KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
- Esas no
- 2021/365
- Karar no
- 2024/173
- Dava
- Menfi Tespit (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/09/2021
Karar Metni
2.445 kelime·12 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkillerinin muhatap gösterilerek hazırlanan ''cayma hakkının kullanılmasına'' ilişkin ihtarnamenin 17 ağustos 2021 tarihinde tebliğ alındığını, bu nedenle işbu ''caymaya itiraz'' davasını, yasa koyucu tarafından belirlenen 4 haftalık yasal süre içerisinde açmakta olduklarının, müvekkillerinin işbu davayı ...'nın terekesi adına tek başına açmakta olduğunu, müvekkilinin işbu davayı açmaktaki amacı terekedeki hakkın korunması sağlamak olduğunu, müvekkillerinin ... ile aynı zamanda davalının babası olan ünlü ses sanatçısı ve bestecisi,
bestefon plak'ın yapımcısı olan ... (bundan sonra ''müteveffa sanatçı'' olarak anılacaktır.) ile dilekçelerinin eklerinde de yer verdikleri listede yer alan eserlerin mali haklarının devri için sözleşme imzalayan ...'nın (bundan sonra ''muris'' olarak anılacaktır.) mirasçısı olduğunu, davalının ise müteveffa sanatçı ...'nın mirasçısı olduğunu, muris ile müteveffa sanatçı arasında ... tarihinde ...
13. noterliği'nin ... yev.no.su ile noter huzurunda yapılan ''devir mukavelenamesi'' ile her birinde ikişer adet olan toplam 28 adet müzik eserinin hakkı, murise devredilmiş olduğunu, murisin vefatı neticesinde de mali hakların devri sözleşmesi tüm hak ve borçları ile birlikte miras yolu ile müvekkile geçtiğini, ancak hal böyleyken devir alınan eserlerin müteveffa sanatçının mirasçısı davalı tarafından müvekkillerinden izinsiz bir şekilde kullanıldığını, üçüncü kişi müzik yapımcıları ile sözleşmeler akdedildiğini, meslek birliklerinden telif hakkı tahsil edildiği öğrenildiğini, bunun üzerine müvekkilleri tarafından;
davalının da muhataplar arasında gösterildiğini, ...
14.noterliği'nden ... yev.no'lu ... tarihli ''eserlerin mali hak sahibinin ... olduğunun ihtarı'' konulu ihtarname çekildiğini ihtarnamede; davalıya ve diğer muhataplara noter sözleşmesi kapsamında listelenen tüm eserlerin hak sahibinin müvekkillerinin miras bırakanı olması sebebiyle eserlerin davalı tarafından kullanılması ve meslek birliklerinden gelir tahsil edilmesinin mümkün olmadığının belirtilerek kullanılmasının derhal durdurulması gerektiğini ve diğer hususlar ihtar edildiğini ihtarnamemize cevaben davalı, ...
20.noterliği'nin ... yev.no.lu ... tarihli ihtarnamesinde, çeşitli sebepler öne sürerek cayma hakkını kullandığının bildirildiğini dava konusu uyuşmazlıkta müvekkillerinin dava konusu eserlerden işi gereğince faydalanmış, muris ile müteveffa sanatçı arasında mali hakların devri sözleşmesine konu olan eserler için umuma iletim ve yayma hakkını kullanarak yeni dağıtım kanallarına yönelmiş ve azami derecede faydalanmaya özen gösterdiğini, keza internet üzerinde dahi müteveffa sanatçı ile ilgili arama yapıldığında sanatçının eserlerinin ..., ... gibi video ve müzik paylaşım sitelerinde 2021 yılında yayımının devam ettiği görüleceğini,
buna göre ... isimli video paylaşım platformu üzerinde müteveffa sanatçıya ait; ''...'' , ''... ''...'', ''...'' , ''...'' , ''...'' isimli şarkıları paylaşıma açıldığını. ... isimli müzik paylaşım platformunda ise sanatçının yine ''...'' ve ''...'' isimli albümleri yer alma olduğunu, ... üzerinden paylaşıma açılan eserler yalnızca müteveffa sanatçının münhasır eserleri değildir, platform üzerinde aynı zamanda sanatçının sahibi olduğu''...'' isimli şirket aracılığı ile yapımcılığını yapmış olduğu ...'e ait analog kayıtlar da mevcut olduğunu, buna göre ...'in icra ettiği;
''...'' , '...'' , ''...'' , ''...'' isimli eserleri ve diğer eserleri paylaşıma açıldığını, sayın mahkemeniz tarafından, muris ile müteveffa sanatçı arasında imzalanan ''mali hakların devri'' sözleşmesinde bu eserlerin tek tek sayıldığı görüleceğini davalı vekilinin, öncelikle kötü niyetli bir şekilde sözleşmeye konu eserler üzerinde müvekkilinin murisinin tek başına hak sahibi olduğunu savunmuş olup cayma hakkını ''tek'' başına kullandığını belirtiğini,
ancak taraflarınca davalının kötü niyetinin engellenmesi ve usulüne uygun kurulan bir sözleşmenin ayakta kalması için işbu dava açıldığında ise iştirak halinde eser birliği iddiası ortaya atıldığını, ancak bu durum kabul edildiğinde davalının, cayma hakkının kullanılmasına ilişkin diğer eser sahiplerinin onayına ilişkin bir delil ortaya koyması gerekirken davalı soyut bir şekilde yalnızca iddia ortaya atmakla yetindiğini, davalı vekilinin hem sözleşmenin usule aykırı olduğu iddia etmekte olduğunu, hem de cayma hakkının usulüne uygun bir şekilde kullanıldığı savunulmakta olduğunu,
ancak takdir edersiniz ki davalı vekilinin sözleşmenin geçerliliğine ilişkin iddiaları kabul edilirse bu sefer cayma hakkının usulüne aykırı bir şekilde kullanıldığı ortaya çıkacağını, davalının ise tarafımızca ibraz edilen delillere rağmen eserlerin 51 yıldır kullanılmadığı şeklinde beyanlarda bulunmakta; ancak söz konusu beyanını ispat eden herhangi bir dayanak gösteremediğini beyan ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle. 5846 sayılı Fsek m. 52 hükmü uyarınca söz konusu devir sözleşmesi kanunda öngörülen nitelikleri haiz olmayıp hukuki anlamda geçerli bir sözleşme olmadığını, öte yandan yalnızca eser sahibi, eseri üzerindeki mali haklarını üçüncü kişiye devredebilmekte veya bir mali hakka ilişkin lisans veya izin verebilmekte olduğunu, ancak devir sözleşmesi kapsamında yer verilen bazı parçaların hakları tümüyle müvekkilerine ait olmadığını,
davacı tarafından hakların kullanıldığına dair sunulan deliller de incelendiğinde görülecektir ki yapılan paylaşımlara ait ekran görüntüleri hak sahibi olduğunu iddia eden davacı tarafından hakkın kullanıldığını ispat edemediğini Yargıtay 11. HD, 19.12.2013 t,... e, ... k sayılı ilamında 11 yıl boyunca sadece 13 adet eseri içeren tek bir albüm çıkarıp, diğer eserler için başkaca albüm yapımı gerçekleştirmeyen ve bu konuda harekete de geçmeyen bir albüm yapımcısının,
mali haklardan gereği gibi faydalanmadığı kabul edildiğini. bilindiği üzere Fsek 19. madde kapsamında eser sahibine tanınan manevi haklar açısından 19/1. maddede sayılan kişilerin ayrı ayrı veya kendi namlarına manevi hakları ileri sürebilmesi mümkün olup bu hakların birlikte kullanım zorunluluğu olmadığını, öte yandan caymaya ilişkin tarafımızca keşide edilen ihtarnamede mehil verilmediğinden bahisle caymanın geçersizliğinin iddia edilmesi de bir diğer kabulü mümkün olmayan iddia olduğunu. zira somut olay açısından mehil verilmesi şartı aranmadığı beyan etmiştir.
Mahkememize sunulan 01/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Heyetimize verilen görev doğrultusunda yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda ve yukarıda açıklanan sebeplerle; Davaya konu Devir Mukavelesi incelendiğinde FSEK mad.52 hakların ayrı ayrı gösterilmesi şartını gerçekleştirilmediği öte yandan bu sözleşmeye dayalı olarak yıllar boyu kullanıma itiraz edilmemiş olması, ve bu hususta davalı tarafından bir dava açılmayarak cayma hakkının kullanılması, bu sözleşmenin FSEK mad.52 kapsamında geçersiz olduğu iddiası dürüstlük kuralına aykırılık oluşturacağız Davacının eserlerin çoğaltılması ve umuma iletilmesine devam ettiğini, mali haklardan gereği gibi faydalandığını, caymanın geçersiz olduğu görüş ve kanaatlerine varıldığına dair görüş ve kanaat bildirmiştir.
Mahkememize sunulan 27/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ‘’Davacının dosyaya sunmuş olduğu dijital müzik paylaşım sitelerinde paylaşım yapanın farklı hesaplar olduğunu ve farklı lisans şirketleri olduğu görüldüğünü, davacının müdür sıfatıyla ...Şirketi'nin temsilcisi olduğunu dava dilekçesinde belirtildiğini.
Davacının sunmuş olduğu deliller arasında ... tarafından lisanslanmış ... da ise ...'e ait ... kayıtlar olduğunun görüldüğünü ancak Spotify üzerinde bu şirketçe lisanslanmış davaya konu bir eser tespit edilemediğini, davaya konu eserlerin lisans kısmında ise dava dışı ...Yapımcılık adına ..., olduğu görülmekte olduğunu, bu kapsamda davalının iddia ettiği şekilde davacı tarafından eserlerden gereği gibi yararlanıldığına yönelik yeterli delil olmadığını bu kapsamda kanaatin değiştiğini ifade etmek gerektiğini.
Yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda ve yukarıda açıklanan sebeplerle; yapılan itirazlar değerlendirildiğinde mali haklardan gereği gibi faydalandığına yönelik dosya kapsamında yeterli delil olmadığı görüş ve kanaat bildirmiştir.
Mahkememize sunulan 06/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dosyaya mübrez bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; Taraflar(murisler) arasındaki devir sözleşmesinin geçerli olduğunu, FSEK m.58 cayma koşullarının somut olayda gerçekleşmediğini, dolayısıyla caymanın geçersiz olduğunu, Sonuç ve kanaat bildirmiştir.
Mahkememize sunulan 30/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... ile ... arasında 09.12.1970 tarihli devir mukavelenamesi yapılmış olduğu görülmekte olduğunu.
Yapılan sözleşmede “... firması sahibi ..., sahibi bulunduğu ve Bestefon ticari unvanı tahtında icrayı faaliyet etmekte olduğu firmayı unvanı ile birlikte, her türlü mevcudunu….eklenen listede yazılı eser ve besteleri münhasıran devir alana ait olmak üzere bütün hakkını bütün hukuki vecibeleri gayri kabili rücu olmak kayıt ve şartı ile .....’ya devir ve temlik etmiş…” ifadeleri yer almakta olup devir iradesi açıkça görülmekte olduğunu, dolayısıyla sözleşmenin devir iradesini içerdiği tespitimiz devam etmekte olduğunu,
cayma hakkının kullanılmasının şartlarından biri eserlerin kullanılmamasından dolayı eser sahibinin zarara uğraması gelmekte olduğunu, dikkat edilirse, eser sahibin (davalı) eserini kullanamaması bir zarar değil, zira devreden taraf zaten eseri kullanma hakkını kaybettiğini, kanunun yaptığı vurgu eseri devralan kullanmıyorsa eser sahibi zarara uğruyor mu hususudur, bu nedenle davalının yeni bir proje oluşturduğu ama davacının izin vermiyor olması bir zarar oluşturamaz zira zaten devrin sonucu budur, cayma hakkının kullanılabilmesi için mehil verilmediği ve şekli şartın yerine gelmediği kök rapor görüşümüz sürmekte olduğunu,
davalı itirazlarında yer alan “kullanımların sadece son 2-3 yıldır gerçekleştiği” itirazı gereği tarihler aşağıda değerlendirilmiştir: Bu 28 eser arasından ... da ... adına lisans sahibi olarak görünen eserler,-...sektörümüz 2010 yılından itibaren tamamen dijitalleşmeye dönmüş olduğunu, yeni CD veya Kaset basım bitmiş ve yapımcılar tüm kataloglarını .., ..., ... gibi dijital müzik platformlarına yüklendiğini, yapım şirketleri bu platformların ana dağıtıcısı olan ... ve ...’a 1 kere yükleme yaptıktan sonra bir daha başka bir hareket, yeni basım, yeni baskı vb. işlem yapmasına gerek kalmamakta, bundan sonraki tüm işlemler hem otomatik,
hem yeni platformlar geldiğinde kendiliğinden yenilenmekte, güncellenmekte olduğunu, dolayısıyla dava konusu olan eserlerin bir kere ana dijital dağıtıcıya yüklenmiş olması tüm mecralarda eserlerin kullanılması, dinlenilmesi, satın alınması vb. için yeterli olduğunu, dosyaya mübrez bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde.
Taraflar(murisler) arasındaki devir sözleşmesinin geçerli olduğunu, FSEK m.58 cayma koşullarının somut olayda gerçekleşmediğini, dolayısıyla caymanın geçersiz olduğunu, Sonuç ve kanaat bildirmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
Uyuşmazlığın davalı tarafından davacıya gönderilen ... 20. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve ... tarihli ihtarname ile dava dilekçesinde belirtilen 28 adet müzik eserinin mali haklarının devrine ilişkin 09/12/1970 tarihli devir mukavelenamesinin yasal şartları taşımadığı gerekçesi ile cayma hakkının kullanıldığının bildirildiği, FSEK 58. Maddesi gereğince kullanılan cayma hakkının hukuka aykırı olduğunu, yasal şartları oluşmadığından caymanın geçersizliğine karar verilmesi istemine ilişkin anlaşılmıştır.
5846 sayılı FSEK'nun 58.maddesinde "Mali bir hak veya ruhsat iktisap eden kimse, kararlaştırılan süre içinde ve eğer bir süre tayin edilmemişse icabı hale göre münasip bir zaman içinde hak ve salahiyetlerden gereği gibi faydalanmaz ve bu yüzden eser sahibinin menfaatleri esaslı surette ihlal edilirse eser sahibi sözleşmeden cayabilir.
Cayma hakkını kullanmak istiyen eser sahibi sözleşmedeki hakların kullanılması için noter vasıtasiyle diğer tarafa münasip bir mehil vermeye mecburdur. Hakkın kullanılması, iktisap eden kimse için imkansız olur veya tarafından reddedilir yahut bir mehil verilmesi halinde eser sahibinin menfaatleri esaslı surette tehlikeye düşmekte ise mehil tayinine lüzum yoktur.
Verilen mehil neticesiz geçerse veya mehil tayinine lüzum yoksa noter vasıtasiyle yapılacak ihbar ile cayma tamam olur. Cayma ihbarının tebliğinden itibaren 4 hafta geçtikten sonra caymaya karşı itiraz davası açılamaz. İktisap edenin mali hakkı kullanmamakta kusuru yoksa veya eser sahibinin kusuru daha ağır ise hakkaniyet gerektiği hallerde iktisap eden, münasip bir tazminat istiyebilir.
Cayma hakkından önceden vazgeçme caiz olmadığı gibi bu hakkın dermeyanını iki yıldan fazla bir süre için meneden takyitler de hükümsüzdür." belirtilmiştir.
Taraflar arasında davalı murisinin imzalamış olduğu 09/12/1970 tarihli sözleşme mevcut olup; sözleşmenin tarafları (muris) ... ile (muris) ... olan devir sözleşmesi ile toplam 28 adet eserin mali hakları davacıya devredilmiştir. Davalı tarafça ise eserler üzerindeki tüm hakların devreden murise ait olmaması sebebiyle geçersiz olduğu savunulmaktadır. Bu haliyle tartışılması gereken dava dilekçesinde belirtilen 28 adet müzik eserinin mali haklarının devrine ilişkin 09/12/1970 tarihli devir mukavelenamesinin yasal şartları taşımadığı gerekçesi kullanılan caymanın geçerli olup olmadığına ilişkindir.
5846 sayılı FSEK .nun 2. Maddesi ve devamında Eser türleri , İlim ve Edebiyat Eserleri (Md 2), Musiki Eserleri (Md 3), Güzel Sanat Eserleri (Md 4), Sinema Eserleri (md 5) olarak sayılmıştır. FSEK 3. Maddesi'nde Musiki Eserleri “Musiki eserleri, her nevi sözlü ve sözsüz bestelerdir.” şeklinde tanımlanmıştır.
5846 Sayılı FSEK'nun 8. Maddesinde eser sahibi “Bir eserin sahibi onu meydana getirendir.” şeklinde tanımlanmıştır.
FSEK'te eser sahibine tanınan mali ve manevi haklar sınırlı sayı yöntemi ile belirlenmiştir. Bu kapsamda eser sahibine tanına manevi haklar; eserin umuma arz yetkisi ( m. 14 ), adın belirtilmesi yetkisi (m. 15/1 ), eserde değişiklik yapılmasını menetme yetkisi (m. 16 ve m. 17/2) ve eserin aslına ulaşma ve eseri sergileme hakkı ( m. 17/1 ve 17/3 ) şeklindedir.
Eser sahibine tanınan mali haklar ise; işleme hakkı ( m. 21 ), çoğaltma hakkı ( m. 22 ), yayma hakkı ( m. 23 ), temsil hakkı ( m. 24 ), işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı ( m. 25 ) şeklinde ifade edilmiştir. Bununla birlikte FSEK'in mali ve manevi hakları düzenleyen hükümlerinden farklı bir bölümde düzenlenseler de pay ve takip hakkı ( m. 45 ), cayma hakkı ( m. 58 ) ve vazgeçme hakkı ( m. 60) da FSEK'in eser sahibine tanıdığı haklardandır.
5846 Sayılı FSEK'nun 49. Maddesinde “Devren İktisap”; “Eser sahibi veya mirasçılarından mali bir hak veya böyle bir hakkı kullanma ruhsatını iktisap etmiş olan bir kimse, ancak bunların yazılı muvafakatiyle bu hakkı veya kullanma ruhsatını diğer birine devredebilir. İşleme hakkının devrinde, devren iktisap eden kimse hakkında da eser sahibi veya mirasçılarının aynı suretle muvafakati şarttır.”
5846 Sayılı FSEK'nun 52. Maddesinde “şekil ”;“Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.” araflar arasında davalı murisinin imzalamış olduğu 09/12/1970 tarihli sözleşmede hak devrinden açıkça söz edilmiş olup, sözleşme yazılıdır ve sözleşmeye konu eserler de belirlenebilir durumdadır. Bu sebeple sözleşmenin şeklen bir geçersizliği bulunmamaktadır.
Yapılan sözleşmede “Akitlerden .. firması sahibi ..., sahibi bulunduğu ve ... ticari unvanı tahtında icrayı faaliyet etmekte olduğu firmayı unvanı ile birlikte, her türlü mevcudunu….eklenen listede yazılı eser ve besteleri münhasıran devir alana ait olmak üzere bütün hakkını bütün hukuki vecibeleri gayri kabili rücu olmak kayıt ve şartı ile .....’ya devir ve temlik etmiş…” ifadeleri yer almakta olup devir iradesi açıkça görülmektedir.
FSEK. 58. maddesindeki cayma hakkının eser sahibinden hak veya ruhsat iktisap eden kişinin bu hak veya ruhsattan gereği gibi yararlanamayarak menfaatlerinin ihlali halinde kullanılabilen özel bir fesih halidir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin ... Esas ...Karar sayılı) FSEK m. 58/1 lafzından eser üzerinde başkasına mali hak veya ruhsat vermiş olan bir eser sahibinin cayma hakkını iki farklı durumda kullanabileceği anlaşılmaktadır; i. mali hakkı veya ruhsatı devralanın bu hakkı veya ruhsatı süresi içinde hiç kullanmaması, ii. gerçekleşen kullanımın “gereği gibi olmaması” halidir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu olan eserlerin bir kere ana dijital dağıtıcıya yüklenmiş olması tüm mecralarda eserlerin kullanılması, dinlenilmesi, satın alınması vb. için yeterli olduğu, FSEK.
58. Maddesinde düzenlenen cayma hakkının eser sahibinden hak veya ruhsat iktisap eden kişinin bu hak veya ruhsattan gereği gibi yararlanamayarak menfaatlerinin ihlali halinde kullanılabilen özel bir fesih hali olduğu, bu haliyle kanunun öngördüğü cayma hakkı kullanımı sebebi olan hak ve salahiyetlerden gereği gibi faydalanmama hususu gerçekleşmediği, davalı tarafça ... 10. Noterliğinin ...
Tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile kullanılan cayma kapsamında gösterilen sebebin FSEK 58'de düzenlenen bir sebep olmadığı, tüm bu husular birlikte değerlendirildiğinde yukarıda açıklandığı üzere FSEK 58.madde kapsamında cayma hakkının kullanılabilmesine ilişkin şartların gerçekleşmediği, 09/12/1970 tarihli sözleşme mevcut olup; sözleşmenin tarafları (muris) ... ile (muris) ... olan devir sözleşmesi geçerli olduğu, anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/365, K. 2024/173, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama