KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/647
- Karar No
- 2025/402
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
Karar Metni
2.592 kelime·13 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/647
KARAR NO : 2025/402
DAVA
Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/08/2022
KARAR TARİHİ : 30/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı ------, davaya konu aracı kendisinden satın alan ----- yaklaşık 10 aya yakın bir süre boyunca aracı kullandığını ve bu süre boyunca ------ tarafından araçla ilgili önemli bir ayının herhangi bir önemli arıza ihbarında bulunmadığını, sonrasında müvekkilinin ayıp nedeniyle yasal haklarını aramasına mani olmadığını, müvekkili firmanın ayıplı araç yüzünden mağdur olduğunu ve (davayı ikame ettikten sonra dahi gelişen arızalarla) mağdur olmaya devam ettiğini, arıza ihbarında bulunulmadığının ileri sürüldüğünü ancak alıcı ----- Davalı ----,
aracın kendi servisine değil başka bir yetkili bayi olan ------ 13.06.2022 tarihinde verildiğinin ve şaftın arızalı olduğu bildirilerek garanti kapsamında arızalı parçanın komple değiştirildiğinin taraflarınca dilekçeyle belirtildiğini ifade ettiğini, hiç şüphesiz 'ayıplı' aracı davalı satıcı firma servisine götürme gibi bir zorunluluk bulunmayıp, herhangi bir yetkili servise götürme konusunda müvekkilinin muhayyer olduğunu, Davalı -----, araçta mevcut bir teknik arıza bulunmamasına ve bu yaşanan problemler kendisine atfedilemeyecek olmasına rağmen araç satıcısından aracın aynısı ile değiştirilmesi talebinde bulundunulduğunu' ifade ettiğini,
mahkemece yaptırılacak Bilirkişi incelemesi ile de sübut bulacağı üzere araçta teknik problemler mevcut olduğunu, aracın ayıplı olduğunu, davalı -----, aracın ---- tarafından yaklaşık olarak 10 ay kullanıldığı dönemde herhangi bir arıza raporuna rastlanmadığı halde tarafımıza satışından sonraki 2 aya yakın süreçte aracın 4 kez arızalanması,
aracın taraflarınca özensiz kullanımı veya araçta satıştan sonra bir arızanın ortaya çıktığını gösterdiğini" ifade ettiğini, müvekkilinin 'özensiz' araç kullandığı iddiasını kabul etmediklerini, kaldı ki yapılacak Bilirkişi incelemesinde de bu durum yani özenli olarak aracın kullanılmasına rağmen teknik problemlerin ortaya çıktığı tespit edileceğini, diğer ihtimal olarak ileri sürülen "araçta satıştan sonra bir arızanın ortaya çıktığını" savunması bağlamında ve bu durumun tespiti teknik bir konu olmakla birlikte şunu belirtiriz ki, ayıp nedeniyle yaşadığı teknik problemler nedeniyle araç,
müvekkilini madden ve manen mağdur ettiğini ve etmeye de devam ettiğini, davaya konu ayıplı araç.
13/06/2022 tarihinde servise bırakılarak 14/06/2022'de servisten çıkabildiğini, 15/06/2022'de servise bırakılarak 27/07/2022'de servisten çıkabildiğini, 01/08/2022'de servise bırakılarak aynı gün servisten çıkabildiğini, 29/08/2022'de servise bırakılan araç 31/08/2022'de servisten çıkabildiğini, 06/09/2022'de servise bırakılarak aynı gün servisten çıkabildiğini, henüz 1 yaşında ve 5.000 km'de olan araç son iki ayda altı defa servise girmiş olması ile Şaftı ve Şanzımanı komple değiştirildiğini, Şanzıman değişimi olmasına rağmen sorun geçmemesi sebebi ile şanzıman yazılımı güncellendiğini,
Z-rot parçaları gevşediği için serviste torklama yapıldığını, müvekkilinin haklı ve hukuka uygun ilk talebi, artık kullanmaktan dolayı huzur bulamadığı ve her an arızalanacağı endişesi yaşadığı aracın ayıptan ari misli ile değiştirilmesini beyan ederek müvekkilinin haklı olarak huzurda ikame ettiği terditli davasında ayıpsız benzeri (misli) ile değiştirilmesi veya talebinin kabul görmediğini, müvekkilinin malvarlığının erişeceği durum ile iade nedeniyle husule gelen eksilme arasındaki farkın,
takdirde aracın iade edilerek malvarlığında husule gelen noksan aracın dava tarihi itibariyle ayıptan ari değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıca ödenmesi veya kabul görmediği takdirde satış bedelinde indirim yapılması talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ----- Şirketi vekili cevap dilekçesinde ----- davacının da dilekçesinde belirttiği gibi ---- yetkili bayisi olan müvekkilim----- tarafından, 28.08.2021 tarihinde ---- KDV dahil 458.699,00 TL ye satıldığını, bu aracın -----tarafından yaklaşık 10 aya yakın bir süre boyunca kullanıldığını ve bu süre boyunca ---- tarafından araçla ilgili önemli bir arıza ihbarında bulunulmadığını, ----- söz konusu aracı, 02.06.2022 tarihinde, 950.000 TL bedel karşılığında davacının,------ sattığını, davacı tarafın dilekçesinde belirttiği iddialara göre,
ilk olarak şaft kısmından gelen çıtçıt sesler sebebiyle arızalı olduğu düşünülen araç müvekkili şirketin servisine değil başka bir yetkili bayisi olan ------ 13.06.2022 tarihinde verilmiş ve şaftın arızalı olduğu bildirilerek garanti kapsamında arızalı parça komple değiştirilmiş olduğunu, davacı, aracı servisten 14.06.2022 tarihinde teslim almış ancak daha önce olmadığı halde şanzımanda vuruntu başladığı ifade edildiğini ve araç tekrar aynı servise götürüldüğünü, serviste şanzımanın arızalı olduğu bilgisinin verildiğini ve şanzıman komple bir şekilde değiştirildiğini,
27.02.2022 de davacıya teslim edildiğini ancak araç teslim alındıktan sonra tekrar aynı sorunun ortaya çıkması üzerine araç 3.kez ------ yetkili servisine götürüldüğünü ve şanzıman yazılımı güncellenmiş ancak aynı sorunun devam ettiği iddiası ile 01.08.2022 tarihinde 4.kez servise götürülmüş tork ayarlaması yapıldığını ve sorunun giderildiğinin belirtildiğini, davacı da araçta yaptığı test sürüşleri sonucunda vuruntunun geçmiş olması nedeniyle aracı geri teslim aldığını,
son durumda araçta mevcut bir teknik arıza bulunmamasına ve bu yaşanan problemler müvekkilimize atfedilemeyecek olmasına rağmen müvekkilimizden aracın aynısı ile değiştirilmesi talebinde bulunulduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili tarafından araçla ilgili yapılan tek işlemin aracın bir önceki sahibi ----- satıldığı günde yapılmış olan pdi açılması ve hediye aksesuar takılması işlemi olduğunu,
daha sonra müvekkili tarafından araçla ilgili herhangi bir işlem yapılmadığını beyan ederek araçta giderilemeyecek bir teknik arızanın varlığına dair somut bir bulgu olmamasına rağmen davacı tarafından TBK 227 uyarınca yapılan bu seçimlik taleplerin ve tazminat isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ---- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili ----- davacı ile arasında herhangi bir satım akdi bulunmadığını, satıcı ile üretici ya da ithalatçının müteselsil sorumluluğu sadece 6502 sayılı Kanunda tüketiciler lehine düzenlendiğini, dava konusu uyuşmazlıkta ise 6502 sayılı Kanun uygulama alanı bulamayacağını, ayrıca, müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir hizmet akdi de bulunmadığını, bu itibarla, imalatçı olan söz konusu müvekkili firmanın müteselsil sorumluluğuna gidilemeyeceğinden, davanın husumet yönünden reddi gerekmekte olduğunu, dava konusu araç ticari garanti şartlarına tâbi bulunmadığını,
dava konusu araçta ayıp olarak nitelendirilebilecek maddi bir hasar ya da eksiklik söz konusu olmadığını, davacının talepleri yerleşik Yargıtay içtihadı uyarınca haksız ve hukuka aykırı olduğunu, aracın tramer kaydı sorgusunun da yapılarak,
aracın herhangi bir kazaya karışıp karışmadığı ya da araçta değer kaybına sebebiyet verecek bir durumun oluşup oluşmadığının da ayrıca tetkik edilmesi gerektiğini, tüm itirazlarının reddi ile davacının talebinin kabulüne karar verilmesi halinde, eğer ki araçta müvekkili şirketin bir kusurlu bir eylemi ya da fiili olmaksızın meydana gelmiş bir değer kaybı var ise bunun tespit edilerek müvekkili şirkete iadesi gerekecek, aksi durum davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini, aracın misli ile değişimine karar verilmesi halinde, aracın her türlü borçtan ari bir şekilde iadesine karar verilmesi gerektiğini,
kabul anlamına gelmemek kaydıyla, TBK m.227 kapsamında davacı tarafın talep edebileceği miktarın, satım konusu malın bedelinden ibaret olduğu gözden kaçırılmaması gerektiğini beyan ederek haksız ve hukuka aykırı olan işbu davasının reddedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ----vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiline usulüne uygun bir ayıp ihbarı yöneltilmediğini, dava konusu edilen araç davacıya satıldığı esnada herhangi bir ayıp mevcut olmadığını, ikinci el satılan aracın misliyle değişimi pratikte de mümkün olmayıp söz konusu talep müvekkiline orantısız bir güçlük yaratmakta olduğunu beyan ederek davacının hukuki temelden yoksun davasının reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, ticari satıma konu olan ----- marka aracın ayıplı olduğu iddiası ile alıcının satıcıdan, ayıpsız misliyle değiştirme veya bedelinin, avans faizi ile iadesi taleplidir.
Uyuşmazlık; davacının davalılardan ----- satın aldığı aracının açık yada gizli ayıp olup olmadığı, varsa ayıbın niteliği, misli ile değiştirilmesi şartlarının oluşup oluşmadığı, oluşmamış ise dava dilekçesinde belirttiği hususlarda tazminat talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
----- Noterler Birliği kayıtları, -------aracın tüm servis formları, raporları, yapılan işlemler, arıza kayıtları ve faturaların okunaklı birer örneği, SBGM kayıtları, vergi dairesi kayıtları, ekspertiz raporları celp edilmiş, diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek bilirkişi raporu alınmış ve tahkikat sonuçlandırılmıştır.
Davalı vekili tarafından ------davanın ihbar edilmesi talep edilmiş, ihbar dilekçesi anılan şirkete tebliğ edilerek beyanları alınmıştır.
Davaya konu aracın davacı ------Şirketi adına 02/06/2022 tarihinde tescillenen ----- motor ve ----- şasi numaralı, ----- plakalı ---- marka, ---- tipinde ve ----- model kamyonet olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu aracın ilk tescil tarihi 06/09/2021 olup bu tarihte davalılardan ---- adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemeye sunulan 28/08/2021 tarih ve ------ numaralı E-faturadan aracın sıfır kilometre olarak davalılardan ----- Şirketi'nden diğer davalı ----- tarafından KDV ve ÖTV dahil 458.699,00 TL bedelle satın alındığı görülmüştür.
Dava konusu olan ---- plakalı aracın davalı ----- tarafından 28/08/2021 tarihinde satın alınmasından yaklaşık 10 ay sonra ise 02/06/2022 tarihinde taraflar arasında ----Noterliği ------ yevmiye numaralı imzalanan noter satış sözleşmesi ile 950.000,00 TL bedel karşılığında davacı tarafından araç 4.500 km'de iken satın alınmıştır.
Davacının aracında olduğunu iddia ettiği arızalarla ilgili olarak ilk servis ziyareti aracını aldıktan 10 gün sonra 13/06/2022 tarihinde gerçekleşmiştir. Aracın ilk hareketi esnasında vites geçişlerinde şafttan olduğu tahmin edilen bir ses geldiği rapor edilmektedir. Yetkili servisin şaftı değiştirerek aracı kısa sürede davacıya teslim ettiği anlaşılmaktadır. Bundan 2 gün sonra kalkışta silkeme diye tarif edilen benzer bir şikayet üzerine aracın aynı yetkili servise tekrar getirilmesi ile aracın otomatik şanzıman sisteminin komple değiştirilmesine karar verildiği bu işlemin 45 günlük azami onarım süresi zarfı içerisinde yetkili servisçe yapılarak aracın davacıya tekrar teslim edildiği görülmüştür.
Mahkememizin 17/04/2024 tarihli duruşma ara kararı ile "mahkememizce resen seçilecek ve makine mühendislerinden oluşan aynı zamanda teknik üniversitelerin trafik kürsüsü bulunan makine mühendisliği fakültelerinde öğretim üyesi niteliğine haiz akademisyenlerden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdii edilerek taraf iddia ve savunmaları doğrultusunda belirlenen uyuşmazlık notalarını tartışır ve karşılar hususlarda ve özellikle ayıbın niteliği ve dava konusu talepler kapsamında söz konusu ayıbın talep sonucuyla uyumlu olup olmadığı hususunda rapor istenmesine,
" şeklinde kararı verilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 07/01/2025 tarihli raporda özetle.
"Şanzımandan gelen sesi imalat kaynaklı gizli ayıp olarak değerlendirilmesi gerektiği, gizli ayıp olması sebebiyle satıcı davalı satıcı ---- tarafından bilinip saklanmış olmadığı, davalı satıcı ----- bir kusuru olmadığı, ayıpsız emsallerine nazaran beklenen faydalanmayı kısa vadede olumsuz etkilediği, şanzımanın komple değişimi ile arızanın giderildiği ve mevcut durumda tespit edilemediği, aracın kullanım yılı ve kilometresine bağlı olarak davacı yanın aracın misli ile değişiminin davalılar için orantısız güçlükleri beraberinde getirip getirmeyeceği kararının Sayın Mahkeme'nin takdirinde olduğu,
oluşan arıza sonucunda şanzımanın yenilenmesi ile aracın değer kaybına uğrayacağı ve bu değer kaybının 02/06/2022 tarihindeki piyasa verileri, aracın hasarsızlık ve kilometre bilgileri beraber değerlendirildiğinde piyasa rayicine göre 50.000 TL seviyesinde olacağı, İhbar olunan ekspertiz şirketinin dava konusu mekanik arızanın tespiti ile ilgili herhangi bir kusuru veya hizmet ayıbı olmadığı," kanaatinin bildirildiği görülerek söz konusu rapor HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.Bilirkişi heyetince aracın keşfen incelenmesinde;
dava konusu kamyonetin lifte alınarak kaldırılması ile aktarma organları ile ön ve arka takımlarına ait görünen parçaların mevcut aşınma, yağ sızıntısı, bağlantı elemanlarının durumu vb. hususlar gözlem yoluyla incelenmiştir.
Yapılan incelemede motor çalıştırılarak ileri ve geri viteste yüklenme durumları için şikayet sesinin duyulduğu aracın alt kısmındaki ve özellikle kardan mili bağlantıları ve tork konvertörü / vites kutusundan herhangi bir mekanik veya elektronik solenoid sesi gelip gelmediği gözlenmiştir.
Yapılan incelemeler neticesinde aracın şikayet konusu ses problemlerine dair bir ses tespit edilememiş ve aracın vites geçişleri esnasında yağlama ya da bağlantı elemanlarının durumu ile ilgili mevcut bir sorunun olmadığı kanaatine varılmıştır.
Ön ve arka takıma ait amortisörler, salıncaklar, direksiyon kutusu, viraj demiri, askı rotları, rot başları, makas vb elemanlarda gözle görülebilen herhangi bir sorun (yetersiz sıkılık, açısal bozukluk veya hareket iletimi kesintisi vb) olmadığı tespit edilmiştir.
Yine farklı yol ve sürüş şartlarında gerçekleştirilen yol testleri ise kısa videolarla kayıt altına alınmış olup; aracın ilk harekete geçtiği İleri vites ve geri vites hareketlerinde şanzıman ya da kardan milinden mekanik anormal bir ses duyulmamıştır. Sonuç olarak aracın bilirkişi heyetince yapılan yol testinde araçtaki geçmiş sorunların çözülmüş olduğu ve halen devam etmediği kanaatine varılmıştır.
Ancak şanzıman ve kardan miline ait ses sorunları neticesinde bu parçaların komple orijinal yenileri ile değişim gereksinimleri, aracın düşük kilometresinde böyle bir sorunun oluşması ve aracın davacı tarafından satın alınmasından çok kısa bir süre sonra ortava cıkması nedenleri ile kullanıcı hatası olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.
Henüz 5.000 km'deki yeni bir araçtan beklenen faydayı kısa süreliğine de olsa etkilemesinden ve söz konusu şanzıman ve şaft milinin kullanım ömürlerinin en az 150.000 200.000 km olması gerektiği gerçeğinden yola çıkarak söz konusu arıza durumunun üretimden kaynaklı bir gizli ayıp statüsünde değerlendirilmesi gerektiği kanaati bildirilmiştir.6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir.
Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nun 223/2. maddesi uygulanır.
TBK’nın 223. maddesine göre ise; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz.
Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Somut olayda; davalı ----- tarafından 02/06/2022 tarihinde davacıya satışı yapılan araçta meydana gelen ve üretimden kaynaklı olduğu teknik bilirkişilerce değerlendirilen ayıplı durumla ilgili olarak aracını yetkili servise götürmüş ve yetkili servisin ücretsiz olarak şaft mili ve otomatik vites kutusunu komple değiştirmesi ile ücretsiz onarım hakkından faydalanmıştır.
Yapılan bilirkişi inceleme ve yol testi sonuçlarına göre mevcut haliyle araçta herhangi bir arıza tespit edilememiştir.
Dolayısıyla davaya konu araçtaki tüm değişim ve onarımların garanti kapsamında ücretsiz olarak yapıldığı anlaşılmaktadır.TBK'nın 227. maddesinde satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiş, maddenin 4. fıkrasında ise alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde,
durum bunu haklı göstermiyorsa hakimin satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceği hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla alıcının sözleşmeden dönme niteliğinde olduğu yargı kararları ile kabul edilen satış bedelinin iadesi veya ayıpsız benzeriyle değişim talep etmesi halinde, hakim somut olayın koşullarına, hak ve menfaat dengesine göre satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilecektir.
Somut olayda alınan bilirkişi raporunda, aracın gizli ayıplı olduğu tespit edilmekle birlikte, ayıbın onarımla giderildiği ve mevcut durumda sorunsuz kullanıldığı tespit edilmesine göre, mahkememizce ayıpsız benzeri ile değişim yerine değer kaybı kadar bedelden indirim yapılmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Bu durumda davacının davalı ----- aleyhine açtığı davanın, davacının terditli talepleri olan aracın misli ile değişimi ve sözleşmeden dönme nedeniyle bedelin iadesine dair istemlerinin reddine, değer kaybı bedeli olan 50.000,00 TL'nin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davalılar ---- ve----- şirketlerinin ise davacının dava konusu aracın satış sözleşmesi kapsamında talepte bulunduğu, satış sözleşmesinin tarafının davalı ------ olduğu diğer davalılara husumet düşmediği anlaşıldığından bu davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TBK'nın 227/4 maddesi hükmüne uygun olarak hakimin takdiri ile davacının ayıpsız benzeri ile değişim talebi hakkaniyet gereği değiştirilmek suretiyle bedelden indirim kabul edilmiş olmakla, davalı ----- yönünden davanın kısmen kabulü şeklinde hüküm kurulması nedeniyle buna bağlı olarak davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/647, K. 2025/402, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama