KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- Esas no
- 2023/443 Esas
- Karar no
- 2024/606
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 26/06/2023
Karar Metni
809 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ticaret ile uğraşmakta olup, davalı bankanın şubesi müvekkile gelerek bankalarında ticari hesap açılması halinde tekliflerini sunduklarını, müvekkili şirket davalı banka şubesinde ... nolu ticari hesabı açtırdığını, post cihazı aldığını, taraflar arasında yapılan anlaşma neticesinde post cihazında 16 gün paranın tutulması ve akabinde banka hesabına düşülmesi neticesinde anlaşma sağlandığını, müvekkili şirket 17. Gün post cihazına paranın aktarılması şeklinde başkaca banka teklifi varken işbu davalı 16 gün dediği için davalıdan hesap açmayı tercih ettiğini,
müvekkili şirket yetkilisi hesapları kontrol ederken 24.11.2022 tarihinde 12.240,85 TL + 131,49 TL ve 26.12.2022 tarihinde 19.515,09 TL olmak üzere iki kez haksız yere para kesildiğini fark ettiğini, müvekkili şirket temsilcisi banka şubesi ile görüştüğünü, neden bu şekilde kesinti yapıldığını sorduğunu, banka çalışanlarının müvekkili şirkete verilen postta bulunan paranın hesapta bekletilmemesi nedeniyle kesinti yapıldığını beyan ettiğini, müvekkili şirkete postta bulunan parayı 16 gün beklettiğini, postu kırdırmadığını, 16. günden sonra banka postta bulunan parayı kendisi müvekkilinin hesabına aktardığını,
müvekkili de kendi hesabına gelen parasını kullandığını, müvekkili postu kırdırmadan bankaca hesabına atılan parasını ne zaman kullanacağı ya da ne zaman kullanmayacağı konusunda özgür olduğunu, bu kesintilerin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin onayı alınmadığı gibi bilgisi dahi olmadığını, müvekkilinin ayrıca bankada para tutacağına dair yazılı ya da sözlü taahüdü de bulunmamakta olduğunu, müvekkili kesintileri fark ettiğinde ise iade edilmeyeceği sözlü olarak beyan edildiğini, müvekkili şirketin iş bu dava açılmadan önce dava şartı kapsamında davalı banka aleyhine başvuru yapıldığını,
tarafların anlaşması gereği 16. gün para müvekkili şirketin hesabına geçtikten sonra kullanmayacağına ilişkin bir taahhüdü ya da yazılı bir anlaşma olmamasına rağmen bilgisi ve onayı dışında kesilen 31.887,43 TL'nin kesildiği tarihten itibaren işleyen en yüksek faiz ile birlikte müvekkile iade edilmesine ilişkin ve müvekkili şirketin zararının tazminine yönelik işbu davayı açtıklarını belirterek fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydıyla;
müvekkili şirketin davalı bankada bulunan ... nolu ticari hesabından müvekkilinin onayı ve bilgisi olmadan yapılan 24.11.2022 tarihinde 12.240,85 TL + 131,49 TL ve 26.12.2022 tarihinde 19.515,09 TL olmak üzere toplam 31.887,43 TL'nin hesaptan kesinti yapıldığı tarihlerden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, her türlü yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacının kısmi dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı yanın.
Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca iddialarını ispatla mükellef olup iddialarına ilişkin ispata yarar geçerli hiçbir delil sunamadığını, haksız ve kötü niyetli olarak açılan işbu davanın hukuki yarar yokluğundan reddini talep ettiklerini, davacının beyanlarının aksine, müvekkili banka tarafından gerçekleştirilen tüm işlemler yasal mevzuat ve davacının akdettiği sözleşme ve ekleri ile uyumlu olup; hukuki dayanağı bulunmayan tüm taleplerin reddinin gerektiğini, tacir sıfatına haiz olan davacı ticari şirket yetkilileri;
ticari şirketi ilgilendiren tüm faaliyetlerde basiretli davranmakla yükümlü olduğunu, hukuka aykırı hiçbir işlem olmamasına rağmen taraflarına kötü niyetli olarak ikame edilen işbu davada iddia edilen hiçbir husus kanıtlanamamış olup davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Eldeki dava, davalı banka tarafından davacının hesabından yapılan kesintilerin davalıdan tahsili talebine ilişkindir.
Bankacı Bilirkişi tarafından düzenlenen 11/01/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; inceleme, değerlendirme ve hesaplamalar sonucunda:
¸Taahhütname şartlarına göre hesapta bulunması gereken mevduat blokesi ile gerçekleşen ortalama bakiyenin tespit edildiğini belirtmiştir.
Bankacı Bilirkişi tarafından düzenlenen 08/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; inceleme, değerlendirme ve hesaplamalar sonucunda:
¸davaya konu Ekim ayın 12.372 TL'lik kesinti ile Kasım ayın 19.515 TL'lik kesintilerinin sözleşmeye uygun olduğunu belirtmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ve davalı arasında 11/08/2022 tarihinde üye işyeri sözleşmesinin imzalandığı, davacının, davalı bankanın hesabından haksız kesinti yaptığını belirterek kesinti yapılan tutarın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davacı tarafından imzalanan üye işyeri vadesiz taahhütnamesinde davacı üye işyerinin işlemlerden elde ettiği aylık cironun %50'sini hesabında takip eden ay boyunca vadesiz mevduat hesabı ortalaması olarak bulundurmayı taahhüt ettiği, davacının taahhütname şartlarına göre hesapta bulundurması gereken mevduat blokesini hesabında bulundurmadığı, bu nedenle davacıdan yapılan kesintilerin sözleşmeye uygun olduğu kanaatiyle davacının davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
16/10/2024 Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/443, K. 2024/606, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama