KÜNYE
T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2018
- Esas no
- 2016/885 Esas
- Karar no
- 2018/348
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/09/2016
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; “.. Müvekkilinin ...Bankası ... Şubesi Şubesinden müvekkili ... ve ...
A.Ş.’ye 2.580.000,- TL ve 1.430.000,- TL tutarlarında toplam 4.010.000,- TL kredi kullandırıldığı, Müvekkillerinin işbu krediyi kullandıktan sonra ödemelere başladıkların ve her iki kredinin bir kısım taksitini düzenli olarak bankaya ödediklerini, Bu ödemeler yapıldıktan sonra müvekkiller ve banka arasında yaşanan anlaşmazlıklar neticesinde müvekkilinin krediyi erkan kapatarak davalı banka ile ilişkisini sonlandırmak istediğini, ...
Bankasından yapılan havale ile kredinin kapatıldığını, Kredinin erken kapatılması için davalı bankanın fahiş bir rakam istediğini, ayrıca müvekkillerin daha önce davalı Bankaya yaptığı ödemelerin de toplam tutardan mahsup edilmeyerek müvekkillerinin zarara uğratıldığını, Müvekkilleri ile davalı Banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde de erken ödeme du umunda yapılacak işlemlerin sarih olarak belirtilmediği,
bu durumda genel kredi sözleşme;sinin söz konusu durumu düzenleyen maddelerinin hükümsüz olduğunu açıklanan nedenlerden dolayı, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydı ile kabulü ile belirsiz alacağın davalıdan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu tutarın, tartışmasız ve açıkça belirli olduğundar belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığı, Davacıların aşağıdaki tabloda belirtilen kredileri kullandıkları ve vadesinden önce kredilerini erken kapacıklarını, Davacıların kredilerini vadesinden önce erken kapaması nedeniyle taraflar arasında imzalanan “ Genel Kredi sözleşmesinin “ 15.6 Maddesine göre erken kapama o maması halinde ödeyeceği faize karşılık olarak yine tabloda belirtilen tutarlarda erken kapama maliyeti talep edildiğini.
Davacılarında itiraz etmeksizin bu tutarları ödediğini,Davacıların kredi erken kapama maliyeti olarak yatırdıkları yukarıda yer alan tutarları 5,5 yıl sonra huzurdaki belirsiz alacak davası ile talep etmekte oldukları, gösterildiği hesap hareketleri ile de sabit olduğu üzere dava konusu erken kapama maliyetinin net olarak tespit edilebilmekte olduğu, nitekim Yargıtay ... HD. ...
E. 2016/1360 K. 11.02.2016 tarihli kararında dava konusu olayımızdaki gibi ticari kredi erken kapama maliyetinin istirdatı talepli davaların belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını ve açılan davaların hukuki menfaat yokluğundan usulden reddi gerektiğine karar verdiğini, davacıların kredi hesaplarında, kredi taksit ödemesi ve kredi kapaması için yapılan tüm ödemelerin kredi borçlarına mahsup edildiğini, davaya konu olan erken kapama maluyietlerinin yine davacıların hesaplarına yatırmış olduğu tutarlardan mahsup edildiğini, davanın esastan reddine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Açılan dava, erken kapatma cezası adı altında davalı bankaca tahsil edilen bedelin rücuen tahsili talebine ilişkindir. 7101 Sayılı yasanın 61 mad.ile değişik TTK 4/2 mad.uyarınca somut davada basit yargılama usulü uygulanması gerektiği, işbu davanın en son yapılan 10/04/2018 tarihli duruşma itibariyle davacı tarafça iki kez takipsiz bırakıldığı anlaşılmakla HMK 320/4 mad.gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/885, K. 2018/348, 10 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama