İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/449 K.2024/952

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği…

Esas2022/449Karar2024/952Tarih19 Eylül 2024Okuma11 dk · 2.199 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/449 E., 2024/952 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Davalı

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
19 Eylül 2024
Esas no
2022/449
Karar no
2024/952
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
25/11/2021
Numarası
2019/594 Esas 2021/765 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Dava
İtirazın İptali
Dava tarihi
30/10/2019
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
19/09/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.199 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile ... arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, Genel Kredi Sözleşmesine istinaden borçluya Ticari Kredi kullandırıldığını ve KMH hesabı açıldığını, Genel Kredi Sözleşmesinin ... tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, sözleşme uyarınca kullandırılan krediye ait taksitlerin sözleşmeye uygun olarak vadesinde ödenmemesi üzerine hesabın kat edilmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibinin davanın haksız itirazı üzerine durduğunu iddia ederek davalının Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2019/5861 Esas dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in ve ... ile davacı arasında kurulduğu belirtilen Genel Kredi Sözleşmesi ve Kefalet Sözleşmesi iptali istenen takibin de dayanağı olmasına rağmen dosyaya sunulmadığını, müvekkili tarafa da bir örneği verilmediğini, bahsedilen sözleşmelerin yasada belirlenmiş şekilde kurulup kurulmadığını, tarihleri, sorumlu olunan tutarları, kefaletin geçerlilik tarihlerinin belirli olmadığını, müvekkili davalının imzaladığı sözleşmenin ticari bir kredi sözleşmesi olup olmadığını bilmediğini,

kendisine verilen bilgiye göre kefalete konu kredi ...'in kendisine ait evini ipotek vererek kullandığı kredi olduğunu, iş bu kredinin alacaklı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile asıl borçluya ait ipotekli konutun satılması ile ödendiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davaya konu uyuşmazlığın, ödenmediği iddia edilen dava dışı asıl borçlu firmaya tahsis edilen 14 adet çekin yasal karşılıksız çek bedelinin, 32922014 n.lu Kredili Ticari mevduat hesabı, 013......84 nolu taksitli ticari kredi ve 4030 **** **** 9964 n.lu şirket kredi kartından kaynaklanan alacağının tahsili ve 2.030,00 TL depo talebi için kefil davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebinden kaynaklandığı, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu firma arasında 12.03.2013 tarihli 78.000,00 TL ve 23.10.2013 tarihli 350.000,00 TL limitli olmak üzere 2 adet Genel kredi sözleşmesi akdedildiği,

davalı kefilin sadece 12.03.2013 tarihli Genel kredi sözleşmesinde 78.000,00 TL lik kefaletinin bulunduğu, bu sözleşme kapsamında kullandırılan kredinin kapandığı (takibe konu da olmadığı), takibe konu; karşılıksız çeklerin nakde dönen tutarlarının, kredili ticari mevduat hesabının ve kredi kartının davalının kefil olduğu 12.03.2013 tarihi ile davalının kefaletinin imzasının bulunmadığı 23.10.2013 tarihli genel kredi sözleşmesi tarihleri arasında tahsis edildiğine ilişkin bir kayda rastlanılmadığı,

yine takibe konu 0133.........84 no'lu 23.10.2013 tarihinde kullandırılan 120.000,00 TL lik kredinin de davalının imzasının bulunmadığı 23.10.2013 tarihli Genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırıldığı, bu durumda; davaya konu takipteki kredilerin dava dışı firmaya davalının kefalet imzasının bulunmadığı 23.10.2013 tarihli Genel Kredi sözleşmesine istinaden ve ipotek tesis edilerek kullandırıldığı bankacı bilirkişi tarafından tespit edilmekle, davalı kefilin davaya ve takibe konu kredilerden dolayı sorumluluğunun bulunmadığı, davalı kefilin sorumluluğu bulunmayan kredi sözlemelerine istinaden takibe maruz bırakıldığı,

bu hususun davacı banka tarafından incelenerek tespiti mümkün bir durum olması mümkün olmakla, bu sorumluluğun yerine getirilmeksizin davalıya yönelik takibe geçilmiş olmasının davalı banka yönünden kötüniyet olarak değerlendirilmesinin uygun olduğu gerekçeleriyle davanın ve davacının yasal şartları bulunmayan icra inkar tazminat talebinin ise reddine, davalının kötü niyet tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

Müvekkili banka aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, itirazın iptali davasının davalı borçlu lehine sonuçlanması halinde alacak likit olsun veya olmasın böyle bir alacağa dayalı takibin haksız ve kötüniyetli olması halinde, istem varsa, davalı borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin gerekli olduğunu, burada takibin haksız olmasının tek başına yetmemekte olup, ayrıca kötüniyetli olması da gerekmekte olup ispat yükü takibin kötüniyetli olduğunu iddia eden davalı borçlunun üzerinde olduğunu,

kötüniyet kavramı somut olayın özelliklerine göre belirlenmesi gerekmesi itibariyle açıklanan bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde müvekkili bankanın kötüniyetinden söz edilemeyeceği gibi; davacı müvekkili bankaca haksız ve kötüniyetli olarak takip başlatıldığının davalı tarafından ispatlanamadığını, davalı yanın kötü niyet tazminatı talep etmediğini, kötü niyet tazminatının ıslah talebine konu olamayacağını,

Kefalet sözleşmesi kanunun öngördüğü şartlara uygun olarak tanzim edildiğini, dava dışı ... ile müvekkili banka arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedilmiş olup, davalı bu sözleşmede müteselsil kefil olarak yer aldığını, sözleşmede bulunan kefalet taahhüdünün, kefalet sözleşmesi yerine geçmekte olup; işbu sözleşme kanunun emrettiği şekil şartlarına uygun bir şekilde tanzim edildiğini,

Müvekkili banka ile dava dışı borçlu ... arasında akdedilen 12.03.2013 tanzim tarihli 78.000,00-TL bedelli senedi davalı ...'in kefil sıfatıyla imzaladığını, dava dışı ... ile müvekkil banka arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi'ne binaen tanzim edilen 23.03.2013 tarihli, 78.000,00-TL tutarlı senette, davalı kefil ...'in müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunmakta olup, kabul anlamına gelmemekle birlikte Genel Kredi Sözleşmesi'nde kefil ...'in imzasının olmaması borcunun olmadığı anlamına gelmeyeceğini, nitekim söz konusu senette imzası bulunmakta olup,

bu hususur da müvekkili banka ile davalı ... arasında kefalet ilişkisinin bulunduğunu gösterir nitelikte olduğunu, davalı tarafça Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2019/5861 E. Sayılı dosyasında: "Borç nedenleri ile bir ilgisi bulunmadığı..." gerekçesiyle takibe itiraz etmesinin Türk Medeni Kanunu'nun 2. Maddesi'nde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğunu,

2004 Sayılı İcra İflas Kanunun 67. maddesinde yer alan icra inkar tazminatı şartları oluştuğundan, davalı borçlu aleyhinde %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstreleri, kefalet sözleşmesi, icra dosyası ve sair deliller dosya arasında mevcuttur.

Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2019/5861 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı ... Anonim Şirketi tarafından ... ve ... hakkında genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan 127.021,44 TL Asıl alacak (ipotekle karşılanmayan alacak), 14.853,37 TL İşlemiş faiz, 742,67 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 142.617,48 TL alacağın ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile tahsili emri 5941 sayılı kanunun 3. Mad.

Gereğince karşılıksız kalacak çek yaprakları için ödemekle yükümlü olacakları toplam 2.030,00 TL nakden depo edilmesi veya ilgili şube nezdindeki hesaba iadesi, çek bedellerinin takip sırasında kısmen veya tamamen ödenmesi halinde tazmin edilen miktar üzerinden, tazmin tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek temerrüt faizi, faizin % 5 BSMV'sinin tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibinin davalının itirazı süresinde itirazı üzerine durduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK'nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.

Ankara 24. Noterliği'nin 19.10.2017 tarih ve 35591 yevmiye no.lu ihtarnamesinin incelenmesinde; ihtar edenin ... Anonim Şirketi, muhataplarının ... ve ... olup, ; akdi kredilerden doğan 130.184,40 TL , kredi kartlarından doğan 3.732,99 TL olmak üzere toplam 133.917,39 TL gayrinakit kredilerden kaynaklanan toplam 43.710,00 TL'nin ödeme tarihine kadar her bir kredi için yanlarında yazılı oranlarda işleyecek gecikme faizi ve gider vergisi ile birlikte 1 gün içinde ödenmesi, gayrinakdi kredilerden kaynaklanan banka alacağının banka nezdindeki faizsiz bir hesaba 7 gün içinde nakden ve defaten depo edilmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin asıl borçlu şirketin genel kredi sözleşmesinde yazılı adrese gönderildiği, muhataplara bila tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

Bankacı bilirkişiden alınan 28/06/2021 tarihli raporda özetle; davaya konu uyuşmazlığın ödenmediği iddia edilen dava dışı asıl borçlu firmaya tahsis edilen 14 adet çekin yasal karşılıksız çek bedelinin, 32922014 no'lu Kredili Ticari mevduat hesabının, 013.....184 no'lu taksitli ticari kredi ve 4030 **** **** 9964 no'lu şirket kredi kartından kaynaklanan alacağının tahsili ve 2.030,00 TL depo talebi için kefil davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebinden kaynaklandığını,

davacı banka ile dava dışı asıl borçlu firma arasında 12.03.2013 tarihli 78.000,00 TL ve 23.10.2013 tarihli 350.000,00 TL limitli olmak üzere 2 adet Genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalı kefilin sadece 12.03.2013 tarihli Genel kredi sözleşmesinde 78.000,00 TL'lik kefaletinin bulunduğunun görüldüğünü, bu nedenle davaya konu takipteki alacakların hangi Genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırıldığı da tarafımca irdelendiğini,

davacı banka tarafından davalının kefaletinin bulunduğu 12.03.2013 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden dava dışı firmaya da 12.03.2013 tarihinde aylık 1.05 faizli 24 ay vadeli 1.588,28 TL taksitli ilk taksit vadesi 17.03.2013 son taksit vadesi 17.02.2015 olacak şekilde 35.000,00 TL tutarında toplam 39.662,22 TL geri ödemeli taksitli ticari kredi kullandırıldığı ve iş bu kredinin kapandığı ( takibe konu da olmadığı), takibe konu;

karşılıksız çeklerin nakde dönen tutarlarının , kredili ticari mevduat hesabının ve kredi kartının davalının kefil olduğu 12.03.2013 tarihi ile davalının kefaletinin imzasının bulunmadığı 23.10.2013 tarihli genel kredi sözleşmesi tarihleri arasında tahsis edildiğine ilişkin bir kayda rastlanılmadığını, yine takibe konu 01337TZ000000012184 n.lu 23.10.2013 tarihinde kullandırılan 120.000,00 TL lik kredinin de davalının imzasının bulunmadığı 23.10.2013 tarihli Genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırıldığını, bu durumda;

davaya konu takipteki kredilerin dava dışı firmaya davalının kefalet imzasının bulunmadığı 23.10.2013 tarihli Genel Kredi sözleşmesine istinaden ve ipotek tesis edilerek kullandırıldığı söylenebileceğinden.

Nihai takdiri Mahkemeye ait olmak üzere davalı kefilin davaya konu kredilerden dolayı sorumluluğunun da olmayacağını, ancak Mahkeme aksi kanaatte ise, davalı kefilin 12.03.2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde 78.000,00 TL lik kefaletinin bulunduğu ve Davaya konu olmayan Ankara 17. İcra Dairesinin 2017/20447 sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipteki davacı bankanın ipotekli yeri 160.000,00 TL ye satın alarak takibe konu borca mahsup ettiği göz önünde bulundurularak yapılan hesaplama sonucunda da.

HMK'ya uygun olarak Davacı bankanın Ankara 17. İcra Dairesinin 2019/5861 esas sayılı dosyası ile 26.04.2019 tarihinde davalı kefil hakkında başlatılan icra takibinde.

78.000,00 TL Asıl alacak ( ipotekle karşılanmayan alacak), 973,44 TL işlemiş temerrüt faizi, 48,67 TL % 5 BSMV, olmak üzere toplam 79.022,11 TL alacağını, takip tarihinden tahsiline kadar geçen günler için 78.000,00 TL asıl alacağa yıllık % 24,96 temerrüt faizi ve faizin % 5 nispetinde BSMV ile birlikte talep edilebileceği bildirilmiştir.

Dosya kapsamından, davacı banka ile dava dışı ... arasında 23/10/2013 tarihli 350.000,00 TL limitli ve 12/03/2013 tarihli 78.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri akdedildiği, davalının 12/03/2013 tarihli sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kefaletin geçerli olduğu, 23/10/2013 tarihli sözleşmede kefalet imzasının bulunmadığı, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere 23/10/2013 tarihli sözleşme kapsamında kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine eldeki dava konusu icra takibinin başlatıldığı,

davalının kefalet imzasının yer aldığı 12/03/2013 tarihli sözleşmeden kaynaklanan 12.03.2013 tarihli aylık 1.05 faizli 24 ay vadeli 1.588,28 TL taksitli ilk taksit vadesi 17.03.2013 son taksit vadesi 17.02.2015 olacak şekilde 35.000,00 TL tutarında toplam 39.662,22 TL geri ödemeli taksitli ticari kredi borcunun kapatıldığı, takip konusu karşılıksız çeklerin nakde dönen tutarlarının, kredili ticari mevduat hesabının ve kredi kartının davalının kefil olduğu 12.03.2013 tarihi ile davalının kefaletinin imzasının bulunmadığı 23.10.2013 tarihli genel kredi sözleşmesi tarihleri arasında tahsis edildiğine ilişkin bir kayda rastlanılmadığı,

ispat yükü kendisinde olan alacaklı davacı bankanın bu suretle bu hususu ispatlayamadığı, böylelikle davalı kefilin davaya ve takibe konu kredilerden dolayı sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Davacı vekilinin kötü niyet tazminatına yönelik ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesine gelince; davacı bankanın dava dışı ... ile imzalamış olduğu 2 ayrı Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklı olarak ödenmeyen kredi borcunun tahsili için ilamsız icra takibi yapmış olup, davalı tarafça davacının yapılan takipten ötürü kötü niyetli olduğuna dair dosyaya delil sunulmadığı gibi ret gerekçesi ispat hukukuna dayandığı gözetildiğinde davacının kötü niyetli olduğu ispatlanamamıştır.

Kaldı ki davacı bankanın yapılan takipte haksız olması kötü niyetli olduğu anlamına gelmeyecektir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince kötü niyet tazminatının kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.(Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 19/09/2018 tarih 2017/4075 esas 2018/4301 karar sayılı emsal içtihatı).

Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kötü niyet tazminatı yönünden kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kötü niyet tazminatı yönünden kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kötü niyet tazminatı yönünden KISMEN KABULÜNE,

2-Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/11/2021 tarih ve 2019/594 Esas 2021/765 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince kötü niyet tazminatı yönünden KALDIRILMASINA,

B)1-Davanın REDDİNE,

2-Davalının kötüniyet tazminat talebinin Reddine,

3-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 1.712,32 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.284,72 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

6-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.498,66 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödemesine,

8-Kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

C)1-İstinafa başvuran davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf maktu karar harcının kararın davacı tarafa iadesine,

2-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin sonuçta davanın reddine karar verildiğinden davacı üzerinde bırakılmasına,

3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

4-Ankara Batı 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/72 D.iş Esas sayılı dosyasında davacı tarafından Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2021/40392 esas sayılı dosyasına sunulan teminatın İİK'nın 36. maddesi uyarınca kötü niyet tazminatı yönünden yatırılan (28.523,49 / 46.322,15 x 56.268,85=) 34.874,16 TL kısmının davacı bankaya iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 19/09/2024

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/449, K. 2024/952, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/449
Karar No
2024/952
Tarih
19 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/451 K.2024/1365
  • Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/453 K.2024/559
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/453 K.2024/1338
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/453 K.2024/863
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/454 K.2024/858
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/454 K.2024/455

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.