KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/131
- Karar no
- 2024/219
- Dava
- İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/07/2023
Karar Metni
2.235 kelime·11 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ... 11. icra Müdürlüğü'nün ...
Esas Sayılı dosyası ile başlatılan takipte; takibe konu lisans bedeline ve tüm ferilerine ve yetkiye davalı şirket tarafından itiraz edildiğini, bu İtirazın hukuki dayanaktan yoksun ve usulsüz olduğunu, davalı şirketin müvekkilleri ile imzaladığı lisans sözleşmesi dolayısıyla ödemekle yükümlü olduğu mali hak bedellerini ödemediğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin ''Mali Şartlar ' başlıklı 3,maddesinde; ' '3.1 Lisans alanında ödenecek 01,01.2013-31.12.2014 dönemine ilişkin toplam mali hak bedeli 1.544,55 TL+KDV'dir.
3.3 maddesinde 01.01.2015 tarihinden itibaren sözleşmenin otomatik olarak yenilendiği her takvim yılı için ödenecek mali hak bedeli bir önceki yılın mali hak bedeli esas alınarak TÜİK tarafından bir önceki yıl için belirlenen TÜFE+ÜFE/2 oranında artış uygulanmak suretiyle belirlendiğini, ve bu bedel 3.8 maddede seçilen ödeme biçimine uygun olarak meslek birliklerine ödendiğini, 3.5. ödemelerin gecikmesi halinde Lisans Alan, Türk Lirası için aylık %2 gecikme failini meslek birliklerine ödeyeceğini açıkça kabul, beyan ve taahhüt eder" hükümlerinin bulunduğunu,
'Sözleşmenin Sûresi ve Feshi* başlıklı 5. Maddesinde "5.1 Sözleşme 01.01.2013 ve 31.12.2014 tarihleri arasındaki süreyi kapsar 5.2.Taraflardan her biri, süre sonunda sözleşmeyi tek taraflı feshedebilir.
Ancak fesih iradesi sözleşmenin hitamı tarihinden en geç bir ay öncesine kadar ulaşacak biçimde yazılı olarak karşı taraflara bildirmediği takdirde, sözleşme aynı şartlarla yıldan yıla yenilenerek devam eder." Hükümlerinin yer aldığını, davalı şirket tarafından herhangi bir fesih bildirimi yapılmadığını, bahsi geçen hükümler nedeniyle, söz konusu sözleşmenin otomatik olarak yenilenmek suretiyle devam ettiğini, sözleşmenin ilgili hükümleri uyanrınca mali hak bedellerinin revize edilmiş olduğunu, borç konusu tutarın ödeme tarihinin kesin vade ile belirlenmiş olduğunu, davalı şirketin faize yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu,
davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, müvekkilileri tarafından ... 11 .İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe ilişkin olarak; takibe konu toplam 5.989,51 TL olan asıl alacağa, faize ve tüm ferilerine davalı şirket tarafından yapılan hukuki dayanaktan yoksun ve bütünüyle usulsüz itirazın iptalini, davalı şirket aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı şirkete yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin işlettiği tesisin yerel belediye ruhsatlı butik otel olduğunu, davacı taraf İle bir müzik lisans sözleşmesi yapılmasının söz konusu olmadığını, zaten nerhangi bir müzik yayını da yapılmadığını, dolayısıyla davacı takip alacaklısına, her hangi bir nedenle hiçbir isim ve sıfat altında, hiçbir borcunun olmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkilleri ile aralarında akdedildiği iddia edilen Lisans Sözleşmesini kesinlikle kabul etmediklerini, müvekkilleri tarafından davacı tarafa yönelik lisans başvurusunun söz konusu olmadığını ve Lisans Sözleşmesi yapılmadığını,
davaya dayanak yapılan Lisans Sözleşmesindeki imzanın müvekkillerinin yetkilisine ait olmadığını, lisans sözleşmesi başlıklı belgede müvekkilleri adına imzası bulunan ...'ın müvekkillerinin yetkilisi olmadığını, müvekkilleri adına borçlandıncı işlem yapma yetkisinin olmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan Lisaslama Dekontları, faturalardan dava ile birlikte haberdarı olunduğunu, öncelikle zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın reddini, davanın esastan reddini, %20 den az olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir,
Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle; müvekkilleri Mesam tarafından ... 11. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan takibe ilişkin olarak davalı tarafın takibe haksız ve kötü niyetli itirazı neticesinde; takibe konu toplam 5.989,51 TL olan asıl alacağa, faize ve tüm ferilerine davalı şirket tarafından yapılan hukuki dayanaktan yoksun ve bütünüyle usulsüz itirazın iptalini ve takibin devamını, davalı şirket aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini vekâleten talep etmiştir.
Davalı vekilinin ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacının gerek dava dilekçesi gerekse cevaba cevap dilekçesindeki bütün iddialarını kesinlikle reddettiklerini, müvekkillerinin önceki yetkilisi ...tarafından ... isimli kişiye verilen vekaletnamenin sadece müvekkillerinin resmi kurumlardaki işlerinin takibi için verildiğini, anılan vekaletname ile müvekkillerinin üçüncü kişilerle sözleşme yapılmasının veya mali yükümlülük altına sokulmasının mümkün olmadığını beyan etmiştir.
Mahkememize sunulan 24/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacıya ait olan resmî defterlerin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulmuş olduğunun görüldüğünü, sahibi lehine Yüce Mahkemenin takdirinde olmak üzere takdiri delil niteliğine haiz olduğunu, davalı yerinde inceleme talep etmiş, bu yönde düekçede yer alan iletişim bilgileri üzerinden irtibat kurulmuş ancak geçmiş tarihli defter ve belgeler inceleme için hazırlanamadığından,
davalı kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığını, davalı adına sözleşmeyi vekaletname ile ... isimli kişinin imza altına aldığını, imzalayan kişinin şirket yetkilisi olmadığını, sözleşmedeki yetkisiz imza itirazının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olacağını, sözleşmede belirtilen 2013-2014 dönemine ilişkin mali hak bedeli ve damga vergisi ödemesinin toplamı olan tutarın davalı şirket hesabından davacı meslek birliği hesabına ödemesinin yapıldığını, davacı tarafından davalı adına icra takibine konu olan 2015 yılından 2022 yıluıa kadar olan dönemi kapsayan mali hak bedeli faturalarının sözleşme hükümlerine uygun olarak tanzim edildiğini,
ve davacı ticari defter kayıtlarına işlendiğini, davalının adına düzenlenen faturalara ilişkin itirazına ya da sözleşme feshine ilişkin dosya münderecatında herhangi bir veri olmadığını, davacı tarafından talep edilen faiz oranının sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan asıl alacak yönünden 4.145,78-TL, işlemiş faiz olarak 1,844,13-TL olmak üzere toplam 5.989,91-TL alacaklı olduğuna dair görüş ve kanaatlerini sundukları anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Uyuşmazlığın; davacı MESAM tarafından ... 11. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile başlatılan takibe, davalı Şirketçe yapılan itirazın iptaline, davalı Şirket aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talebinden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu ... 11. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası incelendiğinde; borçlu davalı hakkında Müzik Eserleri Yayını İzin Sözleşmesi ve faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin olarak ilamsız takip başlattıklarını, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde davalı tarafça zamanaşımı defiinde bulunulduğu, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin lisans sözleşmesinden kaynaklanması, sözleşmesel zaman aşımı süresine tabii bulunması, icra takibinin başlangıç tarihi da gözetilerek zaman aşımı definin reddi ile açık yargılamaya devam olunmuştur.
Cevap dilekçesi ile davalı şirketin önceki yetkilisi ...tarafından, dava dışı ihbar olunan ... isimli kişiye verilen ... 4. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı vekaletname verildiği, verilen vekaletnameye göre dava dışı kişinin şirket yetkilisi olmadığından davalıyı borç altına sokmayacağı, lisans başvurusundaki ve lisans sözleşmesindeki imzalar davalı şirket yetkililerine ait olmadığı için, anılan "lisans sözleşmesini kabul etmediklerine yönelik savunma ileri sürülmüştür.
Ticarî mümessillik; Türk Borçlar Kanunu’nun 547. maddesinin 1. fıkrasında ise ticarî temsilci adı altında düzenlenmiş ve;
“Ticari temsilci, işletme sahibinin, ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında, ticari temsil yetkisi ile kendisini temsil etmek üzere, açıkça ya da örtülü olarak yetki verdiği kişidir” biçiminde tanımlanmıştır.
Ticarî mümessillik; bir sözleşme olmayıp, tek taraflı bir hukukî işlemle verilen temsil yetkisini içerir. Buna bağlı olarak, ticarî mümessillik işletme sahibinin iradesine dayanır. Dolayısıyla burada söz konusu olan temsil yetkisi kanuni değil, iradi temsil yetkisidir.
Ticarî mümessilin temsil yetkisinin kapsamı Kanun’da tam olarak belirlenmiştir. Bu hâliyle ticarî mümessillik, sınırı kanunla çizilmiş iradî bir temsil yetkisidir. Ticarî mümessil, iyi niyetli üçüncü kişilere karşı, işletme sahibi adına kambiyo taahhüdünde bulunmaya ve onun adına işletmenin amacına giren her türlü işlemleri yapmaya yetkili olup açıkça yetkili kılınmadıkça, taşınmazları devredemez veya bir hak ile sınırlandıramaz (BK m. 450; TBK m. 548).
Öncelikle bir kişinin ticarî vekil mi, yoksa ticarî mümessil mi olduğunun çekişmeli bulunduğu hâllerde, o kişiye işletme sahibi veya işletmeyi temsile yetkili kişi tarafından verilen yetkilerin içerik ve kapsamları dikkate alınarak bir değerlendirme yapılmalıdır.
Eğer verilen yetkiler, işletmenin hem olağan ve hem de olağanüstü nitelikteki bütün işlerinin idare edilmesine olanak tanıyan bir içerik ve genişlikte ise, ortada ticarî mümessilin bulunduğu; buna karşılık, sadece olağan işlerle sınırlı bir yetki verilmiş ise, ticarî vekilden söz edilmesi gerektiği kabul edilmelidir.
Olağan işlerin neler olduğunun belirlenmesinde, hem işletmenin niteliği, iş hacmi gibi unsurlar, hem de yapılacak işlemlerin türü ve değeri göz önüne alınmalıdır. Örneğin, işletmenin satış politikasında değişikliğe gitmek, işletmede kullanılan makineleri daha yeni teknolojiyle üretilmiş olanlarla değiştirmek konusunda sözleşmeler yapmak, olağanüstü nitelikteki işlemlerden sayılmaktadır. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 16.05.2018 tarihli ve ... E.,...K. ve 15.02.2022 tarihli ve 2019/... E.,... K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.
Ticarî temsilcinin temsil yetkisi, iyi niyet sahibi üçüncü şahıslara karşı sınır ve kapsam bakımından emredici hükümlerle tanzim edilmişken; ticarî vekillerde, vekilin temsil yetkisini düzenleyen hükümler daha ziyade tamamlayıcı mahiyettedir. Ticarî vekilin temsil yetkisinin sınır verilen hizmetin niteliğinden doğar; temsil yetkisinin sınırı ve kapsamı da dış ilişkideki görünüşe göre belirlenir. Ticarî vekil, ticarî işletmenin olağan işlerini görmek amacıyla tayin edildiğinden, temsil yetkisi de bu çerçevede olacaktır (Ayhan, Rıza/Özdamar, Mehmet/Çağlar, Hayrettin: Ticari İşletme Hukuku Genel Esaslar, Ankara 2014, s. 355 vd.). (Hukuk Genel Kurulunun ... E., ...K.)
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; ... 4. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı vekâletnamede verilen yetkilerin tamamı incelendiğinde dava dışı ihbar olunan ... isimli kişinin vekaletname ve lisans sözleşmesi döneminde ticarî mümessili olduğunun kabulü gerekir. Bu yönüyle davalının lisans sözleşmesi ile bağlı olduğu sonucuna varılmıştır.
Davacı ... ile Davalı ...arasında 11,02.2015 tarihinde imzalanan, dava dosyasında mübrez sözleşmede, sözleşmenin 01.01.2013 - 31.12.2014 tarihleri arasındaki süreyi kapsadığı Sözleşmenin Süresi ve Feshi başlıklı S.maddesinin 1 .fıkrasında, 2013-2014 dönemi İçin mali hak bedeli olarak Ödenmesi gereken tutar ise Mali Şartlar başlıklı 3.maddesinin 1. fıkrasında 1.544,55-TL+KDV olarak belirtilmiştir.
Uzama halinde uzamaya esas bedel ödemesinin Lisans alana bildirilmesinden İtibaren 15 gün içinde yapılacağının sözleşmenin 3.8 maddesinde hüküm altına alındığı görülmektedir.
Sözleşmenin Madde 5- Sözleşmenin Süresi ve Feshi başlıklı maddesinin 2.fıkrasında "Taraflardan her biri, süre sonunda sözleşmeyi tek taraflı feshedebilir, Ancak fesih iradesi sözleşmenin hitamı tarihinden en geç bir (1) ay öncesine kadar ulaşacak biçimde yazılı olarak karşı taraf (lar)a bildiriimediği takdirde, sözleşme aynt şartlarla yıldan yıla yenilenerek devam eder hükmünün bulunduğu,
yine sözleşmenin Madde 3- Mali Şartlar başlıklı maddesinin 3. Fıkrasında " 01.01.2015 tarihinden İtibaren sözleşmenin otomatik olarak yenilendiği her bir takvim ytiı için ödenecek mali hak bedeli, bir önceki yılın mali hak bedeli esas alınarak TÜIK tarafindan bir önceki yıl için belirlenen ÜFE+TÜFE/2 oranında artış uygulanmak suretiyle belirlenir..." şeklinde hükme bağlandığı görülmektedir.
Davalının ticari defter ve belgelerini mahkemede hazır etmesi hususunda tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde ve tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, lisans sözleşmesi kapsamında değerlendirme yapması, mali bilirkişinin tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde ve tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yapmasına, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği,
davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen FSEK kapsamında lisans sözleşmesi alacağının tahsiline yönelik takip dosyasından kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı ve davalı savunmaları da dikkate alınarak diğer uyuşmazlık noktaları dikkate alınarak diğer hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verilerek, bilirkişiye tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde 6100 sayılı HMK'nun 278/4 maddesi gereğince yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verildiği,
Davalı ... vekilinin 26.03.2024 tarihli dilekçesinde yerinde inceleme talep ettiği ancak inceleme günü evrakların mahkemeye ve yerinde inceleme talebine rağmen bilirkişiye incelemeye evrak sunulmadığı bilirkişi raporu ile beyan edilmiştir.
... tarihli ve ... sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür.
Davalının ticari defter ve belgelerini mahkemede hazır etmesi hususunda ihtarlı davetiye tebliğine, çıkarılacak davetiyeye ''Belirlenen gün ve saatte davalının ticari defter ve belgelerini mahkemeye ibraz etmemesi ve aynı sürede,
delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse halinde HMK'nin 220. maddesi gereğince defter ve belge ibrazından kaçınmış sayılacağı ve mevcut delil durumuna göre ticari defter ve belgelerin içeriği hususunda davacı tarafın beyanına itibar edilebileceğinin'' şerh düşülmüş olmasına davalı yanca ticari defterlerin incelemeye sunulmadığı anlaşılmıştır.
Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekmiştir.
Dosya kapsamına sunulan mali bilirkişi rapor içeriğine göre, davacı kayıtları incelendiğinde Davacı tarafından davalı adına icra takibine konu olan 2015 yılından 2022 yılına kadar olan dönemi kapsayan mali hak bedeli faturalarının sözleşme hükümlerine uygun olarak tanzim edildiği ve davacı ticari defter kayıtlarına işlendiği, davalının adına düzenlenen faturalara ilişkin itirazına ya da sözleşme feshine ilişkin dosya mündereçatında herhangi bir veri olmadığı, davacı tarafından talep edilen faiz oranının sözleşme hükümlerine uygun olduğu,
takip tarihi itibariyle davacının davalıdan asıl alacak yönünden 4.145,78-TL, işlemiş faiz olarak 1,844,13-TL olmak üzere toplam 5.989,91-TL alacaklı olduğu, bilirkişi tarafından faiz hesabının da denetime açık olarak yapıldığı, davacının davasının kabulü ile, davalı tarafından ...
11. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden takip talebindeki şartlar ile aynen devamına, icra iflas kanun'unun 67/2. maddesi uyarınca alacak miktarının %20 si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/131, K. 2024/219, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama