KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2022
- Esas no
- 2022/219 Esas
- Karar no
- 2022/267
- Dava
- İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/03/2022
Karar Metni
876 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından borçlu/davalı ...'ün talebi üzerine muhtelif zamanlarda ve miktarlarda borçlu/davalı ...'ün eşi olan ...'ün ve ...'ün kendisinin hesabına gönderilmiş 'borç' açıklamasına haiz ve borç niteliğinde toplamda 100.000-TL.
Gönderilmiş olduğunu, fakat borçlu/davalıların henüz müvekkiline geri ödemediği borçlar için açılmış bulunan banka dekontları havi icra takibine kötü niyetli borçlu tarafından 05/11/2020 tarihinde vekili aracılığı ile yapılmış itirazın üzerine icra müdürlüğünce verilmiş bulunan ve açılmış olan icra takibinin durdurulmasına ilişkin yazılı karar tarafımızca UYAP sistemi üzerinden görülmüş olup tarafımıza herhangi bir tebligat yapılmamış olduğunu, kötü niyetli borçlular tarafından yapılmış olan bu itirazın hiçbir geçerli, hukuki gerekçesi bulunmamakla birlikte herhangi bir delile de dayanmadığından hukuka, akla,
mantığa ve hayatın olağan gerçeklerine aykırı olduğu aşikâr olduğunu ve iptali gerektiğini, müvekkili tarafından davalı/borçluları muhatap gösterir banka dekontlarına istinaden müvekkili tarafından banka havalesi şeklinde yapılan ödemeleri kabul eylemiş ve uhdesine almış olduğunu, davalıların itirazlarının yersiz, haksız, mesnetsiz, hukuksuz ve gereksiz olduğu, kötü niyet içerdiği aşikar olup Mahkememizce reddine karar verilmesi gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle;
davanın kabulünü, itirazın iptalini, takibin devamını, borçlunun takip konusu borcu faizi ve ferileri ile ödemesini, söz konusu itirazın kötü niyetli olması hasebi ile takip tutarının %20’si oranında icra inkâr tazminatını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, borç alacağının tahsilini teminen, davacı yanca, ....İcra Müd. ... E. sayılı dosyasından başlatılan takibe, davalıların yapmış olduğu itirazın iptaline ilişkindir. 26/06/2012 tarihli, 6335 sayılı yasa ile değiştirilen TTK 4. maddesinde, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
TTK 4. maddesinde. "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda.
Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun mal varlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560,
saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır" denilmektedir.
Anılan maddede, tek tek belirtilen davaların, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, mutlak ticari davadan başka, nispi ticari davaların da tanımı yapılmış ve bir davanın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve aynı zamanda uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerektiği ifade edilmiştir.
Somut olayda, davanın itirazın iptali davası olduğu, davacı ve davalıların gerçek kişi olduğu ve icra takibinin, TBK kapsamında, borç ilişkisinden kaynaklanan alacağa ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
TTK hükümlerine göre, nisbi ticari davanın varlığından söz edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerekir.Bu iki koşuldan birinin olmaması halinde ortada bir ticari davanın varlığından bahsedilemez. Başka bir deyişle yasada ifade edilen iki koşulun aynı anda gerçekleşmesi zorunludur.Taraflardan birinin tacir olması durumunda ticari işten bahsedilebilirse de, ticari davanın mevcut olduğundan söz edilemez.
Dava konusu ve sunulan deliller kapsamında davaya konu uyuşmazlığın, TTK 4. maddede belirtilen, mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, aynı maddede dayanağını bulan nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı görülmektedir.
HMK 114. Maddesinde; mahkemenin görevli olması hususunun dava şartı olarak belirtildiği, HMK 115. maddesinde de, dava şartlarının, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetileceği açıklanmakla yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 2. madde ve TTK. 4. ve 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/219, K. 2022/267, 15 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama