KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/653
- Karar No
- 2025/249
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
Karar Metni
5.588 kelime·28 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/653 Esas
KARAR NO : 2025/249
DAVA
Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/08/2022
KARAR TARİHİ : 10/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesini özetle.
Davalı ------------- müvekkili şirkette 29.01.2018-06.01.2021 tarihleri arasında hava departmanında ---------- olarak, davalı ------------ müvekkili şirkette 07.07.2017- 06.01.2021 tarihleri arasında hava satış departmanında ------------ olarak, davalı ----------- (29.01.2018 tarihinde işe başlamış olup, 06.07.2020 tarihinde emeklilik nedeni ile çıkışı yapılmış ve sonrasında 08.07.2020 tarihinde yeniden işe girişi yapılmıştır.) 29.01.2018-06.01.2021 tarihleri arasında hava departmanında -----------, ----------- olarak,
davalı ----------- 07.07.2017-06.01.2021 tarihleri arasında hava departmanında iş geliştirme müdürü olarak çalıştıkları, davalı gerçek kişilerin müvekkili şirkette aynı departmanda çalıştıkları, aynı tarihlerde istifa dilekçesi vererek iş sözleşmesini fesh ettikleri ve yine hep beraber diğer davalı şirkette çalışmaya başladıkları, davacı ve davalı şirketlerin gerek ulusal gerekse uluslararası rekabet piyasasını bilen ve aynı faaliyet alanında çalışan şirketler olduğu, davalı ----------Ş'nin müvekkili şirketin eski çalışanları olan davalıları ve dava dışı eski çalışanları bünyesine katarak davacının rekabet gücünü zayıflatmayı amaçladığı,
davalı gerçek kişilerin yaptıkları mail yazışmaları ile şirket kurallarına aykırı olarak departman yöneticilerini maillerden çıkararak, özellikle yazılı ve sözleşmeli gizlilik taahhü bulunduğumuz müşteriler ile yürüttüğümüz, teklif verdiğimiz diğer müşterilerimizin işlemlerini diğer davalı ----------- adına yaptığı, şirket tedarikçileri ve ------------Şti., -------------, ---------, ----------, ----------- gibi müşterilerimizi dava dışı ----------Ş.'ye kaydırmaya çalıştıklarının tespit edildiği, aynı departmandan aynı eylemlerde bulundukları tespit edilen -----------, ------------, -----------, ----------- aynı gün istifa etmesi,
dava dışı şirkette çalışmaya başlamaları, beraber hareket etmeleri de gerçekleşen haksız rekabet eylemlerini gösterdiği, aynı departmanda çalışan ve istifa eden kişi sayısı da dikkate alındığında eylemlerin yalnızca müvekkile zar le yapıldığının sabit olduğu, davalı şirket ve davalı eski çalışanların haksız rekabetlerini, ve tespit edilen haksız rekabet eyleminin yarattığı ticari itibar kaybı da dahil olmak üzere maddi ve manevi zararların giderimine yönelik belirsiz alacak davamızı açma zorunluluğunun doğduğu, yukarıda açıkladığımız nedenlerle;
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL'lik belirsiz alacak davası olarak açtıkları davanın kabulü ile; davalıların haksız rekabetlerinden dolayı davacı şirketin halen doğmuş ileride doğacak ekonomik maddi ve manevi zararlarının engellenmesi ve ticari itibar kaybının önlenmesi, mağduriyetinin giderilmesi amacıyla ; davalıların haksız rekabete konu eylemlerinin tespitini, men'ini, engellenmesini, davalıların, davacıyı haksız rekabet nedeniyle uğrattıkları ve uğratacakları muhtemel maddi kayıplarının dava sırasında belirlenecek bedel ile ticari faiziyle beraber giderilmesini;
bu yönden davamızın belirsiz alacak davası olarak açılmasına yönelik talebimizin HMK 107 madde' ye uygunluğunun kabulünü; dava sırasında belirlenecek bedellerle ; davalıların kusurları nedeniyle davacının zarar ve ziyanlarının tazminini, davalıların birlikte hareket etmesi de gözetilerek ortaya çıkan zararın davalılardan müşterek ve müteselsilen tazmini, haksız rekabet sonucunda davacı lehine, davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığında da belirlenecek miktarın ticari faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini; davalı şirketin davacı şirketten çalışan transferinin engellenmesi amacıyla ihtiyati tedbir uygulanmasını;
yargılama gider ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesini özetle.
Gerçek kişi müvekkillerinden ----------- ve ------------ iş akdini 1465 sayılı kanunun 14 15 md gereğince emekli olmaya hak kazandığı için feshettiği, müvekkillerinin 06.01.2021 tarihi itibariyle 15 yıl sigortalılık ve 3.600 gün prim ödeme süresini tamamladığı, müvekkillerinin ------------ aldığı prim gün ve sigortalılık süresini doldurduğunu, emekli olmaya ve kıdem tazminatı almaya hak kazandığına dair yazıyı davacı ---------- ilettiği, davacı yan ise aynı gün ise bu yazıları aldığı,
müvekkillerinin ihbar sürelerini çalışmasını dahi istemeden aynı gün çıkışlarını yaptığı, müvekkili ----------- davacı ------------ de hava satış departmanında çalışırken operasyon birimine geçirildiği, bu kadro değişikliği müvekkilin sözleşme ve prim alma koşullarında esaslı bir değişiklik yarattığı, bu nedenle müvekkilinin iş akdini haklı nedenle feshettiği, müvekkili ---------- davacı ---------- hava departmanı iş geliştirme bölümünde çalıştığı ancak prim alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiği, davacı yanın müvekkillerin haksız rekabet yapmak,
davacı yana zarar vermek ve piyasadan silmek amacıyla hareket ettikleri iddialarının hukuki mesnedi olmadığı, müvekkillerinin çalıştıkları süre boyunca özen ve sadakat yükümlülüğüne uyduğu, aykırı tek bir davranışta bulunmadıkları, müvekkillerinin aynı gün şirketten ayrılmalarının nedeninin davacı yanın müvekkillerin ihbar sürelerini kullandırmak istememesi olduğu, davacı yan dilekçelerini aldığı aynı gün müvekkillerin çıkışını verdiği, giriş kartlarını aldığı, bilgisayar erişimlerini kestiği, davacı yanın haksız rekabet iddiası olarak gerçek kişi müvekkillerden --------- ile dava dışı ----------- bir e-postasını gösterdiği,
bu e- posta incelendiğinde davacının bir şirket sırrı, fiyat listesi, portföyünü paylaştığı gibi iddiaların bu e postalarda olmadığının açıkça görüldüğü, bu e - posta yazışmasında diğer gerçek kişi müvekkillerin olmadığı, bu nedenle tüm gerçek kişi müvekkillerin bir araya gelerek haksız rekabet fiilini işlediğini, tüzel kişi müvekkil -------- da bu işin içinde olduğunu iddia etmek gerçek dışı olduğu, haksız rekabet iddiaları hukuki mesnetten yoksun olup haksız rekabetin şartları oluşmadığı, davacı şirketin müvekkillerin şirketten ayrılması ile hiçbir zarara uğramadığı gibi ------------ sıralamasında 1. Sırada olduğu,
davacı tarafın uğramış olduğu zararı ispatlaması gerektiği, davacı tarafın haksız rekabet nedeniyle bir zarara uğradığını muhasebe - ticari defter kayıtları ile ispatlaması gerektiği, aynı zamanda bu zararın telafisinin mümkün olmadığını ve piyasada ciddi bir geriye gidiş ve kazanç kaybı olduğunu ispatlaması gerektiği, oysaki ----------- sıralamaları incelendiğinde -----------, müvekkil davalı gerçek kişilerin şirketten ayrıldığı tarihten itibaren satış sıralamasında -------- 1.si olduğu,
bu nedenle davacının bu yöndeki iddiaları asılsız olduğu ispatlaması gerektiği, davacı ------------- şirketinde 1000 kişi çalıştığı, davacı şirketin toplamda 4 kişinin ayrılması nedeni ile zarara uğrayabileceğini iddia etmesinin abesle iştigal olduğu,
davacı yan dava dışı ------------ 13.06.2012-05.08.2020 tarihleri arasında ---------- çalıştığını ve daha sonra müvekkil ---------- çalışmaya başladığını yine dava dışı ------------ 11.2019 -04.2020 tarihine kadar ----------- çalıştığını daha sonra ------------- çalışmaya başladığını söyleyerek müvekkil tüzel kişi hakkında kötü niyetli olarak haksız rekabet algısı yaratmaya çalıştığı, ----------- davacı şirkette hava departmanında çalışırken eşinin muhasebe departmanında çalıştığı, --------- muhasebe departmanında yaşanan karışıklıklar nedeniyle müdür dahil bir çok kişiyi işten çıkarttığı,
bu esnada ------------ sadece eşi bu departmanda çalışıyor olması nedeniyle işten çıkartıldığı, 6 ay kadar işsiz kalmış, zor günler geçirmiş ve sonrasında müvekkil şirkette çalışmaya başladığı, ----------- ise davacı şirket proje departmanında yaklaşık 1,5 ay çalışmış, deneme süresi içerisinde işten çıkartıldığı, müvekkilinin lojistik sektörünün tanınan - bilinen önde gelen şirketlerinden birisi olduğu, yaklaşık 30 yıldır uluslararası lojistik alanında faaliyet gösterdiği, yurt dışında bir çok ülkede şirketleri olan ticari itibarı yüksek bir şirket olduğu,
müvekkili ----------- davacı yanı piyasadan silmek, zarara uğratmak vs. gibi davranışlarda bulunmasının mümkün olmadığı, davacı tarafın müşterilerinin müvekkil gerçek kişiler tarafından davalı ----------- kaydırmaya çalıştıkları iddiasının mesnetsiz olduğu, davacının münhasırlık ilişkisini ve iddia ettiği haksız rekabet teşkil eden fiilleri ispatlaması gerektiği, davacı şirket, tedarikçilerinin ve-----------, -----------, ----------, -----------, ---------- gibi Müşterilerinin tüzel kişi müvekkil ----------Ş.'ye kaydırılmaya çalışıldığını iddia ettiği, bu iddialarında davacının diğer iddiaları gibi ispata muhtaç olduğu,
davacının ----------, ------------, ---------, ---------, ------------ gibi müşterilerinin her yükünü münhasıran kendisinin taşıdığını, aralarında münhasırlık ilişkisi olduğunu iddia ediyor ise münhasırlık sözleşmelerini dosyaya sunması gerektiği, söz konusu firmaların lojistik sektöründe bulunan birden çok şirket ile aynı anda çalışmalarının mümkün olduğu, ayrıca davacı yan ile bu şirketler arasında münhasırlık sözleşmesi olsa dahi, davacı yanın müvekkilin bu şirketleri sözleşmeye aykırı davranmaya yönelttiği fiilini ispatlaması,
yazılı delil ile ortaya koyması gerektiği, yukarıda açıklanan ve resen göz önüne alınacak nedenlerle, husumet iddiamızın kabulü ile davanın husumetten reddine, zamanaşımı itirazımızın kabulü ile davanın zamanaşımı yönünden reddine, davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı için davanın usulden reddine, davaya karşı cevaplarımız ve itirazlarımızın kabulüne, davacı, müvekkillere karşı daha önce haksız rekabet davası açmış olduğu için davanın derdestlik nedeniyle reddine, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz davasının esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava haksız rekabetin tespiti meni ve haksız rekabetten kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Davada taraf teşkili sağlanmıştır.
Davacı ve davalı şirketin mali kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmıştır;Davacının ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup.
2020-2021-2022 dönemi Envanter defterlerinin açılış tasdikinin Vergi Usul Kanunu’nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221. maddesine göre; süresinde alınmış olduğu, davacının e-defter kullanan mükellef olduğu 2020-20212022 dönemi Ocak- Aralık ayı Yevmiye defteri ile Defteri Kebirin açılış, kapanış GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, V.U.K’nu ve TTK’nuna uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi ticari defter kayıtlarının birbirlerini doğruladığı görülmüştür.
Davalının ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup.
2020-2021-2022 dönemi Envanter defterlerinin açılış tasdikinin Vergi Usul Kanunu’nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221. maddesine göre; süresinde alınmış olduğu, davalının e-defter kullanan mükellef olduğu 2020-2021-2022 dönemi Ocak- Aralık ayı Yevmiye defteri ile Defteri Kebirin açılış, kapanış GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, V.U.K’nu ve TTK’nuna uygun tutulduğu, davalı şirketin kendi ticari defter kayıtlarının birbirlerini doğruladığı görülmüştür.
Davacı şirketin 2020 yılında 1.724.230.288,82 TL, 2021 yılında 3.105.679.296,59 TL, 2022 yılında 7.460.527.102,80 TL net satış elde ettiği, şirketin 2020 yılında 66.233.871,79 TL, 2021 yılında 138.995.980,42 TL, 2022 yılında 120.385.107,04 TL faaliyet karı elde ettiği görülmüştür.
Davacının incelenen mali tablolarına göre net satışlarının 2021 yılına göre 2022 yılında 4.354.847.806,21 TL artış tutarı ile bir önceki yıla göre %140,22 oranında artış gösterdiği, şirketin faaliyet karının ise 2021 yılına göre 2022 yılında 120.385.107,04 TL artış tutarı ile bir önceki yıla göre %86,61 oranında artış gösterdiği görülmüş olup şirketin faaliyet kar oranı 2021 yılında %4,4755, 2022 yılında %3,4767 olarak hesaplanmıştır.
Davalı tarafın ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde 2020 yılında ----------- firmasına kesilen fatura olmadığı, davalı gerçek kişilerin işten ayrılış tarihi ile dava tarihi arasında davalı -----------Ş tarafından toplamda 66.485,60 USD fatura düzenlendiği (TL karşılığı 695.521,71 TL) tespit edilmiştir.
Davalı tarafın ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde 2020 yılında ----------- firmasına kesilen fatura olmadığı, davalı gerçek kişilerin işten ayrılış tarihi ile dava tarihi arasında davalı --------Ş tarafından toplamda 22.485,77 USD fatura düzenlendiği (TL karşılığı 232.886,09 TL) tespit edilmiştir.Davalı tarafın ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde 2020 yılında ----------- firmasına kesilen fatura olmadığı,
davalı gerçek kişilerin işten ayrılış tarihi ile dava tarihi arasında davalı -----------Ş tarafından toplamda KDV hariç 6.806,01 USD fatura ile (TL karşılığı 104.530,44 TL), yine KDV hariç 380,00 EUR fatura düzenlendiği (TL karşılığı 6.660,68 TL) tespit edilmiştir.
Davalı tarafın ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacın tarafın dava dilekçesinde belirttiği --------- ve ----------- firmaları ile davalı gerçek kişilerin işten ayrılış tarihi ile dava tarihi arasındaki dönemde herhangi bir ticari ilişkiye rastlanmamıştır.
Davalı -----------Ş’nin incelenen ticari defter kayıtlarında davalıların çalışmaya başladıkları tarihten dava tarihine dava dilekçesine konu edilen yukarıda detayları gösterilen firmalara 01.01.2021-31.12.2021 döneminde 636.644,92 TL, 01.01.2022-26.08.2022 (dava tarihi itibariyle) döneminde 402.954,00 TL toplamda 1.039.598,92 TL (KDV Hariç tutarlar dikkate alınmıştır) fatura düzenlediği tespit edilmiştir.
Bu tespitler ışığında Sayın Mahkemenin davacı lehine hüküm kurması durumunda davacının mahrum kaldığı faaliyet karı 2021 yılında 28.493,31 TL,2022 yılında dava tarihine kadar 14.009,55 TL toplamda ise 42.502,86 TL olarak hesaplanmıştır.
---------- kayıt incelemesi;Davalılardan; ---------- davacı -------- 06.01.2021 tarihinde 14- işten çıkış kodu ile (Emeklilik için yaş dışında diğer şartların tamamlanması) çıkış işleminin yapıldığı, 13.01.2021 tarihi itibariyle de davalı -----------Ş’de çalışmaya başladığı, dava tarihi itibariyle çalışmaya devam ettiği tespit edilmiştir. ---------- davacı -------- 06.01.2021 tarihinde 14- işten çıkış kodu ile (Emeklilik için yaş dışında diğer şartların tamamlanması) çıkış işleminin yapıldığı, 18.01.2021 tarihi itibariyle de davalı ----------Ş’de çalışmaya başladığı,
dava tarihi itibariyle çalışmaya devam ettiği tespit edilmiştir. --------- davacı ------------ 08.01.2021 tarihinde 03- işten çıkış kodu ile (Belirsiz süreli iş sözleşmesinin çalışan tarafından feshi (İstifa) çıkış işleminin yapıldığı, 01.02.2021 tarihi itibariyle de davalı ------------Ş’de çalışmaya başladığı, dava tarihi itibariyle çalışmaya devam ettiği tespit edilmiştir.
--------- davacı ---------- 08.01.2021 tarihinde 03- işten çıkış kodu ile (Belirsiz süreli iş sözleşmesinin çalışan tarafından feshi (İstifa) çıkış işleminin yapıldığı, 18.01.2021 tarihi itibariyle de davalı ------------Ş’de çalışmaya başladığı, dava tarihi itibariyle çalışmaya devam ettiği tespit edilmiştir.
Haksız Rekabet Yönünden İnceleme- Değerlendirme: TTK md.54/2 uyarınca “Rakipler arasındaki veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar” haksız rekabet teşkil eder.
Haksız rekabet bakımından, davacı ----------Ş. davalılardan ------------Ş.’yi aşağıdaki eylemlerde bulunmakla itham etmiştir:
• Davacının çalışanlarını davacı aleyhine ekonomik zarar ve piyasa gücünü doğrudan zayıflatmayı hedefleyerek teşvik ve tahrik ederek vaadlerle bünyesine katmak;
• Davacının çalışanlarından davacı aleyhine ekonomik zarar ve piyasa gücünü doğrudan zayıflatmayı hedefleyerek hareket etmelerini sağlayacak eylemlerde bulunmaya teşvik etmek;
• Davacının 6 çalışanını bu şekilde bünyesine katmak ve diğer davacı çalışanlarını da bu şekilde bünyesine katmak için çalışmaya devam etmek;
• Davacının eski çalışanları sayesinde, bunların davacının müşterileri ile tanışıklığından faydalanarak, yeni müşteriler elde etmek;
• Kendi emeği ve çabasına dayanmadan bir rekabet ortamı geliştirmek;
• Davacının faaliyet alanı deniz taşımacılığı sektöründe rekabetini imkansızlaştıracak derecede ticari sır ve eski çalışan bilgi ve tecrübelerinden çekinmeden faydalanmak.
Haksız rekabet bakımından, davacı ----------Ş. diğer davalılar olan ---------, ----------, ---------- ve ------------ aşağıdaki eylemlerde bulunmakla itham etmiştir:
Davacı şirkette çalıştıkları süreçte iş sözleşmesi kapsamında öğrendikleri bilgileri davalı şirket ile paylaşmak, davalı şirkete kazanç sağlayacak şekilde aktarmak;
• Davacının iş politikalarını, ticari sırlarını, piyasa kuralları dahilinde belirlense dahi sır olarak saklanması yasa gereği olan tüm satış politikalarını davalı şirkete sunmak;
• Bilgi ve tecrübelerini normal piyasa koşulları içinde değil fakat eski işverenleri olan davacıyı hedefler şekilde kullanmak; davacının müşterileri olan tanışıklıklarını kullanmak, yazılı bilgi ve belgeleri davalı şirkete transfer ederek kullanmak;
• Davacıyı zayıf düşürmek, davacının iş faaliyetlerini imkansızlaştırmak amacını gütmek.
Bilirkişi tarafından “haksız rekabet” konusunda yapılan tespit ve değerlendirmelerde ;
1. Davalılardan -------, ---------, ---------- ve ----------- davacı şirket bünyesinde çalışırken muhtelif sebeplerle (emeklilik, istifa) 6 Ocak 2021- 8 Ocak 2021 tarihleri arasında ard arda işten ayrıldıkları ve akabinde 13 Ocak 2021-1 Şubat 2021 tarihleri arasında ard arda davalı şirket bordrosuna girdikleri ---------- kayıtlarından anlaşılmaktadır.
Hayatın olağan akışında bu tabloyu “tesadüf” ile açıklamak güç ise de; dava dosyası içeriğinde davalı ------------Ş.’nin ----------, -----------, ---------- ve ---------- TTK md.55/1-b anlamında davacı ile olan iş akitlerini ihlâl etmeleri/davacının iş sırlarını açıklamaları/davacının piyasa gücünü zayıflatacak eylemler gerçekleştirmeleri için teklifte veya yönlendirmede bulunduğuna, yarar sağladığına dair yazılı delil yoktur.
Aşağıdaki paragraflarda ayrıntılı biçimde incelenecek olan ----------- ile davalı şirket çalışanı ----------- arasındaki 06.01.2021 tarihli e-posta yazışması -ki “cc” kısmında -------- de kayıtlıdır- bu iki davalının davalı şirket ile işbirliği yaptıklarını göstermektedir; fakat bu işbirliğinin ne zaman ve nasıl başladığı, davalı şirketin ---------- vasıtasıyla veya başka bir yolla- --------- ile --------- TTK md.55/1-b anlamında davacı ile olan iş akitlerini ihlâl etmeleri/davacının iş sırlarını açıklamaları/davacının piyasa gücünü zayıflatacak eylemler gerçekleştirmeleri için ayarttığı, vaatlerde bulunduğu, yarar sağladığı hususlarını kanıtlayan bir delil mahiyeti taşımamaktadır.
Söz konusu e-posta mesajının davacının ---------- ile ----------- yönelik iddiaları bakımından hiçbir ispat gücü yoktur.
2. Davacı delilleri arasında yer alan, ----------- Noterliği aracılığıyla davacı şirketin davalı şirkete gönderdiği 03.02.2021 tarih ve --------- yevmiye numaralı ihtarnamede --------, ---------, -------- ve ---------- ile ilgili olarak “Yapılan incelemede şimdilik saptandığı üzere işbu çalışanların şirketimizde çalıştıkları süre içerisinde şahsi mailleri ile şirketiniz çalışanı olduğu anlaşılan --------- --------- şirket maili aracılığı ile işleri ve müşterileri size yönlendirdiği, müvekkil şirket müşterileri hakkında bilgi verdiği,
--------- adına ---------- çalışanları aracılığı ile fiyat aldığı fakat rezervasyonları sizin adınıza yaptırdığı, hatta şirketiniz tarafından bu çalışanlarımıza şirket mailleri açıldığı ve bazı yazışmaların da bu mailler üzerinden yapıldığı ...” denilmiştir.
Davacı şirket işbu ihtarnamede ileri sürdüğü hususları “saptadığı”ndan bahsettiği cihetle, dava dosyası içinde bu hususlara dair yazılı delil bulunup bulunmadığı kontrol edilmiş; aşağıda incelenecek olan ----------- ile davalı şirket çalışanı ------------ arasındaki 06.01.2021 tarihli e-posta yazışması haricinde yazılı delil bulunmadığı görülmüştür.
19.10.2022 tarihli davacı delil listesinin 9 ncu maddesinde haksız rekabet eylemini gösteren mail yazışmalarının celbi talep olunan iş dosyalarında mevcut bulunduğu notu düşülmüştür. Bu sebeple, UYAP üzerinden Mahkemeniz dava dosyasına gönderilen ---------- İş Mahkemesi’nin ---------- E., ---------- İş Mahkemesi’nin ---------- E.,---------- E., ---------- E. sayılı dosyaların evrakı da incelenmiş fakat söz konusu delillere rastlanmamıştır.
Ancak, diğer mahkemelerin UYAP üzerinden Mahkemenize gönderdikleri evrakın yalnızca dilekçeleri içerdiği, varsa dilekçe eklerinin gönderilmediği anlaşılmıştır.
Mesela, ----------- E. sayılı dosyasına sunulu -----------Ş. delil listesinde --------- -----------müşterilerinden ---------- ve ----------firmalarına olan yüklemeleri ---------kaydırdığını gösterir mail yazışmalarından” bahsedilmekte ve -herhalde o mail yazışmaları o dosyaya sunulmuş olacak ki- o davanın davalısı dosyaya sunulan maillerin haksız rekabet teşkil etmediğine dair beyan dilekçesi vermiştir ama söz konusu mail yazışmaları Mahkemenize gönderilen evrak arasında yoktur.
3. Davacı delilleri arasında yer alan, --------- Noterliği aracılığıyla davacı şirketin ---------, ---------, ---------- gönderdiği 12.01.2021 tarih ve ---------, ---------, ---------- yevmiye numaralı ihtarnamelerde işbu gerçek kişilere yönelik olarak “İşten çıkma aşamasında, ----------Ş. unvanlı şirket ile şirketimizle aynı iş kolunda iştigal eden, müşteri portföyümüzü ve fiyatlarımızı şirket ve söz konusu şirkette çalışan eski çalışanımız ve eski ekip arkadaşınız ----------Ş. çalışanı ------------ ile paylaştığınızı, mailler süresince departman yöneticilerini ilgili maillerden çıkarttığınızı,
özellikle sözleşmeli ve yazılı gizlilik taahhüdünde bulunduğumuz müşteriler ile yürüttüğümüz ve teklif verdiğimiz diğer müşterilerimizin işlemlerini yaptığınızı, Şirketimizin tedarikçilerini ve ----------ŞTİ. ----------, ---------, --------,--------- müşterilerini söz konusu şirkete kaydırmaya çalıştığınızı tespit etmiş bulunmaktayız” denilmiştir.
Mamafih davacının “tespit” ettiğini ileri sürdüğü bu hususlara dair dava dosyası içeriğinde ----------- ile davalı şirket çalışanı ----------- arasındaki 06.01.2021 tarihli e-posta yazışması hariç- yazılı delil bulunmamaktadır. 06.01.2021 tarihli e-posta yazışması “-----------” işine ilişkindir. Davalıların ---------, ----------, ----------, ---------- gibi müşterilerin işleri ile ilgili olarak davalı şirket çalışanı ------------ ile yazıştığına dair mübrez delil yoktur.
Ayrıca, 06.01.2021 tarihli e-posta yazışması ---------ile ----------- arasında olup “cc”de ----------- yer almakta fakat ---------- ile ---------- adı hiç geçmemektedir. Davaya cevap dilekçesinde ------------ ile davalı şirket çalışanı ----------- arasında 06.01.2021 tarihinde gerçekleşmiş bir e-posta yazışmasından bahsedilmekte ve cevap dilekçesi ekinde bu e-posta yazışması -kısmen- sunulmaktadır.
Delil olarak sunulu işbu belge incelendiğinde, bir e-posta yazışma zincirinin parçası olduğu ve 3 adet yazışmanın bilgilerini içerdiği görülmektedir. Belgenin en alt satırında “Gönderici: --------- --------- ----------- yazmakta, dolayısıyla bu adresten gönderilmiş bir e-posta mesajı olduğu anlaşılmaktadır.
O e-posta mesajına cevaben ---------- adresinden “Wednesday, January 6, 2021 7:49 PM”de yani 6 Ocak 2021 Çarşamba günü saat 19.49’da --------- --------- ------------ adresine “cc”ye ----------- adresi de eklenerek “------------” konulu bir e-posta mesajı gönderildiği ve mesaj içeriğinde “--------- awb no paylaşmanı rica ederim” yazıldığı açıkça görülmektedir.
Belgenin daha üst kısmı incelendiğinde, ---------- davalı şirketteki unvanını, davalı şirketin logosunu ve adresiletişim bilgilerini kullanarak bu mesaja “-----------, ----------- aşağıdaki gibidir: --------------” diye yanıt verdiği görülmektedir.
Davaya cevap dilekçesinde işbu e-posta yazışması ile ilgili olarak ------------davacı şirketten ayrıldıktan sonra davacı şirket yetkililerinin ----------- özel e-posta hesabına girerek mailler attıkları ve ----------- ihlâl ettikleri savunulmuştur. Bu savunmanın gerçeği yansıtıp yansıtmadığı noktasında heyetimiz teknik değerlendirme yapabilecek bilişim/enformasyon teknolojileri uzmanlığını haiz değildir. O nedenle, 6 Ocak 2021 tarihli e-posta mesajının bizzat -----------tarafından gönderildiği varsayımına göre değerlendirme yapılacaktır.
--------- ---------- hesabından davalı şirket çalışanı -------- ---------- adresine 6 Ocak 2021 günü saat 19.49’da gönderilen “-----------” başlıklı mesajda ---------- tarafından -------- “AWB No.” yani “Airwaybill – Havayolu Taşıma Senedi Numarası” sorulmaktadır. Cevaben, ------------ söz konusu numarayı ---------- vermektedir. 6 Ocak 2021 davalılardan --------- ile ------- emeklilik sebebiyle davacı şirketten ayrıldıkları tarihtir.
E-posta mesajının saat 7.49 PM (=19.49)’da gönderildiği dikkate alınırsa, ------------davacı şirketten ayrıldığı günün akşamı davalı şirket çalışanı ----------- ile -“cc”ye de ----------- koyarak- yazışmıştır.
Münhasıran bu mesajlaşma çerçevesinde bilgi veren taraf ------------, bilgi alan taraf --------- Ancak, belgenin en alt satırında ----------- yolladığı bir başka mesajın gönderici satırı yer aldığından, ---------- ile ---------- “------------” işine dair bir yazışma süreci içinde bulundukları intibaı edinilebilir.
Raporumuzun “Mali Değerlendirme” kısmında davalı -----------Ş.’nin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, ----------- ŞTİ. ile davalı şirket arasında 2020 yılında hiç fatura kesilmemiş iken, 2021 yılında 18 Ocak 2021 ilâ 31 Aralık 2021 tarihleri arasında davalı şirketin ------------ 20.470,77 USD’lik fatura kestiği ve iki firmanın 2022 yılında da birlikte çalışmayı sürdürdüğü saptanmıştır.
Bu veriler yan yana konulduğunda, davacının müşterisi olan ----------- firmasının en azından bir kısım işlerinin 2021 yılında davalı şirkete kaydığı ve -------- --------- ----------- iletişimi dikkate alındığında bu kaymada bir ihtimal ----------- ile ----------- katkısının olabileceği tahayyül edilebilir.
Fakat, ---------- – --------- ----------- işbirliğinin ne zaman ve nasıl başladığı, --------- ile ---------- 6 Ocak 2021 öncesinde veya sonrasında ---------- davalı şirkete kayması için ne gibi eylemlerde bulundukları delillendirilmediğinden tablo boşluklar içermektedir ve takdiri Mahkemenize aittir. Diğer taraftan, delil olarak sunulu yukarıda görselini paylaştığımız belgede ----------- ile ------------ adı hiç geçmemektedir.
Raporumuzun “Mali Değerlendirme” kısmında davalı -------------Ş.’nin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, 2020 yılında davalı şirketle hiç iş yapmamış ---------- Şti.’nin 18.01.2021-31.12.2021 döneminde davalı şirketten 49.674,50 USD’lik hizmet aldığı ve iki firmanın 2022 yılında birlikte çalışmayı sürdürdüğü tespit edilmiştir.
Davacı kendi müşterisi olan ------------ davalı şirket ile çalışmaya başlamasında---------, ---------, -------- ve ----------- davacının sırlarını açıklamak, sahip oldukları bilgileri davacıyı piyasada zayıflatmak için kullanmak gibi eylemlerinin bulunduğunu ileri sürmektedir. Fakat, delili ibraz edilmediği müddetçe bu ithamlar tahminden öteye gidemez. 6 Ocak 2021 tarihli e-posta yazışması da -------- ile ilgili ithamın delili olamaz.
Yine Raporumuzun “Mali Değerlendirme” kısmında davalı -----------Ş.’nin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, 2020 ve 2021 yıllarında davalı şirket ile hiç iş yapmamış -----------Ş.’nin 2022 yılında davalı şirketle çalışmaya başladığı saptanmıştır.
Bu durumun ----------, ----------, --------- ve ---------- davacının sırlarını açıklaması, sahip oldukları bilgileri davacıyı piyasada zayıflatmak için kullanmaları neticesinde meydana geldiğini kanıtlayan delil yoktur.
Velhasıl, davacının haksız rekabet konusunda davalılara yönelttiği ithamları kanıtlayan yeterli delil dava dosyasında bulunmamaktadır. ---------- ----------- hesabından davalı şirket çalışanı ---------- ------------ adresine 6 Ocak 2021 günü saat 19.49’da gönderilen “----------” başlıklı mesaj davacının tüm ithamlarını tüm davalılar için kanıtlayan bir delil değildir.
İşbu e-posta mesajı davacının ithamlarının tamamının ispatına yeterli olmayan fakat bu ithamların hiç dayanaksız olmayabileceği izlenimini uyandıran bir belgedir; nihai yorumu ve hukuki nitelendirmesi Mahkemenize aittir. 5. Davaya cevap dilekçesinde zamanaşımı def’inde bulunulmuş; davacının tazminat talebinin işbu davanın açıldığı tarih olan 26.08.2022 itibarıyla zamanaşımına uğradığı savunulmuştur.
TTK md.60 uyarınca “56 ncı maddede yazılı davalar, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Şu kadar ki, haksız rekabet fiili aynı zamanda 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu gereğince daha uzun dava zamanaşımı süresine tabi olan cezayı gerektiren bir fiil niteliğinde ise, bu süre hukuk davaları için de geçerli olur”. -------------- Noterliği aracılığıyla davacı şirketin davalı şirkete gönderdiği 03.02.2021 tarih ve-----------yevmiye numaralı ihtarnamede ------------, ----------, ----------, ---------- ile davalı şirketin birlikte hareket ederek davacı aleyhine haksız rekabette bulunduğu iddiası ileri sürülmüş ve davacı bu haksız rekabet nedeniyle maddi zarara “uğradığını ve uğramakta” olduğunu dile getirmiştir.
Dava dosyası içindeki Arabuluculuk Son Tutanağı incelendiğinde “Haksız rekabet eylemlerinin tespiti, bu eylemlerin durdurulması, haksız rekabet eylemleri kaynaklı maddi ve manevi tazminat, ticari itibar kaybı, menfi ve müspet zararların karşılanması ve tüm bunların ferilerinin ödenmesi” konusunda davacı şirket tarafından 01.03.2021 tarihinde işbu davanın tüm davalılarını kapsayacak şekilde arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ve arabuluculuk sürecinin 15.03.2021’de “anlaşmama” ile sona erdiği görülmektedir.
Bilindiği üzere, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Covid pandemisi nedeniyle 29 Nisan 2021 – 17 Mayıs 2021 tarihleri arasında uygulanan tam kapanma tedbirleri -bildiğimiz kadarıyla- sürelerin işleyişini durdurmamıştır.
Mahkemeniz huzurundaki işbu davanın 26.08.2022’de açıldığı dikkate alındığında, TTK md.60’da bahsi geçen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olabileceği kanaati belirtilmiştir.
Tarafların bildirdikleri tanıklar dinlenilmiştir: Davacı vekilince bedel artırım dilekçesi sunulmuştur davacı vekilince 10.000 TL’lık Belirsiz alacak davası olarak açtığımız davamızda müddeabihi 32.502,86 TL artırarak 42.502,86 TL'nin haksız rekabet fiili tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Dilekçe davalılar vekiline tebliğ edilmiştir.Davalı Tanığı ---------- Beyanında: ben şu anda davalı şirkette çalışmaktayım.
2021 Ocak ayından beri Hava Limanı saha personeli olarak çalışırım. 2017 Kasımdan 2020 Kasıma'a kadar davacı şirkette Hava Limanı saha personeli olarak çalıştım. Davacı şirket Covid döneminde iş akdini feshetti benimle birlikte 2 kişi daha iş akdi feshedildi. İşler azaldı personel çıkarıyoruz nedeniyle çıkardılar. 2021 Ocaktan itibaren davalı şirkette çalışmaya başladım.
Sektörde çalışan firmalar az çok belli olduğu için ben de davalı şirketle birlikte 4 şirkete başvuru yaptım, içlerinden şartları en iyi şirket davalı şirketti, bende oraya başvurdum. Davalılar davacı şirkette ben çalışırken de çalışıyorlardı, ben ayrıldıktan sonra da çalışmaya devam ettiler.
Ben davalı şirkette iş görüşmesine gittiğimde davalı ------------ ile karşılaştım, o zaman davalı şirkete geçtiğini öğrendim. ----------- bana emekli olduğunu davacı şirketin iş yükü fazlaydı zor geliyordu o nedenle işten çıktım dedi. İş hacmi (Iata sıralamasında ) sıralamasında davacı şirket 1. sıradaydı, davalı şirketin iş hacmi hâlâ ortalama sıralarda. Davalıların hangi pozisyonda çalıştığını ben bilmiyorum. Ben davalılarla iş sebebiyle görüşürüm.
Tanığa soruldu tanıklık ücreti istemediğini beyan etti.
Davacı vekili talebi üzerine soruldu: Davacı şirket tarafından açılmış bir dava var mı, ceza mahkemesinde adınıza açılmış bir dava var mı? Tanık cevaben : iş mahkemesinde karşılıklı bir davamız var. Ben davacı şirket hakkında iş mahkemesinde açtım onlarda bana ceza davacı açtılar, dedi beyanı okundu imzası alındı.
Davalı Tanığı ----------- Beyanında: ben hem davacı firmada hem davalı firmada çalıştım. Davacı firmada operasyon müdürü olarak 2019 - 2020 yılları arasında çalıştım. 2020 yılında Mart sonunda işten çıkartıldım, dava dışı ------------ firmasında bir tanıdık beni aradı, davalı şirkette süpervisor konumunun boş olduğunu bana söyledi, bende bunun üzerine 2,5 -3 ay işsiz kaldıktan sonra davalı şirkete başvurdum.
Ve davacı şirketten bir alt konumunda proje lojistik alanında çalışmaya başladım. davalılar benden farlı bölümde çalışır, onlarla bir muhabbetim olmadı, davalılar davacı firmada çalışırken ben de onlarla çalıştım. Tanıyacak kadar bir muhabbetim olmadı. Ancak davalı şirkete geçtikten sonra aynı ofis ortamında çalıştığımız için görüşmelerim oldu.
Hatırladığım kadarıyla benim de ismim geçmiş olduğunu duydum, benimle ilgili böyle bir olay olmadığını belirtmek için tanık olarak geldim dedi.
Davacı vekili talebi üzerine soruldu: davalıların halen davalı şirkette çalışıyorlar mı diye sorulduTanık cevaben: ben şirkete gitmediğim için görmedim, çünkü ben 2022 yılının başında davalı şirketten ayrılıp kendi şirketimi kurdum. Bu soru hakkında bilgim yoktur dedi.Davacı Tanığı ----------- Beyanında: Ben Davacı şirkette 2008 yılından itibaren Hava kargo müdürü olarak halen de çalışmaktayım. Ben davalıları tanırım. Davalılar da hava kargo departman çalışanları idi. Davalıların işten neden ayrıldıklarını bilmiyorum. Tahminin 3 yıl kadar çalışmışlardır.Davacı vekili talebi üzerine soruldu: davalılar da diğer davalı şirket hakkında bildiğiniz var mıdır. ---------- firması dışında başka bir firma da var mıydı.
Tanık cevaben: bir gün şirkete geldiğimizde 4 davalı da şirketten ayrıldıklarını söylediler, kendileri şirketten ayrıldıklarını söylediler ve ertesi gün insan kaynaklarıyla görüşeceklerini söylediler. Benim tahminimce bu sektörde toplu halde işten ayrılışların olduğuna şahit olmadım. belki daha iyi şartlarda diğer şirketlerden daha iyi teklifler sunulduğunda iş değişikliği olabilir.
İşten ayrılan kişinin ertesi gün şifreleri resetleniyor ve yeni şifre çalışanlara geliyor, biz çıkanların yerine yeni verilen şifrelerle işi takip ediyoruz. Ayrılmalarından bir gün önce ---------- ve ----------- davalı çalışanlardan ----------- mail atarak yüklemeyi organize etmişler ----------- firmasının----------- gidecek ihracat malının --------- ile yapması gerekirken --------- ile yapmışlar. Bize ayrılanların şifresi verildiğinden bizde şifreyi açıp atılan maili gördük.
Daha sonra havalimanı nakliye sorumlusu arkadaşımız ---------- aradığımızda --------- malını -------------- Davacı aracından iptal edildiği teyit edildiği, sonrasında ------------ yetkilisini aradığımızda ------------ beni aradı ve bu adrese getirmemi söyledi, ve anlam veremediğini söyledi, kendisi davacı firmada Hava kargo ihracat şefi olarak görev yapıyordu. Ayrıca bu mailde ------------ de adı geçiyordu. Diğer davalılar yoktu.
Başka bir firma olduğunu şuan hatırlamıyorum.Davalı vekili söz alarak: lojistik sektöründe bir şirket sadece bir firma ile mi çalışırdı başka bir firmalar da olur muydu?
Tanık cevaben: genel olarak firmadan memnunsa Düzenli olarak uzun yıllar çalışılabilir dedi.Davacı Tanığı ------------ Beyanında: ben davacı şirkette 6 yıldır satış müdürü olarak çalışıyorum. Davalılar da davacı şirkette çalıştılar. Benim çalıştığım dönemde çalıştılar, ancak kendi istekleri ile ayrıldıklarını biliyorum.
Dava dışı ---------- firması ile uzun yıllar çalışıyoruz, bu firmanın hava kargo işlerine teklif verdik ve firma bu teklifi kabul etti, davalıların davacı firmadan ayrıldıkları günden bir gün sonra ----------- firması yetkilisi beni aradı benim yükümü farklı bir firma ile organize etmeye çalışıyorlar dedi.
Söylediği firma davalı firma idi. ------------ firmasının yetkilisi ------------ beni aradı, bizim işimiz ile alakalı --------- davalı firma ile organize etmeye çalışıyor haberiniz var mı dedi. Ben de haberim yok bir kontrol edeyim dedim. Pandemi dönemi olduğu için evden çalışıyorduk, kontrol ettikten sonra davalıların işten çıktıklarını insan kaynaklarının arayarak öğrendim.
Daha sonra firma yetkilisi beni aradı bu durumun etik olmadığını söyledi, davalı firma benden isteseydi yük verebilirdim ancak etik olmadığı için bundan sonra vermeyeceğim dedi. sonrasında bu malları biz organize ettik diye biliyorum. Dava dışı ------------ ile davacı firma çalışmalarına devam etmektedir. Ayrıca şirkette bizim çalıştığımız firmalardan davalı firmaya bizim organize ettiğimiz yüklerin başka yüklerin de organize edildiğini duydum.
Bu organize işinin de --------- ve -------- tarafından yapıldığını duydum.Davalı vekili talebi üzerine soruldu: davacı firmada çok sık iş çıkışı olur muydu diye sordu bundan önce hangi hangi firmada çalışıyor muydunuz
Tanık cevaben : benim bildiğim olmazdı dedi. Bundan önce ----------firmada çalışırdım o dönemde de ----------- firmasını biliyordum ve çalışıyordum dedi.
Davacı vekili talebi üzerine soruldu: ---------- gibi davalıların haksız rekabet eyleminde bulunduğunu bildiğiniz farklı firmalar var mı, sizin ----------- dışında satış yaptığım şirket var mı diye sorduTanık cevaben: Duyuma dayalı olarak bildiğim kadarıyla ---------- ve ----------- firması da vardır. Benim birebir satış yaptığım şirket----------. Ayrıca başka şirketlerle de çalışmışlığım vardır dedi. Tanık huzura alındı.
Kimlik tespitine geçildi.Davalı Tanığı ---------- Beyanında: Ben ----------- firmasında operasyon bölümünde 8 yıl çalıştım. Beni Covid döneminde işten çıkardılar. Yerime birinin alınıp alınmadığını bilmiyorum. Davalı firmada aynı iş kolunda çalıştığı için, işten ayrıldıktan sonra 2,5-3 Ay iş aradım daha sonra davalı firmaya yine operasyon bölümünde çalışmaya başladım. Davalı firmadan da kendi isteğimle ayrıldım.
Ben ---------- de çalışırken ---------ve ---------- operasyon bölümünde çalışıyordu, diğerleri -------- ve -------- satış bölümünde çalışıyordu. Nasıl ayrıldıklarını bilmiyorum. Ben davalı firmada 4 sene çalıştım. Benim bu 4 sene çalıştığım dönemde ben başladıktan çok sonra çalışmaya başladılar. Bizim piyasada aynı iş kolunda olan firmalar genelde aynı firmalarla iş yapabilir. Örneklersem 5 Usd ucuza nakliye yapacak firmaya iş verilir.
Ben davalı kişilerin davalı firmada çalışırken davacı firmanın iş yaptığı firmalarla çalıştıklarının bilmiyorum.DAVACI VEKİLİ SÖZ ALARAK: diğer davalılar ----------- de çalışırken siz davalı firmadayken diğer davalılardan operasyon ve işle ilgili mail aldınız mı, ---------,--------- , ---------, ve ----------, şirketlerinin operasyonları ile ilgili diğer davalılardan mail aldınız mı, ve bu şirketlerle ile ilgili işleri organize ettiniz mi?Tanık cevaben: Bahsi geçen firmalar ile alakalı mail almadım, çok uzun bir dönem olan çalıştığım 4 sene boyunca böyle bir mail almadım.
Davacı vekilinin söylediği firmalarla -------- zaten çalışıyordu. Zaten daha önce de belirttiğim gibi sektördeki firmalar aynı firmalar da çalışıyordu. Bu firmalar dışında davalılardan bir mail alıp almadığımı hatırlamıyorum dedi. Davacı Tanığı ---------- : Beyanında: Ben 17 yıldır davacı firmada hava kargo sorumlusu olarak çalışırım. Davalılar ------- -------- -------- --------- 3 yıl benim ekibimde çalıştılar. Kendileri işten ayrıldılar.
Aynı anda ayrıldılar, zannedersem daha iyi bir teklif aldılar. Sektörde davalı firma ile aynı işi yapıyoruz, aynı zamanda rakip firmayız. Ayrılan bu kişiler davalı firmaya geçtiler bildiğim kadarıyla da başka bir şirkete geçtiler. Ayrıldıktan sonra operasyon müdürümüz ----------- kendi özel mailinden davalı firmaya attığı bir maili gördük. Bu mail ayrılmadan önce atılmış olan bir mail. Bu mailde ---------- karşı firmadan aldığı bilgileri davalı firmaya gönderdiğini gördük.
Üzerinden çok süre geçtiği için ----------- başka mail atan bilmiyorum. Ancak aynı mailde başka bir kişinin daha ismi vardı, dışında davalılardan hangisi olduğunu hatırlamıyorum. Etik bir davranış olmadığını düşünüyorum.Davacı vekili talebi üzerine soruldu: --------- den hangi şirketlerin işlerinin davalı şirkete aktarıldığı konusunda bilgisi sorulsun dedi.
Tanık cevaben: hatırladığım kadarıyla ---------, ----------, ---------,---------, ------------ firmaları bizimle iş yaptıkları gibi diğer firma ile de iş yaptıklarını biliyorum. Aynı iş kolunda olan aynı sektörde olan firmalar benzer firmalarla karşılıklı iş yapabilir, bu firmalar daha önce bizimle çalışıyordu, ancak bildiğim kadarıyla diğer davalı firmayla bu tarihte çalışmıyordu. Davalıların firmalar arası iş organizasyonu yapıp yapmadığı konusunda görgüm yok, fakat diğer firmayla da çalıştıklarını düşünüyorum. Saydığımız firmaların bazılarıyla hala iş yapıyoruz,
Davalı vekili talebi üzerine soruldu: Davacı firma sektörde kaçıncı sırada yer alıyor ayrıca iş yaptıkları firmalarla münhasır iş yapma konusunda anlaşmaları var mı?
Tanık Cevaben: Sektörün 1. Sırasında en iyi firmasıyız. Şirketler ile münhasır çalışma ile ilgili herhangi bir anlaşma yok dedi. Davacı vekilince talep artırım dilekçesi sunulmuş
şimdilik 10.000 TL’lık Belirsiz alacak davası olarak açtığımız davamızda müddeabihi 32.502,86 TL artırarak 42.502,86 TL'nin haksız rekabet fiili tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Dilekçe davalıya tebliğ edilmiştir. Tarafların iş mahkemesinde açtıkları dava dosya evrakları celp edilmiştir.
Davalılar tarafından işçilik alacaklarına ilişkin davalar açılmış davacı şirket tarafından da iş sözleşmelerinden kaynaklı cezai şart alacağı talep edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava haksız rekabetin tespiti meni ve haksız rekabetten kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Davalılar vekilince derdestlik ve zamanaşımı itirazında bulunulmuştur.Derdestlik itirazına ilişkin olarak. Mahkememizde görülen davada davacı şirket tarafından davalılar hakkında, Davacı şirkette çalıştıkları süreçte iş sözleşmesi kapsamında öğrendikleri bilgileri davalı şirket ile paylaşmak, davalı şirkete kazanç sağlayacak şekilde aktarmak.
Davacının iş politikalarını, ticari sırlarını, piyasa kuralları dahilinde belirlense dahi sır olarak saklanması yasa gereği olan tüm satış politikalarını davalı şirkete sunmak. Bilgi ve tecrübelerini normal piyasa koşulları içinde değil fakat eski işverenleri olan davacıyı hedefler şekilde kullanmak; davacının müşterileri olan tanışıklıklarını kullanmak, yazılı bilgi ve belgeleri davalı şirkete transfer ederek kullanmak.
Davacıyı zayıf düşürmek, davacının iş faaliyetlerini imkansızlaştırmak amacını gütmek suretiyle haksız rekabet yaptıkları iddia edilmiştir.
İş mahkemelerinde davalıların açtığı işçilik alacaklarına karşılık davacı şirket tarafından açılan davada ise davalılardan taraflar arası iş sözleşmesinden kaynaklı cezai şart talep edildiği anlaşılmakla derdeslik itirazı kabul edilmemiştir.Zamanaşımı itirazına ilişkin olarak bilirkişi tarafından davanın zamanaşımına uğradığı kanaati belirtilmiş ise de Haksız rekabet davalarında, haksız fiilin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu gereğince daha uzun dava zamanaşımı gerektiren fiil niteliğinde ise ceza davaları için uygulanan zamanaşımı süresinin hukuk davaları için de uygulandığını, haksız rekabetten doğan davalarda zamanaşımını düzenleyen Türk Ticaret Kanunu'nun 60. maddesi:
"V - Zamanaşımı
MADDE 60- (1) 56 ncı maddede yazılı davalar, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, haksız rekabet fiili aynı zamanda 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu gereğince daha uzun dava zamanaşımı süresine tabi olan cezayı gerektiren bir fiil niteliğinde ise, bu süre hukuk davaları için de geçerli olur. "hükmü de yer aldığından zamanaşıma itirazı yerinde bulunmamıştır
Öncelikle tarafların ticari kayıtları üzerinde yapılan incelemede tarafların uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup.
V.U.K’nu ve TTK’nuna uygun tutulduğu anlaşılmıştır.Davalı ----------Ş’nin incelenen ticari defter kayıtlarında davalıların çalışmaya başladıkları tarihten dava tarihine kadar davaya konu edilen raporun 4.b.2 bölümünde detaylıca açıklanan firmalara 01.01.2021-31.12.2021 döneminde 636.644,92 TL, 01.01.2022-26.08.2022 (dava tarihi itibariyle) döneminde 402.954,00 TL toplamda 1.039.598,92 TL (KDV Hariç tutarlar dikkate alınmıştır) fatura düzenlediği, bu tespitler ışığında Sayın Mahkemenin davacının tüm iddialarını kabul edip davacı lehine hüküm kurması durumunda;
davacının ilgili firmalardan dolayı gelir kaybı nedeniyle mahrum kaldığı faaliyet kârının 2021 döneminde 28.493,31 TL, 2022 döneminde (dava tarihine kadar) 14.009,55 TL toplamda 42.502,86 TL olabileceği hesaplanmıştır.
Mali incelemede davacı şirketin bahse konu dönemde Davacının incelenen mali tablolarına göre net satışlarının 2021 yılına göre 2022 yılında 4.354.847.806,21 TL artış tutarı ile bir önceki yıla göre %140,22 oranında artış gösterdiği, şirketin faaliyet karının ise 2021 yılına göre 2022 yılında 120.385.107,04 TL artış tutarı ile bir önceki yıla göre %86,61 oranında artış gösterdiği görülmüş olup şirketin faaliyet kar oranı (FVÖK (faiz ve vergi öncesi kâr) / Net Satışlar) 2021 yılında %4,4755, 2022 yılında %3,4767 olarak hesaplandığı görülmüştür.
Davacı vekilince davalıların şirkette çalıştıkları süreçte iş sözleşmesi kapsamında öğrendikleri bilgileri davalı şirket ile paylaşmak, davalı şirkete kazanç sağlayacak şekilde aktarmak. Davacının iş politikalarını, ticari sırlarını, piyasa kuralları dahilinde belirlense dahi sır olarak saklanması yasa gereği olan tüm satış politikalarını davalı şirkete sunmak.
Bilgi ve tecrübelerini normal piyasa koşulları içinde değil fakat eski işverenleri olan davacıyı hedefler şekilde kullanmak; davacının müşterileri olan tanışıklıklarını kullanmak, yazılı bilgi ve belgeleri davalı şirkete transfer ederek kullanmak.
Davacıyı zayıf düşürmek, davacının iş faaliyetlerini imkansızlaştırmak amacını gütmek suretiyle haksız rekabet yaptıkları iddia edilmiş ise da dosya içeriği tüm bilgi ve belgeler dinlenen tanık beyanları denetlenebilir bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalı şirketin ve davalıların haksız rekabet yaptığı hususunun ispatlanamadığı değerlendirilmiş olup davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/653, K. 2025/249, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama