KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/216 Esas
- Karar no
- 2024/826
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 04/04/2024
Karar Metni
888 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Satımdan Kaynaklanan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında mevcut ticari ilişkinden kaynaklı faturalar tanzim edildiğini, bu faturaların tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalıya, dava dilekçesinin ve tensip tutanağının usulüne uygun tebliğe edilmiş olmasına rağmen, davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı bakiye alacakların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı yanca, düzenlenen faturalar ve arabuluculuk son oturum tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyasının uyap kayıtları, taraflara ait BA/BS formları celbedilmiştir.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan toplam 747.129,39-TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin 26/03/2024 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde 26/03/2024 tarihli dilekçe ile ödeme emrine, yetkiye, faize tüm borca itiraz edildiği ve takibin davalı borçlu yönünden durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafça icra müdürlüğünün yetkisine itirazda bulunulmuşsa da, davalı şirketin adresinin İstanbul Adliyesi yargı sınırları içerisinde olması nedeniyle davalının yetkiye yönelik itirazı yerinde görülmemiştir.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, 6102 sayılı TTK'nın 83. Maddesi hükmü de dikkate alınarak uyuşmazlığa konu alacağın dayanağı olan faturaların ve ödemelerin taraf şirketlerin ticari defterlerine yansıyış şeklini tespit noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi 09/10/2024 tarihli raporunda; davacı tarafın, 2023 dönemi elektronik ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içinde usulen uygun olarak Gelirler İdaresi GİB bilgi sistemine yüklendiği, davacıyla davalı arasında gıda maddeleri satışından kaynaklı ticari ilişkinin doğduğu, davacının davalıya gıda maddeleri satış faturası düzenlediği ve davalının davacıya ödeme yaptığı, dava konusu faturaların elektronik ortamda düzenlenlenen faturalar olduğu, davalıya faturaların elektronik ortamda tebliğ edildiği,
davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları ve ödemeleri Muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak 2023 yılı defter kayıtlarına işlediği, davacının 25.03.2024 icra takip tarihi itibariyle 1.647.139,65 TL defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı olduğu, takibe konu 688.416,00TL fatura alacağına, takip tarihi itibarıyla 58.579,30TL faiz işletildiği talep edilen faizin niteliğinin ve oranın belirlenmesinin mahkememizin takdirine bırakıldığı şeklinde tespitlerde bulunmuştur.
Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
Davacı ile davalı şirket arasında gıda maddeleri satışından kaynaklı bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, iş bu ticari ilişkiden dolayı davacı şirketin davalı şirkete tanzim ettiği faturaları ve irsaliyeleri Gelir İdaresi Başkanlığına ait GİB bilgi sistemine yüklediği, ardından fatura ve irsaliyelerin bilişim sistemi aracılığı ile davacı şirkete iletildiği, fatura ve irsaliyelerin davalı şirket tarafından elektronik ortamda kabul edildiği, faturaların ve irsaliyelerin reddedilmeyerek herhangi bir itiraza uğramadığı, ticari defterlerin incelenmesinde bir kısım faturaların davalı şirket tarafından davacı şirkete ödendiği, bilirkişi tarafından takip tarihi itibarı ile davalı şirketin davacı şirkete 1.647.139,65 TL
borçlu olduğunun tespit edildiği, takibe konu faturaların davacı şirkete ödendiğine dair bir kayda rastlanmadığı bu haliyle davalı şirketin takibe konu 688.416,00 TL miktarındaki faturalardan dolayı davacı şirkete borçlu olduğunun görüldüğü, mahkememizce yapılan değerlendirme, araştırma ve hesaplama sonucu talep edilen faiz oranı ve talep edilen 58.579,30 TL işlemiş faizin yerinde olduğunun anlaşıldığı, davalı şirket tarafından söz konusu borcun ödendiği veya başka bir nedenle sona erdiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı,
bu hususlar dikkate alınarak temin edilen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şirket tarafından yapılan itirazın iptali ile hüküm altına alınan alacağın likit ve bu yöne ilişkin itirazın haksız olması karşısında davacının icra inkar tazminatı istem koşullarının oluştuğu kanaatine varılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/216, K. 2024/826, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama