KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Esas no
- 2021/341 Esas
- Karar no
- 2025/94
Karar Metni
3.219 kelime·16 dk okuma·7 bölüm
Merkez/ISPARTA
DAVA
Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
DAVA TARİHİ : 12/07/2021
KARAR TARİHİ : 29/04/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkillerinin ülke çapında tanınan, saygın ve başarılı bir grafik tasarım sanatçısı olup, davalı tarafından zarar uğratılıp mağdur edildiğini, tasarımların fikri mülkiyetinin müvekkiline ait ve müvekkilinin özgün eseri niteliğinde olduğunu, davalının, müvekkilini eserlerinin izinsiz ve hukuka aykırı şekilde kopyalayarak çeşitli materyallerle üretip sattığını ve ticari mal haline getirdiğini, müvekkillerinin eser ve tasarım niteliğindeki fikri mülkiyet haklarının ihlal edildiğini, davalının, müvekkilinin fikri haklarına tecavüz niteliğindeki eylemlerinin derhal tedbiren,
karar aşamasında ise mütemadiyen durdurulmasını, davalının bu faaliyetler için ticari işletme ya da şirket kurmuş olup olmadığı, sahip veya ortağı olduğu işletme veya kuruluş varsa burada kimlerle birlikte ortak niteliğinde hareket ettiğinin tespit edilmesini, davalının şahsi ve ticari banka hesaplarının tespit edilmesini ve tecavüz niteliğindeki eylemlerin başlangıç tarihinden itibaren hesap dökümlerinin ilgili kurum ve kuruluşlardan celp edilmesini,
işbu davaya konu olan haksız fiil ve fikri mülkiyet hakkına tecavüz niteliğindeki ticari faaliyetlerden elde edilebilecek ortalama gelirin ne olduğunun bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesini, yapılacak araştırma ve tespitler neticesinde ıslah hakkı saklı tutulmak üzere şimdilik 1.000,00-TL maddi, 50.000,00-TL manevi tazminat tutarının davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalılar vekilinin cevap dilekçesinden özetle; öncelikle aleyhe açılan davada, izinsiz kullanıldığı iddia edilen eserlerin hangileri olduğunun belirtilmediğini, yüksek çözünürlüklü olmayan görsellerin paylaşılması mümkün iken müvekkilinin peşinen suçlu gösterilmesinin davacı yanın mahkemeyi etkileme amacına matuf taktiksel bir tavır olduğunu, davacıyı hiçbir şekilde tanımadıklarını, Yeşilçam olarak bilinen 20.yüzyıl Türk sineması karakterlerinin grafik tasarımla çizilerek elde edilen iki boyutlu görsellerin ücretsiz ve herhangi bir izin şartı aranmayan instagram hesaplarından alındığını, bu hesapların ‘...’’,
‘’...’’ VE ‘’...’’ adlı instagram hesapları olduğunu, ... veya başka bir şahıs ve kurum tarafından, eserlerinin izinsiz kullanıldığına dair bugüne kadar herhangi bir ihtarda bulunulmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde de görsellerin bildirilmediğini, buna rağmen davacıya ait olabilecek görsellerin arabuluculuk görüşmesinden sonra kullanılmadığını ve satışının yapılmadığını, davacı yanın iddia ettiğinin aksine posterden yüksek miktarda kazanç elde etme durumunun söz konusu olmadığını, arz ve izah olunan nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep ve beyan etmiştir.
06.02.2023 tarihli Bilirkişi Raporun Sonuç bölümünden özetle; davacıya ait olduğu belirtilen @... isimli ... hesabı kontrol edildiğinde hesabın katılma tarihinin Ağustos 2013 olduğu, alınan bazı ekran görüntülerinden 11 Temmuz 2017, 12 Ocak 2019, 17 Mart 2019, 20 Mart 2019, 23 Mart 2019, 3 Nisan 2019, 3 Nisan 2019, 8 Haziran 2019, 10 Mart 2020, 15 Nisan 2020 tarihli paylaşımlara ilişkin ekran görüntülerinin sunulduğu, davalı yönüyle.
Mevcut durumda ... içerisinde bulunan linkler kontrol edildiğinde... linkinin açıldığı ve içerisinde ‘’...’’ Yazdığını, ...linki kontrol edildiğinde mevcut durumda ‘’Arama sonucunda hiçbir kayıt bulunamadı’’ yazdığı görülmüş, link içerisinde ... ibaresi ile yapılan arma sonucunda ‘’Arama sonucunda hiçbir kayıt bulunamadı’’ yazdığını, ... sayfası hesabı incelendiğinde sayfa şeffaflığı kısmında Oluşturulma Tarihinin 4 Şubat 2019 olduğu, iletişim bilgilerinde ...- ... – ... bilgilerinin olduğu, 25 Nisan 2020, 5 Nisan 2020, 8 Kasım 2019, 7 Mayıs 2019, 4 Şubat 2019 tarihli paylaşımlara ilişkin görüntülerin sunulduğu, ... linki kontrol edildiği,
‘’Aradığınız sayfa bulunmadı’’ yazdığını, ...
18 Temmuz 2022 itibariyle alışverişe kapatıldığından bu web sitesinde bulunan linklere ulaşılamadığını, ... içerisinde bulunan linkler kontrol edilmiş olup, görsellerin mevcut durumda yayında olduğunu, linklerde ... ibaresinin bulunduğunu,... linki kontrol edildiğinde ... hesabının katılma tarihinin Mart 2019 olduğu, hesap açıklaması kısmında ... bilgilerinin olduğu, hesap açıklamasında bulunan watshap bağlantısında ...iletişim bilgisinin olduğu,
aktif yayında olan 7 Haziran 2020, 24 Nisan 2020, 17 Nisan 2020, 14 Nisan 2020 tarihli paylaşımlara ilişkin ekran görüntülerinin sunulduğunu, ... linki kontrol edildiğinde ‘’...’’ yazdığını, ... içerisinde bulunan linkler kontrol edilmiş olup, görsellerin mevcut durumda yayında olduğu, link içeriklerinde ... ibaresinin bulunduğunu, ... linki kontrol edildiğinde ‘’Arama sonucunda hiçbir kayıt bulunamadı’’ yazdığını, ...içerisinde bulunan linkler kontrol edilmiş olup, görsellerin mevcut durumda yayında olduğu,
link içeriklerinde ...ibaresinin bulunduğunu, ... içerisinde bulunan linkler kontrol edilmiş olup, görsellerin mevcut durumda yayında olduğunu, link içeriklerinde ... ibaresinin bulunduğunu, ... içerisinde bulunan linkler kontrol edilmiş olup, görsellerin mevcut durumda yayında olduğunu, link içeriklerinde... ibaresinin bulunduğunu, ....de içerisinde bulunan linkler kontrol edildiğinde mevcut durumda linklerde hata/uyarı olduğunu, ... içerisinde bulunan linkler kontrol edilmiş olup, görsellerin mevcut durumda yayında olduğunu, link içeriklerinde ... ibaresinin bulunduğunu,... içerisinde bulunan linkler kontrol edilmiş olup,
görsellerin mevcut durumda yayında olduğunu, link içeriklerinde ... ibaresinin bulunduğunu, ... içerisinde bulunan linkler kontrol edilmiş olup, görsellerin mevcut durumda yayında olduğunu, link içeriklerinde ... ibaresinin bulunduğunu, dava konusu 546 adet illüstrasyon çiziminin görsel olarak kolay algılanabilir ve seçilebilir biçimde karakterize bir görünüm sergilediğini, bu yönden öz biçim form ilişkisine uygun çizildiği,
görsel anlatım diline sahip olduğunu, yaratıcı bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkan, üretilmesinde güzel sanatlar eğitimi gerektiren, mizahi yaratıcılık yönü güçlü, estetik değer ve sahibinin hususiyetini taşıyan fikri emek sonucu oluşan FSEK m.4 kapsamında grafik eser/güzel sanatlar eseri olduğunu, davaya konu edilen 546 adet çizimin davacı tarafından vücuda getirildiğini, davacının FSEK 11’deki karine çerçevesinde eser sahibi olduğunu ... adlı satış sayfalarının davalı ...’e ait olduğunu, ...’in ise ...’in bünyesinde çalıştığı anlaşılmış olup dava konusu eylemde sorumluluğunun bulunmadığını,
davacının 546 adet grafik eserinin bazı ahşap plakalar üzerinde birebir olarak bazı ise değişiklik yapılarak kullanıldığını, internet üzerinden satıldığını, davacıdan izin alınmaksızın grafik illüstrasyonların sosyal medyada satılması ve dekoratif ahşap plakalar üzerinde basılarak izinsiz kullanılmasının davacının mali haklarından FSEK 22 kapsamında çoğaltma, FSEK m.23 çerçevesinde yayma hakkının ihlali olduğunu, davaya konu grafik eserin somut uyuşmazlıktaki ticari kullanım mecrası,
eserin özelliği de dikkate alındığında bir adet eserin rayiç değerinin izinsiz kullanımının yapıldığı 2020 yılı itibariyle toplu kullanım yapıldığında eser birim fiyatının düşeceği de dikkate alındığında eser başına 2.500 TL olabileceğini, 546 adet izinsiz kullanılan ve satışa sunulan eserin rayiç değerinin 1.365.000TL olabileceğini, davacının FSEK 68 çerçevesinde bu bedelin 3 katını talep edebileceğini, ayrıca manevi tazminat talep edebileceği türü ve miktarının Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu yönünde kanaati ile rapor tanzim edildiği görülmektedir.
04.09.2023 tarihli Bilirkişi Heyet Raporu Sonuç bölümünden özetle; dava konusu görsellerin oluşturan kişinin özel fikrini ve çabasını içerdiğini, bu minvalde sahibinin hususiyetini içerdiği ve FSEK m.4 kapsamında 6.bentte belirtilen ‘’Grafik Eserler’’ güzel sanat eseri olduğunu ...
2.Noterliğinin ... yevmiye numaralı beyannamelerinde yer alan logo ve illüstrasyonların FSEK m.11 kapsamında beyanda ...’e ait olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan CD içerisinde yer alan 23 adet çizimin (eserlerin) FSEK m.8 kapsamında ... tarafından meydana getirildiği ve ...’in eser sahibi olduğunu, davacıya ait olduğu tespit edilen 23 görselden 15’inin davalı tarafından çeşitli değişiklikler yapılarak sosyal medya e-ticaret siteleri aracılığı ile satışa sunulduğunu, davalı eylemlerinin, FSEK 16-22-23 hükümlerini ihlal ettiğini,
davalı tarafından davacının FSEK’den doğan hakları ihlal eder eylemlerinin ne zaman başlayıp ne zaman sona erdiği hususunda net bir tespit yapılamadığını, işbu raporun hazırlandığı tarih itibariyle davacıya ait eserleri içerir posterlerin e-ticaret sitelerinde ve davalının sosyal medya hesabında satışının yapılmadığının görüldüğünü, FSEK hükümlerini ihlal eder fiillerden SGK kayıtlarında ...’in çalışanı olarak çalıştığı görülen davaı ...’in sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususunda takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğunu, davalının eser sahibi davacının mali zararına yol açtığı ortada ise de,
bilirkişi heyeti içerisinde mali bilirkişinin yer almaması ve konunun uzmanlık alanı dışında olması nedeniyle rayiç bedelin heyetçe tespit edilemediğini, bu nedenle tazminat hesabı yapılamadığı’ yönünde kanaati ile rapor tanzim edildiği görülmektedir.
18.09.2024 tarihli Bilirkişi Heyeti Ek Raporu Sonuç bölümünden özetle; davalının eser sahibi davacının mali zararına yol açtığı ortada ise de, söz konusu hesaplamanın yapılabilmesi için mali bir bilirkişi olması gerektiğinden ve bilirkişi heyeti içerisinde mali bilirkişinin yer almaması ve konunun uzmanlık alanı dışında olması nedeniyle hesaplama yapılamadığı’’ kanaati ile rapor tanzim edildiği görülmektedir.
02/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının FSEK m.68 kapsamında rayiç bedelin üç katı değeri maddi tazminat ve FSEK m.70 uyarınca manevi tazminat talebinde bulunduğunu, Sayın mahkemece bilirkişi raporu ile değerlendirmesi yapılan 2.500,00-TL rayiç bedel üzerinden hesaplama yapılmasının takdir edilmesi halinde FSEK 68 uyarınca talep edilecek tazminat miktarının 112.500,00-TL olabileceğini, Sayın mahkemece ... Grafik Tasarımcıları Derneği’nce değerlendirmesi yapılan 3.500,00-TL rayiç bedel üzerinden hesaplama yapılmasının takdir edilmesi halinde FSEK 68 uyarınca talep edilecek tazminat miktarının 157.500,00-TL olabileceğini yönünde kanaati ile rapor tanzim edildiği görülmektedir.
KANAAT VE GEREKÇE
İş bu dava 5846 sayılı FSEK kapsamında açılmış Fsek'ten Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i ve Muhtemel Tecavüzün Men'i, Maddi ve Manevi Tazminat talepli davadır.
Bilindiği üzere bir ürünün eser vasfını haiz olup olmadığı Hâkim tarafından resen nazara alınacak ve araştırılacak bir husustur. Dolayısıyla bu araştırma yapılırken tarafların sözleşmede yer alan tanımlamalarına veya isimlendirmelerine bakılmaz. Her somut olaya göre eser vasfının değerlendirilmesi yapılmalıdır. Zira uygulanacak hukuk normları bu belirlemeye göre değişmektedir.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda öngörülen hükümleri uygulanması için öncelikle ortada “eser” niteliğini haiz bir ürün mevcut olmalıdır. Eser vasfını taşımayan herhangi bir ürün hakkında 5846 sayılı Yasada eser sahipleri lehine öngörülen korumadan yararlanılamaz. Bu nedenle öncelikle, müşteki tarafın çalışmasının “eser” niteliğini haiz olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmalıdır.
5846 sayılı yasanın 1/B maddesinde genel olarak eser tanımaması yapılmış olup bu tanıma göre eser; “sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini” ifade eder, Bu tanım dikkate alındığında; bir fikir ve sanat mahsulünün eser olarak nitelendirilebilmesi için iki unsuru içermesi gerekmektedir. Bu unsurlardan ilki; fikri ürünün sahibinin hususiyetini taşıması ”, ikincisi de; meydana getirilen ürünün “kanunda belirtilen eser türlerinden birine dahil olması”dır. Doktrinde bu şartlardan ilki; “esasa ilişkin şart” veya “sübjektif unsur” ikincisi ise; “şekle ilişkin şart” veya “objektif unsur” olarak nitelenmektedir'.
Bir fikri ürünün eser olabilmesi için, sahibinin “hususiyet ”ini taşıması gerekir. Bu unsur, fikri ürünün FSEK kapsamında korunabilmesinin ilk şartı olup, aynı zamanda korumanın kapsamını da tayin eder.
Tekinalp'e göre; hususiyet tabirinden esasen anlaşılması gereken “anlatım ” (üslup)dır. Yazar, her üslubun sahibinin yaratıcılığını içerdiğini ve bu sebeple “öznel” olduğunu belirtmektedir. Ancak bu anlatımın muhakkak orijinal olmasının aranmaması, bununla birlikte *anlatım”da da bir “düzey”in bulunması gerektiğinden bahseder. Bu düzeyin tayininde de “sıradan olmama ” ölçütünün genel bir ölçüt olarak benimsenebileceğini ifade etmektedir?.
Meydana getirilen ürünün FSEK'de belirtilen eser türlerinden birine dahil olması gerekmektedir. Bu türlerden birine dahil olmayan bir ürünü eser olarak korunması söz konusu olamaz. Bu kategoriler de yukarıda da belirtildiği üzere aynı Kanunun 1/B maddesinde tek tek sayılmış olup; “ilim ve edebiyat eserleri” “musiki eserleri”, “güzel sanat eserleri” ve “sinema eserleri”dir.
Uyuşmazlık konusunu oluşturan ürün ise FSEK m.4'de ifade edilen Güzel Sanat Eserleri kategorisinde tartışılması gerekmektedir.
FSEK m. 4'e göre güzel sanat eserleri; 1. Yağlı ve sulu boya tablolar, her türlü resimler, desenler, pasteller, gravürler”, güzel yazılar ve tezhipler', kazıma, oyma, kakma veya benzeri usullerle maden, taş, ağaç veya diğer maddelerle çizilen veya tespit edilen eserler, kaligrafi"', serigrafi'”, 2. Heykeller, kabartmalar ve oymalar, 3. Mimarlık eserleri, 4. El işleri ve eserleri, minyatürler ve süsleme sanatı ürünleri ile tekstil, moda tasarımları, 5. Fotoğrafik eserler ve slaytlar, 6. Grafik eserler, 7. Karikatür eserleri ve 8. Her türlü tiplemelerdir'.
Güzellik duygusuyla ilgili olan bu tür eserlerin, ilim ve edebiyat eserleri ile musiki eserlerinden farklı bir ifade ediliş tarzı vardır. Bu nedenle güzel sanat eserlerinde ne dil, ne yazı, ne de ses ifade aracı olabilir. Zira, güzel sanat eserleri statik bir yapıya sahiptirler ve kural olarak yalnızca bir yüzey veya madde üzerinde tecessüm ettirilmek suretiyle açıklanabilirler. İlim ve edebiyat eserleri ile musiki eserlerinin eser sayılabilmeleri için “sabitleşme” olgusu bir ön şart olmadığı halde, bir fikri ürünün güzel sanat eseri olarak korunabilmesi , sahibinin hususiyetini taşıyan bu fikri çalışmanın aynı zamanda maddi bir varlık üzerinde “somutlaşması ” gerekir',
FSEK m.4'te sayılan eserlerin sahibinin hususiyetini taşımasının yanında, estetik niteliği de haiz olmaları gerekir. Estetik nitelikten maksat; eserin güzel olup olmaması değil, eserin estetik iddia taşımasıdır'. Buna karşın, bir eserin güzel sanat eseri sayılması için, eserin estetik gaye ile yapılmış olması şart değildir. Estetik bir amaçla yapılmayan belki pratik bir ihtiyacı karşılamak amacıyla meydana getirilmiş eşyalar da güzel sanat eseri olarak kabul edilebilir.
Somut olaya dönüldüğünde, bilirkişi heyeti tarafından yapılan teknik değerlendirmeler sonucunda grafik illüstrasyon çizimi 5846 s. FSEK m.4’te “…estetik değere sahip olan…Grafik eserler…” olarak görsel anlatım diline sahip olduğu, yaratıcı bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkan, üretilmesinde güzel sanatlar eğitimi gerektiren, mizahi yaratıcılık yönü güçlü, estetik değer ve sahibinin hususiyetini taşıyan fikri emek sonucu oluşan FSEK m.4 kapsamında grafik eser/güzel sanatlar eseri olduğu,
davacının dava konusu çizimlerin yüksek çözünürlüklü orijinal dosyalarını dosyaya CD içinde bilirkişilerce yapılan denetime açık rapor içeriği de dikkate alınarak davaya konu edilen 546 adet çizimin davacı tarafından vücuda getirildiği, davacının FSEK 11’deki karine çerçevesinde davacının eser sahibi olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacının 546 adet grafik eserinin bazı ahşap plakalar üzerinde birebir olarak bazı ise değişiklik yapılarak kullanıldığı, internet üzerinden satıldığı, davacıdan izin alınmaksızın grafik illüstrasyonların sosyal medyada satılması ve dekoratif ahşap plakalar üzerine basılarak izinsiz kullanılmasının davacının mali haklarından FSEK 22 kapsamında çoğaltma, FSEK m.23 çerçevesinde yayma hakkının ihlali olduğu kanaatine varılmış; FSEK hükümlerini ihlal eder fiillerden SGK kayıtlarında ...’in çalışanı olarak çalıştığı görülen davalı ...'in haksız fiile iştirak ettiği, en azından ihlal halini bilmesi gerektiği; haksız fiil sorumluluğunun doğması için ihmal, hatta hafif ihmal dahi yeterli bulunduğundan, davacının uğrayacağı maddi zararlardan sorumlu olacağı kanaatine varılmıştır.
FSEK 68. maddesi uyarınca; eseri...hak sahiplerinden bu kanunda yazılı izni almadan işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshalarını yayan ....her türlü işaret, ses ve görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri, sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç katı fazlasını isteyebilir
FSEK 70. Maddesindeki düzenlemeye göre, manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir.
Belirsiz alacak davası istisnai bir dava türü olup, bunun dava dilekçesinde açıkça belirtilmemiş olması ve kısmi olarak açıldığının dava dilekçesinden anlaşılmış olması karşısında, davanın kısmi dava olarak açıldığının kabulü zorunludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... sayılı kararında da vurgulandığı üzere "fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla" veya "şimdilik" ibareleriyle açılan davaların açıkca belirsiz alacak davası olduğu belirtilmedikçe bu nitelikte olduğunun kabulüne imkan bulunmadığından davanın belirsiz alacak davası olmadığının, davanın kısmi dava olarak kabul edilmesi gerekmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30/06/2020 tarihli ... esas ve ...karar sayılı kararında.
"FSEK’in 68/1 maddesi “Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması hâlinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir.” hükmünü haizdir.
Buna göre, hak sahibi, mali haklarının ihlali durumunda, özel bir tecavüzün ref’i yöntemi olarak “bu hakların bir sözleşme ile kullanılması hâlinde isteyebileceği bedelin” veya “bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin” en çok üç kat fazlasını isteyebilecektir." tespiti ile üç kat fazla istemin üst sınır olduğu vurgulanmış, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2019 tarihli... esas ve ...karar sayılı kararında, "Kusur ve ağırlığı zararın takdirinde ve alınacak önlemlerde rol oynar" yönündeki tespiti ile 68. maddeye göre zararın takdirinde kusurun varlığının ve ağırlığının dikkate alınması gerektiği görüşü benimsenmiştir.
Yerleşmiş Yargıtay uygulamalarında; manevi tazminatın, zarar görende tatmin duygusu oluşturacak, ancak sebepsiz zenginleşmeye meydan vermeyecek bir miktar paranın tahsiline ilişkin olduğu vurgulanmaktadır.
Davaya konu grafik eserin somut uyuşmazlıktaki ticari kullanım mecrası, eserin özelliği de dikkate alındığında bir adet eserin rayiç değerinin iziniz kullanımın yapıldığı 2020 yılı itibariyle toplu kullanım yapıldığında eser birim fiyatının düşeceği de dikkate alındığında eser başına 3.500TL olabileceği bilirkişi heyetince belirlenmiş olup; izinsiz kullanılan ve satışa sunulan eserin rayiç değerinin 157.500,00-TL olabileceği, davacının FSEK 68 çerçevesinde bu bedelin 3 katını talep edebileceği de dikkate alınarak sunulan ıslah dilekçesi içeriğine göre, dava dilekçesinde faiz talebinin bulunmadığı;
ancak davanın 27/03/2025 tarihli açıklama dilekçesine göre FSEK m.68 maddesi kapsamında farazi sözleşme ilişkisi temelinde ikame edildiği, davanın ve ıslah dilekçesinin kabulü ile davalı kullanımlarının davacıya ait eser sahipliğinden kaynaklanan haklarına tecavüz niteliğinde olduğunun tespiti ile FSEK m. 68 uyarınca 157.500,00-TL maddi tazminatın ıslah tarihi olan 27/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
paranın satın alma gücü, eylemin niteliği nazara alındığında 20.000 TL manevi tazminatın ıslah tarihi olan 27/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın ve ıslah dilekçesinin kabulü ile davalı kullanımlarının davacıya ait eser sahipliğinden kaynaklanan haklarına tecavüz niteliğinde olduğunun tespiti ile durdurulmasına, FSEK m. 68 uyarınca 157.500,00-TL maddi tazminatın ıslah tarihi olan 27/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
20.000 TL manevi tazminatın ıslah tarihi olan 27/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 12,126,00-TL karar harcından peşin ve tamamlama olarak yatırılan 3.543,95-TL' nin mahsubu ile kalan 8,582-05-TL Bakiye karar harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen kabul edilen tecavüz talepleri yönünden davacı yararına hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat yönünden hesap olunan toplam 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat yönünden hesap olunan toplam 20.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.10/2 uyarınca reddedilen manevi tazminat talebi yönünden hesap olunan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan toplam 3.543,95-TL harcın (peşin+başvuru+tamamlama) davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan: 10.000,00-TL bilirkişi ücreti, 367,50-TL posta gideri olmak üzere toplam 10.367,50-TL kabul ve red oranına göre hesaplanan 8.868,36-TL davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalılar tarafından yapılan: 12.250,00-TL bilirkişi ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.771,35-TL davacıdan alınarak davalılara verilmesine, kalan kısmının davalılar üzerinde bırakılmasına,
10-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk sarf ücretinden kabul red oranına göre hesap edilen 1.163,35-TL'yi davalılardan, 196,65-TL'yi davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
11-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/04/2025
TASHİH ŞERHİ
6100 sayılı HMK m.304 "Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." hükmünü içermektedir.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/341, K. 2025/94, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama