KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
- Esas no
- 2024/421 Esas
- Karar no
- 2025/692
- Dava
- Menfi Tespit ve İstirdat
- Dava tarihi
- 16/07/2024
Karar Metni
874 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacılar vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davaya konu çekteki imzanın, keşideci ve ciranta konumundaki müvekkili şirketlere ait olmadığını, müvekkillerinin davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmamakta olduğunu, davaya konu ...bank ...şubesinden verilme ... seri nolu, 30.05.2024 vade tarihli, 600.000 -TL tutarındaki çek, keşideci durumundaki müvekkili ... Şirketi yetkilisi ve ciranta konumundaki ... Otomotiv Sanayi Ticaret Ltd.
Şti. yetkilisi tarafından imzalanmadığını, imzaların taklit edilerek piyasaya sürüldüğünü, daha sonra çekin yukarıda adı belirtilen davalı şirkete nasıl ulaştığı, kendi ad ve soyadı yazılarak imzanın kim tarafından neden atıldığı konusunda müvekkilinin hiçbir bilgisi bulunmamakta olduğunu, dava konusu çalınan çekin üzerindeki imzaların, müvekkili şirketlere ait olmadığını, müvekkillerinin şirket yetkilileri tarafından imzalanmayan ç̧ekten dolayı müvekkillerinin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığın, davalı alacaklının, müvekkilleri aleyhine,
aslen hak kazanmış olmadığı sözde alacağı için kötü niyetle icra takibi başlattığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı müvekkillerinden; ... Şirketinin ...bank ...şubesinden verilme ... seri nolu, 30.05.2024 vade tarihli, 600.000 -TL tutarındaki çek yönünden borçlu olmadığının tespitine, ... Ltd.
Şti. yönünden ilgili çek bedeli davalıya ödenmek zorunda kalındığından ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte istirdatına karar verilmesini, davalılar aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... A.Ş ile dava dışı borçlu ... Şirketi arasında faktoring sözleşmesi imzalandığını, Faktoring sözleşmesi gereği borçlu ... Şirketi'nden faturalar ile tevsik edilmiş alacak temlik alındığını ve ödeme aracı olarak; ...BANK ...ŞUBESİ/ ...
Şubesine ait ... seri no'lu 600.000,00 TL'lık 30.05.2024 keşide tarihli çekin müvekkili şirkete ciro edildiğini, müvekkili şirketin yasal süresi içerisinde çeki bankaya ibraz ettiğini ancak çekin karşılığı bankada bulunmadığı için çek hakkında karşılıksızdır işlemi yapıldığını, müvekkilinin şirket alacağına kavuşmak için davacı borçlu adına ...
26. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosya ile takip başlattığını, davacı şirketin, çekin kendilerine ait olduğunu ve ticari ilişki kapsamında verildiğini teyit ettiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu çekin, davacı ... ile dava dışı ...arasındaki ticari ilişkiye dayanılarak ciro edildiğini, davacı yan tarafından henüz suç duyurusunda bulunulmadığını ve çekin nasıl elinden çıktığına ilişkin açıklama yapılmadığını, davacı tarafça iddia edilen imza inkarının açıklığa kavuşabilmesi için belirli şartları sağlayacak incelemelerin yapılması gerekeceğini,
müvekkili şirket iyiniyetli hamil oldugundan kötüniyet tazminatı talebinin dayanağı olmadığını belirterek davacı yanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, dava değerinin %20 sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine icra inkâr tazminatına ve %10 oranında para cezasına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Eldeki dava, menfi tespit ve istirdat davasıdır.
08/09/2025 tarihli ATK raporuna göre; İnceleme konusu çekte atılı keşideci imzası ve arka yüzde 2. ciroda atılı imza ile ...'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığı hususlarını bildirmiştir.
Doktrinde ve uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. (Yargıtay HGK ... esas ,... karar sayılı 4.3.2015 tarihli ilamı )
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacıların davaya konu çekteki imzaların kendilerine ait olmadığını ileri sürerek eldeki davayı açtığı, imzanın sahteliğinin mutlak defilerden olup herkese karşı ileri sürülebileceği, mahkememizce alınan ATK raporu ile çekteki imzaların davacılara ait olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle dava konusu çek nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadığı gözetilerek davacıların menfi tespit talebinin kabulü ile davacı ... şirketinin istirdat talebinin kabulüne karar verilmiş, davalının icra takibinde kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davacıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/421, K. 2025/692, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama