KÜNYE
T.C. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Mart 2024
- Esas no
- 2023/112 Esas
- Karar no
- 2024/224
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 20/02/2023
Karar Metni
1.870 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kulak burun boğaz ile estetik cerrahisi üzerine hekimlik faaliyetleri sürdüren cerrah olduğunu, davalıya 10.000.000,00-TL kredi kullanımı için başvuruda bulunduğunu, banka tarafından gerçekleştirilen ekspertiz incelemesi gibi prosedürlerin ardından, 21/06/2022 tarihinde müvekkiline kredi kullanım onayı verildiğini, kredi kullanım onayı 21/06/2022 tarihinde verilmiş olsa da kredi tutarını oluşturan 10.000.000,00-TL’nin ödemesinin, bir haftayı aşkın sürenin ardından gerçekleştirildiğini, bununla birlikte,
müvekkilinin davalı banka nezdinde mevcut olan hesabından kredi tahsis ücreti adı altında 115.500,00-TL tutarında fahiş miktarda dosya masrafının, müvekkilinin rızası dışında tahsil edildiğini, müvekkilinin banka ile yaşadığı problemler nedeniyle kredi borcunu erken ödemek istemişse de kendisinden "erken ödeme tazminatı" adı altında hukuka aykırı bir şekilde 93.289,19-TL tutarında masraf tahsil edildiğini, davalı banka tarafından gerçekleştirilen işlemlere karşın 13.09.2022 tarihinde davalıya ...
27.Noterliği’nce düzenlenmiş ...
Yevmiye No’lu ihtarname gönderildiğini belirterek, banka tarafından haksız şekilde alınan kredi tahsis ücreti, erken ödeme ücretine ilişkin 208.789,19-TL'nin ve bilirkişi marifetiyle hesaplanacak haksız şekilde alınan faize ilişkin tutarın tahsilat tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu dava ile hem kredi tahsis ücreti olarak kendisinden alınan 115.500-TL'nin, hem erken kapama bedeli olarak alınan 93.289,19-TL'nin, hem de kredinin onaylanması ile kredinin kullandırılması arasında işletilen faizin iadesini talep ettiğini, dava öncesi zorunlu arabuluculuk başvurusuna sadece kredi tahsis ücreti olarak kendisinden tahsil edilen 115.000-TL'nin iadesini konu ettiğini, erken kapama ücretine ve faizin iadesine dair bir talepte bulunmadığını,
bu nedenle öncelikle arabuluculuğa konu edilmeyen erken kapama bedeli ve faiz iadesine yönelik talebin işbu dava dosyasından tefrik edilmesini ardından dava şartı zorunlu arabuluculuk süreci yerine getirilmediğinden, davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının her ne kadar kredi tahsis ücreti olarak kredi bedelinin %0.25'i oranında bedel alınması gerektiğini, fakat tahsil edilen ücretin bu oranın üzerinde ve fahiş olduğunu iddia etmişse de, davacıdan alınan ücretin kredi tahsis ücreti değil, kredi kullandırım ücreti olarak alındığını,
davacı tarafından sunulan dekontta ilgili bedelin kredi tahsis ücreti açıklaması ile gözükmesinin nedeninin, işyeri kredisi için müvekkili Banka sistemine tanımlanan masrafların konut kredisi ve bireysel finansman kredisinde olduğu şekilde aynı altyapıdan besleniyor olması olduğunu, bu nedenle her ne kadar ilgili masraf gerçekte kredi kullandırım ücreti olarak alınsa da sistemde otomatik olarak kredi tahsis ücreti olarak gözüktüğünü, dekonta da bu şekilde yansıdığını,
ticari krediler nedeniyle müşterilerden alınabilecek ücretlere ilişkin usul ve esasların "Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ (Sayı: 2020/4)" ile düzenlendiğini, davacı ile akdedilen kredi sözleşmesi tarihinde ilgili tebliğin 10 Şubat 2020 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış versiyonunun yürürlükte olduğunu, davacı tarafından bizzat dava dilekçesi ekinde sunulan işyeri kredisi sözleşmesinin "Ücret Bilgi Formu" kısmında da alınabilecek tüm ücretler düzenlenmiş olup, bunlardan birinin de kredi kullandırım ücreti olduğunu,
ilgili ücretin kredi bedelinin %1'i oranında olduğunun formda açıkça belirtildiğini, ilgili formun davacı tarafından imza altına alındığını, ilgili ücretin tebliğ ve sözleşme kapsamında tahakkuk ettirildiğini, ek olarak Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) ve diğer masraf kalemleri de tahakkuk ettiğinden davacıdan toplamda 115.500-TL ücret alındığını, bu nedenle ilgili ücretin alınmasının mevzuata ve sözleşmeye uygun olduğunun sabit olduğunu, müşteri memnuniyeti kapsamında ilgili tutarın 57.500-TL'lik kısmı 02.08.2022 tarihinde davacıya iade edildiğini, buna rağmen davacı tarafından,
dava dilekçesinde bundan hiçbir şekilde bahsedilmeyerek, en başta zaten mevzuata ve sözleşmeye uygun olarak tahsil edilen bedelin, üstelik memnuniyet kapsamında belli bir kısmının da iade edilmesine rağmen, tamamının iadesinin talep edildiğini, davacının tamamen kötüniyetle, hiçbir hukuki dayanağı olmayan haksız bir kazanç elde etme amacında olduğunun açık olduğunu, davacıya, 02.08.2022 tarihinde "Aşağıda detayları verilen işleme ilişkin masraf/komisyon iadesi" açıklaması ile 57.500-TL tutarında iade yapılmış olup, ilgili iadenin hiçbir zorunluluk olmamasına rağmen, müşteri memnuniyeti için yapıldığını,
davanın kabulüne karar verilmesi durumunda davacının, iade edilen bedel de göz önüne alındığında yasal bir zemini olmamasına rağmen 57.500-TL+116.500-TL=174.000-TL kadar sebepsiz zenginleşmiş olacağını, daha önce de belirtildiği üzere davacıdan %1 oranında yani 100.000-TL bedelinde kredi kullandırım ücreti hukuka ve sözleşmeye uygun olarak alınmasına rağmen, yasal bir gereklilik olmadan tamamen memnuniyet adına zaten 57.500-TL tutarında iade yapıldığını, böylece alınması gereken bedelin yarısından daha azının (42.500-TL) tahsil edildiğinin açık olduğunu, eğer ki bir de huzurdaki davanın alacağın tamamı yönünden kabul edilirse davacının,
kredi kullandırım ücreti bakımından 174.000-TL kadar sebepsiz zenginleşeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı ile davalı banka arasında imzalanan işyeri kredisi sözleşmesi ile kullandırılan kredi kapsamında davacı taraftan tahsil edilen tahsis ücreti ve kredinin geri ödenmesi esnasında alınan erken ödeme ücretinin haksız olup olmadığının tespiti ve anılan bedellerin iadesi talebine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, iş yeri kredi sözleşmesi, kredi bilgi formu, sigorta poliçesi, kredi ekstresi, hesap hareketleri, ödeme dekontları, ödeme planı, ihtarname ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın bankacılık ve finans uzmanı bir bilirkişiye tevdii ile mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; davacının davalı banka arasında imzalanan işyeri kredisi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi kapsamında davacı taraftan tahsil edilen tahsis ücreti ve kredinin geri ödenmesi esnasında alınan erken ödeme ücretinin haksız olup olmadığı,
bu bedellerin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı davacının bu kapsamda davalı bankadan talepte bulunup bulunamayacağı.( davacı vekilinin sunduğu son beyan dilekçesi doğrultusuna kısmi ödeme de dikkate alınarak) bulunabilecek ise her iki talep yönünden miktarlarının sonuç tabloda açık bir şekilde gösterilmesi hususlarında hazırlanan 17/01/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; davacı Fahrettin Yılmaz'a davalı banka ile taraflar arasından imzalanan İşyeri Kredisi Sözleşmesine istinaden 21.06.2022tarihinde 10.000.000,00 TL 12 ay vadeli aylık %3,17 yıllık %38,12 akdi faiz oranından kredi kullandırmış olduğu,
kredinin 21.07.2022 tarihinde başlamasının 21.06.2023 tarihinde sonlanmasının öngörülmüş olunduğu, bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ doğrultusunda davacı bankanın kredi kullandırımında alması gereken tahsis ücretinin kredi limitinin on binde yirmi beşi olan 10.000.000,00 TLx0,0025=25.000,00-TL, BSMV dahil söz konusu tutarın 27.500,00 TL olması gerekeceği, ancak davalı banka tarafından 115.500,00 TL alınmış olduğu, bu durumda fazla alınan tutarın 115.500,00-27.500,00 = 88.000,00'TL olduğu,
davalı bankanın alınan kredi tahsis ücretinin 57.500,00 TL sini 02.08.2022 tarihinde iade ettiğini beyan etmiş olduğu, ancak iade dekontunda iade edilen tutarın “Taksitli Ticari Kredi Kullandırım Masrafi- İşyeri “ açıklaması ile iade edilmiş olduğu, iade açıklamasının davacı hesabından 21.06.2022 tarihinde alınan 115.500,00 TL tutarın açıklaması olan tahsis ücreti olmadığının görüldüğü, kredinin erken kapatılmasında davalı bankanın kredinin kalan vade sayısı dikkate alınarak,
davacıdan erken ödenen tutarın, kalan vadesi yirmi dört ayı aşmaması nedeniyle yüzde biri oranında erken ödeme ücreti alması gerektiği, ancak alınan tutarın kredinin yüzde ikisi oranında hesapalanarak alınmış olduğu, kredinin kapama tutarının 4.664.459,82-TL, alınması gereken kapama ücretinin 4.664.459,82 TLx%1=46.644,60-TL, Alınan kapama ücretinin 4.664.459,82 TLx%2 = 93.289,20-TL, iade edilmesi gereken tutarın 46.644,60 TL olduğu,
davalı bankanın 04.04.2023 tarihinde dava tarihinden sonra davacı Fahrettin Yılmazın hesabına 46.644,59 TL "Aşağıda detayları verilen işleme ilişkin masraf/komisyon iadesi" açıklaması ile iade etmiş olduğu bildirilmiştir.
15/06/2023 tarihli celsede, dava konusu tahsis ücreti ve erken ödeme ücretinin davalı banka ödenme tarihlerinden itibaren dava tarihine kadar TBK'nın 146. Maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçememiş olması nedeniyle davalı vekilinin cevap dilekçesinde ileri sürdüğü zamanaşımı defisinin reddine karar verilmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, yazı cevapları, tarafların bildirdiği belgeler, iş yeri kredi sözleşmesi, kredi bilgi formu, sigorta poliçesi, kredi ekstresi, hesap hareketleri, ödeme dekontları, ödeme planı, ihtarname ile 17/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı Fahrettin Yılmaz'a davalı banka ile taraflar arasından imzalanan İşyeri Kredisi Sözleşmesine istinaden 21.06.2022 tarihinde 10.000.000,00 TL 12 ay vadeli aylık %3,17 yıllık %38,12 akdi faiz oranından kredi kullandırmış olduğu, kredinin 21.07.2022 tarihinde başlamasının 21.06.2023 tarihinde sonlanmasının öngörülmüş olduğu,
bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ doğrultusunda davacı bankanın kredi kullandırımında alması gereken tahsis ücretinin kredi limitinin on binde yirmi beşi olan 10.000.000,00 TLx0,0025=25.000,00-TL, BSMV dahil söz konusu tutarın 27.500,00 TL olması gerekeceği, ancak davalı banka tarafından 115.500,00 TL alınmış olduğu, bu durumda fazla alınan tutarın 115.500,00-27.500,00 = 88.000,00'TL olduğu, dava tarihinden önce 02/08/2022 tarihinde davalı tarafça davacı tarafa iade edilen 57.500,00-TL yönünden davanın konusuz kaldığı,
ilgili talep hakkında ödemenin davalı tarafça dava açılmadan evvel yapıldığı anlaşılmakla bu talep yönünden davanın açılmasına davalı tarafça sebebiyet verilmediğinden anılan miktar ve talep yönünden yargılama gideri bağlamında davacının sorumlu tutulması gerektiği, 93.289,19 TL tutarındaki erken ödeme ücretine ilişkin alacak talebi yönünden;
dava tarihinden sonra 04/04/2023 tarihinde davalı tarafça dava konusu alacağın ödendiği ve davacı tarafça anılan alacak kalemi yönünden taraflar arasında husumet kalmadığı yönünde beyanda bulunulduğu anlaşılmakla erken ödeme ücretine ilişkin alacak talebi olan 93.289,19 TL yönünden davanın konusuz kaldığı, ilgili talep hakkında ödemenin davalı tarafça dava açıldıktan sonra yapıldığı anlaşılmakla bu talep yönünden davanın açılmasına davalı tarafça sebebiyet verildiğinden anılan miktar ve talep yönünden yargılama gideri bağlamında davalının sorumlu tutulması gerektiği, kanaatine varılmıştır.
17/01/2024 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınarak taleple bağlılık ilkesi mucibince; davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/112, K. 2024/224, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama