İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/466 K.2024/591

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2022/466Karar2024/591Tarih17 Ekim 2024Okuma21 dk · 4.201 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
17 Ekim 2024
Esas no
2022/466 Esas
Karar no
2024/591
Dava
Alacak, Tahliye
Dava tarihi
27/09/2012
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.201 kelime·21 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... ... Tesislerinin 08/03/2007 tarihli ve .... Noterliğinin 03/04/2007 taih ... yevmiye sayılı işlemi ile onaylı ... ... Tesisleri İşletme hakkı devri sözleşmesinin eki niteliğindeki ve işbu ana sözleşmenin bazı hükümlerinin nasıl yorumlanacağına dair 04/07/2008 tarihli ve ....

Noterliğinin 14/07/2008 tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile onaylı ek sözleşme ve bu sözleşmelere dayanılarak yapılan bütün elleçleme prosedürlerine dair ek protokol hükümleri gereğince davalıya teslim edildiğini, bu sözleşmenin damga vergisinin de aynı noterliğe işlem sırasında taraflarca ödendiğini, sözleşmenin konusunun ve ağırlıklı ediminin kiralama sureti ile ... ...

Tesislerinin işletici tarafından yeniden yapılandırılarak işletilmesi ve sözleşmede belirlenen hükümler çerçevesinde kira bedelinin ve hasılat payının ...'a ödenmesidir demek sureti ile sözleşmenin konusunun kira sözleşmesi olduğunun belirtildiğini, sözleşmenin imzasından sonra geçen süre zarfında davalı şirketin sözleşme ve eklerine aykırı davrandığı için ....

Noterliğinin 08/06/2012 tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile onaylı fesih ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğini, fesih işlemi davalıya 11/06/2012 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalının sözleşmeye uygun olarak söz konusu tesisleri müvekkiline teslim etmediği için davalının ... ... Tesislerinin, ... ...

Tesisleri işletme hakkı devri sözleşmesine konu bütün taşınır ve taşınmazlarda tahliyesine ve sözleşmeye konu bütün taşınır ve taşımazları sözleşmenin ilgili maddeleri gereğince davacıya teslime, davalının fesih işlemine rağmen tahliye ve teslimini gerçekleştirmemesi nedeniyle sözleşmenin 16. maddesinde düzenlenen 525.000,00 USD cezai şart alacağının herbir gecikmenin yaşandığı ve cezai şartın doğduğu tarihten itibaren sözleşmesel faiz veya ticari avans faizinden hangisinden yüksek ise hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dava dilekçesinde,

ayrıntılı olarak bildirilen alacaklarının dava dilekçesinde açıklandığı şekilde faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı ...'ın dava dilekçesinde bildirdiği fesih sebeplerinin hiçbirinin kanunda sayılmadığını, kanuna ve hukuka aykırı fesih sebeplerine dayanan davanın reddini talep ettiklerini, Borçlar Kanunu'nun "Dava sebeplerinin sınırlılığı" başlığını taşıyan 354.

Maddesi emredici olarak "Dava yoluyla kira sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin hükümler, kiracı aleyhine değiştirilemez." hükmünü getirdiğini, Madde gerekçesinde, "818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, ancak, 6570 sayılı Kanunun 8. Maddesini kısmen karşılayan, "4. Dava sebeplerinin sınırlılığı" kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Madde, 6570 sayılı Kanunun 8. Maddesinden alındığını, kira sözleşmesini sona erdirme sebeplerinin sınırlı sayıda olması ilkesi 6570 sayılı Kanunda olduğu gibi, uygulama ve öğretide de kabul edilmektedir." iddianın haksızlığı ve ardındaki kötü niyetin, müvekkilinin ...'in kiralama sürecindeki Elleçleme ve Finansal tablolarının, davacı ...'ın kiralamadan önceki birkaç yıla ait Elleçleme ve Finansal tablolarının karşılaştırılması ile kolayca anlaşılabileceğini, davacı ...'ın Sözleşmeyi fesih amacıyla bildirdiği sebeplerin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davaya konu olan tesisin, devralınmadan önce,

sadece ...'ın yıllık 200.000-250.000 ton gübresine elleçleme hizmeti veren son derece atıl ve ülke ekonomisine ve aynı zamanda ... bütçesine çok büyük bir yük iken, müvekkili ... tarafından devralındıktan sonra bu atıl durumu süratle bertaraf edildiğini ve yapılan iyileştirme ve yatırımlarla yıllık 1.250.000-1.300.000 ton yük elleçleyen ülke ve yöre ekonomisine katkı sağlayan bir tesis haline getirildiğini, davacı ...'ın 29 madde ile çizdiği tablonun ne derece gerçeğe aykırı olduğu rakamlarla ortada olduğunu, 29 maddede sayılanların gerçek olması halinde, yaşanan 2010-2012 krizine rağmen,

elleçleme faaliyetinin 5 kat arttırılmasının mümkün olmayacağını, sözleşme dışında müvekkil ...'e devredilen ve sonra geri istenen ... depoları ile ilgili iddiaların gerçek dışı olduğunu, sözleşme ile ilgisi olmayan bu hususların fesih ve tahliye sebebi olarak sayılmasının hukuka aykırı, haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı ...'ın gerçek olmayan iddialarla sanal fesih ve tahliye sebebi yaratıp krize rağmen köhne limandan bir dünya tesisine dönüştürülen kiralananı haksız bir şekilde geri almaya çalıştığını, ilk itirazlarımız ve yetki konusunda karar ittihazını, ardından,

şartları oluşmayan haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.

Dava ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... sayılı yetkisizlik kararı ile .... Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmiş, bu mahkemece ... Esas sayılı dosyası üzerinden verilen red kararının temyizi üzerine dosya bozulmakla yine aynı mahkemenin ... Esasını almış ve verilen görevsizlik kararına istinaden dosya mahkememizin ... esasına kaydedilmiş, mahkememizce ... karar sayılı 18/04/2019 tarihli mahkeme ilamında davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme ilamının davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay'a göndermiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/3137 esas 2020/3699 karar sayılı 30/09/2020 tarihli Yargıtay İlamında; "Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA," karar verilmiş ve dosya mahkememizin yukarıdaki sırasına kaydedilmiştir.

Davalı hakkında .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı ilamı ile 02.12.2020 tarihinde iflas kararı verildiği, İflas işlemlerinin yürütüldüğü .... İflas Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevapta, ... İflas sayılı dosyada, müflis masasında tasfiyenin İ.İ.K'nun 219 maddesi gereğince adi tasfiye olarak yapılmasına karar verildiği, müflis şirket hakkında verilen iflas kararının 19/01/2023 tarihinde kesinleşmiş olup, 2. Alacaklılar toplantısının 08/03/2024 tarihinde yapıldığı, iflas idaresinin oluşmadığı, masayı temsilen Av. ...e genel vekalet yetkisinin verildiğinin bildirildiği ve vekaletname örneğinin mahkememize gönderildiği Av. ...'in vekil kaydının yapıldığı görülmüştür.

DELİLLER

.... Sulh Hukuk Mahkemesince ... 2. Sulh Hukuk mahkemesine talimat yazılmış ve ve ... 2. Sulh Hukuk mahkemesinin ...Talimat numaralı bilirkişi raporunda. Konveyör hattı ve ma ki nal arda korozyon, paslanma ve demir akşamlarda paslanma olduğunu, Depo kolonlarındaki demirlerin yer yer beton dışına çıkıp paslandığı, depo çatılarında birkaç yerde yağmur alacak şekilde delikler olduğu,

paslanma ve tozlanmanın bakımsızlıktan ve denize çok yakın olmasından meydana gelebileceğini, davacı tarafın yaklaşık 1,5 yıldır dava konusu tesislerde davalıya elleçleme ve paketleme yaptırmadığını, dolayısı ile dava konusu tesisin, keşif tarihinden 1,5 yıl önceki bakım onarım ve temizlik durumunun, yapmış olduğumuz keşif ile bilinemeyeceğini, davacı tarafın sözleşmenin feshi sebebi olarak ileri sürdüğü tesise gelen gübrenin depolanması-paketlenmesi-sevk nakliyesi olarak tanımlanabilecek olan elleçlenme aşamalarını,

davacı taralından fesih tarihinden bu yana tesise gübre getirilmemesi ve önce getirilen gübrelerin tamamıyla buradan sevk edilmesi nedeni ile yerinde izlenemediğini, depolarda gübre bulunmaması nedeniyle gübrelerde oluştuğu iddia edilen bozulmaların tam olarak nedenlerim tespit etmenin mümkün olamayacağını, gübrelerde kezeklenmenin nem, istifleme vb. gibi sebeplerden olabileceğini, ancak bu sebeplerin ürünün gemi ile taşınırken veya depo şartlarından mı olabileceğinin keşif tarihinde tespit edilemeyeceğini, atanan kamyonların, sonraki güne sarkması kamyonların gelmekten imtina etmesi,

konusunda, görüş belirtilemeyeceği, dava konusu tesisteki geçmiş günlerdeki çalışma şartlan ve sorunları dosya üzerinden anlaşılamayacağını. davacı tarafından iddia edilen gübrelerdeki bozulma ve kayıp oranlarının genel kabul görmüş ortalama %5 fire oranlarının altında kaldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerle amaçlanan esaslı amacın işletme hakkı devredilen yerde konteynır limanı yapılarak limancılık hizmetlerinin verilmesi olduğu bu nedenle sözleşmenin feshi sebebi olarak ileri sürülen nedenlerin, davacı tarafa sözleşmeyi fesih ile davalının dava konusu yerden tahliyesi hakkını verip vermeyeceği hususunun,

tespit edilen durumlara göre sayın mahkemenin taktirinde olduğu yönünde rapor vermişlerdir.

Dava dosyasının mahkememizce Doç.Dr. ..., Doç.Dr. ..., SMMM ...'e tevdi edildiği ve bilirkişiler 06/11/2014 tarihli raporlarında. Davacı ... ile Davalı ... Şirketi arasında 03.04.2007 tarihinde ... ... Tesisleri İşletme Hakkı Devri Sözleşmesi akdettiklerini , bu sözleşmeye göre davacı şirket davalı şirkete yasal bütünleyici parçalarıyla birlikte ...'de bulunan depolama tesisleri, iskele, iskeledeki araç, gereç, ekipman ve diğer taşınır malların kullanım hakkını bırakırken;

davalı şirket sözleşmenin 7. Maddesine göre bu kullanım karşılığında davacı şirkete 1.000.000 USD sabit bedel ve gelirden %5 hasılat payım ivaz olarak ödemeyi borçlandığını, ancak 01.11.2011 tarihinde davacı taraf sözleşmeyi fesh ettiğini davalıya bildirdiğini, önce sözleşmenin niteliğinin belirlenmesi gerektiğini, mevcut edimler bir işletmenin kullanımının devrini amaçlamakta olup öncelikle hasılat kirasının unsurlarını içermekte olduğunu, ancak sadece işletme devri ile sözleşme yetinmemek olduğunu, aynı zamanda davalı, davacı şirkete "elleçme" olarak anılan faaliyeti yapmayı da taahhüt etmekte olduğunu, sözleşmenin 9. Maddesine göre,

" İşletici, ... ... Tesislerinde ...'ın ihtiyacı olar yıllık 520.000 (beşyüzyirmibin) tona kadar olan gübre elleçleme hizmetlerini ücret mukabilinde yapmayı taahhüt eder." Buna göre sözleşmenin salt bir hasılat kirası sözleşmesi olduğunu söylemek mümkün olmadığını, Prof. Dr. ...'ün mütalaasına göre burada "sürekli istisna sözleşmesi" bulunmakta olup bu sözleşme eser sözleşmesi değil, isimsiz bir sözleşmedir.

Ayrıca sözleşmede diğer bir yükümlülük de olduğu tespit edildiğini, buna göre "İşletici ... ... Tesisleri için ek 9.11.deki teklifte yer alan yatırımları zamanında yerine getirmek ve ... ...

Tesisleri'ni gönün teknolojik şartlarına uygun ve rekabet edilebilir bir gübre elleçleme ve liman işletmesinden beklenen hizmet seviyesine uygun şekilde tutmak ve yetkin bir işletmecinin makul olarak beklenebilecek özen ve şekilde çalıştırmak zorundadadır" Bu yükümlülükler de iş görme edimi olan elleçleme ile bağlantılı olduğunu, söz konusu tesiste aksaklıklar olduğunun belli olduğunu, tesisin çok eski olduğunu, ve "olduğu gibi" prensibiyle de devralındığını, yani tesisin ne kadar eski olduğunu taraflar sözleşmenin başından itibaren kabul etmekte olduklarını,

bu hususun bilirkişi raporunda da tespit edildiğini ,dolayısıyla aslında elleçleme faalliyetinde bazı aksaklıklar olmasının ana sebebi tesisin günün şartlarına uygun olmaması olduğunu, raporun 7.Sayfasında konveyor hattı, makineler ve bütün metal aksamlarda korozyon oluştuğu tespit edildiğini, ama bunun sebebinin aslında tesisin bakımsızlığı olmadığı,

söz konusu ünitenin çok eski olmasından kaynaklandığının ifade edildiğini, bu sorunun ise makinelerin, ancak günümüz teknolojisine göre yenilenmesi ile aşılabileceğinin ifade edildiğini, aynı durumdan zeminlerdeki, makinadaki sorunlar bakımından da geçerli olduğunu, temelde yatan sebep davalının özensizliği, davacı tarafı ciddiye almaması,

işini kötü yapması gibi etkenler değil, tesislerin eski olmasından kaynaklandığını, bu bakımdan genel hükümlere göre olağanüstü fesih koşullarının gerçekleştiğini düşünmediklerini , çekilmezlik unsuru olmasa bile ihlallerin ciddi boyutta olduğu düşünülüyorsa bu durumda sözleşme hükmünün uygulanması ve bunları gidirilmesi için sözleşmeyi feshetmeden önce süre verilmesi gerektiğini, sözleşme hükmünü aşarak,

önelsiz fesih imkanına başvuracak boyutta bir ihlal olmadığını, yapılan fesih haksız olduğu için kira sözleşmesi geçerliliğini korumaktadır ve tahliye talebinin yerinde olmadığını, davacı tarafın öncelikli edimini yerine getirmediğini, davalının sözleşme uyarınca yerine getirmek durumunda olduğu elleçleme faaliyetini yapmasına izin vermediğini, bu durumda taşınmazı tahliye etmemiş olsa bile kira alacağına hak kazanamayacağını, kira ve tazminat talebinin yerinde olmadığı yönünde rapor verdikleri anlaşılmıştır.

Dava dosyası Doç.Dr. ..., Doç.Dr. ..., SMMM ...'e ek rapor için tevdi edilmiş ve bilirkişiler 05/02/2015 tarihli ek raporlarında ; davacının iddialarının sadece kendi tuttuğu tutanaklar ve bir de dava dışı beyanla sınırlı olduğunu, bu bakımdan ihlal edildiği ileri sürelen hususların havada kaldığını, teknik raporlarla beslenmeyen bir durumda ortaya konan zarar hesabının da aslında gerçeği yansıtmayacağını, incelenen ihlal hallerini ve tarafımıza verilen dosyada bulunan ve mahalinde alınmış bulunan bilirkişi raporundaki temel esaslara ve tespitlere dayandırılan objektif olarak hazırlanmış raporlarındaki görüşlere aynen katıldıklarını , yani burada somut tesisin özellikerin göz önünde bulundurulduğunda çekilmezlik olgusu oluşmadığı yönünde rapor ek rapor vermişlerdir.

Dava dosyası Doç.Dr. ..., Doç.Dr. ..., SMMM ...'e ikinci ek rapor için bilirkişilere tevdi edilmiş ve bilirkişiler 04/06/2015 tarihli ek raporlarında.

Bir yıllık sabit kira bedeli 1.000.000,- USD' nin ödenmesi gerektiğinin takdirinin mahkemeye ait olduğunu, kira sözleşmesi geçerli bir fesih bildirimi bulunmaması nedeniyle devam etmekte olduğundan davacısın cezai şart tazminat haklarının doğmamış olduğunu, ... depo tesislerindeki gemilerle ilgili olarak tonu 2,25 USD bedel üzerinden düzenlenen fatura bedellerine itiraz edilmeyerek ödenmiş olduğu ve bu miktarın ana sözleşmeye uygun olduğunu, ... ... tesislerinde gemilerin tahliyesi sırasında ürünlerin zayii olduğu konusunda 17.02 2014 tarihli raporda belirtildiği gibi mal eksikliğinin toplam 12,96 ton olduğunu,

eksikliğin hangi nedenlerden kaynaklandığını, tartı, taşıma, stoklama vb. ticari teamüllere uygun fireler mi olduğunu, ne kadar malın tahliyesi sırasında meydana geldiğini veya gelen malın tonajının doğruluğu konusunda, delil kuvveti olan bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığını, ...' ın hizmet veremediği iddiası ile tutulan depolara ödenen kiralar bakımından ...' daki tesislerde de ...' ın ürünlerinin bulunması nedeniyle boş yer bulunmadığından ayrıca depo kiralanması gerektiği ve bu nedenle davalının kusurunun bulunmadığı ayrıca ...' ın 3,5 yıl süre bu ödemeler için fatura düzenleyerek davalıya yansıtmadığını,

gübre eksiklikleri ile ilgili olarak mahallinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda genel kabul gören fire oranın % 5 olmasına rağmen davacının ürünlerinin % 0,92 fire ile nakil ve depolanmış olduğundan % 5 üzerinde fire söz konusu olmaması nedeniyle davacının fire kaybının davalının kusurlu sayılacağı bir orana ulaşmadığı yönünde ek rapor vermişlerdir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, taraflar arasındaki ... ... Tesisleri'nin İşletme Hakkı Devri Sözleşmesi ve eki niteliğindeki sözleşmelerin feshi nedeniyle davalının sözleşmeye konu bütün taşınır ve taşınmazlardan tahliyesi ve bütün taşınır ve taşımazların davacıya teslimi, sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan cezai şart ve elleçleme sözleşmesi kapsamında davalının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle katlanılan depolama maliyetlerine ilişkin zararın, sarkan ve iptal edilen araçlar nedeniyle cezai şart alacağının, elleçleme sırasındaki gübre eksikliği nedeniyle uğranılan zararın ve diğer alacakların tahsili istemine ilişkindir.

Somut uyuşmalıkta, taraflar arasındaki sözleşme, hasılat kirası sözleşmesinin unsurlarını içerdiği gibi istisna sözleşmesi ve hizmet sözleşmesinin de unsurlarını içermektedir. Davacı sözleşmenin feshi nedeniyle tahliye istemi yanında, sözleşmenin feshinden bağımsız olarak ayrıca davalının elleçleme edimini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili ve cezai şart talep etmiştir.

Mahkememizce verilen kararın temyizi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/3137 esas 2020/3699 karar sayılı 30/09/2020 tarihli Yargıtay İlamında.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, sözleşmenin davacı tarafından haksız feshedilmesi nedeniyle cezai şart istenemeyeceğine yönelik mahkeme gerekçesinin yerinde olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde olmadığından reddi gerekmiştir." demek suretiyle sözleşmenin davacı tarafından haksız feshedilmesi nedeniyle cezai şart istenemeyeceğine yönelik mahkeme gerekçesinin yerinde olduğuna hükmetmiş ancak Mahkemece,

davacının dava dilekçesinde sıraladığı alacak ve tazminat talepleri ile dayanağı olan deliller ayrı ayrı değerlendirilerek her bir alacak ve tazminat talebi yönünden yeterli ve denetime elverişli gerekçelerle sonuca varılması gerekirken, yetersiz gerekçelere, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış; gerekçesiyle bu hususu bozma nedeni yapmıştır.Ayrıca, dava dilekçesinde, davalının işletme hakkı devir sözleşmesine konu tüm taşınır ve taşınmazlardan tahliyesi talep edilmiş ve dava devam ederken tahliyede fiilen gerçekleşmiştir.

Bu durumda tahliye talebi yönünden davanın konusuz kaldığına karar verilmesi gerekirken, bu talep yönünden de davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış gerekçesiyle bu hususta bozma nedeni yapılmıştır.

Yargıtayın bozma gerekçesi dikkate alınarak davacının dava talepleri ve karar gerekçesi aşağıdaki şekilde ayrı ayrı değerlendirilmiştir.

Tahliye ve Teslim talebi: Kira Sözleşmesine aykırılıklar nedeniyle .... Noterliğinin 08.06.2012 tarih ve ... yevmiye sayılı fesih ihtarnamesiyle fesih edildiği, fesih ihtarının 11.06.2012'de tebliğ edilmesine rağmen davalının, mecuru tahliye ve teslim etmediğinden tahliyesine ve tesislerin teslimine karar verilmesini talep etmiş; dava devam ederken davalının temerrüdü üzerine .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... E. ...

K. Sayılı 12.05.2014 tarihli kararıyla İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi ve Ekleri temerrüt nedeniyle feshine ve tahliyesine karar verilmiş, verilen kararın tahliyeye ilişkin birinci bendi Yargıtay 6. HD. 2014/9651 E. 2014/13347K, sayılı 02.12.2014 tarihli kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Karar düzeltme talepleri de reddedilmiştir. Davalı ... ...

Müdürlüğünün ... talimat sayılı icra dosyası marifetiyle 03.06.2015 tarihinde tesislerden tahliye edilerek tesisler teslim alınmış bu sebeple dava tahliye ve teslim noktasında konusuz kaldığından mahkememizce -Davacının işletme hakkı devir sözleşmesine konu tüm taşınır ve taşınmazlarda tahliye ve teslim talebinin konusuz kaldığı anlaşıldığından, konusuz kalan taleple ilgili esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,- karar verilmiştir.

Alacak ve Cezai Şart Talebi: Kira sözleşmesinin fesih tarihi ile dava tarihi arasında tahliye etmediği geçen 105 gün için cezai şart alacağı; 105 gün x 5.000 USD : 525.000,00 USD

Yüklemesi ve sevkiyatı geciken ve iptal edilen araçlarla ilgili 30.03.2012 tarihine kadar ton başına 2 USD'den 171.928,77 Ton x 2 USD: 343.857,54 USD cezai şart alacağı

... depolarımızla ilgili Ara/İç nakliye yapılmadığı halde yapılmış gibi fazladan tahsil edilen bedelin iadesine konu 31.12.2011 tarih ve 771971 seri no.lu faturadan kaynaklı 92.859,93 TL rücu talebi alacağı,

... 1l ve İdil I gemilerinin tahliyesinde meydana gelen toplam 12.849,74 TL'lik gübre eksikliği ve zayii bedeli alacağı,

Davalının depolara mal almamasından dolayı 5. Şahıslara ait depolara götürülmek zorunda kalınan gübrelere dair fark depo ve nakliye elleçleme bedeli alacağı; 421.152,02 TL ve 692.584 USD

Toplam 2.466,786 ton gübre zayii ve eksikliği nedeniyle uğranan 1.532.806,45 TL zarar alacağı yönünden;

Davacı ... ile davalı arasında imzalanan İşletme Hakkı Devri Sözleşmesi'nde, davacı ...'ın sahibi olduğu ... ... Tesisleri'nin işletme hakkı devri yoluyla yeniden yapılandırılması, tesislerin davalı tarafından İşletme Hakkı Devri Sözleşmesi hükümleri çerçevesinde 25 yıl süresince işletilmesi ve süre sonunda işler bir durumda davacı ...'a devri düzenlenmiştir. Davacı ... ile davalı arasında, İşletme Hakkı Devri Sözleşmesi'nin bazı hükümlerinin nasıl yorumlanacağına ilişkin olarak işbu sözleşmenin eki niteliğindeki Ek Sözleşme imzalanmıştır.

Davacı ..., 08.06.2012 tarihli Fesih İhtarnamesi ile, İşletme Hakkı Devri Sözleşmesi ile Ek Sözleşme'yi tek taraflı olarak derhal feshettiğini davalıya bildirmiş ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, Dış depo kiralanmasından kaynaklanan kira ve ara nakliye, paketleme ve diğer zararlarının, stok eksikliği nedeniyle uğramış olduğu zararlarının ve sarkan araçlarla ilgili 316.401,54 USD cezai şartın temerrüt faizleri ile birlikte 3 gün içerinde ödenmesini ve ... ... Tesisleri'nin, İşletme Hakkı Devri Sözleşmesi'ne uygun olarak derhal tahliye edilip, kendisine teslim edilmesini talep etmiştir.

Davacı ... fesih bildirimini, öncelikle davalının İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne aykırı davranışlarına, fiziki mekanlarda tespit edilen eksikliklere, işin savsaklanmasına ve bihakkın ifa edilmemesine dayandırmakta ve bu hususlara ilişkin çeşitli tespitleri ortaya koymaktadır.

Bir an için bu iddiaların doğru olduğu kabul edilecek olsa bile, varlığı iddia edilen aykırı davranış, aksaklık ve eksikliklerin, kesinlikle İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin bir bütün olarak ifasını engelleyecek mahiyette ve önemde olmadıkları ve bu nedenle de, Davacı ...'ın 60 (altmış) gün önelli bir ihtar göndermeksizin İştetme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin hukuken geçerli olarak feshedebilmesinin mümkün olmadığı;

hatta —yürütülen faaliyetin kapsamı ve yoğunluğu dikkate alındığında- varlığı iddia edilen aykırı davranış, aksaklık ve eksikliklerin, 60 (altmış) gün önelli bir ihtarın semeresiz kalması şartıyla feshe olanak sağlayacak derece esaslı olduklarını kabul etmenin bile kolaylıkla mümkün olamayacağı kanaatine varılmıştır.

Davacı ... bir başka fesih sebebi olarak, davalının İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi kapsamında yapması icap eden iş ve yükümlülüklerini hatalı ve eksik yapması, zamanında yapmaması sonucu ortaya çıkan araç sarkmaları ve iptalleri ile bunlardan kaynaklanan cezai şartın ödenmemesini göstermektedir.

Birkaç tanesi hariç tamamı tek taraflı olarak düzenlenmiş olan ve davalı tarafından kabul edilmeyen tutanaklar ile kanıtlanması mümkün olmayan birer günlük gecikmelerin —doğru oldukları bir an için kabul edilse bile-, yıllık 1.250.000 — 1.300.000 ton yükün elleçtendiği bir liman için, İşletme Devir Hakkı Sözleşmesi'nin bir bütün olarak ifasını engelleyecek mahiyet ve önemde bir aykırılık oluşturmadığı ve bu nedenle de, Davacı ...'ın 60 (altmış) gün önelli bir ihtar göndermeksizin İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin hukuken geçerli olarak feshedebilmesinin mümkün olmadığı ;

hatta varlığı iddia edilen bu İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne aykırılıkların, 60 (altmış) gün önelli bir ihtarın semeresiz kalması şartıyla feshe olanak sağlayacak derece esaslı olduklarının dahi kabul edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.

Davacı ..., Davalı ...'in kendi kullanımına bırakılan ... depolarında yapmayı taahhüt ettiği işleri yapmaması üzerine ... depolarının kullanımının kendisi tarafından geri alınmasını da bir fesih sebebi olarak belirtmiştir. Ancak bu aykırılığın yaptırımı uygulanarak, ... dapolarının kullanımının devrine ilişkin anlaşma fesholunmuş, ... depoları da Davacı ... tarafından geri alınarak bir başka firmanın kullanımına bırakılmıştır.

Artık İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne dahil olmayan ve ... ...

Tesisleri'nin kullanımı ve işletilmesi ile hiçbir ilgisi kalmayan bir anlaşmanın vaktiyle ihlal edilmiş olmasının, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi bakımından hiçbir şekilde fesih sebebi oluşturamayacağı, davacı ... dava dilekeçesinde, Ek Protokol 1'in ortadan kalkması ve ... depolarının geri alınmasından sonra, Davalı ...'in tahliye işlemleri için ton başına 1,75 USD üzerinden fatura kesmesi gerekirken, 2.25 üzerindert fatura kestiğini iddia etmekte ve aradaki farkın kendisine ödenmesini talep etmektedir.

Bu konunun ... ... Tesisleri'nin kullanımı ve işletilmesi ile ilgisi olmadığından, bir fesih sebebi oluşturamayacağı kanaatine varılmıştır.

Davacı ..., Fesih İhtamamesi'nde bir başka fesih sebebi olarak, davalının ... İl ve İdil gemisindeki yüklerin tahliyesi sırasında ve sonrasındaki İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne aykırı davranışlarını ve temerrüt halini göstermiştir. Ancak ... ... Tesisleri'nde yüzlerce gemiye hizmet verildiği göz önüne alındığında, sadece iki gemiye verilen hizmette bazı aksaklıkların olmasının, İşletme Devir Hakkı Sözleşmesi'nin bir bütün otarak ifasını engelleyecek mahiyet ve önemde bir aykırılık kesinlikle oluşturmadığı gibi, 60 (altmış) gün önelli bir ihtarın semeresiz kalması şartıyla feshe olanak sağlayacak derece esaslı olduklarının dahi tartışmasız kabul edilemeyeceği ve bu nedenle de, davacı ...'ın bu aksaklıların feshi Için haklı bir sebep olarak kullanamayacağı kanaatine varılmıştır.

“Davacı ..., davalının İşletme — Hakkı Devir Sözleşmesi'nden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerinin bir kısmını İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak bir kira sözleşmesi ile dava dışı Özler firmasına devredilmesini de bir fesih sebebi olarak ileri sürmüş ise de ayrıntısı 14/02/2013 tarihli mütalaada belirtilmiş olmakla bunun İşletme Hakkı Devri Sözleşmesi hükümlerine ve özellikle 11.1.maddede öngörülmüş işletme hakkının devri yasağına aykırılık oluşturmadığı kanaatine varılmıştır.

Davacı ..., bir başka fesih sebebi olarak da, davalının gübre elleçleme taleplerini yer yokluğu veya başkaca bahanelerle İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne uygun olarak yerine getirmemesi ve bunun sonucunda da kendisinin mecburiyetten 3.kişilerden depo kiralayarak ilave maliyetlere katlanmak zorunda kalmasını göstermiştir.

Yaptırılan incelemelerde tespit edildiği üzere ...'da ki tesislerde davacının ürünlerinin bulunması nedeniyle boş yer kalmadığından ayrıca depo kiralanmasının gerektiği ve bu hususta davalıya atfedilecek bir kusur bulunmadığı gibi davacının 3,5 yıl süre ile bu ödemeler için fatura düzenleyerek davalıya yansıtmadığı dikkate alındığında davacı ...'ın İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ni bu sebeple feshetmesinin mümkün olamayacağı kaldı ki bu aykırılıkların, İşletme Devir Hakkı Sözleşmesi'nin bir bütün olarak ifasını engelleyecek mahiyet ve önemde bir aykırılık oluşturmadığı ve bu nedenle de,

davacı ...'ın 60 (altmış) gün önelli bir ihtar göndermeksizin İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin hukuken geçerli olarak feshedebilmesinin mümkün olmadığı; kanaatine varılmıştır.

Davacı ... son olarak, davalının ... ...

Tesisleri'nin İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne uygun olarak işletmemesi sonucunda, yükleme ve tahliye faaliyetleri sırasında stok (yük) kaybına uğramalarını ve bu kayıplarının tazmin edilmemesini de bir başka fesih sebebi olarak ileri sürmüştür. aylarca depolarda stoklanan kimyasal gübre yükünün belirtilen oranlarda fire vermesinin yükün tabiatı gereği olduğu nitekim yaptırılan teknik incelemelerde eksikliğin hangi nedenlerden kaynaklandığı, tartı, taşıma, stoklama vb. ticari teamüllere uygun fireler mi olduğu,

ne kadar malın tahliyesi sırasında meydana geldiği veya gelen malın tonajının doğruluğu konusunda, delil kuvveti olan bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı, dikkate alındığında, stok (yük) kaybının davalının ... ... Tesisleri'nin İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne aykırı hareketinden kaynaklanmadığı sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak davacının Fesih İhtarnamesi'nde fesih sebebi olarak ileri sürdüğü ihlaller iki temel grupta toplanabilir. Birincisi elleçme faaliyetindeki aksaklıklar, ikincisi tesislerdeki bakımın ve tamirin yeterince yapılmamış olması.

17.02.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre bu ihlallerin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti hususu tesiste l,5 senedir elleçleme olmadığı için anlaşılamayacağı sonucuna varılmış, ancak gübredeki fire bakımından davacı tarafından iddia edilen gübrelerdeki bozulma ve kayıp oranlarının genel kabul görmüş ortalama % 5 fire oranının altında kaldığı tespit edilmiştir.

Ancak bu kayıp Türkiye ortalamasının üstünde olsa da bunun sebebinin ...'un çok nemli bir yer olmasına bağlanmıştır. Davacının dayandığı ihlaller, tesislerdeki modernizasyon çalışmalarının yeterince yapılmaması ile ilgilidir. Söz konusu tesiste aksaklıklar olduğu bellidir. Zaten tesis çok eskidir ve “olduğu gibi” prensibiyle de devralınmıştır. Yani tesisin ne kadar eski olduğunu taraflar sözleşmenin başından itibaren kabul etmektedirler.

Bu husus bilirkişi raporlarında da tespit edilmiştir. Dolayısıyla aslında elleçleme faalliyetinde bazı aksaklıklar olmasının ana sebebi tesisin günün şartlarına uygun olmamasıdır. Nitekim raporun 7. Sayfasında konveyor hattı, makineler ve bütün metal aksamlarda korozyon oluştuğu tespit edilmiştir. Ama bunun sebebinin aslında tesisin bakımsızlığı olmadığı, söz konusu ünitenin çok eski olmasından kaynaklandığı ifade edilmiştir.

Bu sorunun ise makinelerin, ancak günümüz teknolojisine göre yenilenmesi ile aşılabileceği ifade edilmiştir. Ayrı durumdan zeminlerdeki, makinalardaki sorunlar bakımından da geçerlidir. Devamlı faaliyette bulunması beklenen bir tesiste ise bu kadar büyük çaplı bir yenileme ancak faaliyetin durması ile yapılabileceği açıktır. Oysa davacılar sürekli sözleşmenin 8.18 maddesine göre davalıların tesisleri “olduğu şekli prensibiyle” aldıklarını vurgulanmaktadır..

“Olduğu şekli prensibiyle” devralmak her iki tarafında tesisin aksayan yönlerinin farkında olduğunu, bundan kaynaklanacak sonuçları, eksiklikleri kabul ettiklerini gösterir. Yoksa bu eksiklerin sonuçlarına sadece davalının katlanacağı biçiminde bir yorum sözleşmenin amacını ve tarafların iradelerini aşan bir yorum olur. Buradaki aksaklıkların temel nedeni de tesisin eski olmasıdır.

Buna rağmen bilirkişi raporunda gübrelerdeki bozulma ve kayıp oranlarının genel kabul görmüş ortalama %5 fire oranının altında kaldığı tespit edilmiştir. Teslimdeki gecikme bölgedeki şartlara bağlanmıştır.

Davacı taraf öncelikli edimini yerine getirmemiş ve davalının sözleşme uyarınca yerine getirmek durumunda olduğu elleçleme faaliyetini yapmasına izin vermemiştir. Bu durumda taşınmazı tahliye etmemiş olsa bile kira alacağına hak kazanamaz. Bu durumda kira ve tazminat talebinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Kira sözleşmesi geçerli bir fesih bildirimi bulunmaması nedeniyle haksız fesih olduğundan davacının cezai şart tazminat taleplerinin de reddine karar verilmiştir.

... depo tesislerindeki gemilerle ilgili olarak tonu 2,25 USD bedel üzerinden düzenlenen fatura bedellerine itiraz edilmeyerek ödenmiş olduğu ve bu miktarın ana sözleşmeye uygun olduğu, ... ... tesislerinde gemilerin tahliyesi sırasında ürünlerin zayii olduğu konusunda 17.02.2014 tarihli raporda belirtildiği gibi mal eksikliğinin toplam 12,96 ton olduğu, eksikliğin hangi nedenlerden kaynaklandığı, tartı, taşıma, stoklama vb. Ticari teamüllere uygun fireler mi olduğu, ne kadar malın tahliyesi sırasında meydana geldiği veya gelen malın tonajının doğruluğu konusunda, delil kuvveti olan bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı;

...' ın hizmet veremediği iddiası ile tutulan depolara ödenen kiralar bakımından ...'daki tesislerde de ...'ın ürünlerinin bulunması nedeniyle boş yer bulunmadığından ayrıca depo kiralanması gerektiği ve bu nedenle davalının kusurunun bulunmadığı ayrıca ...' ın 3,5 yıl süre bu ödemeler için fatura düzenleyerek davalıya yansıtmadığı.

Gübre eksiklikleri ile ilgili olarak mahallinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda genel kabul gören fire oranın %5 olmasına rağmen davacının ürünlerinin % 0,92 fire ile nakil ve depolanmış olduğundan % 5 üzerinde fire söz konusu olmaması nedeniyle davacının fire kaybının davalının kusurlu sayılacağı bir orana ulaşmadığı, anlaşılmakla açıklanan gerekçelerle davacının alacak, tazminat ve cezai şart taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

Davacının tahliye ve teslim talebi, dava devam ederken davalıya gönderilen ihtarla süre verilmesi nedeniyle temerrüdü üzerine .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... E. ...

K. Sayılı 12.05.2014 tarihli kararıyla İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi ve Ekleri temerrüt nedeniyle feshine ve tahliyesine karar verilmiş, olması nedeniyle konusuz kalmış olup dava tarihi itibariyle davalıya önel verilmediğinden davacının tahliye talebi bu dava tarihi yönünden yerinde olmadığından dava tarihindeki haklılık durumuna göre yargılama giderleri davalı lehine hükmolunarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1-Davacının işletme hakkı devir sözleşmesine konu tüm taşınır ve taşınmazlarda tahliye ve teslim talebinin konusuz kaldığı anlaşıldığından, konusuz kalan taleple ilgili esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

2-Davacının alacak, tazminat ve cezai şart taleplerinin ayrı ayrı reddine,

3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL harç bedelinden peşin alınan 104.111,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 103.683,80 TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden tazminat alacakları yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4 maddesi gereğince 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,

7-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden tahliye ve alacak talepleri yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 548.650,21 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,

8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dair, davacı vekilinin yokluğunda, davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/10/2024

Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/466, K. 2024/591, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Deliller
  5. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/466
Karar No
2024/591
Tarih
17 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/466 K.2024/584
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/468 K.2024/1790
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/468 K.2024/859
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/469 K.2024/783
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/469 K.2024/1754
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/470 K.2024/1083

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.