KÜNYE
T.C. İstanbul 4.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Temmuz 2024
- Esas no
- 2023/12 Esas
- Karar no
- 2024/147
- Dava
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/01/2023
Karar Metni
1.129 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Müvekkili şirket kurulduğu 1986 yılından beri ''...'' markasıyla ... sektöründe en önde gelen ülkemizin bilinen en tanınır şirketlerinden olduğunu,...’nın ... ilçesinde ...
Köyünde üretim yaptığını, ...şirketinin müvekkilinin marka hukukundan kaynaklı haklarına ve ticaret unvanına tecavüz teşkil eden fiilleri müvekkilce tespit edildiğini, davalı taraf, müvekkilinin marka haklarına tescilsiz olarak ve hukuka aykırı bir şekilde tecavüz ettiği gibi ayrıca ticaret ünvanı olarak da müvekkili marka ve ticaret ünvanını iltibas ederek haksız ve hukuka aykırı bir şekilde haksız rekabette bulunduğunu ve çok daha sonra ticari faaliyetini başladığını, TTK madde 52 gereği ticaret unvanı haksız ve hukuka aykırı tescil ettirmesi nedeniyle ticaret ünvanının da iptali gerektiğini,
müvekkili şirkete ait ayırt ediciliği yüksek ''...'' marka ve işareti davalı yan tarafından kullanılarak iltibasa sebebiyet verdiğini, SMK'nın 7/2. maddede yer alan hallerin ihlal edilmesi ile marka hakkına tecavüz gerçekleştiğini, müvekkili şirketin markaları, tüketici nezdinde ''...'' olarak bilindiğini, müvekkili şirket kendisine ait olan ''...'' adlı internet adresinde ...
Sınıf içerisinde kalan zeytincilik sektörüne yönelik ürünlerinin tanıtımını, pazarlamasını ve satışını yaptığını, davalı taraf, müvekkiline ait ''...'' ve ''...'' markalarını hukuka aykırı olarak kendisinin kurmuş olduğu ''...'' adlı web sitesinde ürünlerinin tanıtımı, pazarlamasını ve satışını yaparak müvekkilinin marka hukukundan kaynaklı haklarına tecavüz teşkil eden fiilleriyle marka ihlallerinde bulunarak haksız kazanç sağladığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159.
Maddesi ile ihtiyati tedbir talebi düzenlendiğini beyan ve gerekçelerle davanın etkinliğini sağlamak ve davalının delilleri ortadan kaldırmasını önlemek adına, karşı yana tebligat çıkarılmaksızın, davalının müvekkilin markasına tecavüz edecek şekilde kullanımlarının bulunduğu "..., ..., ..., ..." alan adlarında bilişim uzmanı bilirkişi marifeti ile inceleme yaptırılarak mevcut durumun mahkemece tespit edilmesini,
davanın etkinliğini sağlamak amacıyla duruşmasız ve teminatsız olarak huzurdaki davada hüküm verilip kesinleşinceye kadar müvekkillerin markasından doğan haklara tecavüzün devamını önlemek için davalı tarafın “...” “...” “...” ibaresini haksız kullanım yoluyla müvekkilin marka hakkını tecavüze uğratan haksız eylemlerin durdurulmasına, web sitelerindeki tecavüze konu marka ile yapılan ürünlere ait görsel ve tanıtımlara erişiminin engellenmesine, tecavüz suretiyle imal edilen ürünlere, her türlü tanıtım evrakı ve malzemesine,
tabelaya bulundukları yerde el konularak toplatılması ile davalı yana ait iş yerinde ve iş yeri emtialarında/hizmetlerinde, sosyal medyada kullanımının dava sonuna kadar tedbiren önlenmesi ve durdurulması ve alan adının engellenmesine yönelik verilecek tedbir kararının telekomünikasyon ilgili müdürlüğüne bildirilmesine,
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ve Türk Ticaret Kanun’un ilgili hükümlerine göre ikili koruma altında bulunan müvekkile ait Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... tescil numaralı “...” ile ... ana unsurlu seri markalarına vaki tecavüzünün tespitine, meni’ne, refine ve nihai olarak web sitelerindeki tecavüze konu marka ile yapılan ürünlere ait görsel ve tanıtımlara erişiminin engellenmesine, tecavüz suretiyle imal edilen ürünlere, her türlü tanıtım evrakı ve malzemesine,
tabelaya bulundukları yerde el konularak toplatılması ile davalı yana ait iş yerinde ve iş yeri emtialarında/hizmetlerinde, sosyal medyada kullanımının durdurulması ve toplanmasına, davalının hukuka, ticari ahlak ve teamüle aykırı eylemleri ile yol açmış oldukları haksız rekabetin tespitine, menine ve refine, müvekkilin ticaret unvanı ile karıştırılmaya ve iltibasa yol açan davalı taraf ticaret unvanının ticaret sicilinden terkinine bu talebimizin reddi halinde '...' ibaresinin unvandan çıkarılmasına, ..., ..., ..., ... alan adlı sayfaların içeriğiyle birlikte erişiminin engellenmesi ve yayının kaldırılmasına,
müvekkilininin uğramış olduğu zararlara binaen fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile, HMK 107.
Madde gereğince tahkikat sonucu uğranılan zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğumuz talebimizi arttırma hakkımız saklı kalmak kaydıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 151. maddesi gereğince şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek ticari faizle birlikte 90.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müvekkile ödenmesine,
ürünlerin satışında müvekkil şirkete ait markanın ekonomik bakımdan önemli bir katkısının bulunması nedeni ile kazancın hesaplanmasında Sayın Mahkemece makul bir payın daha eklenmesi sureti ile yoksun kalınan kazancın arttırılmasına, davalı aleyhine karar verilecek mahkeme kararının, masrafları davalı yan tarafından karşılanmak suretiyle Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek 3 gazeteden birinde ilan yoluyla yayınlanmasına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı şirkete tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesi, bilirkişi raporları, tarafların beyanları ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
Davacı vekili 25/04/2024 tarihli dilekçesinde; Taraflar arasında arabuluculuk yoluyla haricen anlaşma sağlandığını, davadan vazgeçtiklerini, ayrıca işbu davayla ilgili tarafların birbirinden herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığını, vazgeçme talebinin kabulü ile davanın vazgeçme nedeniyle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket yetkilisi ... 03/07/2024 tarihli dilekçesinde;Davacı taraf ile anlaştığını, bu sebeple 27/06/2024 tarihli duruşmada verilen ara karar istinaden davacı tarafın işbu dava ve taleplerini geri alma işlemlerine ve teminatın iadesine muvafakatinin olduğunu bildirmekle, buna göre karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 16/07/2024 tarihli dilekçesinde; Taraflar arasında arabuluculuk yoluyla haricen anlaşma sağlanmış olduğunu davadan vazgeçilmiş karşı yan tarafından da kabul dilekçesi sunulduğunu, 27.06.2024 tarihli celsede verilen tüm ara kararlar yerine getirilmiş olduğundan duruşma günü beklenmeksizin sunulan beyanlar doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın geri alınabilmesinin koşulları 6100 sayılı HMK’nın 123. maddesinde belirtilmiştir. Anılan madde uyarınca, “davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir”. Davalının açık rızası dışında, davayı geri alma yasağı bulunmaktadır. Davalının açık muvafakatinin bulunması halinde ise, davanın esası hakkında bir karar verilmez. 7251 sayılı Yasa ile 6100 sayılı HMK'nın 123. Maddesine getirilen değişiklik ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Madde metninden anlaşıldığı üzere, davacı, davalının muvafakatı ile davayı geri alabilir. Davalının rızasının açık olması gerekir; zımni muvafakat yeterli değildir. Davalı, davacının davayı geri almasına açık bir şekilde muvafakat ederse mahkemece, davanın esası hakkında karar verilmeyip geri alınma ve davalının da buna muvafakat etmesi nedeniyle davanın son bulduğunu belirtmekle yetinmelidir. (Yargıtay 7.HD. 2021/6047 E 2022/6831K)
Davacı vekili tarafından sunulan 25/04/2024 tarihli dilekçede tarafların anlaştıklarının ve davadan vazgeçtiklerinin beyan edilerek karar verilmesinin talep edildiği, davacı vekilince 27/06/2024 tarihli duruşmada 25/04/2024 tarihli dilekçelerinin uyapa feragat dilekçesi olarak kaydedilmişse de sundukları bu talep dilekçesiyle 6100 sayılı HMK'nun 123.maddesi kapsamında davayı geri aldıklarının belirtilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin talep ve beyan edildiği, davacı vekilinin duruşmadaki beyanından 25/04/2024 tarihli dilekçenin davanın geri alınması için sunulduğunun anlaşıldığı,
davanın geri alınması için davalı tarafın açık muvafakatinin olması gerektiği, gelen kayıtlardan davalı şirket yetkilisi olduğu anlaşılan ... tarafından sunulan 03/07/2024 tarihli dilekçe ile. HMK md. 123 kapsamında davanın geri alınması işlemine muvafakatlerinin bulunduğunu beyan ettiğinden, aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/12, K. 2024/147, 17 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama