İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/42 K.2024/352

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/42Karar2024/352Tarih17 Mayıs 2024Okuma11 dk · 2.262 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
17 Mayıs 2024
Esas no
2024/42 Esas
Karar no
2024/352
Dava
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
Dava tarihi
15/01/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.262 kelime·11 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin 15/01/2024 tarihli dilekçesinden özetle: davalı tarafından 17.05.2022 tarihinde ... hizmet sahası içinde bulunan ...adresinde davalı tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiğinden, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup bu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenden tahsili amacıyla toplam 2.419,66-TL borç davalı yana tahakkuk ettirildiğinden,

davalı tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine 2.419,67-TL hasar bedeli i1e 116,94-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 2.536,61-TL'nin tahsili amacıyla ... 6. İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapılmış ve borçlulara ...ödeme emri gönderilmiş olup, davalı ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz etmiş olup, borçlu itirazında takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, takibe, asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz etmiş, takibin durdurulmasını talep ettiğinden, borçlunun itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde bu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden arabuluculuk yoluna başvurulmuş;

görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edilmiş olup, davalı her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacak, davalının kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalı bedelden sorumlu olduğundan, meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup bu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkili şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğinden,

huzurdaki dava ile birebir aynı mahiyette yüzlerce dava dosyası görülmüş ve müvekkili şirketin delilleri ışığında müvekkili şirket lehine davaların kabulü yönünde kararlar verildiğinden, borçlu borca itiraz ederek takibi durdurmuş davalı her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacak, davalının kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalı bedelden sorumlu olup, borçlu, haksız fiilden kaynaklı müvekkili kuruma vermiş olduğu zararı henüz tazmin etmemiş;

hasar bedeli alacağına ilişkin icra takibine itiraz etmiş olup, dilekçe ekinde sunulan hasara ilişkin tutanaklar incelenildiğinde huzurdaki davamızın haklılığı ve davalının itirazlarının haksızlığı ortaya çıkacağından, borçlunun itirazlarının iptaline ve hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini talep ettiğinden, tarafımızca arabuluculuk süreci işletildiğinden karşı tarafın haksız çıkması halinde tarafımıza avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca arabuluculuk vekalet ücreti hükmedilmesini talep etmişlerdir.

11/03/2024 tarihli cevap dilekçesinden özetle: davacı tarafından birtakım talepler ile ikame olunan ve tarafımıza da ihbar olunan davasına karşı cevaplarımızı sunarak davanın reddine karar verilmesini talep etme zarureti hasıl olduğundan; davacı tarafından iddia olunan bir hasar meydana gelmiş ise;

davacı huzurdaki davasını ise adres, konum ve tarih içermeyen bir direk fotoğrafı ile yine adres, konum, tarih içermeyen kablo fotoğrafı ile tek taraflı tanzim olunan, müvekkili şirket çalışanlarının ve şirket yetkililerinin imzası bulunmayan hasar tespit tutanağı ile ispatlamaya çalışmakta olduğundan, huzurdaki dosyada araştırılması gereken davacının iddia ettiği gibi hasarın mevcut olup olmadığı, hasar bedeline ilişkin talep edilen rakamın gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, bu hasarın meydana gelmesinde davalının ve müvekkili şirketin kusurunun bulunup bulunmadığı,

davacının kendi kusuru ile iddia olunan hasar arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, kendi kusuru ile iddia olunan hasara sebebiyet verip vermediği, bu hasara ilişkin talep edilen alacağın müvekkilden ve davalıdan talep edilme imkanının bulunup bulunmadığı olduğundan, davacının tarafımızca verildiği iddia olunan hasara ilişkin sunmuş olduğu birtakım fotoğraflar tek taraflı düzenlenmiş olan meydana geldiği iddia olunan hasara ilişkin kusurun ve iddia olunan zararın belirlenmesi gerekmekte olduğundan,

söz konusu hasarın meydana gelmesinde kusurlu davacı olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. standartların çok dışında ve yüzeyden geçen hatlar nedeniyle arızalar oluşmuş, davacı tarafın kusurlu ve projesiz hat geçirmesi nedeniyle müvekkili şirket tarafından hatların yerinin ve derinliğinin tam olarak tespit edilemediği, müvekkili tarafından yapılan kazılar fen ve tekniğine uygun yapılmış olduğu, davacı tarafından döşenen hatların en az 80 cm derinlikten geçmesi, üzerine özel renkli kum ve bantların geçilmesi gerekirken bunların hiçbirinin olmadığı,

davacı tarafından dosyaya sunulan fotoğraflardan da görünmüş, müvekkili şirketin yaptığı kazının derinliği nedeniyle zararın oluşumunda müvekkili şirketin bir sorumluluğu ve kusurunun bulunmadığı, müvekkili tarafından yapılan kazı çalışması sırasında müvekkilinin işin tekniğine aykırı bir eylem ya da davranışı bulunmaması ve müvekkili şirketin işini yaparken ihlal etmiş olduğu herhangi bir yönetmelik maddesi bulunmaması nedeniyle söz konusu hasarların meydana gelmesinde müvekkili şirketin bir kusurunun olmadığı,

dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu davacı tarafından müvekkiline tebliğ edilmiş, icra takibi öncesinde herhangi bir tutanak, hasar bedelini içerir fatura, alacak talebi bulunmamakta olduğu, bu sebeplerle de borcu kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketten takip öncesi faiz talebinde bulunulması açıkça kanuna olduğu, davacı tarafından huzurdaki dava ile talep edilen tazminat miktarının yüksek olduğu,

müvekkili tarafından gerçekleştirilmiş durumda olduğundan davacının ayrıca kazı bedeli tarzında herhangi bir bedel talebinde bulunması da hukuka aykırılık teşkil etmiş olduğundan, davacı tarafından birtakım işlemler yapıldığı ve bu nedenle masraf yapıldığı ileri sürülmüş ise de, davacının bu iddiasının doğru olmadığı, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hasar verilen noktalara davacı çalışanları geldiğinde, müvekkili şirketin çalıştırdığı kepçeyle ve personelle alan açılmış, davacıya ait kabloların onarımı yapılmış, sonra tekrar üstü müvekkili personeli tarafından kapatılmış olduğu,

bir diğer husus ise zaten sabit olan aylık personel giderlerini de bu kazılarla ilgili maliyetlere yansıtmakta olduğu, yine bir çok noktada müvekkilinin çalışma yapmadığı, hiçbir zarar vermediği halde ilgisiz noktalarla ilgili tutanaklar da tutularak çok sayıda davalar açıldığı, davacının iletim hatları en az 80 santim metre derinlikte olması gerekirken 20 - 30 cm yüzeyden geçtiği için hasar gördüğü, kazı yapılan günlerde, müvekkili tarafından davacıya haber verilmesine rağmen, davacı tarafından personel bulunmadığı gerekçesiyle eleman görevlendirilmediği, dolayısıyla iddia olunan hasarlara davacı taraf kendi kusuru ile sebebiyet verdiği,

çukuru açan işçilerin kazma darbelerinden kablo korunması gerektiği ve orada kablo bulunduğu önceden anlaşılması gerektiği, bu koruyucunun yaklaşık 30 cm üzerine ise en az 10 cm genişliğinde polietilenden yapılmış uyarı şeridi konulması gerektiği, tüm bu durumlar düşünüldüğünde davacı tarafın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği ortada iken kendi kusuru nedeniyle sebebiyet verdiği zarardan dolayı müvekkili şirketten hak talebinde bulunması dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmekte olup, tüm bu izah olunanlar nedeniyle haksız olan davanın reddini talep etmişlerdir.

DELİLLER

Bilirkişi raporu, ... 6.İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası, ...gelen yazı cevabı,

GEREKÇE

Dava, davalı şirket tarafından alt yapı çalışmaları sırasında davacı şirkete ait tesise ait zararın tazmini amacıyla davalı aleyhine açılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkememizde açılan dava, İİK'nın 67. Maddesi gereğince itirazın iptali davasıdır.

Dosyamıza getirilen ... 6. İcra Müd. ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 2.419,67-TL hasar bedeli ve 116,94-TL faiz olmak üzere toplam 2.536,61-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, itirazın alacaklıya tebliğe çıkarılmadığı, buna göre davanın İİK 67. Maddesinde yazılı, hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı taraf, davasında 2.536,61-TL'lik itirazın iptalini talep etmiştir.

Mahkememizce iddia, savunma ve toplanan deliller kapsamında meydana gelen hasarda davalı tarafın kusur yada sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, zararın miktarının tespiti hususunda dosya Elektrik Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya rapor ibraz edilmiştir.

Bilirkişi raporunda, davacı Şirketin İcra takip Tarihi İtibarıyle davacı şirketin alacağının 1.071,61-TL asıl alacak ve 30,54-TL işlemiş faiz olmak üzere 1.102,15-TL olduğu ve ... A.Ş.'nin, ... 6. İcra Müdürlüğü... sayılı dosya kapsamında icra takip tarihi itibariyle davalı ... Şirketi'den alacağının 1.102,15 TL olduğu kanaatine varılmıştır. Emsal Yargıtay kararları ve ilgili mevzuatlarda ceza bedeli oranı hususunda herhangi bir hüküm belirlenmemiş olduğu hususları dikkate alındığında takdiri Sayın Mahkemenizde olmak üzere davacı tarafından Dağıtılamayan Enerji Bedeli ve Eşik Kesintisi Aşım Bedeli mevzuatlar kapsamında talep edilemeyeceği görüş ve kanaatine varıldığının rapor edildiği anlaşılmıştır.

6098 sayılı TBK'nın 49.maddesine göre, Hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren bir kimse bu zararı tazminine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmü ile düzenlenmemiş olup, bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluluğu söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesindeki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesi ve devamındaki yer alan esaslar uygulanır.

Madde 49, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

Zararın verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile , ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de , bu zararı gidermekle yükümlüdür düzenlemesi mevcuttur.

Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur için hukuk düzeni kurallarının bilerek ve isteyerek ya da ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekmektedir. Kusurun kanunumuzda tanımı yapılmamıştır. Uygulamada kabul görmüş tanıma göre kusur, hukuk düzeninde kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur , genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınaması olup, bu kınama o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanmaktadır.

Haksız fiil öğretide, hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğmasına neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir.

Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararını karşılamak durumundadır. TMK 'nun 6. Maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etmek yükü davacıdadır. Davacı, zararın, haksız fiili ile gerçekleştiğini, diğer söylem ile zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.

Her ne kadar davalı vekili ve ihbar olunan vekili davacının kabloları yönetmeliğe aykırı döşediğini belirtip bundan dolayı davalı şirkete %100 kusurlu olması gerektiğini belirtmiş ise de dosyamızda yapılan değerlendirmede bilirkişi raporunda davacının kablo döşemelerini usule aykırı olarak yapmış olduğu tespit edilmiş ise de böyle bir durumda mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere kazı çalışması yapan davalı şirketin de kusuru bulunmaktadır ve davaya konu olayda tarafların müteferrik kusuru söz konusu olup davacı tarafın kabloları hatalı döşemesi sebebiyle %100 kusurlu döşemesi kanaatine varmak kabloların hatalı

döşenmesi durumunda keyfi kazımlarda dahi davacı tarafın kabloları hatalı döşemesinden kaynaklı kablolara zarar veren 3.kişilerin hiçbir zaman meydana getirdikleri zararları karşılamaması gibi bir durum ortaya çıkaracaktır ve bu durum hakkaniyete uygun değildir.

Davalı taraf davacı tarafın kablolarına verdiği zararı davalının işin yaptırmış olduğu şirketin eylemi ile kabloların zarar görmesi arasında uygun illiyet bağının olması sebebiyle karşılamak durumundadır meydana gelen zarar da davacının da kusur ve ihmalinin olması durumunda çıkan tazminattan davacının müteferrik kusuru oranın da indirim yapılması gerekmekte olup dosyaya sunulan bilirkişi raporunda davacının kusuru oranında ortaya çıkan tazminattan indirim yapıldığı görülmüştür.

Yukarıdaki ayrıntılı olarak açıklanan yasal düzenlemeler ışığından somut olayımıza bakıldığında, elektrik mühendisi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, zarar gören tarafından özel olarak dışarıdan işçi tutulup bu işçilerin çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça, zarar gören tarafından kendine ait (montaj) işçilik ve araç giderlerinden oluşan genel gider zararlarının karşı taraftan tazmininin talep edilemeyeceği ve satılamayan enerji bedelinin tüketicilerden talep edilemeyeceği(ceza bedeli) görüşleri, ilgili mevzuatlar uyarınca da elektrik alt yapısına verilen zarardan dolayı,

zarar veren tarafa ceza bedelinin uygulanması veya ceza bedeli oranı hususunda herhangi bir hüküm belirlenmemiş olması, verilen hasardan doğan kesinti süre ve sayılardan doğan tazminat bedeline ilişkin davacı tarafından abonelerine ödenmiş herhangi bir makbuz, fatura veya belgenin dosya içerisinde bulunmadığı dikkate alındığında; davacının davalılardan dava konusu hasara ilişkin olarak yalnızca malzeme bedeli olarak 1.071,61-TL ve icra takibine kadar işlemiş faiz olarak 30,54-TL olmak üzere toplam 1.102,15-TL olduğu belirtildiğinden, bilirkişi raporunun bilimsel, teferruatlı, husumetin esasını çözer nitelikte olduğu anlaşıldığından,

davacı tarafın davalıdan takip tarihi itibariyle 1.071,61-TL hasar bedeli ve 30,54-TL faiz olmak üzere 1.102,15-TL talep edebileceği sonucuna varılmış ve davanın KISMEN KABULÜ, Davalıların ... 6. İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 1.071,61-TL asıl alacak ve 30,54-TL işlemiş faiz, olmak üzere toplam 1.102,15-TL üzerinden devamına, asıl alacak 1.071,61-TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 ve değişen oranlarda avans faizi, alacak likit olmadığından davacı lehine icra inkar tazminatına ve reddilen kısım yönünden davacının takip başlatmakta kötüniyetli olmadığından davalı lehine kötüniyet tazminatına yer olmadığına,

karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM/ yukarda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, Davalının ... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 1.071,61 TL asıl alacak ve 30,54 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.102,15 TL üzerinden devamına, asıl alacak 1.071,61 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 ve değişen oranlarda avans faizi, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE

2- Reddedilen kısım yönünden davacı alacaklının icra takibi başlatmasında kötüniyeti bulunmadığından davalı-borçlunun kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,

3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye harç kalmadığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcın davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 3.561,75-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 1.546,15-TL'nin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 1.102,15-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,

8-Davalı duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT AAÜT 13/3 maddesi uyarınca, davalı lehine hükmedilecek vekalet ücreti , davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretini geçemeyeceğinden hesap olunan 1.102,15-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine,

9-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin kabul red oranına göre 1.354,39-TL'nin davalıdan , 1.765,61-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine

SONUÇ / HÜKÜM

Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibari ile kesin olmak üzere karar verildi. 17/05/2024

Katip · e-imzalıdır Hakim · e-imzalıdır

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/42, K. 2024/352, 17 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Deliller
  5. Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/42
Karar No
2024/352
Tarih
17 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/42 K.2024/387
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/42 K.2024/395
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/42 K.2024/396
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/42 K.2024/464
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/42 K.2024/395
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/42 K.2024/484

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.