KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2025
- Esas no
- 2024/750 Esas
- Karar no
- 2025/64 Karar
- Dava
- 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat
- Dava tarihi
- 04/12/2024
Karar Metni
928 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil ..., 26.04.2024 tarihinde ... no.lu hattan kendisine ait ... no.lu hattı aranarak telefondaki kadın şahıs tarafından ... güvenlik biriminden arandığı ve şahsına ait ... nezdinde bulunan ... numaralı hesabıma başkaları tarafından erişim sağlanmaya çalışıldığı, adına kredi başvurusunda bulunulduğu söylenerek bu işlemlerin acilen iptali için gereken onay kodlarının taraflarına söylenmesi istendiği,
banka hesabına erişim sağlanmaya çalışılması ve kredi başvurusu yapılmaya çalışılması gibi işlemleri duyduğunda müvekkil, aranan numara da ... müşteri hizmetleri numarasına çok benzemesi ve arayan şahsın güvenlik biriminden eriştiğini söylemesi ile maalesef ki telefonun diğer ucundaki kadın şahsın talimatlarını uygulayarak telefonuna gelen onay butonlarına basarak onayladığı, burada önemle belirtmek isteriz ki, telefon ekranında beliren onay butonları ... bankacılık uygulamasında doğrudan ... tarafından gönderiliyormuş gibi belirmiş olup özellikle bu husus müvekkilin gerçekten banka tarafından arandığını düşünmesine sebebiyet verdiği,
telefondaki kadın şahıs, işlemlerin devam ettiğini belirterek müvekkilin internet bankacılığına giriş yapmasını belirtmiş ve işlemlerin uzun süreceğinden şimdilik telefonu kapatıp daha sonra tekrar arayacağını beyan ettiği, telefonu bankanın böyle bir durumda işlemler uzun sürecek diye kapatmayacağını düşünerek o an bir dolandırıcılık vakasının mağduru olabileceğini idrak eden müvekkil, hemen ... müşteri hizmetlerini aradığı,
... müşteri hizmetlerinden hesabından kredi çekildiğini, kim olduğunu bilmediği ... adlı şahsa 17.500,00 TL, 17.500,00 TL, 17.500,00 TL, 17.500,00 TL, 17.500,00 TL, 17.500,00 TL, 17.500,00 TL, 17.500,00 TL, 17.500,00 TL, 19.900,00 TL, 19.900,00 TL, 10.750,00 TL, 15.000,00 TL parça parça toplamda 223.050,00 TL para gönderildiğini, ayrıca hesabından sanal kredi kart açılarak ... online sitesi üzerinden 112.748,00 TL tutarında alışveriş yapıldığını öğrendiği, söz konusu harcamalar, kredi çekilerek ... adlı şahsın hesabına aktarılması,
müvekkilin hesabında halihazırda bulunan paraların ... adlı şahsa aktarılması gibi 26.04.2024 tarihinde gerçekleştirilen bankacılık işlemlerinin hiçbiri müvekkil tarafından yapılmamış olup maalesef ki müvekkil bir internet bankacılığı dolandırıcılığının tuzağına düşmüş bulunduğu,
arz ve izah edilenler muvacehesinde ve sayın mahkemenizce nazara alınacak sebeplerle, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, 26.04.2024 tarihinde gerçekleştirilen sanal kredi kartı oluşturularak yapılan alışveriş işlemleri, kredi başvurusu ve kredinin hesaba geçmesi ile yapılan tüm EFT/havale işlemlerinin müvekkilin bilgi ve onayı haricinde internet bankacılığı dolandırıcılığı kapsamında şüpheli şahıs/şahıslar tarafından yapıldığı, söz konusu işlemlere hiçbir surette müvekkilin onayının olmadığı, yapılan işlemlerin hiçbir surette müvekkil tarafından gerçekleştirilmediği,
banka hesabına erişim konusunda banka güvenlik sistemlerine ilişkin açıklar nedeniyle müvekkilin mağdur olduğu, 26.04.2024 tarihinde dolandırıcılar tarafından gerçekleştirildiği tartışmasız olan bahsi geçen tüm işlemlerin tamamen iptal edilmesi gerekirken müvekkilin harcama iptali talebine olumsuz dönüş yapan davalı bankanın,
sistemlerindeki açıklar ve güvenlik zafiyeti sebebiyle müvekkilin uğradığı 335.798,00 TL zarardan sorumlu olduğu izahtan vareste olup müvekkilin uğramış olduğu zararın karşılanabilmesi için bilirkişi raporu ile tespit edilecek bedel sonrasında artırılmak üzere fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000,00 TL'NİN fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte müvekkile verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın konu itibariyle Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülemeyeceğinden görevsizlik yönünden reddini talep ettiklerini, davanın dolandırıcılık eylemini gerçekleştirdiği iddia edilen ...'a ihbar edilmesini talep ettiklerini, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının kabulü durumunda davanın hukuki yarar şartı yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının ne kadar zarara uğradığını bildiğini ancak buna rağmen belirsiz alacak davası açtığını,
davacıya ait işlemin sadece kendisinin bilgisinde olan şifrenin girilmesi neticesinde gerçekleştirildiğinden müvekkili bankanın kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, davacıya intirenet bankacılığı kullanım esasları güvenliğine dair gerekli uyarıların yapıldığını, dava konusu işlemin yalnızca tüketicinin bilgisi dahilinde olan 3-D Secure şifresinin kullanımı ile gerçekleştirildiğini, şifre girilerek tamamlanmış internet işlemlerinde uluslararası kredi kartları kurallarına göre chargeback yapma hakkının müvekkili bankada bulunmadığı için kart hamillerine iade talepleri halinde olumsuz yanıt verdiklerini, davanın reddine karar verilmesini,
yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." denilmekle, aynı yasanın 114/1-c maddesinde "Mahkemenin görevli olması" dava şartları arasında sayılmıştır. Yasal düzenlemeler kapsamında öncelikle görev yönüyle inceleme ve değerlendirme yapılması gerekmiştir.
Dosya kapsamında yapılan incelemeden, uyuşmazlığa konu işlemlerin bireysel bankacılık hesabına ilişkin olduğu, ticari olmadığı, davacının duruşmadaki hesabın bireysel olarak kullandığına ilişkin beyanının davalı savunması ile uyumlu olduğu, davacının tüketici sıfatında olduğu, bu bağlamda, davacının davalı banka karşısında "tüketici", uyuşmazlık konusu işlemin de "tüketici işlemi"ne yönelik olduğu anlaşılmış;
uyuşmazlığın 6502 Sayılı Kanun kapsamında kaldığı ve anılan Kanunun 73. ve 83. maddelerinin birlikte değerlendirilmesi sonucu tüketiciye yönelik uygulamalardan kaynaklı uyuşmazlığa ilişkin görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu sonucuna varılmış; mahkemenin görevine ilişkin dava şartının, davanın her aşamasında re’sen dikkate alınması zorunlu olup, uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olması nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2. maddesi uyarınca Mahkememizin görevsizliğine, davanın görev yönünden usulden reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/750, K. 2025/64, 29 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama