İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/576 K.2025/102

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya…

Esas2023/576Karar2025/102Tarih27 Ocak 2025Okuma9 dk · 1.878 kelime

KÜNYE

T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
27 Ocak 2025
Dosya no
2023/576
Karar no
2025/102
İncelenen kararın mahkemesi
ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
21/12/2022 (Karar
Numarası
2022/67 Esas, 2022/770 Karar
Dava
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.878 kelime·9 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2013 yılına kadar Bayburt'ta ...

Eczane adlı eczaneyi işlettiğini, müvekkilinin ilaç tedariğini 2009-2012 yılları arasında davalı ...Ecza Deposundan sağladığını, müvekkilinin ...ecza deposundan ilaç alırken bono imzaladığını, müvekkilinin ticari hayatının 2013 yılı Ocak- Şubat ayı itibari ile sekteye uğraması nedeniyle müvekkilinin ticari faaliyetlerine 2013 yılı nisan ayı itibari ile fiili olarak son verdiğini, resmi olarak ticareti ise 2013 yılı ağustos ayında bıraktığını, davalı şirketin müvekkili aleyhine Erzincan İcra Dairesinin 2016/...Esas sayılı dosyasında 78.704,13 TL bedel üzerinden 16/05/2013 tarihinde takip başlattığını,

takibin dayanağının ise 3 adet bono gösterildiğini, 01/04/2013 Tanzim tarihli 30/04/2013 tarihli 26.000 bedelli bono, 10/04/2013 tanzim tarihli 30/04/2013 tarihli 26.000 bedelli bono, 22/04/2013 tanzim tarihli 30/04/2013 tarihli 30.000 bedelli bono olmak üzer toplam üç bono üzerinden 78.704,13 TL takip başlatıldığını, başlatılan bu takip için düzenlenen ödeme emrinin 25/05/2013 tarihinde tebliğe çıkarıldığını, 08/06/2013 tarihinde müvekkilinin ayrıldığı adresine tebligat evrakında mernis şerhi olmamasına rağmen TK 21/2 maddesi gereğince usulsüz olarak tebliğ edildiğini,

tebligatın yapıldığı tebliğ mazbatasında müvekkilinin belirtilen adresten ayrıldığı belirtilmesine rağmen TK 10 maddesi gereğince davalı vekili tarafından TK 21/2 maddesine göre mernis şerhli tabligat çıkartılması talep edilmediği,

dosyanın usulsüz olarak kesinleştirildiği ve haciz aşamasına geçildiğini, her ne kadar dosya Erzincan İcra Müdürlüğü tarafından usulsüz olarak kesinleştirilmişse ve müvekkili hakkında maaş haczi talebi kabul edilerek çalıştığı kuruma haciz müzekkeresi yazılmışsa da ortada usulüne uygun bir tebligatın olmaması nedeniyle kesinleştirme olmadığının kabulü gerektiğini, bu nedenle davalı vekilinin müvekkili hakkındaki maaş haczi taleplerinin hukuken bir anlamı olmadığını, yapılan bu işlemlerin TTK 749 maddesinde öngörülen 3 yıllık zaman aşımını durdurmadığını,

müvekkili hakkında başlatılan takibin yetkisiz İcra Müdürlüğünde başlatılmış olması nedeniyle açmış olunan tebligatın usulsüzlüğü ve yetki itirazı ileri sürdükleri davanın Erzincan.... İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/...

Esas, 2021/... karar sayılı ilamı ile reddedildiğini, müvekkili hakkında başlatılan takibin kesinleşmesinin usule uygun olduğu kabul edilse dahi davalı/alacaklı vekili takibin kesinleşmesinden sonra 01/04/2016 tarihinde müvekkili hakkında maaş haczi talebinde bulunduğunu, davalı vekili bu talebinden sonra 22/04/2019 tarihinde tekrar maaş haczi talebinde bulunduğunu, arada davalı vekilinin zaman aşımını kesen herhangi bir işlemi olmadığını, dolayısıyla takibe konu bonolar (kesinleştirme usule uygun kabul edilirse) kesinleştikten sonra 01/04/2019 tarihinde zaman aşımına uğradığını,

taleplerinin eldeki bonoların takibin kesinleşmeden önce (kesinleşme usulüne uygun kabul edilecek olursa kesinleşmeden sonra) zaman aşımına uğramış olması nedeniyle mahkemece eldeki davayı genel hükümlere göre değerlendirerek çözüme kavuşturmasını, bu durumda borcun olmadığı her türlü delille ispat edilebileceğini, müvekkili aleyhine yapılan takibin zaman aşımına uğradığının tespiti ile,

davalı tarafından Erzincan İcra Dairesinin 2016/...Esas sayılı dosyasında başlatılan 78.704,13 TL bedelli takip nedeniyle müvekkilinin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyetle takip yapması nedeniyle İİK 72/5 maddesi gereğince % 40 dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava niteliği itibariyle ticari bir dava olduğundan arabuluculuk yoluna başvurulmasının dava şartı olduğunu, davacı yanı arabuluculuk yolunu tüketmeden dava açmış olması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davaya konu bonolar hakkında taraflarınca Erzincan İcra Dairesinin 2016/...E.

Sayılı dosyasında önceden takip yapılmış olduğundan yetkili mahkemenin Erzincan mahkemeleri olması gerektiğini, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkisiz olması nedeniyle yetkiye itiraz ettiklerini, yetkili mahkemenin Erzincan Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin Türkiye genelinde eczanelere ilaç dağıtımı yapan ecza deposu olduğunu, davacının ise serbest eczacı olarak faaliyet gösterdiği dönemde müvekkili şirketten cari hesap ile müvekkilden mal alarak borçlanmış ve bu borçlar karşılığında çek bono verdiğini, dava dilekçesinde de ikrar edildiği üzere davacı, 31/01/2013 tarihine kadar müvekkilden mal almaya devam ettiğini,

borcun vadesinde ödenmemesi üzerine mal satışı durdurularak alacağın tahsili için icra takibi yoluna gidildiğini, görüldüğü üzere bonoların teminat için verildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın borcunu ödemediğinden Erzincan İcra Dairesinin 2013/...E. (yenileme ile 2016/...olmuştur.) dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yapılan takibe borçlunun itirazda bulunmadığını, dosya borcunun kesinleştiğini, 2013 yılından bu yana borca itiraz etmeyen ve borcu ödemek için sürekli müvekkili şirket yetkilileri ile görüşmek isteyen davacının,

aradan geçen 8 yılı aşkın bir süredir takipten haberdar olmadığı iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, bu nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, kötüniyetli dava açılmış olması nedeniyle davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava 3 adet senet dayanak yapılarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Davacı vekili müvekkilinin 2013 yılından önce eczane işlettiğini, daha sonra bu ticareti bıraktığını, ticaretinin devam ettiği sürede davacıdan ilaç aldığını ve bunun karşılığında senet verdiğini, dava konusu senetlerin mal karşılığında verildiğini ancak davacının bir mal teslim etmediğini beyan etmiştir.

Davalı ise dava konusu senetlerin teminat amacıyla verilmediğini, davacıya verilen malın karşılığında bu senetlerin düzenlendiğini ve davacını borcunu ödemediğini beyan etmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. Davacı defterlerini ibraz etmemiş, davalı ise ibraz etmiştir. Davalının 2012 yılı yevmiye defterinin kapanış onayının bulunmadığı, 2013 yılı defterlerinin ise açılış ve kapanış onaylarının bulunduğu sabittir.

HMK'nin 222/2.maddesi "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır." şeklindedir.

HMK'nin 222/3.maddesi ise "ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

(Ek cümle:22/7/2020-.../23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.

Davalının ticari defterlerinin incelenmesinde davacının davalıya 414.411,92 TL tutarında borcunun olduğu, bununla beraber davalının davacıdan dava konusu senetler nedeniyle de 78.842,42 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacının defterlerini ibraz etmemesi ve davalının defterlerinin 2012 yılı kapanış tasdiklerinin yapılmaması nedeniyle tarafların ticari defterleri HMK'nin 222.maddesi gereğince delil olarak değerlendirilememiştir.

Bu halde taraflar arasındaki borç ilişkisinin senetlerden kaynaklandığı ve başkaca delil ibraz edilemediği anlaşılmaktadır. Senet bono vasfında olup malen kaydı bulunduğundan ve senedi elinde bulunduran taraf davalı taraf olduğundan, bu senet karşılığında malın teslim edilmediği iddiasını davacı taraf ispatlamalıdır.

Ancak davacı taraf soyut ifadelerle malın teslim edilmediğini beyan etmiş, mal teslimi hususunu senedin geçerliliğini ortadan kaldıracak şekilde HMK'nin 200 ve devamı maddeleri gereğince yazılı olarak ispat edememiştir. Davalı ise icra takibinde 234.00 TL komisyon adı altında bir kalemle talepte bulunmuştur ancak bu alacak kaleminin dayandığı yazılı belge dosyaya ibraz edilememiştir.

Açıklanan nedenlerle davacının malın teslim edilmediğini ispatlayamaması ve davalının da komisyon bedelinin dayanağını ispatlayamaması nedeniyle davanın kısmen kabulü ile; davacının Erzincan İcra Dairesinin 2016/... (yenileme öncesi 2013...) Esas sayılı dosyasında davalıya 234,00 TL borçlu olmadığının tespitine, fazla istemin reddine, yasal şartlar oluşmadığından" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Erzincan İcra Müdürlüğü'nün 2016/...Esas sayılı dosyasında bulunan bonoların takip sonrası zamanaşımına uğradığını, müvekkiline ait ticari defterleri sunmadıkları yönündeki mahkeme kabulünün hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin basit bir ticari işletme sahibi olup davalı gibi büyük mükellef olmadığını, muavin defter kayıtlarını sunduklarını, müvekkilinin defterleriyle muavin defter kayıtlarının farklı olması ihtimalinin olmadığını, müvekkilinin muavin defter kayıtlarında bulunan faturaların bilirkişi raporunda da görüldüğü üzere davalının ticari defterlerinde de kayıtlı olduğunu,

davalının ticari defterlerinde bunun haricinde gerçekle bağdaşmayan kayıtlar mevcut olduğunu, davalı tarafın tek taraflı işlemiyle defterine kaydettiği faturaların bir çoğunun müvekkilinin kayıtlarında bulunmadığını, sunmuş oldukları muavin kayıtları esas alınarak inceleme yapılmadığını, davalının kayıtlarının mahkemece tek taraflı incelendiğini, buna rağmen 01/04/2013, 10/04/2013 ve 22/04/2013 tarihlerinde müvekkilinin davalı şirketten her hangi bir mal almadığı sabit olmasına rağmen mahkemece önceye dayalı borç bakiyeleri gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verildiğini,

bilirkişinin tespitinden sonra müvekkili tarafından davalı şirkete toplam 315.000,00-TL haricen tahsilat yapıldığının mahkemeye bildirilmesine rağmen bu hususun dikkate alınmadığını, dava konusu senet metinlerinden de anlaşıldığı üzere dava konusu senetlerin davalıya mal almak için verildiğini, senetlerde malen kaydı bulunduğunu, ancak senetler karşılığında bir mal verilmediğini, bu nedenle senetlerin bedelsiz kaldığını, davalı tarafın Erzincan İcra Dairesi'nin 2020/...

Esas sayılı dosyasında 345.763,05-TL bedel üzerinden takip başlattığını, aynı gün 30.000,00-TL bono düzenleyerek müvekkiline mal vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, senetlerin takip sonrası zamanaşamına uğramış olmaları nedeni ile ispat külfetinin yer değiştirdiğini, davalı tarafın müvekkilinden alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE

Dava, bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili 30/04/2013 vade ve 01/04/2013 tanzim tarihli, 26.000,00-TL bedelli, 30/04/2013 vade ve 10/04/2013 tanzim tarihli, 26.000,00-TL bedelli, 30/04/2013 vade ve 22/04/2013 tanzim tarihli, 30.000,00-TL bedelli malen kaydı bulunan 3 adet bononun müvekkili tarafından davalıdan ilaç alınırken imzalanarak verildiğini, davalı tarafın müvekkilinin mal almak için vermiş olduğu bu senetler karşılığında her hangi bir mal teslim etmediğini, senetlerin bedelsiz kaldığını,

takip konusu senetlerin takip sonrası zamanaşımına uğradığını iddia ederek Erzincan İcra Dairesi'nin 2016/...Esas sayılı dosyasında müvekkilinin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, davalı vekili söz konusu bonoların mal karşılığında verildiğini, teminat amacıyla verilmediğini savunmuş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 680 inci maddesi uyarınca açığa senet düzenlenmesi mümkün olup, senedin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerektiği, ayrıca, malen kaydı bulunan bonoda, bono lehtarının malı teslim ettiğini kanıtlaması gerekmeyip, aksine malın teslim edilmediği hususunun bonoyu düzenleyen borçlu tarafından ispat edilmesi gerektiği, dava konusu bonolarda malen kaydı bulunduğu ve davalı alacaklı tarafından bu kaydın talil edilmediği, buna göre malın teslim edildiğinin karine olduğu, senetteki kaydın aksinin yazılı belge ile davacı tarafından ispatlanması gerektiği (Bknz.

Y.11.H.D., 2024/1678 E. 2024/6760 K., Y.11.H.D. 2021/4889 E. 2023/2050 K., Y.19.H.D., 2018/871 E. 2018/6570 K. sayılı ilamları aynı yöndedir.) dosya kapsamı itibariyle davacının yazılı delil ile mal teslim edilmediğini ispatlayamadığı, davacı tarafın 315.000,00 TL haricen ödeme yapıldığını iddia ettiği, Erzincan İcra Müdürlüğü'nün 2020/...

E. sayılı dosyasında alacaklı vekilinin 315.000,00 TL tahsilatı bildirdiği, söz konusu ödemenin bir başka borç için yapıldığı, senedin takip sonrası zamanaşımına uğraması yönündeki iddianın takip hukukuna yönelik olduğu anlaşıldığından, dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından,

davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 27/01/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/576, K. 2025/102, 27 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Delillerin Tartışılması, Hukuki Sebep Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/576
Karar No
2025/102
Tarih
27 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/576 K.2025/39
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/577 K.2025/62
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/577 K.2025/43
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/578 K.2025/29
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/578 K.2025/49
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/581 K.2025/2

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.