KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/356 Esas
- Karar no
- 2024/856
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
- Dava tarihi
- 04/06/2024
Karar Metni
1.195 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Mahallesi ... adresinde 03.04.2022 tarihinde davalı ... tarafından yürütelen iş kapsamında, ...'ye bağlı ekipler ve çalışanları tarafından yapılan kazı çalışmaları esnasında müvekkiline ait tesisler hasara uğratıldığını, hasar tespitine ilişkin olarak müvekkili şirketin yetkililerince tutulan tutanaklar ve belgelerin tümü dilekçemiz ekinde yer aldığını, bu zarara ilişkin olarak tarafımızca .... İcra Müdürlüğü’ nün ...
E. sayılı dosyası üzerinden borçluya ödeme emri gönderildiğini ve ödeme emri borçluya tebliğ olduğunu, davalı tarafından ödeme emrine itiraz edilmiş olup takip durduğunu, davalı tarafın ekiplerinin ve işçilerinin kusurundan sorumlu olmadığı iddia edilemeceğini, oluşan hasarın ve dolayısıyla zararın sebebi yapılan kazı çalışması olduğunu, bu durum hasar tespit tutanakları ve hasarın oluştuğu yerin fotoğraflarıyla da kesinleştiğini, Türk Borçlar Kanunu 66. Maddesi'nde yapılan düzenlemeyle adam çalıştıranın sorumluluğunu düzenlendiği,
müvekkilinin altyapı emtiası kusursuz çalışır ve müşterilerine hizmeti sorunsuz şekilde sağlarken davalı ... tarafından başlatılan kazı çalışması sonucu altyapı hizmetleri zarar gördüğünü, bu hasar sonucunda müvekkilinin hem hasarı gidererek maddi kayba uğradığını, hem de bölgede hizmet alan vatandaşlara gerekli hizmeti sağlamaktan bir süre aciz kaldığını, tüm bu nedenlerle itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatına, karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Yargı yolu itirazında bulunduklarını, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, Haksız fiilden mütevellit zararların tazminini düzenleyen B.K mad.
41’e göre zararın tazmini için kusur –zarar-illiyet bağı oluşmadığını, dava konusu hasar iddiasına bağlı tazminat talebinin muhatabı müvekkilinin olmadığını, müvekkili eylem ve işlemlerinden doğan bir zarar olmadığını, hukuken sorumluluğu bulunmadığını, Borçlar Kanununun 41. maddesi hukuki eylemin giderim borcunu doğurabilmesi için kasten ve ya ihmal ile işlenmesini öngördüğünü, müvekkili idarenin, hasarı meydana getiren yüklenici firma elemanları üzerinde BK.
55 anlamında gözetim ve denetimi olmadığını, istisna akitlerinde, işi ihale eden idareler, iş sahibi konumunda olduğunu, bu sebeple müvekkili idarenin iş sahibi değil de işveren olarak değerlendirilmesi ve yüklenici firma elemanları tarafından verilen hasarlardan sorumlu olduğunun ileri sürülmesi hukuka aykırı olduğunu, müvekkili idare bir kamu kuruluşu olup inşaat işleriyle uğraşmadığından bu işleri ihale yoluyla ve istisna akdiyle yüklenici firmalara yaptırdığını, bahse konu adreslerde müvekkili ihale edilen ve ...
İnş. San. ve Tic. A.Ş. taahhüdü altındaki "... Müteferrik Atıksu, Yağmursuyu Kanalı ve Boru İtme İnşaatı" işi kapsamında çalışmalar yaptığını, tüm bu nedenlerle müvekkilinin sorumlu olmadığını ve davanın karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, tutanak mümzi beyanı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre dava; haksız fiilden kaynaklı zararın tahsili için açılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.
Uyap üzerinden entegre edilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine;14.268,36 TL hasar bedeli, 3.206,97 TL faiz olmak üzere toplam 17.475,33 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının itirazı ile takibin durduğu ve işbu davanın 1 yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafından uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğu ileri sürülmüş ise de davalının özel hukuk hükümlerine tabi olduğu ve adli yargının ve mahkememizin bu nedenle görevli olduğu değerlendirilmiştir.
Davalı taraf zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunmuş ise de haksız fiil tarihinin 03.04.2022 tarihi olduğu, icra takibinin ise 04.10.2023 tarihinde açıldığı dolaysıyla 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı görülmüştür.
Taraflar arasındaki ihtilaf davalının hasardan sorumlu olup olmadığı, yapılan kazı çalışmasında sorumululuğunun olup olmadığı, hasar kalemleri ve miktarı noktalarında toplanmakta olup tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda mahkememizce bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak. Dosya kapsamında bulunan Hasar Tespit Tutanağında. 03.04.2022 tarihi saat 10:00’da... Santrali ve yeraltı güzergahına ...
Genel Müdürlüğü tarafından hasar verildiği bilgileri bulunduğu, kazı yapılacak alanda kazı yapılmadan önce altyapı tespit cihazları ile alanda herhangi bir tesis olup olmadığının belirlenmesi ile kazı esnasında ortaya çıkabilecek olan hasarın engellenebileceği, dosya kapsamına sunulan fotoğraflar ve tanık beyanının hasarın varlığını destekler nitelikte olduğu, hasar onarımında kullanılan malzemeler için malzeme satıcılarında, internet siteleri üzerinde yapılan araştırma, incelemelerde toplam hasar bedeli 14.268,36 TL’nin tutarlı, uygun olduğu,
03.04.2022 Tarihli Hasar Tespit Tutanağında, “... adına yapılan yağmur ve atıksu çalışmaları esnasında güzergaha hasar verip üstü kapatıldığı, ... çalışması bittikten sonra güzergah tamir edilmiştir. Hasar yüklenici firma 2 tane çalıştığı için hasar ...’ye tutuldu.” açıklaması bulunduğu, hasarın ... İnş. ve Müh. A.Ş. + ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.
İş Ortaklığı’na yönlendirilerek, davaya dahil edilmesinin ve hasar tazminatının “all risk” sigorta kapsamına dahil edilmesinin hususu mütalaa edildiği anlaşıldı.
Dosya kasamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde. Davalının kazı çalışması yaptığı alanda bulunan davacının yeraltı tesis ve kabloların zarar verildiği, hasara sebebiyet verenin ... olarak tutanakla tespit edildiği, mahkememizce dinlenen tutanak mümzi ...'ın 03.04.2022 tarihli hasar tespit tutanağını kendisinin tuttuğunu, dava konusu yerde ...'nin atık suyu ve yağmur suyu çalışması yapan 2 adet taşeron firmasının olduğunu, beyan etmiştir.
Tanık ifadesine göre kazı çalışması yapanın ...'nin taşeron firması olarak tespit edildiği, ...
Koordinasyon Şube Müdürlüğünün 13.06.2024 tarihi müzekkere cevabına göre davalıya dava konusu hasar mahallini ve hasar tarihini kapsar şeklide alt yapı kazı ruhsatı verildiğinin anlaşıldığı, davalı aleyhine tespit yapılmasını gerektirir bir kanıtın davalı tarafından ileri sürülmediği, tutanağa ve tanık beyanlarına itibar edildiği, kazının davalı tarafından yapıldığı ve davacı yeraltı tesislerine zarar verildiğinin anlaşıldığı, olay sonrası bir tespitin yaptırılmadığı ve onarımın yapıldığı, dolaysıyla sonradan olaya ilişkin bir tespitinde mümkün olmadığı,
ancak sunulan olay yeri fotoğraflara göre değerlendirme yapılabileceği, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli denetime elverişli olduğu, davalının alt yapı işini 3. şahıs firmalar aracılığıyla yaptırmasının gözetim ve denetim yükümlüğünü ortadan kaldırmayacağı, dolaysıyla bizzat görevli ve sorumlu olduğu işlerin yapılması sırasında oluşan zararlardan sorumlu olacağı, davacının bilirkişi raporu ile tespit edilen 14.268,36 TL TL tutarda alacaklı olduğu, haksız fiil tarihi ile takip tarihi arasında mahkememizce resen yapılan hesaplamaya göre faiz miktarının 3.218,69 TL olduğu, davacının talep ettiği faiz miktarının daha düşük olduğu,
taleple bağlı kalındığı, alacağın likit olmadığı yargılamaya muhtaç olduğu anlaşılmakla, davacının davasının kabulü ile; davalının ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi uygulanmak suretiyle takibin kaldığı yerden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, arabuluculuk başvurusunun 32 adet icra dosyası için olduğu ve 3.600 TL ücret ödendiğinden arabuluculuk ücreti 1/32 oranında hesaplanarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/356, K. 2024/856, 31 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama