KÜNYE
T.C. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/447
- Karar No
- 2024/543
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Esas no
- 2023/465 Esas
- Karar no
- 2024/569
- Dava
- İstirdat
- Dava tarihi
- 19/07/2023
- Karar tarihi
- 03/10/2024
Karar Metni
1.639 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Şubesine kayıtlı, keşidecisi ...- ... olan ... ve ... Seri Numaralı, 25.10.2022 Basım Tarihli, 12.000- TL Bedelli, keşide yeri ... ve lehdarı ... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan iki adet çek müvekkil tarafından ...'ya kargolanmış ve kargo sürecinde henüz tahsil edilmeden ve vade günü gelmeden zayi olduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...
Esas Sayılı dava dosyasıyla 12.12.2022 Tarihinde çek zayi davası ikame edilmiş ve 13.12.2022 Tarihinde Mahkeme'ce verilen ödeme yasağı muhatap bankaya yazılan müzekkere ile bildirildiğini, Ticaret Sicil Gazetesi ilanları tamamlandığını, dava dışı üçüncü kişi olan muhatap banka ...
Bankası A.Ş.'nin Mahkeme'ye göndermiş olduğu cevabi yazıda 15.12.2022 Tarihinde çeklerin henüz ibraz edilmediği bilgisi verildiğini, akabinde davalı banka tarafından, müvekkil de dahil olmak üzere çekteki bütün cirantalara ve dava dışı keşideciye kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın 17.07.2023 Tarihinde icra takibi başlatıldığından,
haciz tehdidi altında icra dosyasına dosya borcunun tamamını davacı tarafın karşılar nitelikte ödeme yaptığını, söz konusu çeklerin, müvekkil ile çek keşidecisi ...- ... arasındaki hukuki sözleşmeden kaynaklı olarak düzenlendiğini, müvekkilin ve keşidecinin her ikisinin de ayakkabı işiyle uğraşıyor olması ve aynı faaliyet kolunda çalışmalarından da anlaşılacağı üzere aralarında ticari bir ilişki mevcut olduğunu, lakin çekin henüz vadesi gelmeden ve müvekkil çeki bankaya ibraz edemeden söz konusu çeklerin kargoda kaybolduğunu, kargo firması ile ilgili gerekli şikayetlerin taraflarınca yapıldığını,
çekin görüntüsünden de anlaşılacağı üzere çek en son davalıya cirolandığını, lakin ilgili ciro silsilesinin kopuk olduğunu, her ne kadar hamillerin kendilerinden önce gelen cirantaların imzalarının geçerliliğini kontrol etme yükümlülüğü bulunmasa da ödeme yasağı bulunması ve önceki cirantalar ile ilgili yeterli araştırma yapmaksızın çeki iktisap etmesi davalının sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinden sonra gelen üç cirantanın, diğer başka zayi olan çekleri de sırasıyla ciroladıklarını ve müvekkilin mağduriyetine sebebiyet verdiklerini, bu durumda davalının cirantalar arası ticari ilişkiyi araştırma yükümlülüğünün mevcut olduğunu,
davalının ağır kusurlu olduğunu, yasağını muhatap bankadan öğrenebilecek durumda olduğunu, müvekkil ile müvekkilden sonra gelen ciranta olan ... Ticaret Limited Şirketi arasında ilişki olmadığını, aralarında hiçbir hukuki ilişki kurulmadığını, tarafların ticari kayıtları, cari hesapları, defterleri, banka hesapları vs.
İncelendiğinde taraflar arasında hiçbir ilişki olmadığı açıkça ortaya çıkacağını, bu sebeple müvekkilinden sonra ciro silsilesi koptuğunu, çekin sorumluluğunun müvekkilinden çıktığını, müvekkil ile kendisinden sonra gelen ciranta arasındaki ve sonraki cirantalar arasındaki ticari ilişkinin de incelenmesini, uyuşmazlığın davalı tarafından, 31.05.2023 Tarihli 75549 Seri Numaralı 12.000,00-TL tutarlı çek sebebiyle .... İcra Dairesi'nin ...
Esas Sayılı dosyası aracılığıyla kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile başlatılan icra takibi sonucunda ve davacı tarafından ödemesi yapılan 13.289,01-TL takipte kesinleşen miktar, 604,65-TL Tahsil harcı, 179,90-TL Başvuru harcı, bedelinin, 2.126,24-TL vekalet ücreti, 154,93-TL faiz ve 422-TL masraf Olmak üzere toplamda 16.776,73-TL'nin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilin yetkili ve meşru hamili olduğunu, ... Bankası ... ... Şubesi'ne ait olan, ... seri numaralı, 31.05.2023 keşide tarihli, 12.000,00-TL bedelli çeke müstenit alacağı sebebi ile .... İcra Müdürlüğü'nün ...
E. Numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, akabinde davacı yanın işbu istirdat davasını ikame ettiğini, işbu davanın tamamen haksız ve mesnetsiz iddialara dayandığını, davacı yanın dava dilekçesinde, dava konusu çekin kargoda kaybolduğunu, çek hakkında zayi nedeniyle iptal davası açıldığını, ödeme yasağı kararı verildiğini, davalı müvekkilin kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu, ciro silsilesinin kopuk olduğu iddia ettiğini, müvekkilinin, dava konusu çekin yetkili ve meşru hamili olup, ilgili çek ile aralarında ticari ilişki bulunan üst ciranta tarafından müvekkile,
şirketten satın alınan mal ve hizmet bedelinin ifası amacıyla ciro edildiğini, söz konusu çekin üzerindeki ciro silsilesinin tam ve birbirini düzgünce takip eden cirolardan oluşmakta olup Türk Ticaret Kanunu Madde 790 göz önüne alındığında müvekkilinin çeklerin meşru hamili olduğunun açık olduğunu,
her ne kadar müvekkil firmanın çeki kendisine ciro eden firma ile arasındaki ticari ilişkiyi ve çekin hangi ticari faaliyet ile ilgili olarak verildiğini ispat etmek gibi bir yükümlülüğü bulunmasa da durumun meşruiyetine ilişkin herhangi bir kuşku oluşmaması açısından müvekkili firmanın çeki ne suretle iktisap ettiğini ve çeki müvekkil firmaya ciro eden firma ile arasındaki ticari ilişkiyi ve mal alım satımını gösterir fatura ve tahsilat makbuzu dosyaya sunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası aracılığı ile icra takibi başlatılan dava konusu çek bedelinin istirdadı talebine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... esas sayılı dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ticari defter kayıtları, çek sureti, tahsilat makbuzu ve fatura ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi ile mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı usulüne uygun tutulup tutulmadığı, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında, dosyadaki sözleşmeler, tarafların ticari defterleri ile dosyaya celbedilen belgeler incelenerek; davacı, davalı ve dava dışı firmalar arasındaki ticari ilişkinin tetkiki, ilgili firmalar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise kambiyo ilişkisinin taraflar arasındaki ticari ilişki de değerlendirilerek hangi asıl borç ilişkisinden kaynaklandığı,
ilgili firmalar arasında ticari ilişki bulunmuyor ise istirdat koşulları da değerlendirilerek her bir alacak talebi(takipte kesinleşen miktar, tahsil harcı, başvuru harcı, vekalet ücreti, faiz ve masraf) yönünden sonuç bedelin net bir şekilde belirlenmesi hususunda hazırlanan 01/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafından düzenlenen faturaların davacı tarafın yasal defterlerinde yer aldığı, faturalarla ilgili mali idareye yapılması gereken bildirimlerin süresinde yapıldığı, açılış ve kapanış kayıtlarının yapıldığı, davacı lehine delil olma kuvvetine sahip olup olmadığı konusunda kararın Mahkemeye ait olduğu,
davaya konu çek ciro silsilesinde davacıdan sonra gelen dava dışı “...
Ticaret Limited Şirketi” ile “...” adına bağlı olduğu Vergi Dairesi tarafından dava dosyasında paylaşılan belgeye göre “TİCARİ İLİŞKİ YOKTUR.” davalı “... ve Ticaret Anonim Şirketi" ile dava dışı “..." arasında 2023 yılında "Ticari İlişkinin VAR olduğu”, Davalı “... ...Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi” tarafından dava dışı “... ... ...” ne 2022 ve 2023 yıllarında toplam (26.677.488,63 TL + 44.941.780,60 TL= )71.619.269,23 TL'a KDV Hariç fatura düzenlediği bildirilmiş olup Davalının fatura kestiğini beyan ettiği dönemde Dava dışı “... ...” firması 30.11.2017 tarihinde işi bıraktığı, bu firmaya fatura düzenlenemeyeceği tespit edildiği,
dava dışı “...” firmasının 2022- 2023 yıllarına ait BA Formu beyanı olmadığının da ilgi Vergi Dairesi bildirimde açıkça yer aldığını, dava dışı “...” firmasının faal olmadığı dönemde (Ticari hayatını bıraktığı) davalının fatura düzenlemesinin ticari hayatın olağan akışına uygun olmayacağı tespit edildiğini, davalı tarafından dava dışı ... firmasına düzenlendiği beyan edilen faturaların “Gerçeğe uygun olmayan sahte ve yanıltıcı belge” olduğu bildirilmiştir.
TMK'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nın 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."
Menfi tespit ve istirdat davalarında ispat yükü, kural olarak davalı tarafa (alacaklıya) düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer.
Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190. 4721 sayılı TMK m. 6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, El Kitabı, s. 370 ilâ 372).
6100 sayılı HMK'nın 209. maddesi uyarınca; adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz. Öte yandan, sözleşmedeki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti bunu iddia eden alacaklıya aittir (Yargıtay HGK'nın 26/04/2006 tarih ve 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı ilamı).
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından düzenlenen faturaların davacı tarafın yasal defterlerinde yer aldığı, faturalarla ilgili mali idareye yapılması gereken bildirimlerin süresinde yapıldığı, açılış ve kapanış kayıtlarının yapıldığı, ticari defterlerin davacı lehine delil teşkil ettiği, davaya konu çek ciro silsilesinde davacıdan sonra gelen dava dışı “...
Ticaret Limited Şirketi” ile “...” adına bağlı olduğu Vergi Dairesi tarafından dava dosyasında paylaşılan belgeye göre anılan firmalar arasında ticari ilişki bulunmadığı, davalı “... ve Ticaret Anonim Şirketi" ile dava dışı “..." arasında 2023 yılında ticari İlişkinin bulunduğu, davalı “... ...Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi” tarafından dava dışı “... ... ...” ne 2022 ve 2023 yıllarında toplam (26.677.488,63 TL + 44.941.780,60 TL= )71.619.269,23 TL KDV hariç fatura düzenlediği bildirilmiş olup davalının fatura kestiğini beyan ettiği dönemde dava dışı “... ...” firmasının 30.11.2017 tarihinde ticari faaliyet yürütmediği,
ilgili dönemde bu firmaya fatura düzenlenemeyeceğinin tespit edildiği, dava dışı “...” firmasının 2022- 2023 yıllarına ait BA Formu beyanı olmadığının da ilgi Vergi Dairesi bildirimde açıkça yer aldığını,
dava dışı “...” firmasının faal olmadığı dönemde davalının fatura düzenlemesinin ticari hayatın olağan akışına uygun olmayacağı davalı tarafından dava dışı ... firmasına düzenlendiği beyan edilen faturaların gerçeğe uygun olmayan sahte ve yanıltıcı belge niteliğinini haiz olduğu mevcut durumda ciro silsilesinde bulunan firmalar arasında ticari ilişkinin saptanamaması ve dayanak faturanın gerçeğe aykırı şekilde kesildiğinin tespit edilmesi nedenleriyle davanın kabulü ile, ....
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasına davacı tarafça ödenen 16.776,73 TL'nin davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/447, K. 2024/543, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama