KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/135 Esas - 2024/1198
Karar Metni
1.307 kelime·7 dk okuma·20 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2023/135 Esas
KARAR NO : 2024/1198
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 06/02/2023
KARAR TARİHİ: 07/11/2024
K. YAZIM TARİHİ: 29/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müflis ... Şirketi personeli olan ve alt işveren işçisi olarak davacı kuruma bağlı ... Hastanesinde çalışan ...'a emekli olması nedeniyle ödenen kıdem tazminatının müflis şirketin sorumlu olduğu kısım için Sakarya ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla borçlu şirket hakkında takip başlatıldığı, İcra Müdürlüğü tarafından borçlu şirket hakkında Ankara Batı İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyası açıldığı gerekçesiyle İİK 193.
Maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verildiği, Sakarya ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında şimdilik 10.886,62-TL alacağın mevcut olduğu, bu miktara yargılama giderleri ile vekalet ücretinin dahil olmadığı, ayrıca işleyecek faizlerin İİK 196. Maddesi gereğince talep edildiği, Ankara Batı İcra Dairesinin ...
İflas dosyasında sıra cetvelinin düzenlendiği, davacı kuruma 25.01.2023 tarihinde tebliğ edilen sıra cetvelinde “ilgili harç ve evrak süre verildiği halde tamamlanmadığından talebin reddine, 4. Sıraya kaydına” denilerek alacak kaydı talebinin reddine karar verildiği, harcın tamamlanması için süre verilmediği, alacak kaydı talebiyle birlikte 84.00-TL yatırıldığı, davacı kuruma ilgili harç ve evrakın tamamlanması için süre verilmediği, tebligat yapılmadığı, ayrıca davacı kurumun harçtan muaf olduğu,
bu nedenle alacak kaydının harçsız olarak yapılması gerektiği belirtilerek davacı kurumun alacağının kabulü ile masanın bu alacağı ödemeye mahkum edilmesine, sıra cetvelinin bu şekilde düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı Müflis ... Şirketi İflas İdaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ve 10.04.2019 tarihli kararı ile davalı şirketin iflasına karar verildiği, söz konusu borçla ilgili İflas İdaresine herhangi bir ihtarname gönderilmediği, davanın açılması için gerekli şartların oluşmadığı, iflas açıldıktan sonra bu fahiş faiz ve bazı taleplerin istenilmesinin müflis şirket yetkilileri arasında muvazaayı işaret ettiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Sakarya .. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası, Mahkememizin 2020/221 esas sayılı iflas dosyası, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyası, dava dışı ...'a ait SGK hizmet dökümü ve işyeri ünvan listesi kayıtları, işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri, ödeme dekontları ile diğer tüm evraklar, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, dava dışı işçi adına ödenen kıdem tazminatının rücuen tahsiline yönelik kayıt kabul istemine ilişkindir.
Müflis ... Şti. hakkında, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/12/2020 tarih 2020/221 Esas 2020/644 Karar sayılı ilamı ile iflas kararı verildiği ve kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 11/02/2021 tarih ve 2021/196 Esas 2021/213 Karar sayılı ilamı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/04/2022 tarih ve 2021/2771 Esas 2022/2111 Karar sayılı ilamı ile kararın onanmasına karar verildiği, kararın kesin olarak verildiği, böylelikle iflas kararının 14/04/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dava niteliği itibariyle, davacı ile davalı şirket arasında yapılan hizmet alımı sözleşmelerine istinaden davalı şirket nezdinde çalışan dava dışı işçi için ödenen kıdem tazminatı alacağından davalı şirketin sorumluluğuna ilişkin olup, Yargıtay kararlarında sözleşmede hüküm bulunan hallerde sözleşme hükümleri doğrultusunda değerlendirme yapılarak davalı şirketin işçilik tazminat ve alacaklarından sorumlu oldukları miktarın belirlenmesi gerektiği gerekçelerine yer verilmiştir.
Benzer uyuşmazlıkla ilgili olarak Yargıtay 23. Hukuk Dairesi tarafından verilen 2017/2497 Esas, 2020/2808 Karar ve 15.09.2020 tarihli kararda, “... Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalılar ile yapılan sözleşmeler kapsamında SGK kayıtlarına göre davalı bünyesinde çalışan işçiye yapılan ödemeyi aralarında imzalanan sözleşmeler hükümlerine göre davalılardan talep edebileceği gerekçesiyle davalıların sorumluluklarını belirleyen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir.
Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin, yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerin de bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir...” gerekçelerine yer verildiği, bu kapsamda hesaplama yapılması amacıyla dosyaya kazandırılan 23/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda, iflas masasına kaydı gereken miktarın 8.156,56-TL olarak hesaplandığı, ödemenin 13/04/2022 tarihinde yapıldığı şeklinde görüş bildirilmiştir.
İş bu rapora davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine alınan 25/08/2024 tarihli raporda, iflas masasına kaydı gereken miktarın davacı tarafın itirazları doğrultusunda 7.943,95-TL olarak hesaplandığı, ödemenin 13.04.2022 tarihinde yapıldığı şeklinde görüş bildirilmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından ihale konusu işte çalıştırılan dava dışı işçinin kıdem tazminatı, arabuluculuk ücreti ve diğer giderlerin ödendiği, davacı ve davalı arasındaki 01/06/2008-31/12/2009 dönemini kapsayan ... ihale kayıt numaralı 28/05/2008 tarihli sözleşmenin 23. Maddesi ile ihale ve ekleri şartnamelere göre, davacının davalının işçilere ödenen ücretler ile ilgili rücu hakkının bulunduğu, kıdem tazminatının rücuna ilişkin özellikle ayrı bir düzenleme yapılmasına dair ve 6098 Sayılı Yasanın 167.
Maddesindeki yarı yarıya rücu hakkı ile ilgili yasal değişikliğin Anayasa Mahkemesinin 15/10/2019 tarihli resmi gazetede yayınlanan 19/09/2019 tarihli 2019/42 esas sayılı 2019/73 karar sayılı iptal kararı ile iptal edildiği gözetilerek, dosyada mevcut bulunan sözleşmelere göre davacının ödediği tüm alacaklar yönünden rücu hakkının bulunduğu, yarı oranda sorumluluk ilkesinin uygulanmasının gerekmediği, davalı ve dava dışı şirketlerin sorumlu oldukları dönemlere ilişkin olarak bilirkişi raporuyla saptanan miktarların davalıdan tahsili gerektiği gözetilerek davanın kabulüne, alacağın davacı şirket yönünden işçilik değil rücu alacağı olduğu,
bu nedenle 4. sıradan kaydının gerektiğine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip Hakim · e-imza e-imza
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/135, K. 2024/1198, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama