KÜNYE
T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2023
- Esas no
- 2023/445
- Karar no
- 2023/890
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 10/07/2023
Karar Metni
956 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı bankanın müşterisi olup davacının davalı bankanın ... şubelerinde mevcut olduğunu, davalı bankadan çekilen krediye ilişkin sigorta poliçesi hakkında sms gelmesi üzerine davacının bankanın müşteri hizmetlerini arayarak konu hakkında bilgi aldığını, müşteri hizmetleri tarafından davacıya, ... mobil bankacılık uygulaması aracılığıyla 75.412,50 TL tutarında tüketici kredisi çekildiği bilgisinin verildiğini, davacının mobil bankacılık uygulamasından kredi çekim işlemini kendisinin gerçekleştirmediğini,
mobil bankacılık uygulamasına giriş yaptığını ve hesabını incelediğinde mobil bankacılık hesabından 75.000,00 TL tutarında kredi çekildiğini ve çekilen bu kredi tutarının ... nezdindeki ... iban numaralı 3.şahsa ait bir hesaba (... isimli şahsa ait hesaba) "...
2 taksit" açıklaması ile eft yapıldığını öğrenmesi üzerine derhal müşteri hizmetleri ile yeniden irtibata geçerek bahsi geçen kredi çekim işlemini kendisinin gerçekleştirmediğini belirttiğini ve bunun üzerine davacının hesabına bloke konulduğunu, davacının 29.03.2023 tarihinde ... ... şubesine giderek dondurmuş olduğu hesabını tekrar aktif hale getirdiğini ve hesabını kontrol ettiğinde mobil bankacılık uygulamasından kullanılan 75.000,00 TL tutarındaki kredi meblağının vize şubesindeki hesabına tekrar yatırılmış olduğunu ve iade edilen bu tutarla kredi borcunu kapattığını ancak;
yine 23.03.2023 tarihinde mobil bankacılık uygulaması aracılığıyla davalı bankanın .../... Şubesi nezdinde bulunan altın hesabında bulunan yaklaşık 65 gram altını bozdurulup TL'ye dönüştürüldüğünü ve 77.072,62 TL karşılığında bozdurulan gram altının 75.000,00 TL'sinin yine aynı şekilde ... nezdindeki ... iban numaralı 3.şahsa ait bir hesaba (... isimli şahsa ait hesaba) "...
2 taksit" açıklaması ile eft yapıldığını davacının davalı bankanın ... şubesinde bulunan altın hesabındaki 64,95 gram altının 77.072,62 tl karşılığında bozdurularak bu meblağın 75.000,00 tl'sinin yine aynı 3. şahsın hesabına eft edilmesi işlemine ilişkin olarak eft edilen tutara banka tarafından bloke konulamamış olduğundan davacının 75.000,00 tl'lik maddi zararı oluştuğunu ve bu zarar davalı banka tarafından giderilmediğini, taraflar arasında arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını,
davanın kabulü ile davacının bilgisi ve onayı dışında 3. kişiler tarafından mobil bankacılık kanalıyla davalı bankanın .../... şubesi nezdindeki ... hesap numaralı altın hesabında mevcut olan 64,95 gram altının 77.072,62 TL karşılığında TL'ye dönüştürülerek bu tutardan başka bir banka nezdindeki hesaba EFT ile gönderilen 75.000,00 TL tutarındaki paranın maddi tazminat olarak olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsili ile davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Huzurdaki davada davacı tarafın tüketici sıfatına haiz olduğunu, tüketici uyuşmazlıklarında mahkemesinin görevli olması karşısında, mahkemenin görevli olmadığını, bu nedenlerle huzurda bulunan davada görev itirazında bulunduklarını, davanın kabulü anlamına gelmemek üzere, huzurdaki davada davacının dolandırıcılık eylemi ile karşı karşıya kaldığını iddia ettiğinden;
dava, bu eylemi yapan kişi veya kişiler ile hesabına para aktarılan kişi ya da kişilere yöneltilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde para transferlerinin kendisinin tanımadığı ... isimli şahısa yapıldığı beyan edilmiş ve söz konusu bu şahıslar ve işlemlerle ilgili olarak da savcılık şikayeti ile şikayetçi olunduğunu, davalı bankaya kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, davacı kendi kusuru ile iddia etmiş oldğu zararın doğmasına sebebiyet vermiş olup;
davalı bankanın söz konusu dolandırıcılık eyleminde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, bu nedenle de davacının, bankanın hesap güvenliğini sağlayamadığı iddiası ile davaya esas olayda haklı olduğundan bahisle hususta ihtiyati tedbir talep etmesi hukuka aykırı olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine, davanın usul ve esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 142. maddesinde "Fon, fon bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas ve tasfiye idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesince bakılır. O yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde, bu davalar (1) ve (2) numaralı asliye ticaret mahkemelerinde görülür" düzenlemesi vardır.
Ancak, 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici".
3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir.
Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken. 83/2.maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda uyuşmazlık, davacının hesabındaki paranın bilgisi ve izni dışında çekilmesinden kaynaklanmakta olup; dava, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılmıştır. Davacının emekli olduğu, hesabının bireysel hesap olduğu anlaşılmıştır. Hesabın mesleki faaliyet kapsamında kullanıldığına dair herhangi bir bilgi ve belge de bulunmamaktadır. Bu sebeple somut uyuşmazlığın 6502 sayılı Yasa kapsamında bir uyuşmazlık olduğu ve davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesi'ne ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır. Hakim .. · e-imzalıdır.
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/445, K. 2023/890, 19 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama