KÜNYE
T.C. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2026
- Esas no
- 2025/347 Esas
- Karar no
- 2026/41
- Dava
- İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/05/2025
Karar Metni
1.672 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili sunduğu dava dilekçesi ile; davacı müvekkillerin, ... LTD. ŞTİ.
İŞ ORTAKLIĞI 'nın ortakları olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklığın taraf ehliyeti olmadığını, bu nedenle, adi ortaklığa ilişkin davalarda, adi ortaklığı oluşturan kişilerin taraf olarak hep birlikte hareket etmeleri gerektiğini, adi ortaklık tarafından açılacak davaların iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereği bütün ortaklar tarafından birlikte açılması gerektiğini, adi ortaklığın taraf ehliyeti olmadığından huzurdaki davanın adi ortaklığı oluşturan ortaklar tarafından ikame edildiğini, davacı müvekkillerinin, ...
Şantiyesi adresinde bulunan inşaatın yapımını üstlenmiş müteahhit olduğunu, bu bölgede lisanslı elektrik dağıtım şirketi olan davalı tarafından, belirtilen şantiyede “sözleşmesiz kayıtsız sayaç üzerinden enerji kullanıldığına” dair iddia ile davacı müvekkilleri hakkında... seri numaralı kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağının düzenlendiğini, müteakiben davalı tarafından, anılan kaçak elektrik espit tutanağına dayanılarak düzenlenen 18.11.2024 tarihli, ... no’lu ve 247.016,34-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası ile müvekkili adına 247.016,34-TL kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirildiğini, müvekkil davacıların,
davaya konu mezkûr fatura bedeli ile faiz ve ferileriyle birlikte toplamı olan 248.794,86-TL’yi davalı şirkete 02.12.2024 tarihinde ödendiğinin tahsilat makbuzu ile sabit olduğunu, oysaki davacı müvekkil tarafından mezkûr kullanım yerinde kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığını, davalı tarafın, haksız eylem nitelikli kaçak elektrik kullanım iddiasını, HMK.m.190 ve TMK.m.6 hükümlerine göre ispatla yükümlü olduğu gibi Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin m.43/5 hükmüne göre de, iddia ettiği kaçak elektrik kullanımı tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırmak ve davacı müvekkilin haklarını ihlal etmemek zorunda olduğunu,
Sayın Mahkemenin kanaatinin kaçak elektrik kullanım iddiasını kabul yönünde oluşması hâlinde dahi bu defa; davalı şirket tarafından, mezkûr faturalar ile tahakkuk ve tahsil edilen kaçak elektrik bedeli, EPTHY’nin kaçak elektrik tüketiminin tespitine, kaçak elektrik tüketim bedelinin hesaplanmasında ve faturalandırılmasında esas alınması gereken tüketim miktarını ve süreyi belirleyen m.42 ilâ m.49 hükümleri hilafına haksız ve hukuka aykırı olarak fazla belirlendiğini ve tahsil edildiğini, bu durumun bilirkişi incelemesi ile açığa çıkacağını, davalı tarafından mezkûr faturayla tahakkuk ettirilen kaçak elektrik tüketim bedelinin,
EPTHY. hükümlerine göre haksız ve hukuka aykırı olarak tahakkuk ile tahsil edildiği ve keza, haksız tahsilât miktarının, bilirkişi marifetiyle tespit edilebileceğini, davacı müvekkilinin kendi zararına davalı şirketin yararına sebepsiz zenginleştirme oluşturan fazladan ödediği parayı, - olmayan bir borcu rızasıyla değil - haksız ve hukuka aykırı olarak düzenlenen faturalarla talep edilmesi ile elektriğin kesilmesi baskısı altında ödemiş olduğu gibi, mevzuat hükümlerine aykırı olarak tahsil edilmiş olduğundan,
ödeme sırasında ihtirazi kayıt ileri sürmemiş olsa bile istirdaden talep etme hakkına sahip olduğunu bildirerek HMK.m.107 hükmü kapsamında belirsiz alacak davası olarak davacı müvekkilinin davaya konu istirdat alacağının miktarının bilirkişi marifetiyle tam olarak tespit edildiğinde, talep miktarının HMK.m.107/2 hükmü uyarınca artırılmak kaydıyla 500,00-TL istirdat alacağının, fazladan yapılan her bir ödeme için ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikle davalıdan tahsili ile davacı müvekkiline verilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin de davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; davacı hakkında yapılan işlemlerin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği mevzuatına uygun olup, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili kurum ekiplerince 15.11.2024 tarihinde yapılan kontrollerinde davaya konu yerde EPTHY mevzuatına aykırı olarak sözleşmesiz sayaçtan kaçak elektrik enerjisi tüketildiğinin tespit edildiğini, işbu kullanım şeklinin EPTHY 42. madde 1/a - "Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,
kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir." hükmü gereğince kaçak elektrik kullanımını oluşturduğunu, kaçak elektrik tespitinin yapılması akabinde EPTHY mevzuatı kapsamında, müvekkili kurum tarafından davacılar adına 247.016,34 TL kaçak tüketim bedeli tahakkuk ettirildiğini, işbu kaçak tüketim fatura bedellerinin borçlu tarafından ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin ödendiğini, müvekkili kurum tarafından yapılan kaçak tespiti işlemlerinin ilgili mevzuata uygun olup Mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile fatura tutarlarının ilgili yönetmeliğe uygun olduğunun tespit edileceğini, kaçak elektrik tutanaklarının,
düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içerdiğini, aksi ispat oluncaya kadar geçerli olduğunu, bu nedenle ispat yükünün, tutanağın aksini iddia eden tarafa ait olduğunu, davacı kurum tarafından, kaçak elektrik tespit tutanağını aksini ispat edebilecek nitelikte hiçbir delil sunulmadığını, davacı yanın salt soyut beyanları ile ikame ettiği haksız ve mesnetsiz davasının reddinin gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde kaçak elektrik tutanağında imzasının bulunmadığını bu mesnetle tutulan tutağın usulsüz olduğunu belirttiğini,
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre tutanakta abonenin imzasının bulunmamasının tutanağın geçerliliğine etki etmediğini, imza şartının aranmadığını, kaldı ki adına kaçak elektrik tutanağı tutulmuş birisinin tutanağı imzalamasının da beklenemeyeceğini, bu nedenle müvekkili kurum çalışanlarının usulüne uygun tanzim ettiği kaçak elektrik tutanaklarının, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içerdiğini, aksi ispat oluncaya kadar geçerli olduğunu, bu nedenle ispat yükünün, tutanağın aksini iddia eden tarafa ait olduğunu,
açıklanan tüm bu nedenlerla müvekkili kurumun huzurdaki dava dosyasında haklılığını ortaya koyduğunu, davacı yanın hukuki dayanaktan yoksun dava dilekçesindeki beyanlarına itibar edilmeksizin yapılacak inceleme neticesinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kesinlikle davacı yanın müvekkili Kurumdan alacağı bulunduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte kaza tarihi itibariyle müvekkili Kurumun temerrüde düşürülmemiş olduğundan ödeme tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak alınmasının mümkün olmadığını,
ayrıca avans faizi talep edilmesinin de mümkün olmayıp somut olayda ancak yasal faiz istenebilmesinin mümkün olabileceğini bildirerek haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden, Mahkeme aksi görüşte ise esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Tarafların arasındaki uyuşmazlık; davacıların davaya konu faturaya ilişkin olarak kaçak elektrik kullanıp kullanmadıkları, fatura nedeniyle borçlu olup olmadıkları, ödedikleri bedelin iadesini talep edip edemeyeceğine ilişkindir.
Mahkememiz dosyasına elektrik mühendisi bilirkişi ... tarafından sunulan 15.12.2025 tarihli bilirkişi raporunda; " 1.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; kaçak kullanımına konu adreste mevzuata uygun bir şekilde elektrik kullanımı yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi ile, dava konusu 15/11/2024 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağının ve tahakkuk hesaplamalarının yasal mevzuata uygun olup olmadığının tespit edilmesi noktalarında toplandığı,
2. Davacının kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığı yönünde beyanları olmasına rağmen, sunulan bilgi ve belgeler, yapılan incelemeler sonucunda elde edilen bulgulara göre, dava konusu kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağının düzenlendiği 15/11/2024 tarihinde ilgili adreste davalı adına bir abonelik sözleşmesi olmadığı gibi, kayıtsız sayaç üzerinden tüketim yapıldığı ve bunun da Yönetmeliğin 42.1.(a) maddesinde tanımlandığı şekliyle perakende satış sözleşmesi olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik tüketimi yapılması olduğu,
3. Davacının vergi levhası belgesine göre, 16/07/2024 tarihinde işe başladığı adresteki kaçak elektrik tüketiminden ve tahakkuk edecek fatura bedelinden sorumlu olduğu, 4. Kaçak tüketim miktarı hesabında, Yönetmelikte izin verildiği şekliyle bizzat davacı tarafından gerçekleştirilen 2024 yılı ortalama tüketim miktarı üzerinden hesaplama yapılabileceği, 5. Yönetmeliğin ilgili hükümleri gereğince yapılan hesaplamalar sonucunda, 15/11/2024 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağına istinaden tahakkuk ettirilebilecek kaçak tüketim fatura bedeli 137.009,31.-TL olarak hesaplanmış,
davacının tutanağa istinaden tahakkuk ettirilen 247.016,34.-TL’ den 110.007,03.-TL’ yi iade alabileceği, " yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Davacılar vekili tarafından 30.12.2025 tarihli dava değer artırım dilekçesinde; müvekkili davacıların istirdat alacağı olan 110.853,14-TL’nin ödeme tarihi olan 02.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama masrafları ile ücreti vekâletin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafından düzenlenen ... tarih ... numaralı tutanakta davacıların dağıtım sistemine müdahale ederek sözleşmesiz olarak yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan elektrik enerjisi kullandığının tespit edildiği, bu tutanak kapsamında davacı tarafından davalıya karşı 28/11/2024 son ödeme tarihli 247.016,34 TL faturanın düzenlendiği, davacı tarafça davalıya 02/12/2024 tarihinde 248.794,86 TL ödeme yapıldığı,
davacı tarafından açılan bu davada kaçak elektrik kullanılmadığının, bu faturalar nedeniyle borçlu olmadığının, bu faturalar nedeniyle 02/12/2024 tarihinde faiz ve ferileriyle birlikte toplamda 248.794,86 TL ödeme yapmak zorunda kalındığının beyan edilerek bu davanın açıldığı, davacı tarafça tutanak adresinde ticari faaliyet gösterilmediğine ilişkin bir itirazın bulunmadığı, kaçak elektrik kullanımının bulunup bulunmadığının ve bulunması halinde talep edilebilecek miktarın tespiti hususunda elektrik mühendisi bilirkişiden 15/12/2025 tarihli raporun alındığı,
alınan bu raporun mahkememizce denetime elverişli ve uygun bulunduğu hükme esas alındığı, yukarıda belirtildiği üzere davacı tarafça tutanak adresinde ticari faaliyet gösterilmediğine ilişkin bir itirazın bulunmadığı, ...'dan gelen müzekkere cevabından davacının tutanağa konu adres yönünden 11/12/2024 tarihinde abonelik sözleşmesi imzaladığının, tutanak tarihinde sözleşmesinin bulunmadığı, yine raporda tespit edildiği üzere davacı tarafça tutanak tarihinde kayıtlı olmayan sayaçtan geçirilerek elektrik kullanıldığı anlaşılmakla davacının bu eylemlerinin ilgili yönetmelik kapsamıda kaçak elektrik enerjisi kullanımı olduğu,
raporda dosya içerisindeki tespit ve delillere uygun olarak Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 44, 45 ve 46.maddeleri kapsamında kaçak elektrik kullanımı yönünden süre ve miktar tespitinin ve hesaplamanın yapıldığı, tüketim miktarı hesaplamasının yönetmeliğin 44/1-b maddesi kapsamında davacı tarafça abonelik sözleşmesi imzalanıp, kayıtlı sayaçtan elektrik kullanılmaya başlandığı ihtilafsız dönem tüketim miktarına göre yapıldığı, yapılan hesaplamanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 44, 45 ve 46.maddeleri kapsamında uygun olduğu,
alınan rapor kapsamında davacının tespit edilen kaçak kullanımı yönünden davalı tarafça 137.009,31 TL talep edebileceği, davacı tarafça davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, davalı tarafça belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağı yönünde itirazda bulunulmuş ise de davacının kaçak elektrik kullanıp kullanmadığının kullanmış ise sorumlu olacağı miktarın tespitinin yargılamayı gerektirdiği bu nedenle davacının belirsiz alacak davası açabileceği,
davacı tarafça sunulan bedel arttırım dilekçesinde bilirkişi tarafından tespit edilen olması gereken fatura bedeli yönünden ödeme tarihine kadarki faiz ve kdv'si hesaplanarak fazla ödendiği belirtilen 110.853,14 TL'nin iadesinin talep edildiği, bedel arttırım dilekçesinde yapılan hesaplamanın uygun olduğu, davacının 110.853,14 TL'nin iadesini talep edebileceği anlaşıldığından avanın kabulü ile 110.853,14-TL 'nin 02.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/347, K. 2026/41, 13 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama