KÜNYE
T.C. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2026
- Esas no
- 2026/23 Esas
- Karar no
- 2026/47
- Dava
- Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/07/2024
Karar Metni
1.177 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...A.Ş.'nin Türkiye'ye ve yurtdışına taşımacılık hizmeti veren bir lojistik, gemi tahmil ve tahliye, madencilik, mal saklama (depolama), yükleme ve boşalma hizmeti veren tanınmış bir firma olduğunu, bu doğrultuda müvekkili şirket ile karşı şirket arasında mal saklama (depolama) hizmeti verildiğini, sözleşme kapsamında davacı ile davalı arasında;
"...." adresinde bulunan 1 numaralı depo, ..." adresinde bulunan 2 numaralı depo, ..." adresinde bulunan 6 numaralı depolama hizmet için anlaşma sağlandığını, iş bu hizmetin koşullarına ve TBK hükümlerine göre malların yüklenmesi ve boşaltılması işleri müvekkili şirkete ait olduğunu, depolama, yükleme ve boşaltma ücretlerinde anlaşma sağlanmaması ve özellikle karşı şirketin müvekkili şirket aleyhine suç duyurusunda bulunması ve asılsız ithamları sebebiyle sözleşme ilişkisinin esas unsuru olan güven zedelenmesi sebebiyle aradaki ilişkinin işlem temeli çöktüğünü,
iş bu nedenlerle ve şuana kadar yapılan hizmetlerin karşılığı olarak kesilen faturaları karşı şirketin ödeme yükümlülüğü bulunduğunu, ayrıca depolarda bulunan malların karşı şirketçe teslim alınmasını ve depoların boşaltılmasını tahliye edilmesi talep edildiğini, bu hususlara ilişkin ve ayrıca malların üzerinde taraflar arasındaki ilişki sebebiyle hapis hakkı kullanılacağını ve hapis hakkını aşan miktar için ilgili Mahkemeden tevdii mahalli talep edilerek alacaklının temerrüdü prosedürünün işletileceğini bu durumda masrafların kendilerine ait olacağını, bu sebeple herhangi bir tazmin talebinde bulunamayacağına ilişkin ...
3.Noterliği'nin ...tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, sonuç itibariyle verilen hizmetin karşılığı olan fatura tutarlarını karşı tarafın ödeme sorumluluğu bulunduğunu, ayrıca taraflar arasındaki ilişkinin temelden çökmesi sebebiyle depolama hizmeti verilen alandan tahliyesi /boşaltması gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile müvekkili ... Şirketi’nin davalı ...
Şirketi’ne sağladığı mal saklama, depolama, yükleme ve boşaltma hizmetinin karşılığı olarak düzenlenen faturalardan kaynaklanan fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL mahkeme aksi kanaatte ise tacirin ücret isteme hakkı kapsamında Sayın Mahkemece belirlenecek alacağın ihtar tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte ödenmesini, depolama hizmeti verilen alanda bulunan malların davalı ...
Şirketi tarafından teslim alınması ve depoların boşaltılması / tahliye edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin Bandırma Mahkemeleri olduğunu, görev itirazında bulunduklarını, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bu nedenlerle görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı firma anonim şirket olup dava limited şirkete açıldığını, böyle bir limited şirketin faal olmadığını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı şirkete kiralanan depolarla ilgili ödenmeyen hiçbir kira borcu veya sözleşmeden kaynaklı herhangi bir borç bulunmadığını,
dava konusu deponun davacı tarafından boş ve sağlam olarak teslim alındığını, nitelik davacı bu durumu teyit eden ... 9. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile kendilerine beyan ettiklerini, teslim talebinin yersiz ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Somut olayda; davacı tarafça davacı şirket ile davalı şirket arasında davacı şirkete ait 3 adet depoya ilişkin mal saklama, depolama, yükleme ve boşaltma konularında hizmet verildiği gerekçesiyle düzenlenen faturalardan kaynaklanan fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL, mahkeme aksi kanaatte ise tacirin ücret isteme hakkı kapsamında mahkemece belirlenecek alacağın ihtar tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ve depolama hizmeti verilen alanda bulunan malların davalı tarafından teslim alınması, depoların boşaltılması, tahliye edilmesine karar verilmesi istenmiştir.
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesince taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin (depo kiralama sözleşmesi adı altında düzenlenen ardiye sözleşmesinde ) 11. Maddesinde münhasıran yetkili mahkeme olarak İstanbul mahkemelerinin yetkili kılınmış olması ve HMK. 17.madde gereğince tacirler arasında doğan uyuşmazlıklardan kaynaklanan davanın sadece sözleşme ile belirlenen bu mahkemede açılması gerektiğinden dolayı yetkinin kesin olması nedeniyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine olduğuna karar verilerek dosya mahkememize gönderilerek mahkememize tevzi edilmiştir.
6100 sayılı Kanun’un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.”
6100 sayılı Kanun'un “Yetki itirazının ileri sürülmesi” başlıklı 19 uncu maddesi şöyledir:
“(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.(2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.(3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.”
6100 sayılı Kanun'un “İlk İtirazlar - Konusu” başlıklı 116 ncı maddesi şöyledir.“- (1) İlk itirazlar aşağıdakilerden ibarettir:a) Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı. b) Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı.”
6100 sayılı Kanun'un “İleri sürülmesi ve incelenmesi” başlıklı 117 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir.“(1) İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez.”
Kesin yetki halinin kuralının bulunmadığı ve birden fazla yetkili mahkemenin bulunduğu hallerde yetkili mahkemeyi seçme hakkı davacıya aittir. Davacı, kesin yetki kuralının bulunmadığı bir davayı yetkisiz bir mahkemede açmışsa, seçme hakkı itiraz eden davalıya geçer, davalının bildirdiği yetkili mahkemede davanın görülmesi gerekir. (Yargıtay 5. H.D.'nin ...Esas ve ...Karar sayılı ilamı)
Mahkemece re'sen yetkisizlik kararı verilebilecek haller, dava şartı olan, kesin yetki halleridir. 6100 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi kesin yetkinin olduğu hallerde tarafların yetki sözleşmesi yapamayacaklarını açıkca düzenlemiştir. Bu nedenle yetki sözleşmesi kesin yetkinin olduğu hallerde yapılamaz. Yetki sözleşmesinin yapılmış olması da resen yetkisizlik kararı verilebilecek hallerden değildir. (Yargıtay 5. H.D.'nin ... Esas ve... Karar sayılı ilamı)
Somut olayda, her ne kadar ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesince taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin (depo kiralama sözleşmesi adı altında düzenlenen ardiye sözleşmesinde ) 11. Maddesinde münhasıran yetkili mahkeme olarak İstanbul mahkemelerinin yetkili kılınmış olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmiş ise de, yetki sözleşmelerinin varlığı halinde dahi usulüne uygun olarak cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunulması ve yetki itirazında yetki sözleşmesine atıf yapılarak sözleşmede kararlaştırılan mahkemeye yönelik olarak yetki itirazında bulunulması gerektiği, aksi halde Yargıtay 5. H.D.'nin ...
Esas ve...
Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere yetki sözleşmesinin yapılmış olması da resen yetkisizlik kararı verilebilecek hallerden olmadığından yetkisizlik kararı verilemeyeceği, dosya kapsamında cevap dilekçesinde yetki itirazı yapılmış ise de yetkili mahkeme olarak davalı tarafça BANDIRMA MAHKEMELERİNİN gösterildiği, buna göre yetki itirazının bu mahkeme yönü ile mahkemece değerlendirilmesi gerekirken resen yapılan inceleme ile yetki sözleşmesine atıf yapılarak yetkisizlik kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu,
kaldı ki, dosyada mevcut her iki tarafın imzasını içerir sonraki tarihli olan 28/03/2022 tarihli sözleşmenin 4. maddesinde ihtilaf halinde ... MAHKEMELERİNİN yetkili kılındığı, bu yönü ile de yetkisizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatine varılmakla mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
E-İMZA
Hakim
E-İMZA
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/23, K. 2026/47, 14 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama