KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Esas no
- 2023/207
- Karar no
- 2024/248
- Dava
- Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli
- Dava tarihi
- 04/12/2023
Karar Metni
1.524 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ülkemizin en önde gelen spor kulüplerinden biri olduğunu ve gerek Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde gerekse WIPO nezdinde çok sayıda marka tesciline sahip olduğunu, davalıya ait işletmede müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerinin satışa sunulduğu bilgisinin taraflarlarına ulaşması akabinde;
huzurdaki davada bu hususu delillendirmek amacıyla davalıya ait işletmeden 1(bir) adet “...” marka ve logolu köpek kıyafeti satın alınmış olduğunu, satın alınan taklit nitelikteki forma ve formaya ait fişin dilekçe ekinde sunulduğunu, bu kapsamda davalı tarafın satışa sunmuş olduğu ve/veya ticari amaçla elde bulundurduğu ürünlerin müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediğinin tespiti ve yine davalının eyleminin müvekkilinin marka haklarına tecavüz fiilini oluşturup oluşturmadığının, haksız rekabet teşkil edip etmediğinin tespitini ve işbu ihlallerin durdurulması amacıyla huzurdaki davanın açılmış olduğunu,
davalıdan satın alınan ürün incelendiğinde davalı tarafın eyleminin müvekkilinin marka haklarına tecavüz fiilini oluşturduğunun aşikâr olduğunu, dava dilekçesi, sunulan belgeler ve sayın mahkemenizce keşif incelemesi ve bilirkişi raporu dâhil toplanacak deliller dikkate alınarak; davalının eyleminin SMK’nın 29. Maddesi hükümleri kapsamında marka hakkına tecavüz tespit edilmesini, davalı tarafın marka hakkı ihlali ve haksız rekabetinin durdurulmasına karar verilmesini, ihlalin sona erdirilmesi adına bahse konu ürünlere el konulmasını talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; öncelikle ispat olunamayan davanın reddini talep ettiklerini, Sayın mahkeme aksi kanaate ise yeni bir bilirkişi tevdii edilerek yeniden rapor düzenlenmesi talep ettiklerini, davacınını dava dilekçesinde sunmuş olduğu.... unvanlı 250.00-TL bedelli fişte açıkça göründüğü üzere "..." satışı yapıldığını, hal böyle iken bilirkişinin, dava dilekçesinde yer alan ve birbiri ile alakası olmayan ... fişi ve...'nın peşinen ... mağazasından alınmış olduğunu kabul etmesi tarafsızlığını kaybettiğinin ispatı olduğunu,
sosyal medya hesapların ve bilirkişi raporunda yer alan görüntülerin açıkça ... formada herhangi bir amblem, ... yazısı ve yahut davacıya ait olduğuna işaret eden bir kısaltma, marka tescili alınmış arma gözükmediğini, aynı renklere sahip yerli/yabancı onlarca spor kulübünden birine ait olma ihtimali olan formanın davacı ile hiçbir alakası olmadığını, hal böyle iken, hukuki mesnetter yoksun davanın reddini talep ettiklerini, bilirkişi tarafsızlığını kaybetmiş olduğundan yeni bir bilirkişi atanarak yeniden rapor düzenlenmesi talep edilmiştir.
02/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
01.04.2023 Tarihinde “...” adreslerine gidildiğini ve adreste bulunan işyerlerinde inceleme yapıldığını, satışta bulunan ürünler arasında davacı markasını taşıyan ürün bulunmadığını, 01.04.2024 tarihinde davalı iş yerinde yapılan incelemede davacı markasını taşıyan ürün bulunmamış olmakla birlikte davalıya ait sosyal medya hesaplarından ... instagram hesabından 3 Mayıs 2023 tarihli hikaye gönderisinde, davalı işyerinde futbol takımlarına ait markaları taşıyan köpek kıyafeti satışı yapıldığını,
bu kıyafetler arasında kırmızı – sarı renklerini taşıyan ve yüksek ihtimal dava dosyasına sunulmuş olan ürünün aynısı olduğu anlaşılan köpek kıyafetinin yer aldığı görülmekte olduğunu, davacı tarafça dava dosyasına sunulmuş olan köpek kıyafeti ürünü incelenmiş olup ürün üzerinde kullanılmış olan marka şeklinin davacı tescilli markası ile ayniyet derecesinde benzerlik taşıdığını, marka kullanımının davacı markası ile aynı sınıfta olduğu anlaşılmakla bu kapsamda davacı tarafından dava dosyasına sunulmuş ve incelemesi yapılmış olan köpek kıyafeti ürününde davacıya ait ... başvuru nolu şekilli markanın,
davacı marka tescil sınıfı kapsamında kalan ... Sınıf ürün üzerinde bire bir aynen kullanılmış olduğunu, bu kapsamda karşı taraf kullanımlarının SMK madde Madde 7/2-a kapsamında kaldığını, davacı marka hakkının ihlal edildiği yönünde görüş ve kanaatlerini bildirdikleri anlaşılmıştır.
KANAAT VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK’nın, 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca davacının marka haklarına tecavüzün tespitine ilişkin taleplerinden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
TPMK kayıtlarının incelenmesinde, davacıya ait ... başvuru nolu markanın 03.10.2019 başvuru tarihi ve marka kullanım şekli ile tanınmış marka başvurusunun kabul edilmiş olduğu, ... başvuru nolu markanın ... Emtiada 09.06.2015 tarihinde koruma altına alındığı ve 17.03.2016 tarihinde tescil edilmiş ve marka şeklinin olduğu, ... başvuru nolu markanın...Emtiada 07.05.1999 tarihinde koruma altına alındığı ve 28.08.2000 tarihinde tescil edildiği, marka şeklinin olduğu görülmüştür.
Marka hakkına tecavüz sayılan haller, SMK'nın 7. maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29. Maddede düzenlenmektedir. 7. maddede “marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları” başlığı altında marka sahibinin yasaklayabileceği fiiller sıralanmakta, 29. maddede ise “marka hakkına tecavüz sayılan fiiller” düzenlenmektedir. Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller incelenirken, 7. Madde ile 29. Maddenin birlikte dikkate alınması gereklidir.
Tecavüz, bir haksız fiildir. Tecavüzün varlığı için SMK'da belirtilen eylemin gerçekleşmiş olması ve somut olayda hukuka uygunluk sebeplerinden birinin mevcut bulunmaması gereklidir. Tescilli bir markanın, sahibinin izni olmaksızın kullanılması veya o markayı taşıyan mal ve hizmetlerin, tecavüzün bilinmesine rağmen pazarlanması, stoklanması, satış için teklif edilmesi, ihracı, ithali ya da tecavüzün bilinmesine rağmen ©o malların nereden sağlandığının bildirilmesinden kaçınılması, tecavüz olarak tanımlanmıştır ( Tekinalp, Ü.: Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2012, s. 491 ).
SMK'nın 29. maddesi ise, hangi fiillerin marka hakkına tecavüz sayılacağını açıklamıştır. Buna göre; “Marka hakkına tecavüz sayılan fiille;
Madde 29- (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır.
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
d) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.”
Anılan madde metninde atıf yapılan SMK'nın 7. maddesi ise;
"Madde 7- (1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.” şeklinde düzenleme içermektedir.
Marka hakkı, tescil şekil koşuluna bağlıdır. Markanın sahibine sağladığı haklar tescil ile meydana gelir ve üçüncü kişilere karşı tescilin yayınından itibaren hüküm ifade eder. SMK 7/(1) maddeye göre: “Bu kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir”. SMK 7/(4) maddeye göre: “Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibariyle hüküm ifade eder.” şeklindedir.
Tescilli bir marka, sahibine tescil kapsamındaki mal ve/veya hizmetler üzerinde kullanılması şartıyla hukuki koruma sağlamaktadır. Buna karşılık, marka eğer tescilli olduğu gibi kullanılmıyor ve tescilli olduğundan farklı bir biçimde kullanılıyor ise, bu takdirde artık tescil herhangi bir koruma sağlamayacaktır. Bu durum 2 şekilde ortaya çıkmaktadır.
Bunlardan birincisi, “markanın tescilli olduğundan farklı kullanımı”, diğeri ise "tescilin kapsadığı mal veya hizmetler bakımından aşkın kullanımdır. Tescilli bir marka, ancak tescilli olduğu haliyle kullanılması durumunda sahibine bir hukuki koruma sağlar. Eğer tescilli olduğundan farklı bir biçimde kullanılıyor ve böyle bir kullanım, bir başkasının tescilli markasına tecavüz teşkil ediyorsa, artık marka tescilinin, sahibine bir hukuki koruma sağlaması söz konusu değildir.
Bir markanın tescilli olduğundan farklı kullanılması, o markanın asli ve ayırt edici unsurlarının yer almadığı kullanımlardır. Markaya tecavüz açısından değerlendirme yapılırken, taraf markalarının öncelikle tescil tarihlerinin, daha sonrasında karıştırma ihtimali nedeniyle işaretsel ve sınıfsal benzerliğin dikkate alınması gereklidir.
Karıştırılma ihtimali, hem bir tescil engeli hem de bir tecavüz h: Markaların benzer olmaları durumunda, bu kez markaların tescilli olduğu mal veya hizmet ile markanın kullanıldığı mal veya hizmetin benzer olup olmadığı ve ortaya çıkacak duruma göre karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
Somut dosya kapsamına göre, davacının delil tespit talebi ile yapılan inceleme uyarınca 01.04.2024 Tarihinde “...” adreslerine gidilmiş ve adreste bulunan işyerlerinde inceleme yapılmış ve satışta bulunan ürünler arasında davacı markasını taşıyan ürün bulunmadığı, davalıya ait sosyal medya hesaplarından ...hesabından 3 Mayıs 2023 tarihli hikaye gönderisinde de davacının markasının görünmediği, davacı tarafından marka hakkına tecavüzün ispatına yönelik sunulan ürünün delil tespiti mahiyetinde bir işlem üzerine alındığına yönelik dosya kapsamında iddia veya ispatın da bulunmadığı,
fatura içeriğinde de davacı markası taşıyan ürüne yönelik olmadığı, marka hakkına tecavüzün varlığı için SMK'da belirtilen eylemin gerçekleşmiş olması halinin dava dosyasında ispat yükü üzerinde davacı tarafça ispat edilemediği, bu kapsamda davalı kullanımlarının SMK Madde 7/2-a uyarınca marka ihlalini oluşturduğuna yönelik ispatın gerçekleşmemesi kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/207, K. 2024/248, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama