KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2025
- Esas no
- 2023/573 Esas
- Karar no
- 2025/27
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 13/06/2023
Karar Metni
1.313 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ulusal ve uluslararası platformda tarımsal ürün ticareti ile uğraştığını, 05/04/2023 tarihinde, saat 17:00 dolaylarında müvekkili şirkete ait olan mobil hatlar üzerinde gelen arama neticesinde ...Bankası A.Ş. şirketi çalışanları olarak tanıtan kişilerin şirket yetkilisi ile görüşmek istediklerini belirttiklerini, müvekkili şirket çalışanı olan ..., ...Bankası çalışanları olduklarını iddia eden şahıslar ile telefonda iletişime geçtiğini, şirket çalışanı ...'e ''size dijital şifrematik göndereceğiz'' diyerek telefona şifre geleceğini,
eğer bu şifrematik olmazsa internet bankacılığını kullanamayacaklarının söylendiğini, oluşan güven dahilinde şahıslarla bilgilerin paylaşıldığını, şirket hesaplarının kontrol edildiğinden 140.111-TL ve 139.000-TL olmak üzere iki parça halinde toplam 279.111-TL'nın müvekkili şirketin hesabından 3. kişi ... isimli şahsa para gönderildiğinin fark edildiğini, olayın akabinden hemen sonra davalı bankaya ait olan ... numaradan müşteri hizmetlerine ulaşıldığını, yapılan işlemlerin iptalinin talep edildiğini, ancak ... çalışanları işin üstüne düşmediklerini ve normal prosedürü uygulamalarından dolayı müvekkili şirketi ciddi zarara uğrattıklarını,
bunun üzerine müvekkili şirket çalışanı ... tarafından ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu ve ...
Soruşturma No.lu dosyasıyla soruşturmanın başlatıldığını, müvekkili şirkete ait kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirildiğini, davalı bankanın güvenlik açığı sebebiyle müvekkilinin toplam 279.111-TL zarara uğradığını beyanla 279.111-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle ve müvekkili şirketin uğradığı zarar sebebiyle olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile 5.000-TL manevi tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu talebin müvekkili bankaya yöneltilmesi mümkün olamayıp, husumet itirazlarının altını çizerek ve açıklanan sebeplerle, dava şartı eksikliği nedeniyle müvekkili banka yönünden reddini talep ettiklerini, hiçbir şekilde davacı tarafın taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla zamanaşımına uğramış tüm taleplerin reddini talep ettiklerini, Usule ilişkin diğer itirazlarının ve özellikle husumet yönünden itirazlarının öncelikli olmak kaydıyla davacı tarafın,
dava dilekçesinde de bahsi geçtiği üzere halen devam etmekte olan dolandırıcılık iddiası ile başlatılan ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... numaralı soruşturma sayılı dosyasının bulunduğunu, işbu soruşturma (kovuşturma aşamasına geçilmesi durumunda ceza dosyasının) dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, davacının davasını somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğinin de açık olduğunu, davacı tarafından sunulan delillerden başka delil sunulmasına muvafakatleri bulunmadığını, davacı yan tarafından ticari davalarda dava şartı olan arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğinden işbu davanın usulden reddi gerektiğini,
davacı tarafın, müvekkili bankada bulunan hesabından gerçekleştiğini iddia ettiği dava konusu işlemlerin, davacının kişisel bilgileri kullanılarak ve banka kayıtlarında mübrez telefonu vasıtası ile gerçekleştirilmiş olup, müvekkili bankaya kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, davacının kendi kişisel bilgilerini korumakta ağır kusurlu davranmış olup davacının kusurlu hareketlerinin sonuçlarına, müvekkili bankanın katlanmasının mümkün olmadığını, davacının kusurlu hareketlerinin sorumlusunun müvekkili banka olmadığı gibi dava konusu uyuşmazlığa da yine davacı yanın kusurlu hareketlerinin sebep olduğunu, davacı tarafın,
dava konusu işlemlerin gerçekleşmesinde basiretli bir tacir olarak ve kendisinden beklenecek makul özen yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğunu, davacı tarafın basiretli bir tacir olarak davaya konu işlemlerin gerçekleşmesi için gönderilen SMS'lerin banka çalışanı dahil herhangi bir kimse ile paylaşmaması gerektiğini, herhangi bir gerçek kişiden daha fazla bilincinde olması gerektiğini, davacı şirketin kendi kişisel bilgilerini korumakta ağır kusurlu davranmış olup davacının kusurlu hareketlerinin sonuçlarına, müvekkili bankanın katlanmasının da mümkün olmadığını, müvekkili banka tarafından,
dava konusu işleme ilişkin tüm bilgilendirmeleri davacının müvekkili banka kayıtlarında mübrez olan telefon numarasına yapılmış olduğunu, bu nedenle müvekkili bankaya kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili banka tarafından alınması gereken bütün önlemlerin alınmış olduğunu, müvekkili bankanın sık sık para transferi yapılması ve/veya belirli tutar üstünde transfer, işlem, harcama vb yapılması gibi hallerde bu işlemleri tek tek inceleyerek şüpheli işlem olarak algılayıp hesap sahiplerini bilgilendirme yükümlülüğü ve imkanı bulunmadığını,
böyle bir yükümlülüğü olduğu anlamına gelmemek kaydıyla davacının banka hesaplarındaki nakit giriş çıkışları, kredi kullanımı gibi işlemlerin davacının tacir olduğu da düşünüldüğü takdirde şüphe uyandırıcı işlemler olarak da baz alınamayacağını, davacının müvekkili bankadan hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, bu nedenlerle de davacının manevi tazminat talebinin de reddi gerektiğini, hiçbir surette alacak iddialarını kabul etmemekle birlikte davacı tarafından talep edilen faizin fahiş olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle;
tüm dava ve talep hakları, davacının dava sırasında ileri süreceğe hususlara karşı, itiraz cevap ve belge sunma hakları saklı kalmak kaydıyla, Mahkememizce resen gözetilecek nedenlerle birlikte; davacının işbu usul ve yasaya aykırı davanın esas incelemesine geçilmeden davanın usuli itirazları nedeniyle usulden reddini, davanın müvekkili bankaya yöneltilmesi mümkün olmadığından husumet yokluğundan müvekkili banka yönünden reddini, Mahkeme aksi kanaatte olur ise esas incelemesine geçilerek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
Davalıya usulüne uygun tebligat hazırlandığı ancak davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE
Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bilgisayar mühendisi bilirkişi ..., bankacılık konusunda uzman bilirkişi ... ve sözleşme uzmanı bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan 11/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda; ".. -Davaya konu olan ve Davacının bilgisi ve onayı dışında tamamlandığı belirtilen işlemlerin internet bankacılığı üzerinden gerçekleştirildiği, Davacının internet bankacılığı hesabına giriş yapılabilmesi için Davalı Banka tarafından BDDK’ nın belirlemiş olduğu 2 aşamalı güvenlik adımının uygulanması gerektiği,
-Davaya konu işlemler öncesinde Davacının internet bankacılığı hesabına giriş yapılmış olduğu, Davalı Banka tarafından, BDDK' nın belirlemiş olduğu 2 aşamalı güvenlik adımının uygulanmış olduğunun anlaşıldığı, internet bankacılığına giriş sırasında, ilk olarak yalnızca banka müşterisine ait bilgiler ile statik şifre girişi yapılması gerektiğinden ve söz konusu bilgiler yalnızca Davacının uhdesinde bulunduğundan dolayı, bu adımın geçilmesi için gerekli bilgilerin 3. Şahısların eline geçmesinin de Davacı kaynaklı güvenlik zafiyeti olarak açıklanabileceği, bununla birlikte Davacının,
banka tarafından gönderilen güvenlik SMS şifresini telefonda arayan kişilerle paylaşmış olduğunun açıklandığı, dolayısıyla davaya konu işlemlerin gerçekleştirilmesi için internet bankacılığına giriş aşamalarında Davacı kaynaklı güvenlik zafiyeti ortaya çıkmış olduğundan dolayı işlem sorumluluğunun Davacı üzerinde olduğu,
-Davacının belirtilen eyleminin ağır kusur olarak nitelendirilmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu, bu durumda davalı bankanın sorumluluğunu cihetine gidilemeyeceği,..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bankacılık konusunda uzman bilirkişi ...ve bilgisayar mühendisi bilirkişi ... tarafından hazırlanan 30/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...
1)Davaya konu alacakların; davacının, davalı bankanın .../... Şubesi nezdindeki hesabından, internet şube kanalından 05.04.2023 tarihinde gerçekleşen 2 adette toplam 279.111,00 TL’lık EFT işleminden kaynaklandığı,
2)Davaya konu işlemlerin internet şube kanalından gerçekleştirilmesi için BDDK tarafından yayımlanan “Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”te belirtilen iki bileşenden oluşan kimlik doğrulama mekanizmasının uygulandığı,
3)Ticari İnternet Şubesi Girişi için üretilen ve davacının davalı banka siteminde kayıtlı ... no.lu cep telefon numarasına SMS mesajla gönderilen doğrulama kodunun, sisteme girilmesi suretiyle davacının hesabına erişim sağlandığı,
4)Davacının hesabına internet şube kanalıyla giriş için gerekli olan şifre ve onay kodlarının, davacının davalı banka sisteminde kayıtlı cep telefonu numarasına, SMS mesajları ile gönderildiğinin, telefon hattının ait olduğu ... A.Ş. tarafından, sayın Mahkemeye gönderilen ... Kayıtları Raporundan anlaşıldığı,
5)İnternet şubeye giriş için gerekli olan kullanıcı ismi, şifre ve mobil onay kodu bilgilerinin gizliliği, korunması ve üçüncü kişilerin eline geçmemesi hususunda, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler, yasal mevzuat ve yerleşik Yargıtay ilamları uyarınca, kullanıcıların yükümlülüklerinin bulunduğu,
6)Davacı vekilinin beyanlarından, davacının mevduat hesabına internet şube kanalından gerçekleşen erişimin, 3’ncü şahıslarca davacı şirket yetkilisi ile telefonla doğrudan irtibat kurularak, gizli tutulması gereken Kullanıcı Adı, Müşteri Numarası, Şifre ve sisteme kayıtlı telefonuna gelen Onay Kodu’nun, davacı şirket yetkilileri tarafından 3’ncü şahıslara bizzat söylenmesi suretiyle gerçekleştiği, tüm bu tespitler göz önünde bulundurulduğunda, davalı bankaya atfedilebilecek bir sorumluluğun bulunmadığı..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/573, K. 2025/27, 21 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama