KÜNYE
T.C. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2025
- Esas no
- 2024/533 Esas
- Karar no
- 2025/631
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 10/09/2024
Karar Metni
1.505 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkili ... 'ın nakliyecilik işi yaptığını, bundan birkaç ay önce davalı şirkete nakliye hizmeti sunduğunu, ...'den ...'ya mal taşıdığını, bu hizmetin bedeli olarak 12.500₺ talep ettiğini ve 22/03/2024 tarihinde davalı şirkete fatura kestiğini, söz konusu fatura ve ödemenin yapılacağı hesap bilgilerinin davalıya Whatsapp yoluyla iletildiğini, davalı tarafın TTK 21/2 uyarınca 8 günlük yasal süre içinde faturaya itiraz etmeyerek içeriğini kabul ettiğini, yani kanuni karineden doğan bir borç ikrarının mevcut olduğunu,
fatura kendisine ulaştığı ve kanun gereği faturayı kabul ettiği halde davalı tarafın ödeme yapmadığını, müvekkilinin defalarca kez ödeme yapılmasını talep ettiğini ancak bu girişimlerinden bir sonuç alamadığını, bunun üzerine davalıya karşı ...
14. İcra Dairesi ... sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının itiraz ederek takibin durdurulmasına yol açdığını, müvekkilinin alacağına kavuşmasına engel olduğunu, fatura düzenlenmiş olması nedeniyle alacağın miktarının tam olarak belli olduğunu bu bakımdan likit alacak olduğunu, bu faturanın davalıya iletildiği ve davalının 8 günlük yasal süre içinde itiraz etmediği için kendisinin borçlu olduğunu bildiğini, dolayısıyla davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini,
muaccel bir para alacaklarının olması nedeniyle ihtiyati haciz taleplerinin mevcut olduğunu, İİK 257/1 uyarınca "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." denildiğini müvekkilinin davalı tarafa sunduğu hizmet karşılığında fatura kestiğini ancak fatura bedelinin ödenmediğini, davalı tarafın fatura bedelini ödememekle birlikte yasal süre içinde itiraz etmediği için faturayı kabul etmiş sayıldığını,
Yasadan doğan bir borç ikrarı söz konusu olup müvekkilinin para alacağı olduğunun bu şekilde ikrar yoluyla ispatlandığını, faturanın kesilmesiyle karşı tarafın temerrüde düştüğünü ve alacağın muaccel hale geldiğini, dava konusu alacağın rehinle de güvence alınmadığını, ihtiyati haciz için aranan tüm koşulların sağlandığını bu nedenle davalının taşınır-taşınmaz malları ile üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konması gerektiğini, TTK 5/A uyarınca işbu dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olduğu için İstanbul Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğunu,
2024/112171 arabuluculuk numaralı dosyada anlaşma sağlanamadığını bildirerek ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, ... 14. İcra Dairesi ...sayılı dosyadaki itirazın iptaline, davalının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; haksız ve de hukuka aykırı olarak açılan davanın reddinin gerektiğini, borca mesnet evrakların dosyada mevcut olmadığını, İcra İflas Kanunu’nun 61. maddesine göre eklenmesi gereken belge suretinin ödeme emrine eklenmemiş olduğunu borca dayanak evraklara müvekkilince muttali olunamadığını, müvekkiline tebliğ olunan bir faturanın da olmadığını, bu durumun tebligat zarfı ile de sabit olduğunu, anılan nedenle kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili firmanın kötü niyetinden de söz edilemeyeceğini, bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin de reddinin gerektiğini,
takip alacaklısından müvekkil firmanın herhangi bir mal veya hizmet almadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte işlemiş faize ve de faiz oranına da itiraz ettiklerini kabul etmediklerini, zira müvekkili firmanın temerrüde düşürülmediğini, müvekkilinin takip alacaklısına takip alacağı tutarında borcunun bulunmadığını, takibin haksız ve de kötü niyetli olduğunu, talep olunan tüm alacak kalemlerine itiraz ettiklerini kabul etmediklerini bildirerek haksız ve de hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine, kötü niyetli takip nedeniyle davacılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Tarafların arasındaki uyuşmazlık; dava, davacının davalıya verdiği taşıma hizmeti fatura alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkememiz dosyasına mali müşavir İpek Şenyay tarafından sunulan 11.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda; " Yukarıda yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; * Sayın Mahkemenin bilirkişi incelemesinin mahkememiz duruşma salonunda 06.03.2025 günü saat 14:00’da yapılmasına, karar vermesi neticesinde davacı tarafın katılmadığından ticari defterleri ve kayıtları yönünden bilirkişi incelemesi yapılamadığı,
* Dava dosyası kapsamında davalı yanın yerinde inceleme talebi olduğu görüldüğünden bu hususta kendileri ile irtibata geçilmiş olup tarafıma davalı şirketin ticari defter ve bilgilerini sunmayacakları yönünde bilgi iletildiğinden bu hususta inceleme yapılamadığı, Dava dosyası kapsamında sunulan belge ve bilgi ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde.
Davacı tarafından davalı yana kesilen 22.03.2024 tarihli ... nolu 14.500,00 TL bedelli faturanın görüldüğü, Dosyaya mübrez evraklarda davalının faturaya itirazını ihtarname ile yapmış olmadığı, Davacı yanın davalı yanı noter ihtarnamesi ile temerrüde düşürmediğinin tespit edilmiş olduğu," yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Talimat yoluyla; ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... talimat dosyası ile mali müşavir ... tarafından aldırılan 10.07.2025 tarihli bilirkişi raporunda; "... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Talimat sayılı dosyada Davacı ...'ın dava konusu faturasına istinaden yapılan yerinde incelemede; 22.03.2024 tarih ve ... sıra numaralı faturanın davacı ...'ın ticari defterlerinde kaydı bulunmaktadır ve usulüne uygun olarak kaydedilmiştir. Davacı ...'ın ticari defterinde, düzenlenen faturanın tahsili ile ilgili, V.U.K. Hükümleri uyarında, Defter Beyan Sisteminde fiilen ve yasal olarak kaydedilen faturaların ödeme ve tahsilat bilgisi yer almadığından 22.03.2024 tarih ve ... sıra numaralı faturanın tahsiline ilişkin bir bilgiye ve kanaate ulaşılamamıştır." yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
6100 sayılı HMK'nun 222.maddesinde "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalıya karşı ...
14. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile 14.500 TL asıl alacak, 648,63TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.148,63TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça süresi içerisinde takibe itiraz edildiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça yasal süresi içerisinde itirazın iptali talepli bu davanın açıldığı, dava dilekçesinde davacı tarafından davalıya nakliye hizmeti verildiğinin, davalı tarafça faturaya konu hizmet bedelinin ödenmediğinin beyan edilerek bu davanın açıldığı, davaya ve icra takibine konu fatura yönünden hizmetin verilip verilmediğinin ispat yükünün davacıda olduğu,
tarafların ticari defterlerinin incelenmesine ve sunulan deliller kapsamında hizmetin verilip verilmediğinin tespit edilmesine ilişkin rapor alınmasına karar verildiği, davalının defterlerinin incelenmesi için alınan 11/03/2025 tarihli raporda belirtildiği üzere davalı tarafça defterleri sunulmadığından inceleme yapılamadığı, davacının defterlerinin incelenmesi için talimat yoluyla alınan 10/07/2025 tarihli raporda davaya konu faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olduğunun, faturanın tahsil edilip edilmediğine ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığının tespit edildiği,
davaya ve takibe konu faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafa 11/02/2025 tarihli duruşmada yapılan ihtara rağmen defterlerini sunmadığından inceleme yapılamadığı bu nedenle 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesi kapsamında davacı tarafından davalıya faturaya konu hizmetin verildiğinin davacı tarafça ispat edildiği yönünde değerlendirme yapılması gerektiği, icra takibinde işlemiş faiz talebinde bulunulmuş ise de icra takibinden önce davacı tarafça davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin somut ve yeterli delil sunulmadığı bu nedenle işlemiş faiz talebinin reddi gerektiği,
alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talep edebileceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/533, K. 2025/631, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama