KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2026
- Esas no
- 2025/929 Esas
- Karar no
- 2026/143
- Dava
- Zayi Belgesi Verilmesi
- Dava tarihi
- 22/12/2025
Karar Metni
1.004 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı talebinde özetle; Şirketine ait Ortaklık Pay Defterinin kaybolduğunu, olaya ilişkin karakola başvuruda bulunularak kayıp belgesi alındığını, şirkete ait ortaklı pay defterinin zayi olduğunu, işbu nedenle şirkete ait ortaklar pay defterinin zayi olduğuna dair belgenin verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Polis tutanağı, imza sirküleri, pay devir sözleşmeleri, sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı
GEREKÇE
Davacı şirket yetkilisi şirket pay defterinin çalınma nedeni ile kaybolduğunu belirterek zayi belgesi verilmesi talebinde bulunmuştur.
TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür.
Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren 30 dün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. (TTK m.82/7)
Davacı 31.12.2025 tarihli dilekçesinde... Emniyet Müdürlüğü ... merkezi Amirliği' ne 15.12.2025 tarihinde ortaklar pay defterinin kaybolduğuna ilişkin şikayet başvurusunda bulunduğunu belirterek dilekçe ekinde kayıp başvuru belgesini sunmuştur. Ekli belgenin incelenmesinde iş yerinde bulunan pay defterinin bulunamaması üzerine şikayet başvurusunda bulunduğunu beyan etmiştir.
Ön inceleme duruşmasında davacıya delilerini sunmak üzere süre verilmiştir. Verilen süre içerisinde davacı noterde düzenlenmiş pay devir sözleşmelerini sunmuştur. Dilekçe içeriğinde pay defterinin bulunamaması üzerine karakola çalıntı şüphesiyle başvuruda bulunduğunu ancak benzer olayların faili meçhul olarak kaldığı gerekçesi ile kayıp belgesi verildiğini açıklamıştır.
14.02.2026 tarihli dilekçe ile talebin dosya üzerinden değerlendirilmesi talep edilmiştir. HMK md. 320/1 de "Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir." hükmüne yer verilmiştir. Elde ki davada tüm deliller toplanmış olup duruşmalı yapılacak başka bir işlem bulunmadığından uyuşmazlık duruşmalı inceleme sonrasında dosya üzerinden sonuçlandırılmıştır.
Hasımsız olarak açılan zayi nedeniyle iptal davaları sonuçları itibariyle sadece davacı taraf yönünden değil, davada taraf olmayan kimseler bakımından da sonuç doğuran dava türlerindendir. Bu bakımdan davacı tarafın iddia ve delilleri ile sınırlı kalınmayarak inceleme yapılmıştır.
TTK'nın 82/7. maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir. Madde metninde yangın, su baskını veya yer sarsıntısı ibarelerinden sonra yer alan "gibi" sözcüğüyle, benzer olaylar kastedilmiş sınırlı bir sayım yapılmamıştır. (İstanbul BAM 14. HD 2025/2083 E, 2025/1986 K,) Sınırlı sayım yapıldığının kabul edilmesi kanun koyucunun amacı ile bağdaşmamaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014/11-827 E, 2016/311 K, sayılı kararında "TTK'nın 68. maddesinde yazılı afet kavramına davacıya kusur izafe edilemeyecek olan ve irade dışında meydana gelen olayların girebileceği gözetilerek tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği," tespitlerine yer vermiş olup bu tespitlerde afet kavramına davacıya kusur izafe edilemeyecek olan ve irade dışında meydana gelen olayların gireceğini göstermektedir.
İstanbul BAM 14. HD 2022/2424 E, 2023/563 K sayılı ilamının ilgili kısmı. "Dosya içerisindeki 24.05.2022 tarihli emniyet ifade tutanağında şirket müdürünün, davacı şirketin işlettiği hastanenin arşiv odasında pay defterini bulunamadığını, hastane bünyesinde yaptıkları araştırmada da pay defterini bulamadıklarını beyan ettiği anlaşılmaktadır...
Zayi olayının, tacirin engelleyemeyeceği bir olaydan ve tacire atfedilecek bir muhafaza kusuru olmaksızın gerçekleşmiş olması yeterlidir. Dosya içerisinde, davacının muhafaza kusuru sebebi ile somut olayın meydana geldiğin dair herhangi bir delil mevcut değildir. Yani talep edenin ticari defter ve belgelerini koruyup gözetme yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine, kısacası basiretli bir tacir gibi davranmadığına dair bir kanıt yoktur.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmuş..."
İstanbul BAM 14. HD 2025/2083 E, 2025/1986 K sayılı ilamının ilgili kısmı "davacı şirketin ticari defterlerinin şirketin muhsebecisinde bulunması ve muhasebecisinin vefatı ile davacı şirketin muhasebecinin mirasçılarından defterleri alamamasının yasada yer verilen hâllerden olduğu, bu sebeple davacının zayi belgesi isteyebileceği,"
Şeklindedir.
Dosya içerisindeki belgelerden şirket ortağı ve münferiden yetkili müdür olan ortak tarafından pay devri nedeni ile pay defteri gerekli olduğunda pay defterinin kayıp olduğunun fark edildiği ve tüm aramalara rağmen bulunmadığı, bu sebeple karakola başvuru ile tutanağın tanzim edildiği anlaşılmaktadır.
Dosyaya sunulan belgelerden ortaklar arasında ...Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi imzalandığı görülmüştür. Sicil kayıtlarında (www. ... .gov.tr) yapılan incelemede şirketin aktif olduğu son olarak 25.12.2024 tarihinde genel kurul toplantısı yaptığı, sicil kayıtlarına göre şirket ortaklarının ..., ...ve ... olduğu anlaşılmıştır. Yine sicil kayıtları ve sunulan imza sirkülerinden davayı açan ortak ...'ın şirketi münferiden temsile yetkili müdür olduğu anlaşılmıştır.
TTK'nın 82/7. maddesinde zayi belgesi verilebilmesi için aranan zayi halleri tahdidi olarak sayılmamıştır. Zayi olayının, tacirin engelleyemeyeceği bir olaydan ve tacire atfedilecek bir muhafaza kusuru olmaksızın gerçekleşmiş olması yeterlidir. Dosya içerisinde, davacının muhafaza kusuru sebebi ile somut olayın meydana geldiğine dair herhangi bir delil mevcut değildir.
Başka bir ifade ile davacının ticari defter ve belgelerini koruyup gözetme yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine, kısacası basiretli bir tacir gibi davranmadığına ve olayın iradesi dahilinde gerçekleştiğine dair bir kanıt yoktur.(Aynı şekilde İstanbul BAM 14. HD 2022/897 E, 2022/735 K, 2022/2424 E, 2023/563 K,) Somut olayda davacının beyanlarını resmi belge ile desteklemiş olması, sicil kayıtlarında şirketin bir yıl öncesine kadar kayıtlarının bulunmasına ve beyanlar ile sunulan belgelerin sicil kayıtları ile uyumlu olmasına,
polis tutanağı ve davacının dosyadaki delillere uygun beyanına göre, davacının kusuru olmaksızın gerçekleşen zayi olayında hukuki menfaatinin bulunduğu ve pay defterinin gerekli dikkat özen gösterilmiş olmasına rağmen zayi olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.
Başkan · ¸e-imzalıdır · Üye · ¸e-imzalıdır · Üye · ¸e-imzalıdır · Katip · ¸e-imzalıdır
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/929, K. 2026/143, 24 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama