanmış 31/05/2017 tarihli işletme (Kira) Sözleşmesinin davalı tarafından ihlal edilmesi ve uygulanmaması nedeni ile müvekkilinin uğramış olduğu zararların karşılığı olarak talep arttırım hakları saklı kalmak kaydı ile, belirsiz alacaklarından 10.000,00 TL'nin ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Gelir İdaresi Başkanlığı 08/07/2024 tarihli yazısında özetle; Davacı ...'ün Potansiyel Mükellef (Gelir Getirici Kazanç Olmaksızın Bazı İş ve İşlemlerde Kullanılan Potansiyel Vergi Kimlik Numarasına Haiz Mükellef) kaydı açıldığının tespit edilmiş olduğunu, sürekli vergi yükümlülüğü bulunmadığından mükellef adına verilmiş herhangi bir beyanname ve vergi levhasına rastlanılmadığını bildirmiştir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4.maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5.maddesinin 2. fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4.maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Bir hukuki işlemin veya fiilin TTK'nun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir.
Somut olayda, davacının Gelir Getirici Kazanç Olmaksızın Bazı İş ve İşlemlerde Kullanılan Potansiyel Vergi Kimlik Numarasına Haiz Mükellef olduğu, sürekli vergi yükümlülüğü bulunmadığından mükellef adına verilmiş herhangi bir beyanname ve vergi levhasına rastlanılmadığı,
dolayısıyla tacir olmadığı anlaşılmış, görev hususunun mahkemece resen her aşamada değerlendirilebileceği, davanın niteliği itibari ile 6102 Sayılı Kanunun 4-5.md kapsamında kalmadığı bu haliyle 6100 Sayılı Kanunun 2.maddesinde yer alan ''Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir.'' hükmü gereğince davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğundan davanın görev nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/383, K. 2024/420, 9 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama