KÜNYE
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/131
- Karar No
- 2024/1246
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
Karar Metni
1.948 kelime·10 dk okuma·18 bölüm
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/09/2022
NUMARASI
DAVA
Alacak (İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/12/2021
KARAR TARİHİ : 21/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/12/2024
Taraflar arasındaki rücuen alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde taşınmazlar üzerinden yüksek gerilim hattı geçirilmesi nedeniyle taşınmaz maliki tarafından el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebiyle açılan davanın kabulüne ilişkin verilen kararın kesinleştiğini, karar nedeniyle müvekkilinin 150.630,00 TL ödediğini belirterek 150.630,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, dayanak karara ilişki yapılan ödemenin işletme hakkı devir sözleşmesi uyarınca davacının sorumluluğunda olduğunu, ihale şartnamesi, hisse satış sözleşmesi ve işletme hakkı devir sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, taraflar arasında işletme hakkı devir sözleşmesinin akdedildiğini, davaya konu talebin dağıtım faaliyetlerinin ... tarafından yürütüldüğü sırada, ... yürütmüş olduğu elektrik dağıtım faaliyetlerinden kaynaklı olarak yapılan dava ve takip giderlerine ilişkin olduğu, ancak dava açıldığı tarihte henüz kesinleşmiş bir kararın bulunmadığı, dava konusu rücu talebine konu olayın 24.07.2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin yürürlüğe girmesinden önceki dönemde ... yürütmüş olduğu elektrik dağıtım faaliyetlerinden kaynaklı olarak yapılan dava ve takip giderlerine ilişkin olduğu,
... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olacağı, bu talepleri konu alan icra takibi ve davaların ... tarafından yürütüleceği ve sonuçlandırılacağı, bu takip ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülüğün ... tarafından karşılanacağına ilişkin hükmün sözleşmede yer aldığı, ancak işbu davanın açıldığı tarihte ilk derece mahkemesi kararının henüz kesinleşmediği,
yargılama sırasında ilk derece mahkemesinin kabul kararının Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 09.11.2021 tarih 2019/1415 Esas 2021/2371 Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak davanın reddedildiği, davacı tarafından Yalova İcra Müdürlüğünün 2019/796 sayılı dosyası üzerinden icranın iadesi talebinde bulunup, icranın iadesi süreci işletilerek ödenen paranın geri alındığı, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Yalova İcra Müdürlüğü tarafından müvekkiline 148.226,48 TL iade yapıldığını, cezaevi harcı olan 2.403,52 TL'nin ise müvekkiline henüz ödenmediğini, Yalova İcra Müdürlüğü 2019/796 sayılı dosyasında icranın iadesinin gerçekleşmiş olup, mahkeme nezdindeki davanın konusuz kaldığını belirterek davanın konusuz kaldığına ilişkin karar verilmesi ve mahkeme nezdinde görülmekte olan davanın açılmasına davalının sebebiyet vermiş olduğu gözetilerek davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin talep edildiğini, davanın konusuz kalması halinde vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin haklılık durumuna göre belirlenmesi gerektiğini,
davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 2019/1415 Esas 2021/2371 Karar sayılı ilamı ile de müvekkilinin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadı, buna istinaden de haksız yere Yalova İcra Müdürlüğüne ödeme yapmış olduklarının tespit edildiğini, davanın açıldığı tarihte müvekkilinin haklı olduğunu, davalının aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, müvekkilinin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmamasına rağmen Yalova İcra Müdürlüğünün 2019/796 sayılı dosyaya ödeme yaptığını,
ödeme tarihinden itibaren geçen yıllar ve yükselen döviz kurları ile faiz oranları göz önünde bulundurulduğunda müvekkilinin zarara uğradığının anlaşılacağını, müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi halinde haklılığının ispatlandığını, herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmayan müvekkilinin zararının artacağını, mahkeme dosyasına davalı ... tarafından usulüne uygun vekaletname sunulmadığı gibi mahkemenin 19.09.2022 tarihli gerekçeli kararında da davalı ... temsil eden vekil bilgisine yer verilmediğini,
mahkemenin usulüne uygun dosyaya vekalet sunmayan davalı ... lehine vekalet ücreti hükmetmesi akabinde davalı tarafından 27.12.2022 tarihinde dosyaya vekalet sunulduğunu, karar duruşmasından sonra dosyaya vekalet sunulmasının karşı vekalet ücretine hak kazandırmayacağını, Yalova İcra Müdürlüğünün 2019/796 sayılı dosyada icranın iadesine karar verildiğini, mahkeme nezdindeki davanın konusuz kaldığını,
davanın konusuz kalmasından ötürü müvekkilinin dava açıldığı tarihteki haklılığı aşikar olduğundan ve müvekkilinin zararının artmaması amacıyla davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
HMK'nun 331/1. maddesi uyarınca davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine takdir ve hükmedeceğinin düzenlendiğini, ayrıca HMK'nun 323/1-ğ bendinde vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderleri kapsamında sayıldığını, anılan maddeler doğrultusunda davanın açıldığı tarihte haksız olduğu tespit edilen tarafın yargılama giderlerini ödemekle yükümlü olacağını,
konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen bir şey olan davalarda avukatlık ücretinin davanın görüldüğü mahkeme için tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında olmamak kaydıyla nispi olarak belirleneceğini, ancak hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceğini, somut uyuşmazlıkta dava değerinin 150.630,00 TL olduğunu, söz konusu bedelin davacı tarafından icra dosyasında icranın iadesi süreci işletilerek geri alındığının sabit olup konusu para olan işbu davada yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren müvekkili lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini,
mahkemenin gerekçeli kararında da açıkça belirtildiği üzere müvekkilinin işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davacının rücu talebine dayanak davada verilen karar kesinleşmeden ve alacak tam anlamıyla doğmadan işbu davayı açtığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına, müvekkili lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve harçların davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
İşletme hakkı devir sözleşmesi sureti, ödeme dekontları, yargılama aşamasında hesap bilirkişiden alınan 20/05/2022 tarihli rapor, Yalova İcra Müdürlüğünün 2019/796 sayılı takip dosyası ile Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/387 Esas 2018/503 Karar sayılı dosyasının Uyap suretleri dosya içerisinde yer almaktadır.
Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/387 Esas 2018/503 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; davacısı ..., ..., ... ve ..., davalısı ... Genel Müdürlüğü, dahili davalısı ... olup, uzun yıllardır taşınmazlarının üzerinden yüksek gerilim hattı geçtiği, kamulaştırma kararının bulunmadığı, irtifak hakkı tesis edilmediği iddiasıyla el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebiyle açılan davada davanın kabulüne, geriye dönük 5 yıllık ecrimisil olan 94.185,83 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, men'i müdahale talebinin reddine karar verildiği, karara karşı davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Yalova İcra Müdürlüğünün 2019/796 sayılı icra takip dosyası ile yukarıda anılan mahkeme ilamına dayanılarak alacaklı ..., ..., ... ve ..., tarafından borçlular ... Genel Müdürlüğü ve ... aleyhine ilama dayanarak icra takibi başlatıldığı, davacının icra dosyasına 11/02/2019 tarihinde 3.300,00 TL, 25/03/2019 tarihinde 147.330,00 TL yatırdığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilince anılan icra dosyasına ödemeler yapıldıktan sonra davalılar vekilinin icra takibine dayanak ilama karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 09/11/2021 tarih 2019/1415 Esas 2021/2371 Karar sayılı kararıyla men'i müdahale talebi yönünden istinaf bulunmadığından inceleme konusu yapılmadığı belirtilerek davalılar vekilinin istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Anılan karar üzerine bu kez, davacı vekilince Yalova İcra Müdürlüğünün 2019/796 sayılı dosyası üzerinden başvuru yaparak davacı tarafından alacaklı tarafa yapılan ödemenin davacı şirket hesabına iade edilmesi, bu hususta alacaklılara ve vekiline muhtıra gönderilmesini isteyerek icranın iadesi talebinde bulunmuştur.
Bu talep üzerine icra müdürlüğünce davacı ... vekilinin talebinin kabulüne, alacaklı vekiline 26/07/2019 tarihinde net ödenen 142.758,48 TL'nin iadesi için muhtıra düzenlenmesine, Adalet Bakanlığı Ceza İnfaz Kurumları İle Tutukevleri İşyurtları Kurumu Daire Başkanlığına 26/07/2019 tarihli 2.403,52 TL cezaevi harcının iadesinin istenilmesi için müzekkere yazılmasına karar verilerek icranın iadesi prosedürünün başlatıldığı, davacı hesabına 18/01/2022 tarihinde 142.758,58 TL, 23/03/2022 tarihinde 13.339,12 TL iade edildiği görülmüştür.
Yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere davacı tarafından işbu davaya konu edilen alacak, yargılama aşamasında icranın iadesi prosedürü üzerine icra müdürlüğünce takip alacaklısından tahsil edilmek suretiyle davacı borçlu hesabına iade edilmekle dava konusuz kalmıştır.
Mahkemece konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Taraf vekillerinin yargılama giderlerine ve vekalet ücretine yönelik istinaf itirazına gelindiğinde, HMK'nun 331/1. maddesi uyarınca davanın konusuz kalması halinde davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderleri hüküm altına alınacaktır.
Konusuz kalan işbu davada dava tarihindeki haklılık durumu incelendiğinde, davacı işletme hakkı devir sözleşmesine dayanarak dava dışı üçüncü kişi lehine hüküm altına alınan alacağa ilişkin ilamdan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibi sonucu icra dosyasına ödediği bedelden davalının sorumlu olduğunu iddia ederek işbu davayı açmıştır.
Davacı tarafından icra takibine dayanak yapılan mahkeme ilamına karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu halde tehiri icra talep edilmemesi sonucu icra dosyasına ödeme yapılmak zorunda kalınmıştır. Davacı tehiri icra talep ederek istinaf kanun yoluna başvurmadığından icra takip dosyasına ödeme yapmak zorunda kalmaya kendi kusurlu davranışı sonucu sebebiyet vermiştir. Bir başka anlatımla, davacı kendi kusurlu davranışı sonucu icra takip dosyasına ödeme yapıp, yaptığı istinaf başvurusu sonucu icra takibine dayanak ilamın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi sonucu icranın iadesi prosedürünü başlatmış olup, dava tarihi itibarıyla işbu davayı açmakta haksızdır. Nitekim mahkemece de davacının tam anlamıyla alacak hakkı doğmadan işbu davayı açmakta haklı olmadığı kabul edilmiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece yargılama aşamasında icranın iadesi prosedürü işletilmesi sonucu davanın konusuz kaldığı, dava tarihi itibarıyla davacının işbu davayı açmakta haklı bulunmadığı, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğinin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan, mahkeme karar başlığında davalı vekili yer almamakta ise de, yargılama aşamasında dava dilekçesinin davalıya tebliği üzerine yasal süre içerisinde davalı vekili tarafından davaya cevap verildiği, aşamalarda bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ve beyan dilekçeleri sunulduğu, davalı vekilinin duruşmalara katıldığı, usulüne uygun vekaletnamenin ibraz edildiği, mahkemece de davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedildiği görülmekle karar başlığındaki anılan husus maddi hata kabul edilerek Dairemizce davalı vekilinin ismine karar başlığında yer verilmiştir.
Açıklanan bu durum karşısında mahkemece yargılama aşamasında kendisini vekille temsil ettirdiği anlaşılan davalı yararına, davanın rücuen alacak davası olduğu gözetilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönündeki kararında vekalet ücreti yönünden isabet görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/131, K. 2024/1246, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama