KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2023
- Esas no
- 2023/54 Esas
- Karar no
- 2023/486
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/01/2023
Karar Metni
872 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... işletmesi müvekkili şirketi tarafından işletildiğinde, davalıya ait ...plakalı araçlar ile 16/09/2020-15/10/2020 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığını, 15 günlük yasal süre içerisinde herhangi bir ödeme yapılmadığını, yeterli bakiyeyi bulundurmak geçiş yapanın sorumluluğunda olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, otoyol ihlali geçişten kaynaklı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce davalının tacir olup olmadığının tespiti bakımından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne, İstanbul Esnaf Ve Sanatkarlar Odaları Birliğine, ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkereler yazılmıştır.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 26.01.2023 tarihli yazısı ile davalının ticaret sicil kaydının olmadığı bildirilmiştir.
...Odaları Birliğinini 30.01.2023 tarihli yazısı ile davalının...Taşıt Sahipleri ve Şoförleri Esnaf Odası'na kaydının olduğu bildirilmiştir.
... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 03.02.2023 tarihli cevabi yazısı ile davacının gelir ve beyanlarının 2018-2019-2020-2021 yıllarında VUK 177.maddesi 1.fıkrası 2.bendindeki limitlerin aşılmadığı, işletme hesabına göre defter tuttuğu bildirilmiştir.
26/06/2012 tarihli, 6335 sayılı yasa ile değiştirilen TTK 4. maddesinde, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
TTK 4. maddesinde. "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda.
Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun mal varlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560,
saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır" denilmektedir.
Anılan maddede, tek tek belirtilen davaların, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, mutlak ticari davadan başka, nispi ticari davaların da tanımı yapılmış ve bir davanın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve aynı zamanda uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerektiği ifade edilmiştir.
Somut olayda, davanın otoyol ihlali geçişten kaynaklı itirazın iptali davası olduğu, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 03.02.2023 tarihli cevabi yazısı ile, davalının işletme hesabı defteri tuttuğu ve VUK 177/1 deki limitleri aşmadığının bildirildiği,İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 26.01.2023 tarihli cevabı yazısı ile davalının ticaret sicilinde kaydının bulunmadığının bildirildiği ve davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır.
TTK hükümlerine göre, nisbi ticari davanın varlığından söz edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerekir.Bu iki koşuldan birinin olmaması halinde ortada bir ticari davanın varlığından bahsedilemez. Başka bir deyişle yasada ifade edilen iki koşulun aynı anda gerçekleşmesi zorunludur.Taraflardan birinin tacir olması durumunda ticari işten bahsedilebilirse de, ticari davanın mevcut olduğundan söz edilemez.
Dava konusu ve sunulan deliller kapsamında davaya konu uyuşmazlığın, TTK 4. maddede belirtilen, mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, aynı maddede dayanağını bulan nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı görülmüştür.
HMK 114. Maddesinde; mahkemenin görevli olması hususunun dava şartı olarak belirtildiği, HMK 115. maddesinde de, dava şartlarının, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetileceği açıklanmakla yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 2. madde ve TTK. 4. ve 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/54, K. 2023/486, 13 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama