KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2026
- Esas no
- 2025/444 Esas
- Karar no
- 2026/188
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/06/2025
Karar Metni
1.208 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin 2003 yılından bu yana faaliyet gösteren Kobi statüsünde yerli bir üretim ve mühendislik firması olduğunu, Optik, elektronik, telekom, bilişim ve ısıtma alanlarında mühendislik ve üretim faaliyetleri yürüten müvekkili şirketin ülkemizin önemli teknoloji şirketleri arasında yer aldığını, bu kapsamda davalı ile müvekkili şirket arasında 18/03/2025 tarihinde davalı şirket yetkilisinin e-posta üzerinden teklif talebi üzerine davalı şirket ile ticari ilişkinin başladığını,
müvekkilinin verdiği teklif sonrasında davalı şirketin talebi doğrultusunda toplam değeri 70.000 USD üzerinde olan siparişi iki parti halinde sevk edilmesi planlandığını, davalı tarafından müvekkili şirketten metrelerce network kablolama ürünleri, zayıf akım ürünleri, ve fiber ve cat ürünleri satın aldığını, davalı tarafından şirketler arası ticari yazışmalar çerçevesinde belirlenen vadeler gözetilerek 25/05/2025 vade tarihli 951.144,79 TL ve 25/06/2025 vade tarihli 1.747.160,00 TL lik 2 ayrı çek düzenleyerek müvekkili şirkete teslim ettiğini,
devamında teklif şartları ve davalı şirket yetkilileri arasında kurulan e-posta ve whatsapp yazışmalarına binaen satıma konu davalı şirketin bilgilerini gönderdiği antrepoya müvekkili şirket tarafından ilk parti ürünler teslim edildiğini, ikinci parti ürünlerin ise davalı tarafından gönderilen taşımacıya teslim ettiklerini, ilk parti ürünleri ilişkin olarak düzenlenen çekin karşılıksız çıktığını ve banka tarafından arkası yazıldığını, davalı şirket yetkilisi ile konuyu dava dışı sulh yolu ile çözüme bağlama çalışmalarından netice alamadıklarını,
müvekkili tarafından satışı ve teslimi gerçekleştirilen ikinci parti ürünlere dair verilen ikinci çekinde karşılıksız çıkması üzerine davalı ile yaptıkları zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine huzurdaki davayı ikame ettiklerini, taraflar arasında alım-satıma dair ticari sözleşme ilişkisi kurulduğunu, alım satım nesnesi olan ürünleri müvekkili şirket tarafından iki parti halinde gerçekleştirildiğini, müvekkilinin üzerine düşün yükümlülüğünü yerine getirdiğini, ancak davalının teslim aldığı ürünlerin ücretini ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini,
müvekkiline verdiği çeklerin karşılıksız çıktığını beyan ederek öncelikle karşılıksız çıkan çekler yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesini akabinde davalı şirketin sebepsiz zenginleşme yanı sıra müvekkili şirket aleyhine doğan zarar gözetilerek toplamda 70.874,10 USD değerinde fatura ile mal satışı ve irsaliye ile teslimi neticesinde faturalara konu borcun tespiti ile davalı tarafından yabancı para ticari faiziyle birlikte tazmini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesini talep ve dava etmişti.
Davalı davaya cevabında : Dava dilekçesi davalıya usulüne göre tebliğ edilmiş olup, davalının davaya cevap dilekçesi ibraz etmediği anlaşıldı.
DELİLLER
Bilirkişi raporu, e-mail kayıtları, mesaj içerikleri, faturalar ve sevk irsaliyeleri ile taraf açıklamaları ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, ürün satışına ilişkin alacağın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında e-posta üzerinden yapılan görüşmeler sonucunda davalı tarafından davacıdan network kablolama ürünleri, zayıf akım ürünleri, ve fiber ve cat ürünleri talep edilmiştir. Davacının verdiği teklif sonrasında dosyaya yansıyan yazışma ve delillerdin toplam değeri 70.000 USD üzerinde olan siparişin sevk edildiği anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan ve bilirkişi raporunda da yer verilen e-mail ve mesaj içeriklerinden taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu anlaşılmıştır. Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir(TTK m. 4/2).
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2. Maddesine göre, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
Anılan maddenin 3. fıkrasına göre ise, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
6100 sayılı HMK.'nun 222/3 hükmü uyarınca taraflara kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmeleri için ön inceleme duruşma tutanağı 3 numaralı ara karar ile "tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller, tarafların ticari defterleri ile tüm dosya kapsamı üzerinde inceleme yapılmasına, incelemenin kesin olmak üzere 30.10.2025 günü saat 10:30'dan itibaren mahkememiz kaleminde yapılmasına, tarafların ticari defterlerini inceleme gün ve saatinde mahkeme kaleminde hazır bulundurmalarına (mümkünse dijital ortamda);
inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini ibraz etmeyen ve ibraz etmeme konusunda hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermeyen veya geçerli bir nedenle 2 haftalık kesin süre içerisinde yerinde inceleme talebinde bulunmayan tarafın ticari defterlerinin incelenmesi talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve HMK md. 220/3 uyarınca duruma göre ticari defter ve kayıtların içeriği konusunda karşı tarafın delil ve beyanlarına itibar edilebileceğinin ve HMK md. 222/3 gereği diğer yasal şartların varlığı halinde karşı tarafın defterlerinin lehine delil olarak kabul edileceğinin ihtarına" karar verilmiştir.
Ara karar uyarınca davacı taraf ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmuştur.
Davalı taraf ise iki haftalık süre içerisinde yerinde inceleme talep etmemiş ve ticari defterlerini inceleme gününde hazır bulundurmayarak ibrazdan kaçınmıştır. İbrazdan kaçınmaya ilişkin her hangi bir mazeret de bildirilmemiştir. Davalıya ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edilebileceği ve davacının belge içeriği konusundaki beyanının kabul edilebileceği HMK'nın 220, 222 ve 94. maddeleri gereğince ihtar edilmiştir.
Davalı inceleme gününde hazır olmaması ve yerinde inceleme talebinde bulunmaması nedenleriyle davalı defter ve belgeleri incelenememiştir.
Dosyaya sunulan deliller ve incelenen davacı ticari defter ve kayıtlarına göre hazırlanan bilirkişi raporunda "Davacının talebine konu alacağı oluşturan e-faturaların davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların e-fatura oldukları ve GİB aracılığı ile davalı şirkete gönderildiği, işbu faturalara karşılık olarak davalı tarafından yapılmış herhangi bir ödeme kaydının bulunmadığı veya iade faturasına rastlanılmadığı, davalının defter belge ibraz etmediği, bu durumda Sayın Mahkemenin kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde davacının faturalardan kaynaklı 70.874,10 USD karşılığı 2.826.894,27 TL alacağının olduğu," tespitlerine yer verilmiştir.
Davalının herhangi bir mazeret bildirmeksizin ticari defterlerini ibrazdan kaçınması ile, HMK'nın 222. maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri lehe delil kabiliyeti kazanmıştır. Davacı tarafından sunulan e-mail ve mesaj kayıtları ve davacı ticari defterlerine göre davacı 70.874,10 USD TL alacaklı olup, davalının bunun aksini ispatlaması gerekir. Davalı taraf, davacının lehine delil teşkil eden ticari defterlerin aksini ispatlayamamış olup, davacıya karşı borçtan sorumlu olmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.
Başkan · (e-imza) Üye · (e-imza) Üye · (e-imza) Katip · (e-imza)
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/444, K. 2026/188, 5 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama