KÜNYE
T.C. İstanbul
- Mercii
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2018
- Esas no
- 2017/813 Esas
- Karar no
- 2018/426
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/09/2017
Karar Metni
1.321 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
İstanbul ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/05/2017 tarih ve ... Esas,... Karar sayılı ilamı ile görevsizliğine karar verilen dosya Mahkememizin ... Esasına kaydı yapılmakla Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 01.06.2016 tarihinde ... bayii devri konusunda %50 ortaklık sözleşmesi yapıldığını ve sözleşme çerçevesinde 100.000,00TL kaporanın davalıya verildiğini, davacının yaptığı araştırmada davalının anlaşma yaptığı işyerinin Meguiars'in yetkili bayisi olmadığını öğrendiğini ve davalının borca batık olduğunu, bunun üzerine cayma hakkı kullanılarak ...
Noterliği 09/06/2016 tarih ve ... yevmiye no ile davalıya ihtarname gönderildiğini, davalının ödeme yapmayacağını bildirdiğini, bunun üzerine İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini ve haksız yere takibe itiraz edildiğini beyanla, itirazın iptaline, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 13/12/2016 tarihli cevap dilekçesi ile; davanın haksız olduğunu, sözleşmeden cayma akçesi olarak yazılı olan miktarın geri istenemeyeceğini, davalının ... A.Ş.' den almış olduğu uygulama bayiilik sözleşmesi ile sahibi olduğu... Oto dışında da bu ürünlerin kullanımı konusunda 15.05.2016 tarihinde izin aldığını, alınmış olan izinden sonra davacı ile sözleşme imzalandığını, dolayısıyla ...uygulaması yapma hakkının mevcut olduğunu, davanın kötü niyetle açıldığını beyanla, davanın reddine davacı tarafın %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların bağlı bulunduğu Vergi Dairelerine ve İstanbul Ticaret Sicil Müdülüğü'ne yazılan müzekkere cevapları incelendiğinde; davacı ...'in işletme hesabına göre defter tuttuğunun, gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunduğu, davalı ...'nun ise dava dışı bir firmanın ortağı ve yetkilisi oludğunun gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının sözleşmeye dayalı alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5.maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz, TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olmasını sağlamaz. Başka ifade ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda hangi mahkemenin görevli olduğunun belirlenmesi için öncelikle taraflar arasındaki ilişkinin vasıflandırılması gerekmektedir. Taraflar arasında yapılan sözleşme; davalıya ait oto yıkama işletmesine davacının %50 pay ile ortak yapılmasına yönelik adi ortaklık sözleşmesi mahiyetindedir. Her ne kadar İstanbul ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/05/2017 tarih ve ... Esas, ...
Karar sayılı kararında uyuşmazlık konusu işletme devri olarak vasıflandırılmış ise de; gerek dava gerek cevap dilekçesi, gerekse taraflar arasındaki cayma akçesine yönelik 01/06/2016 tarihli sözleşme ve davacı tarafça davalı yana gönderilen ihtarname içeriğinden, tarafların oto yıkama işletmesi üzerinde adi ortaklık kurmak iradesi ile hareket ettikleri anlaşılmaktadır.
Adi ortaklık sözleşmesi TTK'nun 4/1 maddesinde sayılan ve bir davanın mutlak ticari dava sayılmasını gerektiren işlemlerden olmadığı gibi, aynı maddenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na atıfla mutlak ticari dava konusu kabul ettiği sözleşmelerden de değildir. Şu haliyle eldeki davanın mutlak ticari dava olmadığı açıktır.
Öte yandan İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ve tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerine yazılan müzekkere cevaplarından; davacı ...'in işletme hesabına göre defter tuttuğu, gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunduğu, davalı ...'nun ise dava dışı bir firmanın ortağı ve yetkilisi oluduğu, gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda davacının tacir sıfatı bulunmakla birlikte, davalı ... gerçek kişi olup tacir sıfatı bulunmamaktadır.
Bu haliyle her iki tarafın tacir sıfatını haiz olmadığı bir davanın ticari dava sayılmasına hukuken olanak bulunmadığından, uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Ticari olmayan davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir.Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır.Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan .davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Eldeki dava mahkememize İstanbul ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/05/2017 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile geldiğinden ve mahkememizce de görevsizlik kararı verildiğinden 6100 Sayılı HMK'nun 21/1-c fıkrası uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip dosyanın yargı yargı yeri tayini için inceleme merciine gönderilmesine karar verilmiştir.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/813, K. 2018/426, 19 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama