KÜNYE
T.C. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2018
- Esas no
- 2015/948 Esas
- Karar no
- 2018/488
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/10/2015
Karar Metni
1.743 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili banka tarafından diğer davalıların müşterek ve müteselsil kefaleti ile davalı ...AŞ ne kredi kullanıldırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname keşide edildiğini, buna rağmen ödeme yapılmadığından davalı borçlular hakkında yasal takibe geçildiğini, davalıların haksız ve dayanaksız itirazları ile takibi durdurduklarını belirterek itirazlarının iptali ile takibin devamını ve %20 den az olmamak üzere inkar tazminatı ile sorumlu tutulmalarına karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMA /
Davalı ...
ŞTİ vekili cevap dilekçesinde ve özetle; dava konusu alacağın asıl borçlusunun diğer davalı ... şirketi olduğunu, davacı banka ile müvekkili arasında ticari ilişki bulunmadığını, davaya konu 14/09/2011 tarihli, kredi sözleşmesini müşterek müteselsil borçlu grup firması sıfatı ile imzaladığını, davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını, hisse devir sözleşmeleri ile müvekkili şirketin asıl borçlu ... şirketi ile tüm bağı sona erdiğinden grup statüsünün ortadan kalktığını, bu durumun ihtarname ile davacı bankaya bildirildiğini, yapılan yazışmalarla bakiye borç miktarının banka tarafından 18/02/2013 tarihli cevap yazı ile belirtildiğini,
müvekkilinin ihtarnamede belirtilen borçla ilgisi bulunmadığını, ... şirketinin borcundan sorumlu tutulamayacağını, ek kredi sözleşmelerinde imzasının olmadığını, teminat mektuplarından bahsedilmediğini, ipoteğin kaldırıldığını ve taşınmazın üçüncü kişiye satıldığını, ödemelerin dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın haksızlığını savunmuş reddine ve davacının kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde ve özetle; kullandırılan kredinin taksitle ödenmesi konusunda anlaşma yapıldığını, müvekkili asıl borçlu şirketin tüm ödemelerini zamanında yerine getirdiğini, temerrüdün söz konusu olmadığını, buna rağmen hesabın kat edilmesinin iyi niyetli bir davranış olmadığını, protokolde yazılı vade farklarının eklendiğini, ödemelerin düşülmeden takibe geçildiğini, yeniden kar payı/vade farkı talep edildiğini, faize faiz yürütme yasağına aykırı davranıldığını belirterek davanın reddine ve davacının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava, İİK.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir.
Yargılama aşamasında dava konusu alacağın ... A.Ş ne temlik edildiği, dosyaya sunulan temlik sözleşmesi örneğinden anlaşılmış ve temlik alan şirket tarafından davacı sıfatı ile yargılama yürütülerek sonuçlandırılmıştır.
İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası kapsamından, davacı tarafın davalı hakkında toplam 6.808.085,39 TL alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu ve fakat davalı tarafından yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İİK.nun 62 maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran da, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67. maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, kredi sözleşmesi, kat ihtarnamesi, hesap özeti asılları kasaya örnekleri dosya içine alınmış, takip dosyası getirtilerek incelenmiş ve uyuşmazlık halinde kesin delil olacağı kararlaştırılan davacı banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak rapor düzenlenmiştir.
10/03/2017 Tarihli Bilirkişi Kurulu Raporunda; davacı banka ile asıl borçlu ...
A.Ş arasında bağıtlanan 14/09/2011 tarihli 20.000.000,00 TL limitli grup Genel Kredi sözleşmesi uyarınca adı geçen şirkete kredi açıldığı ve kullandırıldığı diğer davalıların bu sözleşmeye müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, kefalet miktarının gösterilmediği, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan BK hükümlerine göre; kredi limitinin kefalet limiti olarak dikkate alınması gerektiğini, bundan ayrı ek sözleşmelerin imzalandığı, ek sözleşmelerde ...Şti nin imzasının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Kredilerin 01/07/2015 tarihi itibarıyla kat edildiği, ihtarnamenin tebliğine göre; asıl borçlu ... Şti ve ...'un 06/05/2017 tarihinde ... Şti nin 07/05/2017 tarihinde temerrüde düştüğü belirlenmiştir.
Yapılan incelemede 01/07/2015 kat tarihi itibarıyla davacının kullandırdığı 201 ve 202 nolu projelere ait ilk 27 taksidin ödenmiş olduğu, ödenmemiş taksitin bulunmadığı, her iki kredinin 28.taksit vadesinin gelmediği, 05/07/2015 tarihinde toplam 29.941,00 TL ödeme yapıldığı, geciken nakit alacağın 4.854,27 TL lik teminat mektubu komisyonlarına ilişkin olduğu, davacının bu bedelin ödenmesi aksi takdirde diğer kredilerin muaccel kılınacağına dair ihtar çekmek yerine tüm borcu muaccel kıldığı, 29.941,00 TL lik ödemeyi de mümkün olduğu halde borca saymadığı, bu nedenle hakkaniyete uygun davranışta bulunmadığı,
ancak, kredi sözleşmesinin 25.3 maddesine göre; hiçbir sebep göstermeksizin hesabı kat etme hakkının bulunduğu belirterek takip tarihi itibarıyla alacak hesabı yapılmıştır. Nakit krediler bakımından henüz vadesi gelmeyen taksitler yönünden vadesinden önce kat edilenlerle ilgili kar payı ve BSMV lerin tenzil edilerek hesaplama yapılması gerektiği belirtilmiş, nakit alacak toplamı 5.631.082,57 TL olarak belirlenmiştir.
Davacı bankanın ayrıca, gayri nakdi alacak isteminde bulunduğu ve takip tarihi itibarıyla teminat mektubu riskinden dolayı 1.867.235,00 TL alacaklı olduğu belirlenmiştir. Takip tarihinden sonra 11/09/2015 tarihinden 650.000,00 TL lik teminat mektubu tanzim olmakla, nakdi alacağa dahil edilmesi ve gayri nakdi alacaktan düşülmesi gerektiği belirtilmiştir. Asıl borçlunun belirlenen alacağından davalılar ...
Şti ve ...'un da aynı miktarla sorumlu tutulması gerektiği, takiple temerrüde düşen ...Şti den takip tarihi itibarıyla 3.724.123,59 TL nakit ve 1.867.235,00 TL gayri nakit olmak üzere toplam 5.591.458,59 TL alacaklı bulunduğu hesaplanmıştır. Takip tarihi itibarıyla belirlenen toplam borç tutarı 20.000.000,00 TL ye varıncaya kadar asıl alacak tutarı üzerinden %12 oranında kar payı istenebileceği belirtilmiştir.
İtirazlar üzerine düzenlenen 21/11/2017 tarihli ek raporda; itiraz ve savunmaların mahkemenin takdiri içinde kaldığı, kök rapordaki görüşlerin tekrarlandığı belirlenmiştir. Bilirkişi raporu hesaplama yöntemi itibarıyla yerinde görülerek hükme dayanak yapılmıştır.
İddia, savunma, dosya içeriği deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre; davacı banka ile davalı asıl borçlu ... A.Ş arasında bağıtlanan 14/09/2011 tarihli 20.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi diğer davalılar tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalanmıştır. Sözleşme limiti kefalet limiti olarak kabul edilmelidir. Bundan ayrı olarak tarihsiz ve limitsiz ek bir sözleşme imzalanmış olup, ek sözleşmede davalı ... Ltd.
Dışındaki davalıların imzası bulunmaktadır. Kullandırılan kredilerin taksitler halinde ödeneceği kararlaştırılmış, nakdi kredi ve teminat mektubu ile çek yaprağına ilişkin gayri nakdi kredi kullandırılmıştır. Kullandırılan 201 ve 202 nolu projelere ilişkin kredi borcunun ilk 27 taksiti ödenmiş ise de; kredi hesabı davacı tarafından 01/07/2015 tarihinde kat edilmiştir. Kat tarihi itibarıyla ödenmemiş taksit bulunmamaktadır.
Geciken nakit alacak teminat mektuplarının komisyonlarına ilişkin 4.854,27 TL olup, bu tutarın istenilmesi yerine tüm borç muaccel kılınarak talepte bulunulmuştur. Davacı bankanın bu davranışının hakkaniyete uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Ancak; bağıtlanan sözleşmenin 25.3 maddesinde; bankanın hiçbir sebep ve gerekçe göstermeksizin hesabı kat edip, tüm borcu muaccel kılma hakkı bulunduğu belirtilmiştir.
Basiretli tacir sıfatı ile davalıların bu sözleşmeleri imzaladıkları, bu nedenle sözleşme hükümleri ile sorumlu tutulmaları gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda davacı bankanın dava konusu alacağı talep hakkının varlığı kabul edilmelidir. Takip tarihi itibarıyla davacı bankanın davalı asıl borçlu ... A.Ş ile müteselsil kefiller...
Şti ve ... dan toplam 3.763.847,57 TL nakit, 1.867.235,00 TL gayri nakdi alacağının bulunduğu, tahsilde tekerrür olmamak üzere adı geçen davalıların itirazlarının bu miktar üzerinden iptali gerektiği sonucuna varılmıştır. Diğer davalı ... Şti takiple temerrüde düşmüş olmakla; alacağın toplam 3.724.123.59 TL nakit ve 1.867.235,00 TL gayri nakit alacak bölümünden sorumlu tutulması gerekmektedir.
Gayri nakdi alacağa ilişkin 650.000,00 TL lik teminat mektubu 11/09/2015 tarihinde tanzim edildiğinden bu tarihte gayri nakdi alacaktan düşülerek nakdi alacağa eklenmesi gerekmektedir. 11/09/2015 tarihi itibarıyla toplam nakdi alacak tutarı 4.374.123,59 TL olup, bu durumun infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınması gerekmektedir.
Takip tarihinden 11/09/2015 tarihine kadar 3.724.123,59 TL asıl alacak tutarından, 11/09/2015 tarihinden itibaren ise 4.374.123,59 TL üzerinden, toplam borç kefiller için 20.000.000,00 TL ne varınca kadar %12 oranında kar payı isteminde bulunulabilecektir. Gayri nakti alacak yönünden tazmin söz konusu olduğunda nakit kredilere eklenerek oluşan toplam tutar üzerinden %12 kar payı hesaplanmasına devam edilmesi gerekmektedir.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; davalıların takip dosyasındaki itirazlarının belirlenen tutarlar üzerinden iptali gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde hüküm kurulmuştur.
Red edilen miktar üzerinden davacının takibinde haksız olmakla birlikte kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından davalılar vekilinin kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verildiği sonucuna varılmıştır. Belirlenen toplam nakdi alacak tutarı üzerinden davalıların Davacı alacağı likit nitelikte olup, davalının itirazında haksız bulunduğu anlaşıldığından İİK.nun 67/2. maddesi hükmü gereğince takdiren tespit edilen toplam nakdi alacak tutarının % 20’si oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle;
HARÇ BEYANI /
257.144,32 TL KARAR HARCI 91.560,83 TL PEŞİN HARÇ / 165.583,49 TL KALAN HARÇ
DAVACI GİDERİ /
31,80 TL BVH VE VSH. · 2.200,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ · 432,00 TL POSTA MAS. / · 2.663,80 TL TOPLAM
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/948, K. 2018/488, 8 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama