KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/135
- Karar No
- 2024/825
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
Karar Metni
2.583 kelime·13 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/135
KARAR NO : 2024/825
DAVA
Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 27/02/2023
KARAR TARİHİ : 21/11/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacının maliki olduğu, ----sevk ve idaresindeki --- model, ------ marka araç 18.10.2022 tarihinde ---- İli, ----- İlçesinde seyir halindeyken maliki -----ve sürücüsü ---- olan ---- plakalı aracın, davacının aracına çarptığını ve maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, oluşan riziko kazanın hemen akabinde sigorta şirketine ihbar edilmiş ve sigorta şirketi tarafından oluşturulan hasar dosyası neticesinde davacının aracının pert olmasına kanaat getirilmiştir.
Aracın pert edilmesi kararı ile birlikte aracın rayiç bedeli 55.000,00 TL olarak belirlenmiş ve ödemeler bu tutara göre yapıldığını, kazadan sonra aracın, çekiciyle götürülmüş olup çekici bedeli de davalı tarafından karşılanmadığını, karşı tarafın aracı ---. tarafından --- nolu poliçe ile sigortalandığını, ----- 31.12.2022 tarihinde bakiye pert bedeli talebi için -----üzerinden başvuruda bulunulmuş olup, başvurunun aynı gün sigorta şirketine tebliğ edildiğini ancak yasal süresi içerisinde herhangi bir ödemede bulunulmadığını, arz olunan nedenlerle;
şimdilik davacının aracında meydana gelen 50 TL bakiye pert bedeli ile 50 TL çekici ücretinin davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber tahsili ile her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı şirket tarafından yapılan araştırmalar sonucu aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 55.000,00TL, aracın sovtaj değerinin 28.200,00 -TL olduğu tespit edilmiş olup, bu iki tutarın farkı olan 26.800,00 TL tazminat bedelini davacı tarafa ödediğini, aracın rayiç değerinin tespitinde, kaza tarihindeki aynı marka model ve yaklaşık kilometredeki araçların ortalaması dikkate alınarak tespiti yapıldığını, dosyaya sunulu ve ödemelerden sonra düzenlenen ibranameden, davacının aracının geçirdiği kaza sonucu tam hasara uğraması nedeniyle rayiç değerinin 55.000,00 TL üzerinden değerlendirilip ödenmesini,
bu tazminat bedelinin ödenmesi koşulu ile söz konusu zararın tamamen tazmin edilmiş olup, bu hasar dolayısıyla davalı müvekkil şirketi her türlü hak, alacak ve davadan kayıtsız şartsız ibra ettiğini beyan ve taahhüt ederek imzaladığını, davacı taraf ile aracın rayiç değeri, sovtajı hususunda mutabakat sağlandığını, tarafların mutabık kalmış olduğu bedeller ise başvuran tarafa ödendiğini, davacı taraf aracın rayiç değerinin 100.000,00 TL civarında olduğunu iddia ettiğini, ancak tarafımızca yapılan emsal araştırması incelendiğinde aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin tarafımızca tespit edilmiş olduğunu,
arz ve izah edilen sebepler ve re'sen nazara alınacaklar birlikte değerlendirilerek, dava yoluna taraflarına verilen yasal süre bitmeden başvurulduğundan davanın usulden reddine, davalı şirketin poliçeden doğan sorumluluğu yerine getirilmiş olup, başvuran tarafın herhangi bir hak ve alacağı kalmadığından davanın reddine, teminat dışı olan çekici bedeli talebinin reddine, arabuluculuk vekalet talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kayıtları, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ---- Noterler Birliği Trafik Tescil kayıtları, ZMMS Sigorta Poliçesi ve Hasar Dosyası, İbraname, Banka Dekontu, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Ekspertiz Raporu. Bilirkişi Kök ve Ek Raporları, dosyadaki sair tüm bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
6100 Sayılı HMK'nin 109.maddesi kapsamında açılan işbu kısmi dava, maddi hasarlı trafik kazasına bağlı olarak meydana gelen hasar/pert bedelinin davalı 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile1483. maddeleri gereğince düzenlenen ZMMS Poliçesi teminatı kapsamında 2918 Sayılı KTK'nin 85/1-son, 91/1, 86/1, 88/1 maddeleri gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusur durum ve oranına göre davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada;
mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak başta KTK'nin 97.maddesi gereğince başvuru ve zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere 6100 sayılı HMK'nin 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartları , harç, taraf sıfatı ve hak düşürücü süre de incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı değerlendirilerek bu kez sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla uyuşmazlığı çözmek istemediklerinin anlaşılması üzerine davaya konu uyuşmazlık belirlenmek suretiyle tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri yerine getirilmiş,
mevcut ve toplanan deliller incelenip değerlendirilerek tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri dinlenip tutanağa yazılmak suretiyle aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır.Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.
Bilindiği üzere Haksız fiil ise öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde ise sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir. Aynı yasanın 1483.maddesine göre sigorta şirketlerinin faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacakları, 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise,
“işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır.
İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.Hasar onarım bedeli yönünden;Yargıtay uygulaması gereği davacının gerçek zararının tespiti için trafik kazası nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu aracın markası, modeli, yaşı ve hasarın boyutu, faturalar, fotoğraflar,
varsa ekspertiz raporu ile kazaya konu aracın hasarlı haldeki fotoğrafları ile birlikte irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise hasar bedeli, ekonomik değil ise (pert) kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hurda (sovtaj) değerinin tespit edilerek belirlenen rayiç değerden de aracın hurda (Sovtaj) bedeli indirilmek suretiyle zararın tespit edilmesi gerekmektedir.
Öte yandan Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre orjinal parçalara göre belirlenecek gerçek zararın ödenmesi gerekmektedir. Zira sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup, zarar gören aracını çıkma, eşdeğer ve yan sanayi parçalarla tamir ettirmeye zorlanamayacağı gibi araç bu şekilde tamir edilse bile bu durum davacının malvarlığında eksilmeye yol açacağı için orijinal parçaya göre zararın belirlenmesi gerekir. (Yargıtay ----.
HD. 15.12.2011 tarih ---- ve 28.03.2016 tarih -----Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda. 18/10/2022 tarihinde ---- İli, ----- ilçesinde davacının maliki/işleteni olduğu sevk ve idaresindeki ----plaka sayılı otomobil ile ,dava dışı ---- malik/işleten ve yine dava dışı --- sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı hususi otomobilin karıştığı Maddi Hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır.
2918 sayılı KTK'nin 81/2 maddesinde düzenlenen 'Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler' hükmü gereği kaza sonucunda kazaya karışan araç sürücüleri tarafından Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 152/2 maddesinde açıklanan şekilde görüşlerinin de yazılı olduğu Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir.
Bu tutanağa göre kazada kusurun davalıya sigortalı araç sürücüsünde olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan kazaya karışan ----- plakalı kamyonetin kaza tarihi itibarıyla araç başına maddi zarar halinde 50.000,00 TL limitle davalıca ZMMS sigorta poliçesi ile teminat altında alındığı da tespit edilmiştir.
Mamafih, taraflar arasında dosyada bulunan mutabakat gereği ödeme yapıldığı davanın KTK'nin 111.maddesi kapsamında yapılan ödemenin gerçek zararın yansıtmadığı, aracın değerinin bu belgede 55.000,00 TL olarak gösterilenden daha fazla olduğu iddiasına dayanmaktadır.
Somut olayda uyuşmazlığın temelinin maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının pert olan aracının kaza tarihindeki rayiç değeri ve sovtaj bedeli üzerinde yoğunlaştığından işbu hususların aydınlatılması halinde uyuşmazlığın çözüleceği aşikardır. Bu kapsamda taraf vekillerinin iddia ve savunması kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi ,belge ve kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır.
Buna müteakip dava konusu uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden HMK'nin 266 vd. maddeleri gereğince dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılarak rapor düzenlenmesi için dosya makine mühendisi bir bilirkişiye verilmiştir.
Makine Mühendisi Bilirkişi ----- tarafından düzenlenen kök ve ek raporda özetle ; kaza tarihi itibarıyla aracın rayiç değerinin 77.000,00 TL olduğu, hasarlı sovtaj bedelinin 37.800,00 TL olduğu, buna göre farkın/hasarın 39.200.00 TL olduğu, ibranameye göre ödenen 26.800,00 TL düşüldüğünde geriye 12.400,00 TL kaldığı yönünde tespit, hesap ve görüşlerini içeren rapor verilmiştir.
Mahkememizce işbu bilirkişi raporları taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve vaki beyan ve itirazlar kuşkusuz değerlendirilmiştir.
Bu kapsamda kazaya uğrayan aracın marka, model, km, önceki kazaları gibi özellikleri nazarında pert-total işlemine tabi tutulmasının uygun ve ekonomik olduğu, aracın kaza tarihindeki değerine göre taraflar arasındaki mutabakat sonucunun gerçek zararı yansıtmadığı, davacının dava tarihine göre KTK'nin 111.maddesinden yararlanmasının mümkün olduğu, davacı vekili tarafından yapılan değere ilişkin ıslah işlemi de gözetildiğinde gerekçeli , hüküm kurmaya yeterli ve elverişli bilirkişi raporu esas alınarak raporda belirlenen bakiye zararın hüküm altına alınması gerektiği sonuç ve inancı hasıl olmuştur.
Davacı vekili tarafından ıslah işleminde bilirkişi raporunda belirlenen değer değerden mutabakatta belirlenen değer düşülerek işlem yapıldığı, oysa raporda rayiç değerle birlikte sovtaj bedelinin de arttığı göz ardı edilmiştir.
Bu nedenlere göre, yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde; kaza tarihinde sigorta poliçesinin değerinin 100,000,00 TL olduğu kısa kararda sehven 50.000,00 TL yazıldığı anlaşılmakla bu husus da düzeltilmek suretiyle davacının esastan ispat edilen ve yerinde görülen davasının kısmen kabulü ile.
12.400,00 TL tazminatın yapılan başvuruya bağlı olarak 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt günü olarak belirlenen 12/01/2023 tarihinden itibaren davalıya sigortalı aracın hususi niteliği gereği işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 100.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (9.600,00 TL) talebin reddine karar verilmiştir.
(AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 3, 84, 85, 86, 88, 91, 109/1, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesi, TBK, 49, 50/1,51/1, 74/1 117/1,2, TTK, 16/1, 1401 vd,1409, 1426/1, 1459,1461,1463 1483 vd, HMK, 25,26,27,29, 30,31,33, 146, 187/1-2, 190, 194, 198, 266 vd , 282 )
6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk, aynı yasanın 326/2 maddesi gereğince tarafların haklılık durumu ve oranı (kabul-ret) esas alınarak belirlenmiştir.
Ayrıca her ne kadar davacı vekili tarafından çekici bedeli asıl dava içinde talep edilmiş ve hatta buna ilişkin dilekçe verilmiş ise de çekici bedelinin TTK'nin 1426/1 ve HMK'nin 323/1,ç maddeleri kapsamında yargılama gideri kasamında kaldığından esastan değerlendirilmemiş; yargılama giderleri içinde kabul ve ret oranı esas alınarak hesap edilmiştir.
Ayrıca dava tarihi itibarıyla Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de kabul ve ret oranına göre karşılıklı olarak taraflardan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/135, K. 2024/825, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama