KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Esas no
- 2024/357 Esas
- Karar no
- 2025/404
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 04/06/2024
Karar Metni
963 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; ...adresinde 12.04.2022 tarihinde davalı ... tarafından yürütelen iş kapsamında, ...'ye bağlı ekipler ve çalışanları tarafından yapılan kazı çalışmaları esnasında müvekkiline ait tesislerin hasara uğratıldığını, bu zarara ilişkin olarak taraflarınca ... 14. İcra Müdürlüğü’nün ...
E. sayılı dosyası üzerinden borçluya ödeme emri gönderildiğini ve ödeme emrinin borçluya tebliğ olduğunu, borçlu tarafından ödeme emrine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafın her ne kadar haksız fiilinden, zarardan, borçtan ve kusurundan haberdar olsa da borcunu ödemeye yanaşmadığını ve icra takibine itiraz ederek kötü niyetini sürdürdüğünü, davalı tarafca yapılan kazı çalışması esnasında müvekkiline ait yer altı şebekeleri, davalının ekiplerinin ve işçilerinin kusuru sonucu zarar gördüğünü,
müvekkilinin altyapı ağında meydana gelen zararın yapılan kazı çalışması dışında bir sebepten kaynaklanması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının ekiplerinin ve işçilerinin yürüttüğü kazı çalışması yapılırken kullanılan kepçenin dışarıdan bir müdahale ile müvekkilinin kablo ve sair yapıya zarar verdiğinin açık olduğunu, müvekkili şirketçe hasarın bir an önce giderilmesi,
müşterilerinin mağdur olmaması adına hasarı ivedi bir şekilde onararak zararı minimuma indirmeye çalıştığını, davalı müvekkilin iyi niyetini suistimal ederek ödeme yapmaktan kaçındığını, müvekkilinin zararı gerek hasar tespit tutanakları gerekse faturalar ve diğer belgelerle sabit olduğunu, borcun miktarı konusunda bir tereddüt bulunmamakta olduğunu belirterek davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; yargı yolu yönünden davanın güncel uyuşmazlık mahkemesi kararlarına göre idare mahkemesinde açılması gerektiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, müvekkili idare ...'ye işbu davada husumet yöneltilemeyeceğini, dava ve hukuki menfaat şartı olmadığını, davacı tarafça açılan davanın, hukuki mesnetten yoksun olduğunu, eğer mevcut ise söz konusu zarara idarelerinin neden olmadığını, zarar ile idarelerinin eylem ve işlemleri arasında illiyet bağı olmadığını, davacının davasının usul hukuku ilkelerine göre reddedilmesi gerektiğini,
davacı davasını hasar iddiasına dayandırmakta ise de tazmini istenen zarar miktarı ve tazmin bedelinin dayandırılmış olduğu deliller tek taraflı deilller olduğunu, davacı fotoğraf ve sair deliller sunmuş ise de bu delillerin olayla bağlantısı henüz ispat edilmediğini, bu nedenle davacı davasını ispat edecek nitelikte bilgi ve belge sunmadığını, davacı zarara uğradığı iddiasını, dava dosyasına sunmuş olduğu deliller ile ispat edebilmiş olmadığını, davacının zarara uğradığı iddiasını ve buna ilşikin yaptığı masraf ve ödeme var ise bunları ispat etmesi gerektiği gibi idarenin bu hasardan sorumluluğunu da ispat etmesi gerektiğini,
idare söz konusu hasardan sorumlu olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davaya konu tazminat iddiasındaki faiz isteminin hukuka aykırı olduğunu, faiz isteminin başlangıç tarihi olay tarihi olarak bildirilmemiş ise de bu istem hukuka aykırı olduğunu, idarenin temerrüde düşürülmeden hasar tarihinden itibaren faiz talep edilmesi hukuk dışı olduğunu, davalı idare, açılan işbu dava ile birlikte mütemerrit hale geldiğini, faiz isteminde dava tarihi esas alınması gerektiğini, talep edilen alacak miktarının fahiş olduğunu, davaya konu tazminat istemi miktarının da fahiş olduğunu,
söz konusu tazminat miktarı sunulan delillerdeki miktarların gerçeğe uygun olup olmadığı ve belgelerin sıhhati değerlendirilmesi gerektiğini, harçların yatırılmamış olması, gider avansının eksik olması ihtimalinde yine dava şartı yokulğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
İhbar olunan vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; bahse konu dosyadaki hukuki ihtilaftan dolayı müvekkili şirketin herhangi bir kusuru veyahut sorumluğu bulunmamakta olup fazlaya dair her türlü talep, dava ve diğer yasal hakları saklı kalmak kaydıyla ihbar ve aleyhe olan hususları kabul etmediklerini beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Eldeki dava, itirazın iptali davasıdır.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 21/04/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre;... adresindeki ...’a ait kablo ve güzergaha ... tarafından hasar verildiği bilgileri bulunduğunu, Hasar Tespit Tutanağında ek bilgi olarak, “... adına 2 tane yüklenici firma belirtmiş olduğum sokak ve adres lokasyonda tüm güzergahlara hasar verdikleri üstlerini kapattıkları için hangi yüklenici firmanın hasar verdiği tespit edilemedi.
Buna istinaden hasar ...’ye tutulmuştur.” açıklaması bulunduğunu, Malzeme bedeli 1.698,41 TL, işçilik bedeli 2.870,64 TL olmak üzere toplam hasar bedelinin 4.569,05 TL olarak hesaplandığını, Hasarın ...A.Ş. + ...A.Ş. İş Ortaklığı’na yönlendirilerek, davaya dahil edilmesinin ve hasar tazminatının “...” sigorta kapsamına dahil edilmesinin gerekip gerekmediği hususunun Mahkeme’nin hukuki takdirine ait husus olduğu tespit ve kanaatlerine ulaşıldığını belirtmiştir.
Davacının davalıya bağlı ekiplerin yaptığı kazı çalışmaları nedeniyle zarara uğradığını belirterek eldeki davayı açtığı, zarardan davalının sorumlu olup olmadığının anlaşılması için delillerin toplandığı, tanık dinlendiği ve bilirkişi raporu alındığı, toplanan tüm delillerle dava konusu hasar bedelinden davalının sorumlu olduğunun tespit edildiği, bu şekilde davacının hüküm kısmında gösterilen tutarı davalıdan talep edebileceği kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiş, alacağın likit olmadığı gözetilerek davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, arabuluculuk ücretinin 32 adet icra dosyası için 3.600 TL olduğu gözetilerek arabuluculuk ücreti 1/32 oranında hesaplanmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/357, K. 2025/404, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama