İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/399 K.2025/91

Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2024/342 Esas 2024/460 Karar sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilen ve Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)…

Esas2024/399Karar2025/91Tarih7 Şubat 2025Okuma11 dk · 2.123 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
7 Şubat 2025
Esas no
2024/399 Esas
Karar no
2025/91
Dava
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
14/05/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.123 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2024/342 Esas 2024/460 Karar sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilen ve Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davacı müvekkilin şirket ile davalı ... ile 2020’nin son çeyreğinde başladığı ticaretinde 2024 Ocak ayına kadar devam eden ve toplamda yaklaşık 5-6 Milyon TL’ lere varan hacme ulaşıldığını, Müvekkil şirket makine ithalatçısı olup; ülkemizin önde gelen firmalarına hizmet ettiğini, Davalı firma ise depolama faaliyetinde bulunan bir antrepo şirketi olduğunu, Davalı firmanın fiyat politikasında yer alan ... ilk yarısına kadar devam etmiş Tem/23 de bu süreç 1-10 gün / 11-30 gün olarak zamlı tarife ile devam ettiği, Bu bağlamda.

2021 yılında tek fiyat 2022 yılında asgari ücret artışıyla yılda 2 kez fiyat değişikliği 2023 yılında asgari ücret artışıyla yılda 2 kez fiyat değişikliği yapıldığını, işbu gerçekleştirilen fiyat artışlarını da müvekkil şirket enflasyonist ortam sebebiyle anlayışla karşılamış ve işin devamlılığını esas alıp kabul ederek ilerlediğini, Davacı şirket ... olarak,

devir sürelerini de göz önünde bulundurarak malın antrepoya gelip beyannamesi oluşur oluşmaz ilk 10 gün içinde kendi müşterilerine devir veya müşteri satış sözleşmesine göre ithalatını bizzat gerçekleştirdiği ürünlerde daha kısa sürede işlemlerini tamamlayıp, antrepodan malları çıkarmakta ve bu manada uzun süreli depolama yaptırmamaktadır, Bunda hem maliyet hem de ürünlerin termin sürelerinin zaten uzun olması ...’ deki işlemleri maksimum hızda yapmanın gerekliliğinden olmasındadır.

Maruz nedenlerle ve Sayın Hakimliğinizce re'sen tetkik ve tensip buyrulacak sair nedenlere binaen davalı şirketin ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve alacağın ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, alacak likit olduğundan kötü niyetli davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, masraf ve ücreti vekaletin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

Davalı vekili 29/07/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde herhangi bir şekilde harca esas değer belirtilmemiş olduğu görüldüğü, müvekkili şirketin hiçbir şekilde bir temerrüdü söz konusu olmadığı üzere takip öncesi işlemiş faiz talep edilemeyeceği gibi, davacı yanın icra takibi dayanağı yapmış olduğu faturada ardiye bedeli olarak fatura düzenlenmiş olduğu aynı fatura içerisinde iki ayrı kalemde gösterilen faturada bir kısımda ardiye bedeli talebi ile KDV olmaksızın talepte bulunmasına rağmen, diğerinde %20 KDV uygulamış olduğu,

davacı yanın müvekkili şirketten hiçbir şekilde ardiye ücreti adı altında bir alacağının söz konusu olamayacağı hususu sabit olmakla yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı şirket tarafından yurtdışından getirilen çok yüksek bedelli ve yüksek nitelikli makineler müvekkil şirket antreposunda depolandığını, taraflar arasında süregelen ilişki sadece söz konusu makinelerin ve diğer eşyaların ithalat işlemleri süresince depolanmasından ibaret olmadığını,

davacı yan aynı zamanda söz konusu makineleri müvekkil şirket antreposunda bulunduğu süreçte ithalat işlemlerinin tamamlanması sonrasında da makineleri teslim almamakla, makinelerin satışını doğrudan müvekkil şirket antreposunda iken yaptığını, davacı şirket bu ilişki içerisinde müvekkili şirketten hem gümrüklü depo hizmeti hem de ayrıca serbest depo hizmeti aldığını, davacı yanın ithal ettiği eşyalar çok nitelikli ve büyük makineler olmakla bunlara ilişkin depolama ve fiyatlamalar tarafların yıllarca devam eden çalışmaları kapsamında kesilen faturalar ile sabit olduğunu, açıklanan bu nedenlerle;

hiçbir yasal dayanağı bulunmayan, tamamı ile asılsız beyanlardan ibaret davanın reddine, davacı şirkete ait tüm ithalat kayıtları ve buna ilişkin antrepo beyanname kayıtlarının celbine ilişkin olarak muratbey gümrük müdürlüğü ve ambarlı gümrük müdürlüğü’ne meüzekkere yazılmasına,

müvekkil şirket tarafından talep edilen ücretlerin hiçbir şekilde fahiş olmadığı hususuna ilişkin olarak emsal antrepo şirketleri kayıtlarının celbine, davacı yanın tamamı ile keyfi fatura düzenlemek sureti ile fatura iade edilmesine rağmen müvekkil şirket hakkında icra takibi başlatmış olduğu hususu sabit olmakla yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı yanın takip öncesi faiz talebinin neye ilişkin olduğu hususu dahi belirsiz olmakla iş bu talebin reddine, ayrıca iş bu alacağın hiçbir şekilde likit bir alacak olduğu iddia dahi edilemeyeceği üzere davacı yanın icra inkâr tazminatı taleplerinin reddine,

davacı yanın haksız ve kötüniyetli olduğu hususu sabit olmakla davanın reddi ile davacı yanın %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, davanın reddi ile yargılama giderleri ile ücret -i vekâletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Bilirkişi Raporu, ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

30/12/2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle. Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, tarafların defter ve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişi heyetine verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde.

Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Tarafımıza ibraz edilen defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olduğu, ibraz edilen defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı görülmüştür.

Davacı Alacağı Yönünden: Davacının ödediği ve fazla ödeme iddiası ile talep ettiği alacağın, davalının saklama-ardiye antrepo hizmetleri için düzenlediği faturalara dayandığı, sebepsiz zenginleşme, gabin-aşırı yararlanma iddialarının sabit olmadığı, Davacının fatura tanzim ederek alacaklanmasına karşın, bu faturaların iş görme veya mal ve hizmet temini faturaları olmadığı, bu nedenle karşılıklı anlaşmaya dayanmadığı sürece cari hesaptan düşme ve iade talebinin yerinde olmadığı, Davalı yanın bildirdiği ücretlendirme ve düzenlediği faturaların kendi ücret tarifeleri gereği olduğu,

%30 fiyat artışı talebinin de yerinde olduğunun değerlendirildiği, Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK’nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

GEREKÇE

Dava, sözleşme ve faturadan kaynaklı alacak nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.

Huzurdaki davada taraflar arasındaki ardiye anlaşması kapsamında bir borç ilişkisi bulunduğu iddia edilmiş, anlaşma dışında davalı yanca verilen hizmette fahiş fiyat artışı yapıldığı ve fazla tahsilat yapıldığı, ödenen fazla bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali amacıyla açılmıştır.

Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.

Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.

İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.

Somut olayda davacı yan anlaşma dışında fiyatlandırma yapıldığı iddia edilmiş, davalı yanca bu husus kabul edilmemiş olmakla, ticari ilişki ve sözleşme karşılığı hizmette fahiş fiyat artışı yapılıp yapılmadığı, alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir.

HMK'nun 222/3 maddesi. "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir.

Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ... K. ... sayılı kararında. "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.

Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, taraf vekillerinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiş, taraflarca ticari kayıtlar bilirkişi incelemesi için hazır edilmiştir.

Tarafların bilirkişi tarafından gerekli görülmesi halinde ticari defter ve kayıtlarının yerinde de incelenerek ve bu hususta bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi de verilerek, tarafların ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin yasaya uygun yapılıp yapılmadığı, aralarında cari hesap ilişkisi mi açık hesap ilişkisi olduğunun tespiti ile ilgili alacak kalemlerinin ticari kayıtlara işlenip işlenmediği, taraflar arasında uygulanan ardiye ve depolama ücretinden kaynaklı alacak hakkı doğup doğmadığı, davalının sözleşmeye aykırı olarak tahsilat yapıp yapmadığı,

davacının talep ettiği alacağın yerinde olup olmadığı (asıl alacak, işlemiş faiz, faiz türü, temerrüt olgusu vb.) ve bu kapsamda varsa davacının alacağının olup olmadığı hususunda rapor hazırlanması için dosyanın gümrük işlemlerinde uzman mali müşavir, karar taşıması ve lojistik alanında uzman bilirkişi ile borçlar hukuku alanında uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdiine, karar verilmiştir.

30/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda. "Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Tarafımıza ibraz edilen defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olduğu, ibraz edilen defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı görülmüştür.

Davacı Alacağı Yönünden: Davacının ödediği ve fazla ödeme iddiası ile talep ettiği alacağın, davalının saklama-ardiye antrepo hizmetleri için düzenlediği faturalara dayandığı, sebepsiz zenginleşme, gabin-aşırı yararlanma iddialarının sabit olmadığı, Davacının fatura tanzim ederek alacaklanmasına karşın, bu faturaların iş görme veya mal ve hizmet temini faturaları olmadığı, bu nedenle karşılıklı anlaşmaya dayanmadığı sürece cari hesaptan düşme ve iade talebinin yerinde olmadığı, Davalı yanın bildirdiği ücretlendirme ve düzenlediği faturaların kendi ücret tarifeleri gereği olduğu,

%30 fiyat artışı talebinin de yerinde olduğunun değerlendirildiği," belirtilmiştir.

Davacı yanca bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de, taraflar arasında yapılan anlaşma süresince ve devamında davacı yanca ücret artışı ya da hazırlanan faturalara yapılan itiraz olmadığı görülmektedir. Dolayısıyla taraflar arasındaki anlaşma gereğince edim ve karşılığı ücret kabul edilmiş olmakla tacir olan tarafların sözleşme sonrası ücret indirimi talep edemeyeceği kabul edilmektedir.

Davacı yan ücret artışı konusunda bilgilendirilmedikleri iddia edilmiş ise de davalı yanca ücret artışı sonrası hazırlanan faturaların bedelinin ödendiği ve itiraz edilmediği görülmektedir. Nitekim teknik bilirkişi fiyat artışına yönelik olarak yaptığı değerlendirmede. "2020 yılında pandemi sonrası, özellikle 2021-2023 döneminde lojistik sektöründe aşırı fiyat oynaklıkları yaşanmış; antrepo saklama hizmet bedelleri de kira bedellerinde olan aşırı artışla ciddi etkilenmiştir.

Davacının davalı yana düzenli hizmet verdiği lojistik hizmeti kapsamında sadece kendisinden hizmet alındığında %30 daha uygun bir fiyatlandırma yaparken, davalının başkaca lojistik firmalarından da hizmet almaya başlaması üzerine %30 fiyat artışı talebi somut olaya uygun değerlendirilmektedir. Zira, artık davalı fiyat oynaklıklarına göre kendisi başka bir antrepodan hizmet alma imkanına kavuşurken, halen indirimli fiyat tarifesinden sürekli bir hizmeti alması beklenemez.

Davalının antrepo-ardiye hizmeti verdiği müşterilerinden düzenli ve tek yetkili olarak davacı yana hizmet verdiğinde, %30 indirimli uygulama yaparken, böyle bir düzenlilik ve süreklilik olmadığında bu indirimi sağlamaması lojistik ve taşıma süreçlerinde kadri marufunda görülmek gerekir.

Davalı yan, davacının sözleşme feshi ve farklı antrepolarla tedarik işine girdiğinde davacı yana fiyat tarife değişikliğini bildirmiştir. Bundan sonra davacının bir an önce mallarını antrepodan çekerek çözüm üretmek yerine davalı yanın %30 artış talebini görerek saklama hizmeti almaya devam etmesi, davalının kendi belirttiği tarifeye göre faturaları ödemesini gerektirecektir.

Neticeten, davacının iddiasına göre fazladan ödediği ve iade almak için fatura tanzim ettiği alacağı, katlandığını ileri sürdüğü fazla ödeme içindir. Oysa davalı yan kendi ücret tarifesine göre tanzim ettiği faturalar ile tahsilat yapmıştır. Somut olayda sebepsiz zenginleşme veya aşırı yararlanma iddialarının yerinde olmadığı," açıkça ifade edilmiştir.

Dava dosyasında yer alan kayıtlar, taraf iddia ve savunmaları ile bilirkişi raporu dikkate alındığında davalı yanca taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak bedel tahsil edilmediği, devam eden süreçte ücret artışı sonrası davacı yanın sözleşmeye devam etmek istemediği ve sözleşmeyi fesh ettiği, hizmet sözleşmesinin devam ettiği süre boyunca davalı yanca belirlenen ücretin makul olduğu da değerlendirildiği görülmekle açılan davanın reddi gerekmiştir.

Açılan davada davalı yan kötüniyet tazminatı talep ettiği anlaşılmakla, İİK 72. maddesi kapsamında kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;

1-Davanın REDDİNE,

2-Davalı vekilinin kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından REDDİNE,

3-Alınması gereken 615,40 TL peşin harçtan, alınan 10.897,05 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 10.281,65 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 138.316,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/02/2025

Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/399, K. 2025/91, 7 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Deliller
  5. Delillerin Değerlendirilmesi
  6. Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/399
Karar No
2025/91
Tarih
7 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/400 K.2025/122
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/400 K.2025/143
  • Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/400 K.2025/108
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/401 K.2025/269
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/401 K.2025/147
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/401 K.2025/117

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.