İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/389 K.2025/254

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan SPK'dan Kaynaklı İstirdat Ve Alacak davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.

Esas2023/389Karar2025/254Tarih22 Nisan 2025Okuma17 dk · 3.482 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
22 Nisan 2025
Esas no
2023/389
Karar no
2025/254
Dava
SPK'dan Kaynaklı İstirdat Ve Alacak
Dava tarihi
12/04/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.482 kelime·17 dk okuma·3 bölüm

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan SPK'dan Kaynaklı İstirdat Ve Alacak davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.

DAVA /

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davacı ile davalı arasında '' Sermaye Piyasası Araçları Alım satım aracılığı-Türev Araçlar Alım Satım Aracılığı'' sözleşmeleri imzalandığı, sözleşme kapsamında müvekkilinin yatırımcı olarak işlemler gerçekleştirdiğini, davalı şirket 20/12/2021 tarihinde piyasalarda yaşanan yüksek volatilite esnasında taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince ''...'' yükümlüğü bulunmasına karşın müvekkilin açık pozisyonlarının kapatılmasını sağlamamış ve müvekkilinin büyük maddi zararına sebep olduğunu,

davalı şirketin kusuru nedeniyle müvekkilinin tüm teminatı sıfırlanmış olduğu ayrıca hesabın eksi bakiyeye düştüğü iddiasıyla müvekkilinden 275.000,00 TL haksız olarak tahsil edildiğini, davalı şirkete ihtarname gönderildiğini, arabuluculuk dava şartını yerine getirdiğini ancak anlaşma sağlamadığını, bu nedenle davanın kabulünü, eksi bakiye iddiasıyla müvekkilden haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen 275.000,00 TL 'nin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan istirdadına,

HMK md. 107 uyarınca ileride belirlenmek üzere şimdilik '' ...'' yükümlülüğünden kaynaklı 25.000,00 TL belirsiz alacağın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA /

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Öncelikle huzurdaki ihtilaf bakımından Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, Tüketici işlemi veya sözleşmelerinde Tüketici olan tarafın ticari ve mesleki olmayan amaçla hareket etmesi gerektiğini, huzurdaki dava belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini, hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacının müvekkili şirket nezdinde sadece ... hesabı olduğunu, dava konusu işlemlerin ... işlemi olduğunu, davacı tarafın dayandığı sözleşme hükümlerinin " Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Özel Hükümler Sözleşmesi" metnine ait olup dava dilekçesi ekinde bu sözleşmeye rastlanmadığını,

taraflar arasında imzalanmış böyle bir sözleşme olsa dahi bu sözleşmenin uygulanabileceği işlemlerin, müşterinin ... hesabında gerçekleştirilen kaldıraçlı işlemler olduğunu, davacı müşterinin müvekkili şirket nezdinde ... hesabı bulunmadığını, ... işlemlerinin riskli işlemler olduğunu, müvekkilinin davacıya defalarca ve detaylı olarak riskleri bildirmiş ve davacı bu riskleri kabul ettiğini imzası ile beyan kabul ve taahhüt ettiğini bu nedenle Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olması sebebiyle görevsizlik kararı verilmesini,

HMK m.107.I uyarınca huzurdaki dava değeri belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği gerekçesi ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddini, 2 numaralı bentteki talebi şimdilik kabul görmemesi halinde belirlenebilir asgari kısmı hesaplayarak dava değerini bildirmesine ve harcı bu miktar üzerinden tamamlamasına, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın müvekkili şirket yönünden reddini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE /

Dava, Sermaye Piyasası Araçları Alım Satım Aracılığı Çerçeve Sözleşmeleri, Türev Araçlar Alım Satım İşlem Aracılık Sözleşmesinden kaynaklanan istirdat ve alacak taleplerine ilişkindir. Dava dosyası ... 2. Tüketici Mahkemesi'nin 12/10/2022 tarihli ... Esas ve ... karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilmiştir. Taraf delilleri toplanmış, dava konusu davacının hesap hareketleri ve işlem dökümleri celp edilmiş, ... hesabında teminat yatırma işlem hareket dökümleri celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Mahkememizce SPK uzmanı bilirkişi ...'tan alınan 08/08/2024 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle. Davacının dayandığı Sermaye Piyasası Kurulu'nun 111-37.1 Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'inin md. 19/1-d hükmünde öngörülen, müşteriye teminatından daha fazla zarar ettirmeme kuralı, münhasıran aracı kurum bünyesinde oluşturulan elektronik platform üzerinde yapılan kaldıraçlı alım satım işlemlerini kapsamakta olduğunu,...

A.Ş. ...

Piyasası (...)'ta gerçekleştirilen borsa işlemlerini kapsamamakta olduğunu, ... sözleşmeleri olan ...sözleşmeleri de tanımı itibariyle kaldıraç içeren sözleşmeler olmakla birlikte SPK NNI-37.1 Tebliği'nde Kaldıraçlı Alım Satım (KAS) işlemi olarak belirlenen işlemlerden farklı kurallara tabi olduklarını, ... işlemleri ile ... işlemlerinin birbirinden farklı kurallara tabi olduğu SPK 111-37.1 Tebliğin Tanımlar ve Kısaltmalar başlıklı md. 3 hükmünden kolayca anlaşılabilmekte olduğunu, davacının teminatını aşan ve belirsiz alacağa konu ettiği yatırım işlemleri zararı, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında,

Türk Lirası cinsinden para borcu olduğunu, Borsadaki ... işlem tekniği olarak bu borcun emir iptali, yeni emir girilmesi vb. yollarla sona erdirilmesi mümkün olmadığını, diğer bir deyişle teminat açığının aşan hesap borcu oluştuktan sonra bunun nakden ödeme dışında hedge, ters işlem vb. işlemlerle kapatılması mümkün olmadığını, nakden ödeme dışardan hesaba nakit girişi şeklinde olabileceği gibi hesaplarındaki varlıkların satışı yoluyla sağlanan bir nakit girişi de olabileceğini, ... işlemleri, özel bir emir kabul ve teminat hesaplama sistemine tabi olduklarını, teminat oranları ve teminat açıkları, ...

A.Ş. (...) ve ...

A.Ş. (...) tarafından birlikte çalıştırılan bir elektronik sistem ile gerektiğinde bu hesaplama için bazı parametreler değiştirilmek suretiyle hesaplanmakta ve her bir müşteri bakımından sadece aracı kurum tarafından görülebilir şekilde raporlanmakta olduğunu, bu teminat oranı hesaplamasına ve teminat açığı hesaplamasına aracı kurumun ya da davalı müşteri gibi aracı kurum müşterilerinin müdahale etmesi mümkün olmadığını, teminat hesaplaması herhangi bir dayanak varlık (hisse senedi, yabancı para,

altın veya mal) bazında bu varlıkların kendi piyasalarındaki fiyat hareketleri ve bunun değişim oranları (risk değişimleri) dikkate alınarak her gün yeniden hesaplanmakta olduğunu, fiyatların çok dalgalı hareket ettiği günlerde gün içinde de risk değişimleri, fiyat değişim kısıtları uygulanabilmekte olduğunu, dolayısıyla oluşan teminat eksiğine ya da teminat eksiğini aşan hesap açığına davalı müşterinin herhangi bir şekilde müdahale etmesi,

değiştinmesi kabul etmeyerek ödemeden imtina etmesi teknik olarak mümkün olmadığını, öte yandan, davacı gibi yatırımcıların oluşan teminat eksiğini veya teminat eksiğini aşan hesap açığını kapatmaları ve bunun için teminat tamamlama çağrısı üzerine ya da pozisyon kapanması sonrasında ödemek zorunda oldukları tutarı aracı kuruma (Davalıya) ödemeleri gerekmekte olduğunu, ancak aracı kurumun teminat eksiğini veya hesap açığını kapatma yükümlülüğü ...'a karşı devam etmekte olduğunu, aracı kurum, aracılık fonksiyonuna binaen müşterisinden alacağı parayı ...'taki müşteri hesabına aktaracağını,

eğer müşterisi (Davacı) aracı kuruma (Davalı) ödemesi gereken teminat eksiği veya hesap açığı tutarını ödemez ise aracı kurum bu tutarı kendi hesabından ...'a yatırmak zorunda olduğunu, türev işlemler vadeli işlemler olduklarından işlem sonucu vade gününde ortaya çıkan ve ancak vadeye kadar da kâr veya zararı hesaplanabilen sözleşmeler olduğunu, spot işlemler olmadıklarından bir alış ve satış işlemi ile o anda sonuç doğurma imkânı olmadığını, açıklanan çerçevede davacının,

...A.Ş. ...(...)'ta kendi yaptığı işlemler sonucunda ortaya çıkan teminat eksiği veya hesap açığı davalı kurumun ...'a davacı adına ödemek zorunda tutar olduğu için bu meblağ davacının, davalıya ödemekle yükümlü olduğu meblağ olduğunu, davacı ile davalı arasında tanzim edilen sözleşmeler incelendiğinde, veya faks ile ya da sözlü olarak yapılabileceği belirtildiğini, CD içeriğinde bulunan tablodan da görüleceği üzere davalı aracı kurum davacı müşteriye herhangi bir teminat tamamlama çağrısında bulunmadığını,

ancak ilgili telefon görüşmesi kaydından da anlaşılacağı üzere davacı müşterinin pozisyonlarını sürdürme eğiliminde olduğuna dair herhangi bir emare bulunmamakta, davalı müşteri temsilcisi ile davacı müşteri piyasadaki risk algısının oldukça yüksek olması dolayısıyla muhtemel daha büyük zararların ortaya çıkmasına mahal vermemek için pozisyonların bir an önce kapatılması hususunda müşterek fikre sahip oldukları anlaşılmakta olduğunu ve bu fikir neticesinde pozisyonlar kapatıldığını, aynı sözleşmenin 4.5.

Müşterinin Temerrüdü ve Ters İşlemle Pozisyonun Kapatılması başlığı altında piyasa koşulları gereği aracı kurumun re'sen müşteriye haber vermeden müşterinin pozisyonlarını kapatabileceği hükmü bulunmakta olduğunu, ilaveten, müşterinin pozisyonlarının aracı kurum tarafında ters işlemle kapatılması durumunda ortaya çıkan tüm borçların müşteri tarafından aracı kuruma ödenmesi gerektiği hükmü getirildiğini, dava konusu uyuşmazlığa kaynaklık eden meblağ,

davacı ile davalı çalışanı arasında 21.12.2021 tarihli Eksi Bakiye Bilgilendirmesine ilişkin Telefon Görüşmesi ardından davalı aracı kurumun davacının pozisyonlarını ters işlemle tasfiye etmesi sonucu davacının hesabında oluşan hesap açığı olduğunu, davalı, bu hesap açığından davacıyı haberdar ederek akabinde davacıdan gelen ödemeden teminat eksiğine karşılık gelen kısmı davacı ile davalı arasındaki sözleşmeye ve SPK Mevzuatına uygun olarak olması gerektiği gibi ...'a ilettiğini, dolayısıyla,

davacının istirdat ve alacak talepleri kanaatimizce yerinde olmadığı kanaatinin her türlü hukuki nitelendirme yetkisi Mahkemeye ait olmak üzere takdirlerine arz ettiklerini, SONUÇ: Dosya kapsamında, davacının alacak talebinin dayanağı olarak gösterdiği SPK 111-37.t Tebliği'nin md. 19/1-d hükmünün Davacının işlem yaptığı ... işlemleri için geçerli olmadığı, davacının iddia ettiği kaldıraçlı işlemlerin SPK Tebliği'nde Kaldıraçlı Alım Satım işlemleri olarak,

türev araç alım satım işlemleri ve ... işlemlerinden tamamen farklı kurallara tabi tutulduğunu, davacının hesabındaki eksi bakiyeden davacının kendisinin bilgisi olduğunun dosyadaki kes kayıtlarını içeren CD'den tespit edildiğini, davacının kendi iradesi ile ödediği paranın geri verilmesini gerektirecek bir piyasa kuralının bulunmadığını, davacı bu parayı davalı aracı kuruma ödememiş olsa idi davalı aracı kurumun kendi parasıyla ...'a davacı adına ödeme yaparak hesap borcunu kapatmak zorunda kalacağını, sonuç olarak,

taraflar arasındaki sözleşmelere ve ilgili SPK mevzuatına ve piyasa kurallarına göre davacı tarafın alacak talebinin haklı dayanağının bulunmadığı bildirilmiştir.

Mahkememizce SPK uzmanı bilirkişi ...'tan alınan 30/12/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle.

İncelemeler, Tespit ve Değerlendirmeler: Davacı taraf, itiraz dilekçesinin hemen hemen her paragrafında, haklılığının gözetildiği alanında uzman yeni bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep etmekte olduğunu, davacı tarafın itiraz dilekçesindeki davacının işlemlerinin ... işlemi değil, Kaldıraçlı Alım Satım (....) işlemi olarak değerlendirilmesi gerektiği argümanlarının geçerli olmadığı hususu dosyaya Davacı tarafça sunulan Uzman Görüşü'ndeki açıklamalarla da teyit edilmekte olduğunu,

Uzman Görüşündeki Davalı aracı kurumun Davacı müşterisinin menfaatini gözetmesi gerektiğine dair SPK Tebliğ düzenlemelerinin muhtelif hükümleri Mahkemenin takdirinde olduğunu, Mahkemenin muhakemesine ışık tutamak bakımından, bu konudaki değerlendirmeleri şu şekilde olduğunu, SPK düzenlemelerinde müşterilerin üstleneceği riskin düzeyinin belirlenmesi aracı kurumun kendi riskini kontrol etmesinin de bir gereği olduğunu, zira müşterinin ödeyemeyeceği (ödeme gücünün yetmeyeceği) zararlara yol açabilecek yüksek riskler,

çok sayıda müşterinin ödeyemeceği riskleri üstlenmesi ve bu risklerin gerçekleşmesi halinde tüm bu müşterilerin toplam riskinin aracı kurumun kendisinin de ödeme güçsüzlüğüne düşmesine sebep olabilmesi mümkün olduğunu, geçmişte Türkiye sermaye piyasalarında bu gibi durumlar gerçekleştiğini, başka ülke sermaye piyasalarında da bunun örnekleri olduğunu, bu sebeple SPK (diğer ülkelerin sermaye piyasası düzenleyicileri gibi) müşterinin üstleneceği riskin düzeyi konusunda aracı kurumların yeterli iç kontrol sistemini kurmasını ve işletir olmasını aracı kurumlardan aramakta olduğunu,

aracı kurumlara yüklenen bu yükümler hesap sahibi müşteriyi kendi hesabı ve riskleri ile ilgili hesaplama, riskini yönetme ve gerekli tedbirleri alma yükümünden muaf tutmamakta olduğunu, müşteri mülkün sahibi olarak bunun güvenliği ile ilgili istediği kararı almakta serbesttir ve risk yönetimi konusundaki tedbirler kendi ihtiyarında olduğunu, kendi ihtiyarında olması bu konularda bir yükümü bulunmadığı ve aracı kurumun müşterisi için bütün kritik kararları vereceği veya müşterisine bu konuda bütün bilgilendirmeyi yapacağı anlamına gelmeyeceğini, aydınlatma yükümlülüğü, bu çerçevede,

müşterinin kendi sorumluluklarının önüne geçen bir yüküm olarak değerlendirilemeyeceğini, esasen, sermaye piyasalarında aydınlatma yükümlülüğü, müşteriye (yatırımcıya) kendi okuyup kavrayabileceği şekilde bütün gerekli bilginin verilmesi şeklinde olduğunu, huzurdaki olayda davacı müşteriye imzalatılan risk bildirim formları, sözleşmeler ve diğer bütün belgeler ile Sermaye piyasası kurumları mevduat kurumları olmadığını, yatırım kararları müşterinin kendisi tarafından verilir ve aracı kurum bu karara dayalı müşteri emirlerini borsaya ya da başka platforma iletmekle ya da aktarmakla yükümlü olduğunu,

emrin gerçekleşmesiyle müşterinin aldığı pozisyondan ve bu pozisyondan doğan zararlardan aracı kurumun sorumlu tutulması beklenemeyeceğini, müşterinin hesabında zarar riski yükseldiğinde ve müşteri, teminatının bir kısmını kaybettiğinde aracı kurumun, müşterisine teminat tamamlama çağrısı (...) yapması hem müşterinin ve hem de aracı kurumun risklerinin yönetilmesi bakımından getirilmiş düzenleme olduğunu, teminat tamamlama çağrısı yapılması müşterinin kendi riskinin aracı kurum tarafından müşteriye hatırlatılmasına ve müşterinin temerrüde düşürülmesi sonucunu doğrucak ödeme bildiriminin yapılmasına yarayacağını,

müşteriye riskini hatırlatmak aracı kurumun bir yükümlülüğü olmadığını, zira aracı kurum müşterisini bütün hesap bilgilerini sağlamakla müşteriye kullanabileceği arağları sunmuş olmakta olduğunu, bundan sonrası müşterinin kendi inisiyatifi olduğunu, ancak müşterinin temerrüde düşürülmesi ve müşterinin ödemeye zorlanabilmesi için teminat tamamlama çağrısı yapılması bir gerekliliğini, dosyada bu çağrının yapıldığına dair bir belgenin tespit edilmediği hususuna kök raporunda işaret edildiğini,

davacının aracı kurum tarafından bir teminat tamamlama çağrısı (margin call) ile ödeme konusunda uyarılmamış olmasının davalı aracı kurumun bir kusuru olarak değerlendirilmesinin nihat takdiri Mahkemeye ait olduğunu, teminat tamamlama çağrısı yapılmamış olmasının davalının kusuru olarak kabulü halinde davacının kendisinin kendi hesabında oluşan zarara mahsuben davalı aracı kuruma ödediği paranın iadesinin gerekip gerekmediğinin takdiri Mahkemeye ait olduğunu, dosyada davacı tarafın diğer (... ve ... işlemlerinin benzerliği, aynı varlıklara (altın yabancı para gibi) dayalı işlemlerden oluşmaları,

otomatik pozisyon kapama seviyesi,.... işleleri ile ... işlemlerinin birbirinden farklılığı gibi) itirazları bakımından kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerinden ayrıca ve farklı bir tespit ve kanaati olmadığını, SONUÇ: Dosya kapsamında, - kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerin aksine bir durumun tespit edilmediğini, kök raporda tespit ettiği davalı aracı kurumun davacıya Teminat Tamamlama Çağrısı (...) yapmadan müşterinin hesabındaki eksi bakiyeyi tahsil etmesindeki davalı aracı kurumun kusurunun davacının kendisinin yaptığı ödemenin iadesini gerektirip gerektirmeyeceğinin takdirinin Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.

İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve SPK Uzmanından alınan bilirkişi rapor ve ek raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre; Dava dosyası ... 2. Tüketici Mahkemesi'nin 12/10/2022 tarihli ...Esas ve... karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilmiştir.

Davacı vekilince dava dilekçesi ile, davacı ile davalı arasında '' Sermaye Piyasası Araçları Alım satım aracılığı-Türev Araçlar Alım Satım Aracılığı'' sözleşmeleri imzalandığı, sözleşme kapsamında müvekkilinin yatırımcı olarak işlemler gerçekleştirdiği, davalı şirket 20/12/2021 tarihinde piyasalarda yaşanan yüksek volatilite esnasında taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince ''...'' yükümlüğü bulunmasına karşın müvekkilin açık pozisyonlarının kapatılmasını sağlamayarak müvekkilinin büyük maddi zarara uğramasına sebep olduğu belirtilerek,

eksi bakiye iddiasıyla müvekkilinden haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen 275.000,00 TL 'nin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan istirdadına, HMK md. 107 uyarınca ileride belirlenmek üzere şimdilik '' ...'' yükümlülüğünden kaynaklı 25.000,00 TL belirsiz alacağın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili talep edilmiştir.

Davalı vekilince cevap dilekçesi ile, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceği, davacının müvekkili şirket nezdinde sadece ... hesabı olduğu, dava konusu işlemlerin ... işlemi olduğu, davacı tarafın dayandığı sözleşme hükümlerinin " Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Özel Hükümler Sözleşmesi" metnine ait olup dava dilekçesi ekinde bu sözleşmeye rastlanmadığını, taraflar arasında imzalanmış böyle bir sözleşme olsa dahi bu sözleşmenin uygulanabileceği işlemlerin, müşterinin ... hesabında gerçekleştirilen kaldıraçlı işlemler olduğu, davacı müşterinin müvekkili şirket nezdinde ... hesabı bulunmadığı,

... işlemlerinin riskli işlemler olduğu, müvekkilinin davacıya defalarca ve detaylı olarak riskleri bildirmiş ve davacı bu riskleri kabul ettiğini imzası ile beyan kabul ve taahhüt ettiği savunularak davanın usulden ve esastan reddi talep edilmiştir.

Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır.

Davalı tarafça, davanın belirsiz alacak davası açılamayacağı ve bu kapsamda davacının hukuki yararının bulunmadığı savunulmuş ise de, zararın miktarının davanın başında net olarak tespitinin davacıdan beklenemeyeceği durumlarda davanın belirsiz alacak davası açılabileceği, somut olayda da davanın başında zararın miktarının net olarak tespitinin davacıdan beklenemeyeceği değerlendirilmekle davalı tarafın bu savunmasına itibar edilmemiştir.

Eldeki davada dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden bir itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiştir.

Uyuşmazlık teknik çözüm gerektirdiğinden SPK Uzmanı bilirkişiden dosya kapsamına uygun rapor ve ek rapor alınmıştır. Bilirkişi rapor ve ek raporunun, bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu, raporlarda taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin, bu sözleşme kapsamında yapılan işlemlerin, ödemelerin tespit edildiği, bilirkişi rapor ve ek raporunun hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere bir bütün olarak dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir.

Dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre. Taraflar arasında düzenlenen Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerceve Sözleşmesi içerik ve hükümleri uyarınca yapılan işlemlerin SPK mevzuatına tabi işlemlerden olduğu.

Davacının, söz konusu işlemleri yapmak üzere davalı şirket bünyesinde ... hesabı açarak, Sermaye piyasasında faaliyet gösteren aracı kurum olan davalı şirket ile davacı müşterisi arasında akdedilen sözleşmelere dayalı olarak davalı tarafın, vadeli işlem opsiyon borsasında işlem yaptığı, bu kapsamda davalının yaptığı işlemler ve aldığı yatırım pozisyonları nedeniyle zarar oluştuğu.

Davacı vekilince, davalı şirketin 20/12/2021 tarihinde piyasalarda yaşanan yüksek volatilite esnasında taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince ''...'' yükümlüğü bulunmasına karşın müvekkilin açık pozisyonlarının kapatılmasını sağlamayarak müvekkilinin büyük maddi zarara uğramasına sebep olduğu belirtilerek, eksi bakiye iddiasıyla müvekkilinden haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen 275.000,00 TL 'nin davalıdan istirdadının, ve '' ...'' yükümlülüğünden kaynaklı 25.000,00 TL belirsiz alacağın davalıdan tahsilinin talep edildiği.

Davacının dayandığı Sermaye Piyasası Kurulu'nun 111-37.1 Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'inin md. 19/1-d hükmünde öngörülen, müşteriye teminatından daha fazla zarar ettirmeme kuralının, münhasıran aracı kurum bünyesinde oluşturulan elektronik platform üzerinde yapılan kaldıraçlı alım satım işlemlerini kapsamakta olduğu, ...A.Ş. ...(...)'ta gerçekleştirilen borsa işlemlerini kapsamadığı,

... sözleşmeleri olan ... sözleşmelerinin de tanımı itibariyle kaldıraç içeren sözleşmeler olmakla birlikte SPK NNI-37.1 Tebliği'nde Kaldıraçlı Alım Satım (...) işlemi olarak belirlenen işlemlerden farklı kurallara tabi oldukları, ... işlemleri ile ... işlemlerinin birbirinden farklı kurallara tabi olduğu.

Davacının teminatını aşan ve belirsiz alacağa konu ettiği yatırım işlemleri zararının, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında, Türk Lirası cinsinden para borcu olduğu, Borsadaki ... işlem tekniği olarak bu borcun emir iptali, yeni emir girilmesi vb. yollarla sona erdirilmesinin mümkün olmadığı, diğer bir deyişle teminat açığının aşan hesap borcu oluştuktan sonra bunun nakden ödeme dışında hedge, ters işlem vb. işlemlerle kapatılmasının mümkün olmadığı,

nakden ödemenin dışardan hesaba nakit girişi şeklinde olabileceği gibi hesaplarındaki varlıkların satışı yoluyla sağlanan bir nakit girişi de olabileceği, ... işlemlerinin, özel bir emir kabul ve teminat hesaplama sistemine tabi oldukları, teminat oranları ve teminat açıkları, ...A.Ş. (...) ve ...A.Ş. (...) tarafından birlikte çalıştırılan bir elektronik sistem ile gerektiğinde bu hesaplama için bazı parametreler değiştirilmek suretiyle hesaplanmakta ve her bir müşteri bakımından sadece aracı kurum tarafından görülebilir şekilde raporlanmakta olduğu,

bu teminat oranı hesaplamasına ve teminat açığı hesaplamasına aracı kurumun ya da davalı müşteri gibi aracı kurum müşterilerinin müdahale etmesinin mümkün olmadığı, teminat hesaplaması herhangi bir dayanak varlık (hisse senedi, yabancı para, altın veya mal) bazında bu varlıkların kendi piyasalarındaki fiyat hareketleri ve bunun değişim oranları (risk değişimleri) dikkate alınarak her gün yeniden hesaplanmakta olduğu, fiyatların çok dalgalı hareket ettiği günlerde gün içinde de risk değişimleri, fiyat değişim kısıtları uygulanabilmekte olduğu,

dolayısıyla oluşan teminat eksiğine ya da teminat eksiğini aşan hesap açığına davalı müşterinin herhangi bir şekilde müdahale etmesi, değiştirmesi, kabul etmeyerek ödemeden imtina etmesinin teknik olarak mümkün olmadığı, öte yandan, davacı gibi yatırımcıların oluşan teminat eksiğini veya teminat eksiğini aşan hesap açığını kapatmaları ve bunun için teminat tamamlama çağrısı üzerine ya da pozisyon kapanması sonrasında ödemek zorunda oldukları tutarı aracı kuruma (Davalıya) ödemeleri gerekmekte olduğu, ancak aracı kurumun teminat eksiğini veya hesap açığını kapatma yükümlülüğü ...'a karşı devam etmekte olduğu,

aracı kurum, aracılık fonksiyonuna binaen müşterisinden alacağı parayı ...'taki müşteri hesabına aktaracağı, eğer müşterisi (Davacı) aracı kuruma (Davalı) ödemesi gereken teminat eksiği veya hesap açığı tutarını ödemez ise aracı kurumun bu tutarı kendi hesabından ...'a yatırmak zorunda olduğu, türev işlemlerin vadeli işlemler olduklarından işlem sonucu vade gününde ortaya çıkan ve ancak vadeye kadar da kâr veya zararı hesaplanabilen sözleşmeler olduğu, spot işlemler olmadıklarından bir alış ve satış işlemi ile o anda sonuç doğurma imkânı olmadığı, açıklanan çerçevede davacının, ...A.Ş. ...

Piyasası (...)'ta kendi yaptığı işlemler sonucunda ortaya çıkan teminat eksiği veya hesap açığının, davalı kurumun ...'a davacı adına ödemek zorunda tutar olduğu için bu meblağın, davacının, davalıya ödemekle yükümlü olduğu meblağ olduğu, davacı ile davalı arasında tanzim edilen sözleşmeler incelendiğinde, elektronik ortamda veya faks ile ya da sözlü olarak yapılabileceğinin belirtildiği, CD içeriğinde bulunan tablodan da görüleceği üzere davalı aracı kurumun davacı müşteriye herhangi bir teminat tamamlama çağrısında bulunmadığı,

ancak ilgili telefon görüşmesi kaydından da anlaşılacağı üzere davacı müşterinin pozisyonlarını sürdürme eğiliminde olduğuna dair herhangi bir emare bulunmadığı ve davalı müşteri temsilcisi ile davacı müşterinin piyasadaki risk algısının oldukça yüksek olması dolayısıyla muhtemel daha büyük zararların ortaya çıkmasına mahal vermemek için pozisyonların bir an önce kapatılması hususunda müşterek fikre sahip oldukları, ve bu fikir neticesinde pozisyonlar kapatıldığı,

aynı sözleşmenin 4.5. maddesinde "Müşterinin Temerrüdü ve Ters İşlemle Pozisyonun Kapatılması" başlığı altında piyasa koşulları gereği aracı kurumun re'sen müşteriye haber vermeden müşterinin pozisyonlarını kapatabileceği hükmünün bulunduğu, ilaveten, müşterinin pozisyonlarının aracı kurum tarafında ters işlemle kapatılması durumunda ortaya çıkan tüm borçların müşteri tarafından aracı kuruma ödenmesi gerektiği hükmünün getirildiği,

dava konusu uyuşmazlığa kaynaklık eden meblağın, davacı ile davalı çalışanı arasında 21.12.2021 tarihli Eksi Bakiye Bilgilendirmesine ilişkin Telefon Görüşmesi ardından davalı aracı kurumun davacının pozisyonlarını ters işlemle tasfiye etmesi sonucu davacının hesabında oluşan hesap açığı olduğu, davalının, bu hesap açığından davacıyı haberdar ederek akabinde davacıdan gelen ödemeden teminat eksiğine karşılık gelen kısmı davacı ile davalı arasındaki sözleşmeye ve SPK Mevzuatına uygun olarak olması gerektiği gibi ...'a ilettiği.

Sermaye piyasası kurumlarının mevduat kurumları olmadığı, yatırım kararlarının müşterinin kendisi tarafından verildiği ve aracı kurumun bu karara dayalı müşteri emirlerini borsaya ya da başka platforma iletmekle ya da aktarmakla yükümlü olduğu,

emrin gerçekleşmesiyle müşterinin aldığı pozisyondan ve bu pozisyondan doğan zararlardan aracı kurumun sorumlu tutulmasının beklenemeyeceği, müşterinin hesabında zarar riski yükseldiğinde ve müşteri, teminatının bir kısmını kaybettiğinde aracı kurumun, müşterisine teminat tamamlama çağrısı (Margin Call) yapması hem müşterinin ve hem de aracı kurumun risklerinin yönetilmesi bakımından getirilmiş düzenleme olduğu,

teminat tamamlama çağrısı yapılmasının müşterinin kendi riskinin aracı kurum tarafından müşteriye hatırlatılmasına ve müşterinin temerrüde düşürülmesi sonucunu doğrucak ödeme bildiriminin yapılmasına yarayacağı, müşteriye riskini hatırlatmanın, aracı kurumun bir yükümlülüğü olmadığı, zira aracı kurumun müşterisini bütün hesap bilgilerini sağlamakla müşteriye kullanabileceği araçları sunmuş olduğu, bundan sonrasının müşterinin kendi inisiyatifi olduğu, kaldı ki telefon görüşmesi ile de durumdan haberdar edildiği, olduğu, oluşan zarardan davacı müşterinin sorumlu olduğu,

eksi bakiyeyi davacı müşterinin karşılamak zorunda olduğu anlaşılmakla ve değerlendirilmekle. Davacı tarafın davasında haksız olduğu sonuç kanaatine ulaşılarak, davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir.

Bu kapsamda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM / Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı tarafça açılan davanın REDDİNE,

2-Alınması gerekli 615,40-TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 5.123,25-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 4.507,85-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,

5-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 48.000,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk giderinin, davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,

8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2025

Katip ·  e-imzalıdır Hakim ·  e-imzalıdır

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/389, K. 2025/254, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava /
  4. Savunma /
  5. Gerekçe /

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/389
Karar No
2025/254
Tarih
22 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2023/392 K.2025/455
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/392 K.2025/692
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/392 K.2025/359
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/393 K.2025/336
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2023/394 K.2025/474
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/394 K.2025/260

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.