KÜNYE
T.C. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2024
- Esas no
- 2024/226 Esas
- Karar no
- 2024/516
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/04/2024
Karar Metni
838 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dilekçesinden özetle: İtirazın İptali davasına ilişkin ... 6. İcra Dairesinin .... E. sayılı takip dosyasına da konu olan, faturadan kaynaklı alacak hakkında ... Arabuluculuk Bürosu ... dosya nosu ile arabuluculuğa müvekkili adına başvurmuş bulunduğu davalı taraf ile anlaşamadığımız dosya numarasını vermiş olduğum arabuluculuk dosyasında görüldüğü, davalı ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ...E.
Sayılı dosyası ile aleyhine yürüttüğümüz ilamsız icra takibinde borca itiraz etmiş ve takibin durdurulmasını istediği, davalı icra takip dosyasına sundukları faturadan dolayı borçlu bulunduğunu, davalı icra dairesine yapmış olduğu itirazında; hiç bir başlık adı altında tarafına borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiği, ancak icra takip dosyasına sunulan fatura ile ilgili herhangi bir açıklama getirmemiş ve ödeme belgesi de sunmadığı,
davalı müvekkiline belirtilen faturadan dolayı borçlu olduğunu, müvekkil şirketin karşı taraf ile girmiş olduğu ticari ilişki neticesinde doğan hak ve yükümlülükleri ticari defterlerine ve e fatura yoluyla usulüne uygun olarak kaydedildiği, alacağın varlığı hem müvekkili şirketin hemde davalı şirketin ticari defterlerinin ve e- fatura sistemlerinin incelenmesiyle ortaya çıkacağından, borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptali ile takibin devamını talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle: Davacı tarafın, müvekkili firma aleyhine ... 6. İcra Dairesi'nin ...
E. sayılı dosyası ile başlatmış olduğu icra takibine itiraz etmiş olup, takip durdurulmuş ve akabinde davacı tarafından, arabuluculuk kurumu akabinde, mahkeme de görülmekte olan iş bu dava edildiği, müvekkillerin dava dilekçesinde ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde ve miktarda borçları bulunmadığını, takibe konu faturalar dayanağından dolayı müvekkillerinin takip talebinde alacaklı olarak gözüken davacı tarafa hiçbir borcu mevcut olmadığı, davacı tarafın talep ettiği faizin fahiş olduğu, faiz başlangıç tarihinin neye göre saptandığı, hangi tarihler arası faiz işletildiği açıklanmadığı,
hangi dönemi kapsadığı belli olmayan işlemiş ve işleyecek faize itiraz edildiği, davacı tarafın iddiasının aksine alacağın %20’ si oranında icra inkar tazminatı şartları oluşmadığı, öte yandan müvekkili şirketin ve diğer müvekkillerinin takibe konu edilen alacağa ilişkin cari ilişkiden, vs. dolayı herhangi bir borcu da mevcut olmadığı, kaldı ki davacı tarafından delil sunulmamış olup müvekkili ile şirket arasında müvekkili şirket yetkilisini imzasını taşıyan bir belge de bulunmadığı, takip dayanağının tarafların cari kayıtlarına ve ticari defterlerine işlenip işlenmediği belirlenmeksizin karar verilmesi hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğu,
gerek icra dosyasına gerekse huzurdaki davaya davacının alacağını kanıtlar ve ispatlar nitelikte sunulan herhangi bir delil ve belge bulunmadığı, davaya konu alacak talebinin müvekkili şirketle bir ilgisi olmadığı, müvekkili aleyhine açılan bu dava kötü niyetli olup bu iddiayı ispatlayacak somut herhangi bir delil ortaya konulamadığı, davacı da iddialarını kanıtlayamadığı, dava dilekçesinde, faturalara konu alacağa ilişkin ödeme belgeleri sunulmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmişse de fatura tek başına alacağın ispatı konusunda yeterli olmadığından,
ayrıca tüm bunlara ek olarak davacı şirket tarafından icra takibine konu edildiği belirtilen sözleşme ve faturalar üzerinde müvekkili şirket yetkilisine ait geçerli bir imza bulunmadığı, bu sebeple imzaya da itiraz etmiş olduğumuz hususunu mahkemeye bildirmişlerdir, müvekkillerinin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmaması sebebiyle davanın esastan reddini, tahsilat yapmasına rağmen, hiç tahsilat yapılmamış gibi davanın açılmasına sebebiyet veren davacı şirket aleyhine % 20' den az olmamak kaydı ile,
kötü niyet tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
GEREKÇE
Dava davacının davalı aleyhine açmış olduğu icra takibine davalının itiraz etmesi sebebi ile itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekilinin mahkememize sunduğu dilekçe ile 11/09/2024 tarihli dilekçesi ile de davalı taraf ile anlaştıklarını bu sebeple davadan feragat ettiklerini ve davalı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediğini bildirmiş olduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragate yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu dilekçe ile davalı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin olmadığını bildirmiştir.
Davadan feragat HMK.nun 307. ve 309. maddelerin hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.
HMK'nun 310. maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragate yetkili kılındığı anlaşılmıştır. Feragat bildirimi de HMK. nun 310. maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Açıklanan nedenler ışığında; davanın feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş, davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dilekçe ile yargılama gideri ve vekalet ücreti olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/226, K. 2024/516, 11 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama