KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi Gerekçeli Kara
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2023
- Esas no
- 2021/811 Esas
- Karar no
- 2023/932 Karar
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/05/2021
Karar Metni
943 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkillerin işletmesi olan ... Ortaklığı ile davalı ... .... Özel Eğit. Srv. San ve Tic. A.Ş.
Arasında 06/12/2013 yılında Donanım Bakım Sözleşmesi tanzim edildiğini, bu sözleşme hükümlerince davalının; davacıların adi ortaklığı bünyesinde belirlenen eşyaları üzerinde bakım, onarım ve her türlü eksikliği gidermeyi taahüt ettiğini ancak davalı şirketin sözleşmeyi ihlal ettiğini, mahkemeye ibraz edilen dilekçe ekinde de faturalarda sahte elektronik imzalar, müvekkillerin şirketi mevcudunda çalışmayan kişilerin adlarıyla onay imzaları ve imza yetkisi olmayan çalışanlara attırılan imzaların olduğunu, müvekkillerin imzalarının taklit edildiğini, donanım bakım sözleşmesi uyarınca yapma borcu yerine getirilmediğini,
ifa edilmeyen edimin ücretinin müvekkil şirketten tahsil edildiğini belirterek davanın kabulünü, davacıların davalıya ödediği 10.000,00 TL'nin gecikme tazminatı ile birlikte, fiili ödeme zamanındaki kur gözetilerek, aynen ve nakden iadesini, tüm yargılama giderlerinin ve vekalet ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Merkez Mahkemeleri olduğunu, taraflar arasında yetki sözleşmesi bulunduğunu, öncelikle davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, aksi takdirde davanın esastan reddi ile davacının takipte haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dosyanın incelenmesinde; ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas, ... karar ve 14/09/2021 tarihli yetkisizlik kararı üzerine mahkememize gelmiş olup, mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydının yapıldığı görülmekle; işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, cevabi yazı içerikleri, beyan dilekçeleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır.
Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının da bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir.
Dava, (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Alacak davasıdır.
Bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış, gelen yazı cevapları dosyamız içerisine alınmış, ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı,
tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmış ve mahkememizce verilen 17/05/2022 tarihli ara karar gereğince, davacı yanca mahal adresi bildirilen defter ve kayıtların bulunduğu mahalde 1 SMM bilirkişi tarafından inceleme yapılarak taraflar arasındaki mali ilişkinin kapsamı; alacak-borç ilişkisi, faturaların, defteler ve kayıtlara işlenip işlenmediği,
defter ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığının tespiti bakımından dosya ve tüm kasa evrakları üzerinde SMMM bilirkişi tarafından inceleme yaptırılarak rapor alınmıştır.
Bilirkişi Mali Müşavir ... tarafından tanzim edilerek mahkememize ibraz olunan 20/12/2022 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "davalının ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan alacağının olmadığının tespit edildiğini, davalının Koruyucu Bakım Sözleşmesine 5.1.3 senede bir karşılıklı belirtilen belli bir tarih ve zamanda koruyucu bakım yapar şartının ihlale edildiği iddiasının değerlendirmesinin ve davalının davacının servis formlarına göre alacağının olduğunu iddia etmiş olduğunu, imzaların şirket çalışanlarına ait olmadığı ve bazı servis formlarında yer alan isimlerin ve imzaların kendilerine ait olmadığının iddiasının görev alanına girmediğinden değerlendirmenin sayın mahkemede olduğu" şeklinde tespitler yapılmıştır.
Bilirkişiden alınan raporun incelenmesinde de, rapordaki hukuki yorum ve nitelendirmeler mahkememize ait olmak üzere ayrıntılı, gerekçeli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, hukuki yorum ve nitelendirmeleri mahkememize ait olmak üzere, sektörel tespit ve değerlendirmeler ile yapılan hesaplamalar bakımından hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacıların davalı şirket ile akdedilen sözleşme uyarınca servis bakım işlemlerinin yerine getirilmediği, düzenlenen servis formlarının gerçeğe aykırı olduğu ve altında yer alan imzaların şirketi temsile yetkili çalışanlarına ait olmadığını, verilmeyen hizmet nedeniyle ödenen bedelin iadesini talep ettikleri görülmüştür.
Davacının 11/10/2022 tarihli talebinin incelenmesinde dava tarihinden önce .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından davalı tarafından 7.043,21TL alacağa ilişkin takip başlatıldığı, huzurdaki davanın anılı icra takibinden sonra açıldığı görülmüştür.
Davacının defterlerinde bilirkişi marifetiyle yaptırılan incelemede bakım formuna itiraz edilen 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 tarihlerinde davacının, davalı firmaya borcunun bulunduğu, kesilen faturaların davacı defterlerine işlendiği, faturaların içeriğine itirazın bulunmadığı, iade faturasının düzenlenmediği görülmüştür.
Bu halde; davacı tarafından en son 2017 tarihinde düzenlenen servis bakım formlarının geçerli olmadığı, davalı tarafından servis hizmetinin sağlanmadığı iddialarının, buna ilişkin düzenlenen faturalara ilişkin itiraz, iade ve sair ihtirazi kaydın olmayışı, davalılar ile sözleşme ilişkisinin devam ettirildiği, hizmetin sağlanmadığı iddiası nedeniyle davalıya yapılan başvuru veya talebin bulunmadığı,
dava tarihinden önce açılan icra takibinden sonra huzurdaki davanın açılmış olması karşısında davacıların yalnızca servis formunda yer alan imzaların gerçek olmadığına yönelik soyut iddialarının hizmetin alınmadığına dair tarafları tacir olan sözleşme karşısında dinlenmesinin mümkün olmadığı, bu halde başkaca bir araştırmaya gerek bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/811, K. 2023/932, 4 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama