KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2025
- Esas no
- 2025/726 Esas
- Karar no
- 2025/729
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 14/10/2025
Karar Metni
1.106 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 14/10/2025 dava dilekçesinde özetle. Borçlu ...Limited Şirketi ortağı Tuncay Şeyranlıoğlu'nun alacağına karşılık olarak ...T.A.Ş. Lehine İstanbul İli, Eyüp İlçesi, Alibeyköy Mahallesi, ...Ada, ...
Parselde bulunan taşınmazı üzerine ipotek kurmuş olup, işbu ipotekten sonra borcun ödenmemesinden kaynaklı olarak 13/08/2025 tarihinde ...Dairesi ...Esas sayılı dosya numarası ile borçlu ...' nun ölümü üzerine mirasçıları olan ..., ...,....,... ve...Limited Şirketi aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, ...T.A.Ş.
Takibe konu hak ve alacaklar...Yönetimi Anonim Şirketi'ne temlik edildiğini, müvekkili şirketçe başlatılmış olan icra takibine ilişkin tebligatların ...Limited Şirketi' nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7 maddesi gereğince münfesih olmasından ötürü takibin kesinleşmediğini, borçlu şirketin münfesihlik durumunun Ticaret Sicil Gazetesinin 24/02/2015 tarihli ve 8765 sayılı nüshasında ilan edildiğini, terkinden önce doğmuş olan borca ilişkin icra takibinin yapılabilmesi ve alacaklı müvekkili şirketin alacak hakkına kavuşabilmesi için takibe ilişkin belgelerin borçlu münfesih şirkete tebliği gerektiğini,
borçlu münfesih şirketin ihya edilerek şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi için tasfiye memuru atanmasını ve bu kişinin tescil ile ilan edilmesi zorunluluğunun doğurduğunu beyan ederek, ... Ticaret Limited Şirketi'ne tasfiye memuru atanmasını ve atanan tasfiye memurunun tescil ile ilan edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 20/10/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün resen terkin işleminin “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi" ve 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”,
“6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne 519401 ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan Buket Düğün Sarayı İnşaat Otomotiv Basım Yayın İletişim Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin dosyasında yapılan incelemede,
şirketlerin “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi” “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi ve Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında.
“Adresinin tespit edilemediği” hususunun belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince resen terkin kapsamına alındığı,
tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 18.02.2015 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiği anlaşıldığını, Ticaret Sicili Müdürlüğünce söz konusu şirkete belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi halinde söz konusu şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceği, şirkete ait mal varlığının kaydın silinme tarihinden itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu ihtarında bulunulduğunu,
ancak bu ihtara rağmen söz konusu şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre mezkur hüküm gereğince, davacının kendisine müvekkili Müdürlük tarafından yapılan bildirimler (ihtarın), dava konusu şirkete ulaşmamış dahi olsa, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesindeki ilanının Tebligat Kanuna uygun bir bildirim olduğunun kabul edilmesi gerektiği ve re’sen terkin sürecinde bir eksiklik bulunmadığının tespiti gerektiğini, buna göre ilanın bulunması karşısında müvekkilinin eksik bir işleminden bahis dahi mümkün olmadığını,
dava konusu şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği sırada hakkında derdest bir davası bulunsa dahi bu husus, başlı başına müvekkili Müdürlüğün kusurlu olduğu ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilmesine sebep teşkil etmediğini, dava konusu şirketin sicil dosyasında yapılan incelemede bu hususta herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, müvekkili Müdürlüğün re'sen terkin kapsamında yer alan şirketlerden hangisinin derdest davası veya icra takibi bulunduğunu saptayacak sistemle entegrasyonu bulunmaması,
bu hususu tespit etmenin hukuken ve fiilen mümkün olmaması karşısında müvekkili Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka ve nesafet kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, dava konusu şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanası gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını beyan ederek,
resen terkin işleminin hukuka ve kanunu prosedüre uygun olduğu gibi davacı vekilince resen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddia ileri sürülmediğini, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLER
Ticaret sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, sicilden terkin edilen şirketin TTK 547. maddesine dayanan ek tasfiye amacıyla yeniden tescili davasıdır.
TTK' nun 547. maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili mümkündür.
İhyası istenen ...Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... Sicil Numarasında kayıtlı... Limited Şirketi 18.02.2015 tarihinde sicil kaydından terkin edilmiştir.
Somut olayda, İstanbul ...Dairesi... esas sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması, yargılamanın devamı ve yargılama sonunda verilecek hükmün infazı için ihya talep etmekte davacının menfaatinin bulunduğu ve davacının TTK 547. Maddesi gereği ek tasfiye için ihya talep edebileceği anlaşılmakla, terkin edilen şirketin ihyasına, yargılama neticesinde ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesini teminen ihya edilen şirketi terkin öncesi temsile münferinden yetkili ...'nun münferit ve yetkili tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
HMK md. 320/1 de "Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir." hükmüne yer evrilmiştir. Elde ki davada tüm deliller toplanmış olup tahkikat ve duruşmalı inceleme gerektirir her hangi bir delil ve uyuşmazlık bulunmadığından taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden uyuşmazlık sonuçlandırılmıştır.
Başkan · (e-imza) Üye · (e-imza) Üye · (e-imza) Katip · (e-imza)
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/726, K. 2025/729, 7 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama