KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2024
- Esas no
- 2023/118
- Karar no
- 2024/156
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 21/02/2023
Karar Metni
2.391 kelime·12 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı borçlu şirket ile müvekkili banka arasında genel nakdi gayrinakdi kredi sözleşmesi imzalandığını ve sözleşme kapsamında adı geçen davalı şirkete kredi kullandırıldığını, borçlu şirketin söz konusu kredi sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine borcunun muaccel hale geldiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı borçlu şirkete ve kefile ....
Noterliğinin 28.08.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, ancak borçlu şirketin herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine borçlu şirket ve kefili davalı şahıs hakkında ....
İcra Müdürlüğü'nün ...(eski ...) esas sayılı dosyası ile haciz yoluyla icra takibine başlandığını, ancak davalı şirket ve kefillerin icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, takip konusu kredilerden ... numaralı taksitli ticari kredinin, ... kefaletiyle kullandırılmış olduğunu, müvekkili bankanın ise mevcut yasal düzenlemeler gereğince mevcut icra takibini ... adına takip ettiğini, itiraz neticesinde taraflarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle ....
İcra Müdürlüğü'nün ...(eski ...) esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını ve davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; dava dosyası incelendiğinde icra takip tarihinin 02/10/2018 tarihi olduğu ve itirazın iptali davasının açılış tarihinin ise 21/02/2023 tarihinin olduğunun görüleceğini, borca itirazın ise 05/08/2019 tarihinde yapıldığını ve davanın hak düşürücü süre olan bir sene içerisinde açılmamış olduğunu, borca dayanak yapılan kefalet ilişkisinin geçerli bir şekilde kurulmamış olduğunu ve davalı müvekkilinin, ...'in söz konusu borç nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, kefalet borcunun kural olarak ikincil bir borç olduğunu, bu ilke uyarınca alacaklının, borçluya başvurmadan kefile başvuramayacağını,
buna rağmen davacı tarafın müvekkili şirketten olan alacağını, dolaylı yoldan geçerli bir kefalet ilişkisinin de bulunmamasına rağmen, müvekkili ... üzerinden tahsil etmeye çalışmakta olduğunu, müvekkili şirketin asıl borçlu olarak kredi sözleşmesinden doğan borçlarının büyük bir kısmını ödemesinin akabinde işletme sermayesinde önemli ölçüde düşüş meydana geldiğini, bu sebeple şirketin zarar etmeye başladığını ve davacı bankaya borcun yapılandırılması talebini ilettiğini, asıl borçlu şirketin ödeme yapmak üzere borcun yapılandırılması talebine olumlu dönüş sağlamayan bankanın,
icra takibi yolu ile tahsil etme noktasında kötü niyetli hareket etmekte olduğunu, nitekim dosyaya sunulan ihtarnamenin de müvekkillerine tebliğ edilmeksizin icra takibi yoluna gidildiğini, banka tarafından yapılmış geçerli bir bildirimden, asıl borçluya alacağı tahsil için öncelikli bir başvuru yapılmadığından söz edilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle davanın öncelikle usulden reddini; mahkememizin aksi kanaatte olması durumunda esastan reddini ve davacı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava, davacı banka ile davalı şirket arasında akdedilen genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesine dayalı alacağın, asıl borçlu şirket ve müteselsil kefil olan diğer davalı şahıs tarafından ödenmediğinden bahisle, davacı tarafça .... İcra Müdürlüğü'nün ...(eski ...) esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce taraflar arasında akdedilen 03/04/2017 tarihli ve 600.000,00-TL bedelli genel nakdi ve gayrınakdi kredi sözleşmesi ile ekleri, .... Noterliğinin 28.08.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tebliğ şerhleri, davalı şirketin ticaret sicili kayıtları, hesap özetleri, kredi tahsilat hareketleri, .... İcra Müdürlüğü'nün ...(eski ...) esas sayılı dosyası vs. dosyamız arasına alınmış, bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişiden rapor temin edilmiştir.
.... İcra Müdürlüğü'nün ...(eski ...) esas sayılı dosyasının incelenmesinden, davacı alacaklı banka tarafından 02/10/2018 tarihinde davalı borçlular aleyhine.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.
İş sayılı ihtiyati haciz kararı, sözleşme, ihtarname ve hesap özetine dayalı taksitli ticari kredi borcu için 458.893,89-TL asıl alacak, 40.852,37-TL 23/08/2018 ile 02/10/2018 tarihleri arasında işlemiş %84 temerrüt faizi, 2.042,62-TL BSMV, 109,40-TL masraf ve 485,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 502.383,28-TL; ticari kredi kartı borcu için 15.953,22-TL asıl alacak, 551,88-TL 23/08/2018 ile 02/10/2018 tarihleri arasında işlemiş %33 temerrüt faizi ve 27,59-TL BSMV olmak üzere toplam 16.532,69-TL;
ticari kredili mevduat borcu için 5.670,84-TL asıl alacak, 194,43-TL 23/08/2018 ile 02/10/2018 tarihleri arasında işlemiş %33 temerrüt faizi ve 9,72-TL BSMV olmak üzere toplam 5.874,99-TL olmak üzere 02/10/2018 tarihi itibariyle toplam 524.790,96-TL alacaklarının;
asıl alacak tutarlarına takip tarihinden alacağın tamamen tahsiline kadar belirtilen oranlardan işleyecek temerrüt faizleri, faizlerin gider vergisi, avukatlık ücreti ve icra harç ve masraflarıyla beraber, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak, tahsilde tekerrür olmamak ve kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsup edileceği kaydıyla tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği,
borçlular vekili tarafından 05/08/2019 tarihinde borçları bulunmadığı gerekçesiyle icra takibine, ödeme emrine, takip ile ilgili borca, işlemiş faiz tutarına, uygulanan faiz oranına ve tüm feri alacaklara itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyası kapsamına sunulan 10/12/2023 havale tarihli rapor ile; asıl borçlunun temerrütünün 06/09/2018; kefilin temerrütünün ise 02/10/2018 tarihinde başladığı, davacı bankanın davalı asıl borçludan taksitli kredi nedeniyle takip tarihi itibariyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 454.961,23-TL asıl alacak, 13.512,35-TL işlemiş faiz, 675,62-TL BSMV, 485,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve 109,40-TL masraf olmak üzere toplam 469.743,60-TL alacaklı olduğu,
asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %32,40 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5'i BSMV'nin davalı asıl borçludan istenebileceği; davacı bankanın davalı kefilden taksitli kredi nedeniyle takip tarihi itibariyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 454.961,23-TL asıl alacak, 8.189,30-TL işlemiş faiz, 409,47-TL BSMV, 485,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve 109,40-TL masraf olmak üzere toplam 464.154,00-TL alacaklı olduğu, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %32,40 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5'i BSMV'nin davalı kefilden istenebileceği;
davacı bankanın davalı asıl borçludan kredi kartı nedeniyle takip tarihi itibariyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 15.953,22-TL asıl alacak, 501,44-TL işlemiş faiz ve 25,07-TL BSMV olmak üzere toplam 16.479,73-TL alacaklı olduğu, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %33 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve bu faizin %5'i BSMV'nin davalı asıl borçludan istenebileceği; davacı bankanın davalı kefilden kredi kartı nedeniyle takip tarihi itibariyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 15.953,22-TL asıl alacak, 422,38-TL işlemiş faiz ve 21,12-TL BSMV olmak üzere toplam 16.396,72-TL alacaklı olduğu,
asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %33 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve bu faizin %5'i BSMV'nin davalı kefilden istenebileceği; davacı bankanın davalı asıl borçludan kredili mevduat nedeniyle takip tarihi itibariyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 5.443,60-TL asıl alacak, 170,20-TL işlemiş faiz ve 8,51-TL BSMV olmak üzere toplam 5.622,31-TL alacaklı olduğu, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %33 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve bu faizin %5'i BSMV'nin davalı asıl borçludan istenebileceği;
davacı bankanın davalı kefilden kredili mevduat nedeniyle takip tarihi itibariyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 5.443,60-TL asıl alacak, 143,37-TL işlemiş faiz ve 7,17-TL BSMV olmak üzere toplam 5.594,14-TL alacaklı olduğu, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %33 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve bu faizin %5'i BSMV'nin davalı kefilden istenebileceği tespit edilmiştir.
Davalı tarafça her ne kadar davanın hak düşürücü sürede açılmadığına ilişkin itirazda bulunulmuş ise de, 2004 sayılı İİK'nın 67/1. maddesi göz önünde bulundurularak, icra dosyası kapsamında icra takibine karşı yapılan itiraza ilişkin dilekçenin davacı tarafa tebliğ edilmemiş olduğu anlaşılmakla, davalıların davanın hak düşürücü sürede açılmadığına ilişkin itirazına itibar edilmemiştir.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre; davacı bankanın Galatasaray/Beyoğlu Şubesi ile davalı asıl borçlu ...
İç Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi arasında 03/04/2017 tarihinde 600.000,00-TL bedelli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi imzalandığı, şirket yöneticisi davalı ...'in kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla 600.000,00-TL limitle imzaladığı, sözleşmelere istinaden kullandırılan taksitli kredi, kredili mevduat ve kredi kartı borçlarının ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından hesabın kat edilerek borçlulara ....
Noterliğinin 28.08.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarnameye rağmen borçluların borçlarını ödememeleri üzerine davacı banka tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ...(eski ...) esas sayılı dosyası ile 02/10/2018 tarihinde davalı borçlular aleyhine.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.
İş sayılı ihtiyati haciz kararı, sözleşme, ihtarname ve hesap özetine dayalı taksitli ticari kredi borcu için 458.893,89-TL asıl alacak, 40.852,37-TL 23/08/2018 ile 02/10/2018 tarihleri arasında işlemiş %84 temerrüt faizi, 2.042,62-TL BSMV, 109,40-TL masraf ve 485,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 502.383,28-TL; ticari kredi kartı borcu için 15.953,22-TL asıl alacak, 551,88-TL 23/08/2018 ile 02/10/2018 tarihleri arasında işlemiş %33 temerrüt faizi ve 27,59-TL BSMV olmak üzere toplam 16.532,69-TL;
ticari kredili mevduat borcu için 5.670,84-TL asıl alacak, 194,43-TL 23/08/2018 ile 02/10/2018 tarihleri arasında işlemiş %33 temerrüt faizi ve 9,72-TL BSMV olmak üzere toplam 5.874,99-TL olmak üzere 02/10/2018 tarihi itibariyle toplam 524.790,96-TL alacaklarının;
asıl alacak tutarlarına takip tarihinden alacağın tamamen tahsiline kadar belirtilen oranlardan işleyecek temerrüt faizleri, faizlerin gider vergisi, avukatlık ücreti ve icra harç ve masraflarıyla beraber, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak, tahsilde tekerrür olmamak ve kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsup edileceği kaydıyla tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği,
borçlular vekili tarafından 05/08/2019 tarihinde borçları bulunmadığı gerekçesiyle icra takibine, ödeme emrine, takip ile ilgili borca, işlemiş faiz tutarına, uygulanan faiz oranına ve tüm feri alacaklara itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davalı şahsın kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olması, kredi türü, kefaletin türü ve 6455 sayılı kanunun 77. maddesi ile TBK'nın 584. maddesinde yapılan değişiklikle ticari işletme sahibi, ortak veya yöneticisi tarafından işletme ya da şirketle ilgili verilecek kefalet için eş rızası aranmamakta olması ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 589. maddesi kapsamında davalı kefilin kendi temerrütü ile bunun sonuçlarından dolayı sorumlu tutulabileceği dikkate alındığında,
alacaklı tarafından asıl borçlu yerine müşterek borçlu ve müteselsil kefilden de borcun ödenmesinin talep edilebilmesinin mümkün bulunması, kredi sözleşmesinin şekli bakımdan usulüne uygun olup, herhangi bir eksiklik içermemesi dikkate alındığında, alacaklı tarafından asıl borçlu yerine müşterek borçlu ve müteselsil kefilden de borcun ödenmesinin talep edilebileceği sonucuna varılmıştır.
Davalı borçlular tarafından borçları bulunmadığı gerekçesiyle icra takibine itiraz edilmişse de, dosya kapsamında bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişiden temin edilen 10/12/2023 havale tarihli rapor ile davacı bankanın, davalı borçlulardan alacaklı olduğu miktarlar tespit edilmiş, mahkememizce denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu benimsenmiştir.
Davalı borçlular tarafından söz konusu borcun ödendiği veya başka bir nedenle sona erdiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmamıştır. Bu hususlar dikkate alınarak, temin edilen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67/2. maddesi icra inkâr tazminatını düzenlemektedir. Bu maddeye göre, borçlu itirazında haksız görülürse davacı tarafından açıkça talep edilmiş olması şartıyla icra inkâr tazminatına hükmedilecektir. Borçlunun itirazında haklı veya haksız olması ise alacağın likit(belirli) olup olmamasına bağlıdır. Eğer alacak likit(belirli) ise borçlu itirazında haksızdır; alacak likit(belirli) değilse borçlu itirazında haklıdır.
Borçlunun inkâr tazminatına mahküm edilebilmesi için onun ödeme emrine kötü niyetle itiraz etmiş olması şart değildir. İtirazının haksızlığına karar verilen borçlu, iyi niyetle itiraz etmiş olsa bile, icra inkâr tazminatına mahküm edilecektir.
Eldeki dosyada, davacı alacaklı banka tarafından davalı şirketle arasındaki arasındaki kredi sözleşmesine dayalı alacak isteminde bulunulmuş, aynı zamanda borcun ödenmesi için davalı borçlulara noter aracılığıyla kat ihtarnamesi de gönderilmiştir. Bu durumda davalı/borçlular alacağın miktarını bilmektedirler, yani icra takibi başlatıldığı sırada ne kadar bir borç miktarını alacaklıya vermesi gerektiğini bilmektedirler. Bu itibarla alacak likit(belirli) bulunmaktadır.
Bu nedenle kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/118, K. 2024/156, 15 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama