KÜNYE
T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/58
- Karar No
- 2025/162
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
- Esas no
- 2023/504 Esas
- Karar no
- 2025/163
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 26/07/2023
Karar Metni
1.903 kelime·10 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile davalıborçlular arasında 17/07/2017 tarihinde Ticari Kredi Sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşmesinin davalılardan ..., ... ve ... müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefil olarak imzalandığını, sözleşme uyarınca davalı boruçlulara davacı banka tarafından sözleşmede belirtilen miktarda kredi kullandırıldığını, ancak sonrasında borçluların kredi taksitlerini ödemediğini, bunun üzerine davacı banka tarafından ...
31. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarname ile davalı borçlulara ihtar çekildiği, davacı banka tarafından keşide edilen ihtarnameye rağmen ödemenin yapılmaması üzerine ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas... karar sayılı dosyasından ihtiyati haciz alındığı ve aynı zamanda ...
Banka Alacakları İcra dairesi ... esas sayılı dosyası ile davalı borçluya davacı banka alacağı olan 598.012,66 TL'nin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, borçlular vekilince 11/04/2023 tarihinde takibe itiraz edildiğini, davalı yanca verilen itiraz dilekçesinde belirtilen alacağın likit olmaması hususu ve diğer iddiların haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davalı borçlular ile davacı banka arasında imzalanan Ticari Kredi sözleşmesi hükümleri uyarınca davalı borçluların dava konusu borçtan sorumluğu olduğu, icra takibine itiraz edildiğinden davacının alacağının zamanında alınamadığı, yapılan itirazın bir para borcu içerdiği,
miktarının belli olması itirazın süreci uzatmak ve davacının alacağına kavuşmasını engellemek saiklerini içermesi nedeniyle davalının, alacağın %20'si oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, ... Banka Alacakları İcra Dairesi ... esas sayılı dosya ile baylatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin davamını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Alacaklının doğrudan müteselsil kefillere icra takibi yapabilmesinin asıl borçlunun ifade gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçlüğü içinde olması gerektiğini dosyada bu şartların sağlanmadığından tebliğ edilmiş ihtar olmadığından ödeme güçlü olmadığından temerrüt şartları oluşmadığından davalı kefiller hakkında icra takibi yapılamayacağını müvekkillerinin davacıya borcu olmadığını alacağın likit olmadığını davacı tarafından başlatılan ... Banka Alacakları İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası ile başlatılan haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı davalılar asıl borçlu ve kefiller aleyhine alacaklı olunduğu iddiası ile başlatılan icra takibine itirazın iptali isteminden ibaret olduğunun, kefaletin geçerli olup olmadığının, temerrütün oluşup oluşmadığının, asıl alacak ve faiz miktarlarının uyuşmazlık konusu olduğu görüldü.
DELİLLER
... 7. Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkere yazılarak ... D.iş sayılı dosyası celp edilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 18/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Davalı ...A.Ş.'nin “borçlu” sıfatıyla imzaladığı 17.03.2017 tarihli ve 700.000,00 TL limitli “Kredi Çerçeve Sözleşmesi” gereği, davacı bankanın davalı şirkete kredi kullandırdığı anlaşılmış; diğer davalılar ..., ... ve ...'nin aynı sözleşmeyi 700.000,00 TL limit ile “müteselsil kefil” sıfatıyla imzaladıkları tespit edilmiştir.
Kefilin, kendi temerrüdünün sonuçlarından, asıl borçlunun borcundan dolayı temerrüt tarihlerinden itibaren kefalet limiti ile sorumlu tutulması gerektiği prensibi doğrultusunda; davalı kefillerin, temerrüt tarihinden itibaren, asıl borçlunun borcundan dolayı, asıl alacak tutarı üzerinden sorumlu tutulmaları gerekmektedir.
Davacı bankanın, 07.04.2023 takip tarihi itibarıyla, 323.049,92 TL asıl alacak, 95.010,34 TL işlemiş faiz, 4.750,52 TL BSMV ve 2.400,00 TL ihtiyati haciz vekâlet ücreti olmak üzere toplam 425.210,78 TL alacaklı olduğu;
Davacı bankanın, 07.04.2023 takip tarihi itibarıyla talep ettiği, tespitimizin üzerinde kalan 326.475,41 TL asıl alacak ve 598.012,66 TL toplam alacak taleplerinin yerinde olmadığı;
Borç tamamen ödeninceye kadar, "tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla", takip tarihinden itibaren 323.049,92 TL matrah üzerinden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nca belirlenen avans faiz oranının iki katı oranında faiz ve bu faiz üzerinden BSMV talep edilebileceği;
Masraf, vekâlet ücreti ve inkâr tazminatı ile diğer taleplerin ise Sayın Mahkemenizin takdirine bırakıldığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 21/11/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davalı asıl borçlu ... A.Ş. ile davalı kefil ...'nın sorumlu olduğu tutar:¸
Davacı bankanın, 07.04.2023 takip tarihi itibariyle taksitli ticari kredi ve kredili mevduat hesabından toplam alacak miktarı:
324.180,35 TL Asıl Alacak
166.867,68 TL Temerrüt Faizi
8.343,38 TL BSMV
İhtiyati Haciz Gideri olmak üzere toplam 501.791,41 TL alacaklı olduğu hesaplanmıştır.
Davacı bankanın, toplam 598.012,66 TL olan takip talebinin, tespitlerimizi aşan kısmının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacı bankanın, 07.04.2023 takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar, davalı asıl borçlu .. A.Ş. ile davalı kefil ...’dan taksitli kredi borcu için, toplam 235.644,34 TL olan asıl alacak üzerinden (tespitlerimiz doğrultusunda) %28,50 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte talepte bulunabileceği,
Ayrıca, aynı tarihten itibaren kredili mevduat borcu için, toplam 88.536,01 TL olan asıl alacak üzerinden (tespitlerimiz doğrultusunda) %19,92 oranında (TCMB tarafından belirlenen değişen oranlarda) temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte talepte bulunabileceği kanaatine varılmıştır.
Davalı kefil ... ve kefil ...'nin sorumlu olduğu tutar:
Davacı bankanın, 07.04.2023 takip tarihi itibariyle taksitli kredi ve kredili mevduat hesabından toplam alacak miktarı:
323.789,24 TL Asıl Alacak
119.161,24 TL Temerrüt Faizi
5.958,06 TL BSMV
2.400,00 TL İhtiyati Haciz Gideri olmak üzere toplam 451.308,54 TL alacaklı olduğu hesaplanmıştır.
Davacı bankanın, toplam 598.012,66 TL olan takip talebinin, tespitlerimizi aşan kısmının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacı bankanın, 07.04.2023 takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar, davalı kefil ... ve kefil ...’den taksitli kredi borcu için toplam 235.253,23 TL olan asıl alacak üzerinden (tespitlerimiz doğrultusunda) %28,50 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte talepte bulunabileceği,
Ayrıca, aynı tarihten itibaren kredili mevduat borcu için, toplam 88.536,01 TL olan asıl alacak üzerinden (tespitlerimiz doğrultusunda) %19,92 oranında (TCMB tarafından belirlenen değişen oranlarda) temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte talepte bulunabileceği,
Tarafların diğer taleplerinin ise Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu sonucuna ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı davalı borçlu ve davalı kefiller aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacaklı olunduğu iddiası ile başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Davacı ile davalı asıl borçlu ... A.Ş arasında imzalanan 700.000,00 TL limitli, 17/03/2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi diğer davalılar tarafından müşterek ve müteselsil kefil olarak 700.000,00 TL limitle imzalanmıştır. Kefaletin şartları TBK 583. maddesinde düzenlenmiştir. Somut olay yönünden kefaletin geçerli olabilmesi için gerekli şartların kefalet sözleşmesinde bulunduğu, davalı kefillerin kredi tarihinde borçlu şirketin yetkilisi ve ortağı oldukları anlaşıldığından TBK 584.madde gereği eş muvafakatine gerek olmadığı, kefalet sözleşmesinin geçerli olarak tesis edildiği anlaşılmıştır.
Kredili Mevduat Hesabından kaynaklanan borçlar için 25.07.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranlan ve Katılma Hesaplan Kar ve Zarar Katılma Oranlan İle Kredi İşlemlerinde faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğinin Kredi faiz oranları ve sağlanacak diğer menfaatler başlıklı 4. Maddesinin Bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırları serbestçe belirlenir.
Ancak, kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları, 2.4.2006 tarihli ve 26127 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kredi Kartı işlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ (Sayı: 2006/1) 'in 3 üncü maddesinde belirlenen akdi ve gecikme faiz oranlarını geçemez hükmü gereği takip tarihi itibariyle TCMB'nin üçer aylık dönemlerdeki basın duyurularına göre, 01/12/2022 tarihinden itibaren yıllık akdi faiz oranı %16,32, yıllık temerrüt faiz oranı %19,92 olarak belirlenmekle, davacının takip talebinde bu alacak yönünden talep ettiği %42 temerrüt faizi mahkememizce kabul görmemiş,
tebliğ doğrultusunda temerrüt faiz oranı %19,92 kabul edilmiştir.
Taksitli krediden kaynaklı borçlar için Taraflar arasındaki sözleşmenin temerrüt faizi başlıklı 4.2 maddesinde faiz oranı olarak TCMB'ye bildirilen en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlasının ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden temerrüt faizi belirlenmiş ve davacı banka tarafından takip talebinde %42 oranında temerrüt faizi talep edildiği görülmüştür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19 -1650 Esas, 2019/507 Karar sayılı ilamı dikkate alındığında bilirkişi tarafından davalı şirkete kullandırılan kredinin kullandırım sürecini takip eden dönem içinde emsal nitelikteki krediye fiilen uygulanan akdi faiz oranlarına (%19) sözleşmenin 4.2 maddesi tatbik edildiğinde %28,50 olarak bulunan orana mahkememizce de itibar edilmiştir.
Davacı tarafça ... 31. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile.
323.049,92 TL yönünden hesabın 18/05/2021 tarihinde kat edildiği, kat ihtarının asıl borçluya ve kefil ... tebliğe çıkarıldığı, asıl borçluya çıkarılan tebligatın 27/05/2021 iade edildiği ancak sözleşmenin 5.3 maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı, davalı kefil ...'ya çıkarılan tebligatın ise 27/05/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı asıl borçlu ve davalı kefil ...'nın ihtarnamede verilen 3 günlük sürenin sonu olan 31/05/2021 temerrüde düştüğü kabul edilmiştir.
Diğer davalı kefiller ... ve ... yönünden ise çıkarlan ihtarnamelerin 27/05/2021 tarihinde iade oldukları, asıl borçlu yönünden sözleşmede belirlenen adrese tebligat çıkartılması ve tebliğ edilememesi halinde asıl borçlunun temerrütün gerçekleşeceğine ilişkin İİK'nın 68/b maddesinin kefiller yönünden uygulanması mümkün olmadığından, İİK 68/b maddesinin yalnızca asıl borçlu yönünden uygulanabileceğinden, davalı kefiller ... ve ...'nin takip tarihi itibariyle temerrüte düştükleri kabul edilmiş ve bu doğrultuda hazırlanan 21/11/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda belirtilen hesaplamaya itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip e-imzalıdır Hakim · e-imzalıdır
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/58, K. 2025/162, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama